• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    01-07-2010
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0

    Köstebek - jitem, mit ve mossad üçgeninde tuncay güney ile 240 gün

    TUNCAY GÜNEY’İN ŞİFRESİ BU KİTAPLA ÇÖZÜLÜYOR


    Gazeteci-yazar Kemâl Kaplan’ın son kitabı KÖSTEBEK – JİTEM, MİT VE MOSSAD ÜÇGENİNDE TUNCAY GÜNEY İLE 240 GÜN, cumhuriyet tarihinin en karanlık adamı ve Ergenekon’un kilit ismi olarak adlandırılan Tuncay Güney’le ilgili çarpıcı bilgiler içeriyor.
    Kemâl Kaplan 1998 yılında Güney ile birlikte çalıştığı Strateji Dergisi’nde iken, yaşadıklarını bu kitapta kaleme almış. Kaplan, Güney’le birlikte geçirdiği 240 günü çarpıcı bir dille kitaba aktarmış.
    Tuncay Güney’in birçok istihbarat örgütüyle irtibat halinde bulunduğu anlatılan KÖSTEBEK adlı kitapta; 1990’lı yıllarda kamuoyuna yansıyan ve çok tartışılan bazı olaylarda Tuncay Güney’in oynadığı rol de gün yüzüne çıkıyor.
    Ergenekon Davası kapsamında ifade vermesi istenen Tuncay Güney için Türk makamları geçtiğimiz hafta Kanada’ya ikinci bir başvuruda bulundu. Yakın zamanda ifade vermesi beklenen Güney, ülke gündemine yeniden oturmadan önce, KÖSTEBEK’te Güney ile ilgili çok çarpıcı iddialar açıklanıyor. İşte bazıları:

    RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A KURULAN KOMPLO

    28 Şubat döneminin en çok tartışılan olaylarından biri olan dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın okuduğu şiir yüzünden hapse mahkum olmasıydı. Kitapta; Erdoğan’ın yargılanma sürecinde, Tuncay Güney’in etken bir rol oynayarak, Erdoğan’ın hapis cezası almaması için para pazarlığı yaptığı çarpıcı bir şekilde anlatılıyor.

    TUNCAY GÜNEY’İN “GAY” YAPILANMASI

    Kitapta; gay olan Tuncay Güney’in emniyet, TSK ve bazı konsolosluklarda çalışan kendi gibi eşcinsel olan bazı kişileri nasıl kullandığı, adeta onlardan bir örgüt kurarak, bilgi ve belge temin ettiği Kemâl Kaplan’ın tanık olduğu olaylarla anlatılıyor.

    SABANCI SUİKASTİNDEN GEÇEN YOL SUSURLUĞA MI ÇIKAR?

    Aradan geçen 14 yıla rağmen gerçeklerin ortaya çıkmadığı Sabancı suikastıyla ilgili Tuncay’dan şok açıklama: Sakıp Sabancı suikastı araştırması için Veli Küçük’le temasa geçti. 9 Ocak 1996’da olan suikastı Abdullah Çatlı yönetti. Suikasttan 10 ay sonra yani 3 Kasım 1996’da Susurluk Kazası meydana geldi. Suikastı gerçekleştirenler bu kazada öldü. Susurluk Sabancı’nın bir intikamı mıydı?..

    RAHMİ KOÇ’UN HAZİNE ADASI

    1995’li yıllarda medyada çok tartışılan diğer bir konu da Rahmi Koç’un Tuzla açıklarında bulunan adasıydı. İddialara göre Koç sponsor olduğu tarihi kazılardan çıkan eserleri bu adada saklıyordu. KÖSTEBEK adlı kitapta Tuncay Güney’in Koç adasının fotoğraflarını çekerek MOSSAD ajanlarına verdiği ifade ediliyor.

