Günümüzün nikotinden sonraki en büyük bağımlılığı olan internette dolaşırken, birden gözüme ilişiverdi.
Recep Beyimiz, bu kez Isparta ilinde halkımızdan evet oyu dilenirken yaptığı konuşmasında, CHP Genel Başkanı KILIÇDAROĞLU için, “Memur Kemal Efendi” nitelendirmesini yapmış.
Doğrudur, Kemal Bey, genel müdürlük gibi, üst düzey devlet memurluğundan emekli olduktan sonra, birikiminden ve efendiliğinden politikada da yararlanılmak amacıyla, çok yerinde bir kararla Sayın BAYKAL tarafından CHP’ ye davet edilip milletvekili yapılarak politik hayatına başlamıştır.
Aslını inkar eden haramzadedir.
Recep BEY’in kendisi de, İEET memurluğundan ve İEET futbolculuğundan politikaya atılmamış mıdır?
Recep Bey kendi geçmişini ne çabuk unutmuş.
Güzel bir deyiş vardır.
Geçmişini hatırlamayan geleceğini göremez.
Memurluktan gelmek, bir ayıp ve eksiklik midir ki, Recep Bey, aşağılamak için Sayın KILIÇDAROĞLU’ na “Memur Kemal” demek gereğini duymuş?
Bu ülkeye Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak uzun süre hizmet eden Sayın Süleyman DEMİREL ve merhum Turgut ÖZAL da, bildiğiniz gibi, memurluktan gelmişlerdir.
Süleyman DEMİREL’ in bir özelliği de; Sayın Recep BEY’ in bugünlerde dilinden hiç düşürmediği ve kendisini, 12. Eylül.2010 da, onun vasiyetini yerine getirmekle görevli kıldığı rahmetli Adnan MENDERES’ in, barajlar kralı olarak ünlendiği, Devlet Su İşleri Genel Müdürü olmasıdır.
Bunları, Recep Bey’in de bilmesi gerekir.
Tüm bu gerçeklere rağmen, Recep BEY’in; Sayın KILIÇDAROĞLU’ nun memuriyetten gelmesini, kendisine niçin takıntı yaptığını ve meydanlarda bunu dile getirme gereğini duyduğunu, anlamış değiliz.
Bu beyan; umarız, bugünlerde mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden hava sıcaklığından ve YAŞ krizinden kaynaklanan bir dil sürçmesidir.
Ama biz, yine de, Recep BEY’in KILIÇDAROĞLUN’ a yönelik “Memur Kemal” nitelemesine eklediği “Efendi” nitelendirmesini, Recep BEY’e hiç yakıştıramadık doğrusu.
Sayın KILIÇDAROĞLUNUN, Sayın ERDOĞAN’a “Recep Bey” şeklinde hitap etmesi nedeniyle, daha önce yazıp yayınlanmış bulunan 27.05.2010 tarihli “RECEP EFENDİ Mİ DESEYDİ” başlıklı makalemizde; tırnak içinde aynen aşağıya aldığımız, şu değerlendirmeyi yapmış idik;
“Bir kişiye, isminin yanına bey sıfatını ekleyerek hitap etmek, ne zamandan beri hakaret sayılmaya başladı anlamış değiliz.
Bize de, ismen hitap edecek derecede samimi olmadığımız kişiler, “Güner Bey” diye hitap ederler ve bu hitap şeklinden, bize hakaret ediliyor diye gocunup alınmayız.
Ancak, “Bey” sıfatının bir alt versiyonu olan “Efendi” sıfatı vardır ki, doğrusu bize de “Güner Efendi” şeklinde hitap edilse, bu hitap tarzı hakaret sayılmasa da, konumumuz itibariyle alınırız doğrusu.
Teşbihte hata olmaz; örneğin,okula yetişecek olan çocuğuna yemek yedireceği son anda, evde ekmek olmadığını fark eden evin hanımının kapıyı açarak, acele bakkaldan ekmek alması için apartman görevlisi Recep’ i çağırmak amacıyla, “Recep Efendi” diye seslenmesini, kimse yadırgamaz. (Apartman görevlilerini küçümsediğimiz anlamı çıkarılmasın lütfen)
Ancak, bir parti liderine, “Recep Efendi” şeklinde hitap edilmesi, hakaret sayılmasa da, bu hitap tarzı tabiatıyla kabul edilemez.
Kurultayda yaptığı konuşmasında, AKP lideri Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ a “ Recep Bey” tarzında hitap eden Sayın KILIÇDAROĞLU daha ne yapmalıydı ki, Sayın ERDOĞAN’a, “Recep Efendi” mi deseydi yani?”
27.05.2010 tarihinde yazdıklarımız, maalesef bugün gerçek oldu ve Sayın Recep Bey, Sayın KILIÇDAROĞLU’ na “Memur Kemal Efendi” şeklinde hitap etmekle ayıp etti.
Recep Bey; bunu size yakıştıramadık, bu olmadı doğrusu. 07.08.2010
Güner YİĞİTBAŞI ( Emekli Savcı )
kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks
Günümüzün nikotinden sonraki en büyük bağımlılığı olan internette dolaşırken, birden gözüme ilişiverdi.
Alıntı Yaparak Cevapla

