• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 6 123456 SonSon
57 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    08-10-2008
    Mesajlar
    186
    Karizma Gücü
    4

    İbn-i Kesir Meali... ?

    "İbn-i Kesir" ismini birçoğunuz duymuş olmalısınız. Kendisinin müfessir, muhaddis ve tarihçi olduğu söylenmektedir. İslam dinindeki önemli şahsiyetlerden birisidir. Irak'ın güneyindeki Basra şehrinin Mecdel isimli köyünde miladi 1301 tarihinde doğmuştur ve yine Irak'ın Şam şehrinde 1373 tarihinde vefat etmiştir. İbn-i Teymiyye O'nun hocalarından biridir.

    "İbn-i Kesir Meali" diye bir şeyi de birçoğunuz duymuş olmalısınız. "Eee ne var bunda?" diyebilirsiniz. Şu var ki nasıl olurda İbn-i Kesir'in bir Türkçe meali olabilir? Şaka mı bu?!

    Türkçe meal, Türkçe ve Arapça bilen birisi tarafından kaleme alınabilir. İbn-i Kesir Türkçe'yi biliyor muydu? Muhtemelen kendisi bir Arap olmalı ve dolayısıyla Arapça konuşuyor olmalı. Türkçe biliyor olsa bile niçin bir Türkçe meal yazma gereksinimi duysun ki? Onun adına bir Türkçe mealin olması sizce de garip değil mi? Yoksa bu konuda benim bilmediğim bazı şeyler mi var? Bu konuya bir açıklık getirmenizi bekliyorum.

    Laf lafı açar derler ya... Bu yazdıklarım aklıma başka garip durumların varlığını da getirdi. Mesela İbn-i Kesir'in 14 ciltten oluşan "el bidaye ven nihaye" adında bir çalışması var. Bunun da Türkçe çevirisi yapılmış. Muhtemelen orjinalinde Arapça olan bu eserin, nasıl oluyor da Türkçe çevirisi sorunsuz olarak yapılabiliyor? Hiç kimse çıkıp da "İbn-i Kesir aslında orada onu değil de şunu kastetmiştir" demiyor. Arapça'daki kelimelerin birçok anlamı olmasından dolayı Kur'an'ın birçok meali yok mu? Var. Bir tarafta asırlardır doğru anlaşılamadığı iddia edilen bir kitap, diğer yanda bir bakışta anlaşılan 14 ciltlik dev eser. Bu nasıl oluyor? Aynı şey Arapça'dan Türkçe'ye çevrilen bunun gibi daha birçok eser ve özellikle hadisler için de geçerlidir. Bu konuya da bir açıklık getirmenizi bekliyorum.

    Saygılar...

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    08-10-2008
    Mesajlar
    186
    Karizma Gücü
    4
    Konu mesajında hatalı bir ifade kullandığımı farkettim. Bu hatayı farkettikten sonra düzelteyim derken forumdaki hiçbir mesajımı düzeltemediğimi farkettim. "Mesajı Düzenle" diye bir seçenek göremiyorum. Bu sorun hakkında bilgisi olanlar beni aydınlatırlarsa sevinirim.

    Hata şu: ...Irak'ın Şam şehrinde... Doğrusu: ...Suriye'nin Şam şehrinde...

    Bilginize...

    Not: Yazdığım bu mesajın altında "Mesajı Düzenle" seçeneği belirdi. Sanırım aradan geçen zamanla alakalı bir durum.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Ayni seyi bircok insan merak ediyor, bende romanlari dusunmustum zamaninda, bir cok dilde cevirisi yapilan bilim kitaplari ama nedense Kuran'i ceviremiyorlar. Aslinda ceviriyorlar da icinde o kadar siddet,kufur ve insanlik disi cumleler varki kelimelerle oynayip anlamlarini degistirmeye calisiyorlar surekli.

    Oyle saniyorum ki hic bir Musluman bu konuya mantikli cevap veremez.
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  4. #4
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Aslinda ceviriyorlar da icinde o kadar siddet,kufur ve insanlik disi cumleler varki
    mesala?..
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





  5. #5

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı egdt1970 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    mesala?..
    tevbe:5 - hürmetli aylar çıkınca, puta tapanları bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayıp hapsedin; her gözetleme yerinde onları bekleyin. eğer tevbe eder, namaz kılar ve zekat verirlerse yollarını serbest bırakın. doğrusu allah bağışlar ve merhamet eder.

    maide:33 - allah ve peygamberiyle savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuğa uğraşanların cezası öldürülmek veya asılmak yahut çapraz olarak el ve ayakları kesilmek ya da yerlerinden sürülmektir. bu onlara dünyada bir rezilliktir. onlara ahirette büyük azab vardır.

    nisa:89 - onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keşki siz de inkar etseniz de eşit olsanız isterler. allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün. onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.

    muhammed:4 - savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.