    TUNCAY’I EMNİYETE DÜŞÜREN MEŞHUR “JİP OLAYI”

    2001 yılında İstanbul Emniyeti’nde ‘Ergenekon ifadesi’ veren Tuncay Güney’i emniyete düşüren “Jip davası” idi. Sahte evrak düzenleyerek aynı aracı iki farklı kişiye satmak istediği söylenen Güney, emniyete bu sebeple götürüldü. Davaya konu olan Jip daha önce resmi bir görevde kullanılmıştı. Özbek asıllı Afgan general Raşid Dostum’a Türkiye’ye geldiğinde kullanması için verilmişti. Kim/kimler tarafından Tuncay Güney’e verildiği bilinmeyen bu jipi; Güney, önce Veli Küçük’e hediye etmişti. Küçük jipi kabul etmemiş sonra da bu olay patlamıştı.

    MESUT YILMAZ VE ABDULLAH ÇATLI AYNI KAREDE

    O tarihlerde basına yansıyan ve montaj olduğu iddia edilen Abdullah Çatlı, Mesut Yılmaz ve Cavit Kavak’ın aynı karede görüntülendiği fotoğraflar Tuncay Güney’in elindeydi. Güney bunları Fazilet Partisine satmak istedi. Bu amaçla FP başkanı Recai Kutan, sonra da AK Parti’ye geçen Ali Coşkun ve Nevzat Yalçıntaş’la görüşüldü.

    ÖRDEK ÇAVUŞ OPERASYONU

    Kitapta ayrıca, Kemal Kaplan’ın Tuncay Güney ile 17 Nisan 2010 tarihinde yaptığı son Messenger görüşmesi de bulunuyor. Görüşmede Güney, Ergenekon Davası’yla ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulunuyor:

    AKP’nin birşey yaptığı yok, Baykal’da olsa operasyon olacaktı.
    Kim olsa iktidarda operasyon olacaktı. ABD tek başına değil…
    Atatürk’ün tarikatı ıh mıh yan yattım çamura battım deyinceeee…
    İslamcı demokratların eline veri verdiler iktidarı.
    Bu operasyona da ergenekon diyorlar.
    Aslında operasyonun adı ibranicede
    “kachkaaa”
    ÖRDEK ÇAVUŞLARI CEZALANDIRMA OPERASYONU

    ERGEKON DAVASINDA İFADE VERECEK Mİ?

    Türk makamları Tuncay Güney’in ifadesinin alınması için başvurmuşlardı. Güney ifade vermeyi reddedince, Kanada Türk makamlarına olumsuz yanıt verdi. Fakat mayıs ayı içinde yaşanan yeni bir gelişme, Güney’in ifade vereceği sinyallerini taşıyor.
    14 Mayıs’ta ikinci kez başvuruda bulunan adalet bakanlığı on gün sonra Kanada’dan ilginç bir yanıt aldı: “Tuncay Güney, fikrini değiştirmiş olabilir. Yeniden başvuruda bulunun”
    İşte bu şok gelişmenin ipuçları Köstebek adlı kitapta dile getiriliyor. Kaplan’ın Tuncay Güney ile 5 Mayıs 2009 tarihinde yaptığı görüşmede Güney, ifade verebileceğini 1 yıl önceden imâ ediyor. Vereceği ifade ile Ergenekon Davası’nın seyrini bile değiştirebileceğini ifade ediyor:

    STATÜKOYA KARŞI ÇIKTIM TABULARA YASAKLARA ÖRFE ADETE GELENEĞE GÖRENEĞE KARŞI ÇIKTIM
    SONRA SİYASİ ATMOSFERE SONRA İŞ HAYATINA
    DEVLET MAFYA ORDU POLİS TUNCAY EL ELE DEDİM
    ERGENEKON JİTEM ÇIKMIŞ
    KARDESIM GENÇ BİR I…YE İTİBAR EDEN SENİN DİPLOMATININ GENERALİNİN MAFYANIN SUÇU YOK MU?
    SUÇ BENDE MI

    BAK SANA BİSEY SÖYLİYEYİM Mİ
    BENİM İFADEM OLMADAN
    BU İÇERDEKİ NE PERİNÇEK KİMSE ÇIKAMAZ
    ADAM GİBİ İFADE VERİRSEM
    KIÇIMI BAŞIMI OYNATMAZSAM ÇIKARLAR

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    01-07-2010
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0
    KÖSTEBEK SAYFA 72-73 :

    ERGENEKON KİM?
    1994 yılında, Vakit Gazetesinde çalıştığım sırada, o zamanki
    görevini hatırlayamadığım Volkan Kemâl Ergenekon isminde
    uzun boylu, iri yapılı biri vardı. Ordudan ayrılmış bir subay olduğu
    söyleniyordu.
    Pek samimiyet kurmamış, işlerimiz gereği de aynı ortamda bulunmamıştık.
    Sonraları babasının eski bir jandarma komutanı olduğunu
    öğrendim. Muhabir arkadaşlar bazı haberler için ondan
    bilgi ve görüş alırlardı. Adı: Necabettin Ergenekon.
    12 Eylül döneminin sıkı jandarma komutanı!..
    Adıyaman’da sıkıyönetim bölge komutanlığı yapmış emekli
    Albay Necabettin Ergenekon, yöredeki disiplinli uygulamalarıyla
    göz doldurmuştu.
    Meslek hayatımda ilk askeri kaynağım Necabettin Ergenekon
    oldu. Gazetede imkanlar kısıtlı olduğundan, dışarıya çıkarak haber
    yapmamız her zaman mümkün olmadığı için Ergenekon’u telefonla
    arayıp görüş alırdım. Vakit’ten ayrıldıktan sonra da zaman
    zaman hatır sorar, gerektiğinde de mesleki bilgisine başvururdum.
    Önemli bir JİTEM komutanı olduğunu öğrendiğimde, ona verdiğim
    ehemmiyet daha da artmıştı.
    Yine haberle alakalı görüştüğüm Ergenekon, 90’lı yıllarda
    Suriye’de yapılan Ermeni toplantısından söz etmişti. Emekli albay
    bu toplantıda alınan karar metninin kendisinde olduğunu söylemiş,
    bana vereceğine dair taahhütte bulunmuştu. Yaşlılığından mı
    bilinmez, daha sonra belgeyi vermekten vazgeçti. “Belgeyi sana
    verir de, yayınlarsan ikimizin de tırnaklarımızı sökerler!..” demişti.
    Daha çok meraklanmıştım. Mesleki içgüdüm, sözü edilen belgeyi
    elde etmem için beni uyarıp duruyordu.
    Nasıl olabilirdi?.. Belgeyi emekli albaydan nasıl alabilirdim?
    Aklıma oğlu geldi. Telefonunu öğrenip Volkan Kemâl’i aradım...
    Kendimi hatırlattım. Görüşmek istediğimi söyledim.
    Görüşme zamanını belirledikten sonra, V. Kemâl adresini
    verdi. Üsküdar’da bir ofisi varmış. Görüşme günü verdiği adreste
    Ergenekon’u ziyaret ettim.
    Babasıyla yaptığım görüşmeyi anlattım. Söz konusu belgeye
    kendisinin ulaşıp ulaşamayacağını sordum. Babasıyla görüşeceğini,
    elinden geleni yapacağını söyledi.
    Ne yazık ki V. Kemal de belgeyi alma konusunda başarılı olamamıştı.
    Sözüne ettiği belge gerçek miydi?.. İçinde neler vardı?
    Bu metin, Ermenistan’la yakın ilişki kurmaya başladığımız bir
    dönemde ayrı bir önem kazanmış bulunuyor.
    Tuncay yıllar sonra General Veli Küçük’le kendisini Necabettin
    Ergenekon’un tanıştırdığını söylemişti bana. Ancak Necabettin Ergenekon
    bunu daha sonra yalanladı.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    01-07-2010
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0
    KÖSTEBEK SAYFA 83-84-85

    BEYAZ RUS ALEX ve ORTADOĞULU
    DİPLOMATLARIN “GAY” MACERASI
    Tuncay gay arkadaşlarından âdeta bir örgüt kurmuştu. Terör
    örgütlerinin yapılanmasını andırır bir hücre yapılanması vardı. Fakat
    bu biraz ters işliyordu. Aslında herkes birbirini tanıyordu. Ne
    var ki Tuncay her biriyle ayrı iş çeviriyor, Tuncay’ın deyimiyle operasyon
    yapıyorlardı. İçlerinden hiçbiri Tuncay’ın bir diğeriyle nasıl
    bir ilişki içinde olduğunu bilmiyordu. O da durumu çok iyi idare
    ediyor, hepsini kontrol altında tutmayı beceriyordu.
    Bir akşam Taksim’de Alex adında bir gay arkadaşıyla tanıştırdı
    yine. Birkaç saat Mephisto’da oturduktan sonra, ikisi ayrılarak
    Prive’nin yolunu tuttu.
    İstanbul doğumlu Alex bir erkek olarak oldukça yakışıklı biriydi.
    Cinsel tercihini karşı cinsten yana kullanmadığından, kadınlar
    için bir kayıptı doğrusu... Alex’i ismen daha önce duymuştum...
    Tuncay bahsetmişti: Alex’in sayesinde çok para kazandığını fakat
    daha sonra işlerin sarpa sardığını, az kalsın öldürüleceklerini söylemişti.
    Tuncay birkaç Ortadoğu’lu diplomatı bazı gay arkadaşlarıyla
    tanıştırmış, sonra da Alex bunların ilişkiye girerken görüntülerini
    videoya çekmişti... Bir i...neden daha ne beklenir!..
    Alex video kasetlerini Ortadoğulu diplomatlara gönderir. Bir
    tarafları tutuşan diplomatlar soluğu Tuncay’ın yanında alır. Tun-
    cay diplomatları gaylerle tanıştırmış, sonra da hiçbir işe bulaşmamıştır.
    Diplomatların çaresizliklerini dinleyen Tuncay, olayı çözmek
    için elinden geleni yapacağını söyler. Birkaç gün geçtikten sonra
    da çok derin bir kumpasa düştüklerini, şayet şantajcıya para verilmemesi
    durumunda görüntülerin MOSSAD’ın eline geçeceğini
    söyler. Diplomatlardan ikisi istenen parayı Tuncay’a teslim eder.
    Tuncay soğukkanlılıkla arabulucu rolü oynar. Sonra da Alex’le paraları
    kırışır.
    Fakat olay kapanmaz. Parayı ödemeyen bir diplomat her nasılsa
    Alex’i öğrenir ve ülkesinin istihbarat birimine adını fısıldar...
    Elbette kendisiyle ilgili durumu anlatmadan.
    Sakata geleceğini anlayan Alex, Tuncay’ı sıkıştırır ve olaya onu
    da dahil etmek ister. Yanacaksa ikisi de yanmalıdır.
    .....................................

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    01-07-2010
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0
    KÖSTEBEK SAYFA 91-92-93:

    TAYYİP ERDOĞAN'A KURULAN KOMPLO

    ...................

    “Sayın başkanım, nasılsınız” diye söze başladı Tuncay, “İlk görüşmemizde
    bazı konuları görüşecektik... Nizam yanımızdaydı...
    Uygun düşmezdi” diye devam ederken, bir eliyle de evrak çantasını
    açmaya çalışıyordu. Çantanın ön gözünden bir belge çıkararak
    Başkan’a uzattı.
    “Sizin için çok da iyi şeyler düşünülmüyor. Oysa bana ilk görüşmemizde
    olumlu tablo çizmiştiniz!..”
    Ben ne olduğunu bile anlayamadan, Başkan’ın elinin titrediğini gördüm.
    Hemen yanımda oturuyordu. Elinde tuttuğu belgeye göz ucuyla
    baktım. Aman Yarabbi!..
    Âdeta Başkan’ın idam fermanı gibi... Boynuna asılmış yafta misali,
    belgeyi göğsüne doğru kaldırdı.
    Özel Harp Dairesi, yeni adıyla Özel Kuvvetler Komutanlığı’na
    ait bir belge: İstanbul Bölge Komutanlığı’na gönderilen belge,
    Başkan’ın sorgulanmasını emrediyordu. Gerekçe ise düşündürücü:
    Tayyip Erdoğan’a yakınlığı...
    ............
    Tuncay zaman kaybetmeden konuşmaya başladı: “Bakın, dava çok gündemde, mahkeme ve Yargıtay üzerinde kamuoyunun baskısı var. Kamuoyu dediysem, medya ve bazı
    odakları kast ettim. Fakat halledilemez bir mesele değil. Türkiye’de
    çözülemeyecek hiçbir şey yoktur. Özellikle de paranın çözemediği...
    Her şeyin bir bedeli var, Sayın Başkan. Açık konuşan biriyim,
    lafı daha fazla uzatmayacağım. Tayyip Bey’in kurtulması için 10
    milyon dolar gerek.”
    ....................

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    01-07-2010
    Mesajlar
    9
    Karizma Gücü
    0
    KÖSTEBEK SAYFA 144-145-146

    RAHMİ KOÇ'UN HAZİNE ADASI

    ......................

    Tuncay birgün “Marmara Denizi’nde Rahmi Koç’un bir adası
    var. Onun fotoğrafları lazım bana...” demişti.
    “Hayırdır, ne yapacaksın fotoğrafları.”
    “Lazım.”
    “İyi de...”
    “MİT istiyor.”
    “Senden mi?”
    “Evet.”
    “Neden?”
    “Nereden bileyim?.. Demek ki gerekiyor.”
    “İyi de ülkenin koskoca istihbarat teşkilatı neden kendi halletmiyor?..
    Veya bugüne kadar ellerinde yok muymuş da şimdi istiyorlar?”
    .......................
    “Adanın üzerinden uçak veya helikopter bile uçuramıyorlar.
    Anlaşmaları varmış.”
    “Anlaşma mı?.. Kiminle?..”
    “Rahmi Koç ile...”
    “Nasıl bir anlaşma?.. Orası Türkiye sınırları içinde değil mi?”
    “Orasını bilemem. Adayı fotoğraflamak gerek.”
    ......................
    Dört makara film harcamış, iyi iş çıkarmıştık... Fotoğraflar dörtbeş
    gün Tuncay’ın masasının üzerinde durdu. İlk getirdiğim fotoğrafları
    zaman kaybettirmeden yerine ulaştıran Tuncay, bunlar için
    acele etmiyordu. Nedenini sorduğumda, “Onlar alacaklar...” dedi.
    Ertesi gün, daha önceden MOSSAD için çalıştığını söylediği
    biri geldi. Tuncay fotoğrafları ona verdi. Şaşırıp kaldım...
    O dönemde Rahmi Koç çok önemli bir konuda odak noktası olmuştu.
    İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın özerk bir yönetim tarafından
    idare edilmesi gerektiğini savunuyordu. Rahmi Koç kurduğu,
    Deniztemiz Derneği’ne -TURMEPA- bununla ilgili bir proje
    hazırlattığını söylüyordu.
    3 Ekim 1997 tarihli Milliyet Gazetesi konuyu sekiz sütuna manşet
    atarak gündeme taşımıştı: BOĞAZ’A ÖZERKLİK.
    Rahmi Koç, haberde “Çanakkale ve İstanbul Boğazı’na tek yönetim
    şart” diyordu.
    .........................

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Jitem nedir? Bir Jitem timi kimlerden kuruludur?
    2005 Konuları bölümünde syhgndlf tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 26.07.07, 10:04
  2. Mahkeme ilk kez 'Jitem' dedi 15.02.2006
    2006 Konuları bölümünde Quality tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 15.02.06, 17:33
  3. Emekli İstihbarat Subayının 'Jitem' Mektubu
    2005 Konuları bölümünde genius-xl tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 16.11.05, 11:15
  4. Köstebek bunlardan biri mi?
    2005 Konuları bölümünde nburakt tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 28.10.05, 15:42

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •