bağışlamadan unutulmaz ve unutmak bir bakıma olan her neyse onu kabullenmektir.
kabullenmekse depresyonun 2. aşamasıdır.
bkz: 1- depresyona sokan durumlara maruz kalmak
2- bunları anlamak ve hazmetmek
3- depresyondan çıkmak ve biraz boşluk duygusu
bağışlamadan unutulmaz ve unutmak bir bakıma olan her neyse onu kabullenmektir.
kabullenmekse depresyonun 2. aşamasıdır.
bkz: 1- depresyona sokan durumlara maruz kalmak
2- bunları anlamak ve hazmetmek
3- depresyondan çıkmak ve biraz boşluk duygusu
[ร.ﻮ.t]
o kadar,bu kadardan daha serttir.
Düşünüyorum da birçok olay oldu birçok şey yaşadım. Ama bağışlamadığım birşey olmadı.Aklıma gelmiyor yani.
Herşey olabilir . Herşey ve herkes unutulur. Bağışlasan ne olur bağışlamasan ne olur.
Kimin umrunda ki.
Benimle mi nefes alıyorlar . Onun havası ona yada onların benimki bana.
Aynı torbaya kafamızı sokmadıktan sonra .
Yanıma Oturmak İçin " Bir G.tlük Yer Aç " Dediğinde, Komple Bir G.T Olduğunu Nasıl Anlayamadım Ben
Ben Peygambermiyim(Haşa)Niye bağışlayacağım ya da nasıl unutacağım??
RAMMSTEIN
tezekten terazinin boktan olur dirhemi
İlişkiyi,eski eden olay ne ise bağışlanabilir. Çünkü yaşamda aldığımız kararlar bize istemediğimiz veya istediğimiz an'ların o an ki benliğimizde anlaşılan anlamlarına ve izlerine göre verilir. Karar aynı zamanda sonuçtur sonuç ise nedenlerdir. Bağışlamak, bir zamanlar gönlünüze ve varlığınıza bahşedilen herşeyin diyetidir. Hem sevdiğiniz kimse sadece iyi,kötü,duygulu,terbiyesiz,terbiyeli vsvs değildir ki. O her insanda bulunan duygu ve düşüncelerin bir bütünüdür. Kaldırılamayacak şeyler yaşanabilir,yeterince olgun olamayan bizler o an ki ruhumuza işleyen anlama o tek anlama kanarak karşı tarafı tekdüze görebiliriz. ''Eski'' edebilir bir ilişkiyi ama bu bağışlamamak anlamına gelmemektedir.
Unutmaya gelince insan tadına vardığı olumlu/olumsuz olayları/sözleri,kişileri hiçbir zaman unutamaz. Nasılını,nedenini unutur ama ruhun dilinde bıraktığı tadı unutamaz. Unutulmamış tadlar ise insanda zihni yollar oluşturur ve beraberinde götürdüğü kimseleri,düşünceleri,duyguları öylesine sakınır elden.
Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.
Dostoyevski