    enfal:12 -
    rabbin meleklere, "ben sizinleyim, inananları destekleyin" diye vahyetti. "ben inkar edenlerin kalblerine korku salacağım, artık vurun onların boyunları üstüne, vurun her parmağına" dedi.

    bakara:191 - onları bulduğunuz yerde öldürün. sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür. mescidi haram'ın yanında, onlar savaşmadıkça siz de onlarla savaşmayın. sizinle savaşırlarsa onları öldürün. inkar edenlerin cezası böyledir.

    bakara:178 - ey inananlar! öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: hür ile hür insan, köle ile köle ve kadın ile kadın. öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, kendisine örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. bu, rabbiniz'den bir hafifletme ve rahmettir. bundan sonra tecavüzde bulunana elem verici azab vardır.

    nisa:15 -
    kadınlarınızdan zina edenlere, bunu isbat edecek aranızdan dört şahid getirin, şehadet ederlerse, ölünceye veya allah onlara bir yol açana kadar evlerde tutun.

    maide:38 - erkek hırsız ve kadın hırsızın, yaptıklarından ötürü allah tarafından ibret verici bir ceza olarak, ellerini kesin. allah güçlü'dür, hakim'dir.

    nur:2 - zina eden kadın ve erkeğin her birine yüzer değnek vurun. allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, allah'ın dini konusunda o ikisine acımayın. onların ceza görmesine, inananlardan bir topluluk da şahit olsun.

    nur:4 - iffetli kadınlara zina isnat edip de, sonra dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun; ebediyen onların şahidliğini kabul etmeyin. işte onlar yoldan çıkmış kimselerdir.

    "islam'da şiddet yoktur" demistiniz degil mi ?
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    08-10-2008
    Mesajlar
    186
    Karizma Gücü
    4
    Diyanet'in kendi sitesinde bu konuda yaptığı bazı açıklamalar var.

    Bu açıklamalara göre çeşitli sebeplerden dolayı bir dilden başka bir dile tam bir "çeviri" yapılması mümkün değildir:

    Tercüme, bir sözün anlamını başka bir dilde dengi bir sözle aynen ifade etmektir. Oysa bir dilden bir başka dile çeviri yapılırken ifade ve metinlerin manalarını ve inceliklerini tam olarak aktarmak mümkün olmamaktadır. Çünkü gerek dillerin kapasite, yapı ve edebi sanatlar yönünden birbirine denk olmayışı, gerek mütercimin kapasitesinin yetersizliği, tam bir tercümenin ortaya konmasını son derece zorlaştırmaktadır.

    http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mtakdim.asp
    Bu durumun oluşmasına şunlar sebep olmaktadır deniliyor:

    Çünkü gerek dillerin kapasite, yapı ve edebi sanatlar yönünden birbirine denk olmayışı, gerek mütercimin kapasitesinin yetersizliği, tam bir tercümenin ortaya konmasını son derece zorlaştırmaktadır. Bu zorluk, çevrilecek metnin niteliği ve edebi üslubunun üstünlüğü oranında daha da büyür. Bu sebeple, tercüme edilen metnin lafızlarından veya manalarından ya da her ikisinden bazı fedakarlıklarda bulunmak kaçınılmaz olur. Zira mütercim ile tercüme dilinin eksikliğinden kaynaklanan engellerin bulunmayacağı durumlar olsa bile, dillerin ve dilleri konuşan kimselerin kendilerine has anlatım ve üslupları, duygu ve heyecanları vardır ki bunların başka dillerde kelime ve ifadelerle anlatılması mümkün değildir.

    Bu açıdan bakınca Kur’an-ı Kerim gibi mucize bir kelamın bir başka dile eşdeğer bir ifadeyle çevirilmesi imkansızdır. Dolayısıyla bir Kur’an-ı Kerim tercümesi, ne kadar mükemmel olursa olsun, yine de yetersiz kalır.

    http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mtakdim.asp
    Diyanetin "meal" hakkındaki açıklaması da şöyle:

    Meâl, bir şeyin özü, hulâsası, varacağı sonuç demektir. Kur’an-ı Kerim’in hiçbir dile tam bir çevirisi yapılamayacağı için, onun çevirilerine meâl denmektedir. Yani meâl, Kur’an nazmının eksiksiz bir aktarılışı değil, sonuç itibariyle mütercimin, Kur’an nazmından anladığı şeydir. Dolayısıyla hiçbir meâl ne kadar mükemmel olursa olsun, Kur’an hükmünde değildir. Bunun içindir ki meâller, Kur’an’ın insanlar üzerinde bıraktığı inanılmaz etkiyi hiçbir zaman gösterememektedirler.

    http://www.diyanet.gov.tr/kuran/mtakdim.asp
    Burada Diyanet'in es geçtiği bir şey var. Diyanet'in bahsettiği kitaplar ne Allah tarafından gönderilmiştir ne de evrensel olduğu iddia edilmektedir. Oysa ki Kur'an sözde Allah tarafından gönderilmiştir ve evrenseldir. Dolayısıyla Kur'an'ın "kolay anlaşılır olma", "anlatmak istediği her şeyin doğrusunu anlatabilme" ve "doğru tercüme edilebilme" gibi Diyanet'in anlattığı o diğer insan yazmalarından bir takım farkı ve üstün özelliklere sahip olması gerekir(di) diye düşünüyorum. Bazıları bu noktada hadislerin devreye girdiğini söyleyebilir. Fakat hangi hadisin devreye gireceğini yine din adamları belirlemektedir. Kur'an tam olarak anlaşılamaz deyip de filanca hadis Kur'an'a terstir diyen din adamları... Güvenirlilik sorunu ortaya çıkıyor. Ayrıca bu durum Müslümanları kendi içinde bölüyor. Yani insanların fırkalara ayrılmaması gerektiğini söyleyen kitabın kendisinin bu işte rolü var. Bu da bir başka enteresanlık.

    İbn-i Kesir'in bir Türkçe meal yazıp yazmadığı konusunda henüz bir cevap alabilmiş değilim.

    Saygılar...

  7. #7
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Sacred Women tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ..................................

    "islam'da şiddet yoktur" demistiniz degil mi ?
    İslam "Bir Yaratıcıya inananların" dini.
    İSLAM bütün ŞERİATLARI içine alan din.Onun için her zaman göre Şeriatlar hüküm sürmüştür ve sürecektir.
    Eğer ŞİDDET'ten kastınız Haksız yere can yakmak ise,bu her devirde ve inanıyorum ki her şeriatta yasaklanmıştır.
    Amma şiddet uygulamak isteyenlere ve kişinin can,mal ve vatanlarına saldıranlara karşı gelmek ise,yapılana misli ile karşılık vermek her hukukta ve şeriatta uygundur, kaçınılmazdır.
    Aksi durumdakiler ya aciz,ya da gerçekten zavallı topluluklardır.
    Şimdi o alıntısını yaptığınız ayetlerin öncesi ve sonrası ile tümünü buna göre bir daha okuyun.
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    İbni Kesirin arapçası rahatlıkla türkçeye çevrilebilir.İbni Kesirin konuştuğu arapçayı bilirseniz aynı arapçayla bu gün arap ülkelerinde insanlarla anlaşabilirsiniz..

    Kuran arapçası ise bu gün arapların kullandığı arapça ile alakası yoktur.Kuran arapçasını bülbül gibi bilen birisi arap ülkelerine gittiği zaman kimseyle anlaşamaz.Örnek Yaşar Nuri Öztürk kuran arapçasını iyi bildiği halde ,her hangi bir arap ülkesine gitse ,hiçbir kimseye derdini anlatamaz.

    Kuran Hz Muhammet zamanındada anlaşılamıyordu,çünkü sadece kureyş bölgesine has bir şive ile ayetler söylenmişti..İnsanlar sık sık ya Muhammet şu söylediğin kelime nedir diye soruyorlardı.

    Kuran arapçası olan kureyşçeyi kelime kökleri olarak iyi bilen birisi ise kuranı önce kullanılan arapçaya daha sonra türkçeye çevirme durumundadır..Birde kutsal bir kitap olduğu için daha üst manalar çıkartmaya çalışırlar.Böyle bir gayret böyle bir zorlamada vardır..Arabın bile bilmediği bir kelimeyi sağından solundan oynattırarak acaba şöyle bir mana çıkarttırabilirmiyiz diye..

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Sizler gibi degilmi? Her insan anlamak istediği gibide, birde bizler gibi Kuranı anlamak isteyenler var. Onlarda anlamak istedikleri gibi algılıyorlar. Bunlarıda düşününce insan niçin ALLAH'ın insanın içine akıl ve vicdan koydugunu ve iyiyi ve kötüyü ayırma kabiliyeti ortaya koydugunu daha iyi anlıyor.

    Bana göre insan ALLAH'a inansada inanmasada başkası tarafından kendisine yapılmasını istemediği şeyi başkalarına yapmasa yine islamın yolundan gitmiş olur. Bu şekilde hareket ederken istemeden bir kişiye zarar vermiş olsa bile bunu bilmeden ve istemeden yaptıgı için dinen sorumlu olmaz.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    08-10-2008
    Mesajlar
    186
    Karizma Gücü
    4
    Bu islamın yolu ne keşmekeş bir yolmuş böyle. Nedir şu İslam; Allah'a inanmak mıdır; yoksa hem Allah'a hem Muhammed'e inanmak mıdır; yoksa alayına inanmak mıdır; yoksa Allah'a inan ya da inanma yeter ki kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma yaşam felsefesi midir... Nedir?!!!

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •