Türkmen şehri Kerkük'ü gezerken insanı karşılayan perişan manzara, bu şehirde yaşayan sade insanların, toprağın altındaki dev zenginlik kaynağının sıkıntısından başka bir yanını görmediğini ispatlıyor.
Emperyalist güçlerinin ve Irak'taki aktörlerin iştahını kabartan petrol zenginliğinin üstünde oturan Kerkük'ün cadde ve sokakları en geri kalmış üçüncü dünya ülkelerinin sefaletini hatırlatıyor.Kerkük, bölgedeki Erbil, Süleymaniye,Dohuk gibi şehirlerin bile bariz şekilde gerisinde kalmış.
ABD,1Mart Tezkeresi reddinin ardından kerkük’ü petrol hariç Kürtlere ödül olarak verdi. ABD 28 Mayıs 2003 tarihinde Kerkük’e KYB’li Kürt Vali Abdurrahman Mustafa’yı atadı pardon seçtirdi!.7 yıldır Kürtlerin yönetiminde olan Kerkük ,Kürt vali Abdurrahman Mustafa Kerkük’te yaşanan sefaletin sorumlusu kendileri değil Bağdat’ı gösteriyor, “Bağdat'tan şehre gelen bütçenin Kerkük'ün merkezi yönetimin bütçesine yaptığı katkının çok çok altında olduğunu” söylüyor.İyi de nasıl oluyor da Erbil, Süleymaniye ve Dohuk gibi şehirlerde milyarca dolarlık yatırım ve imar faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor,ama petrol zengini Kerkük’te yatırım ve imar faaliyetleri yok.Kürtler Irak milli gelirinden % 17 pay almaktalar,ayrıca Türkiye ve İran’a açılan gümrük kapılarından ve kaçak petrolden elde edilen gelir de cabası,ya Türkmenler,onlara milli gelirden hiçbir şey yok. Kerkük Şehrinin özellikle Türkmenlerin yaşadığı mahallelerde karşınıza çöp yığınları,yolların bakımsızlığı,neredeyse hiçbir kamu ve belediye hizmetinin doğru dürüst verilemediğinin ispatıdır.Kerkük’te yazın 50 dereceyi aşan bir sıcaklıkta adeta kavrulan şehre,su kıtlığı ve elektrik verilemeyişinin ne anlama geldiğini yaşayarak görmek gerekir.
Amerikalı Orgeneral Raymond Odierno Oturuyor, Kerkük'ün Kürt Valisi Abdurrahman Mustafa ve Vekili İsmail Ahmet Hadidi,Amerikan Bayrağı Önünde Amerikanvari Yemin Töreniyle Göreve Başlıyorlar
Kerkük’te Kürtler'in yoğun yaşadığı mahalleler, ki bu mahalleler 1950’lerden sonra yapılmıştır, diğerlerine göre daha bakımlı ve temiz. Kentin girişinde ve çıkışında inşa edilmiş ve sözde güvenlik nedeniyle fotoğraflarının çekilmesi yasak olan yeni yerleşimler de Kürtler'e ait.Türkmenlerin yaşadığı Korya, Musalla, Kerkük Kalesi çevresi,Tisin mahallesi,Bağdat yolu gibi yerler ise adeta virane.Harabe durumdaki evler,cadde ve sokaklarda sağa sola savrulmuş çöpler, altyapı eksikliği yüzünden örümcek ağı gibi direklerden aşağı sarkan elektrik ve telefon telleri, toz, çamur, atık sular. Toprağı petrol yataklarıyla zengin olan Kerkük'te yerin üstü tam anlamıyla perişan vaziyettedir, insanların sefalet içinde yaşadığı bir kent. Yatırımlardan eser alamet olmayan ve yıllardır tek bir çivinin bile çakılmadığı kent, "Petrol yatağı" Kerkük, perişan durumdadır.Kerkük10 Nisan 2003 tarihinden beri ABD ve Kürtlerin yönetimindedir.ABD petrol yataklarına,Kürtler ise ABD’nin desteği ile Devlet daireleri (Nüfus,Tapu,Gıda karnesi….),müdürlükler,belediye,kaymakamlık,valilik,polis,ordu ve ticarete hakimler.Ayrıca bölgenin ekonomisi de Kürtlerin hakimiyetinde.
Kerkük petrolü,Kürtler hariç yöre ahalisine refah, servet ve mutluluk getirmek yerine felaket getirdi. Bugün Kerkük’ten geçmek fırsatını bulanlar bile, bu şehrin sefil ve bakımsız halini görüp hayrete düşeceklerdir.Kerkük, Kürt istilasından önce Irak’ın en temiz ve güzel şehriydi,bugün ise harabe.
Washington’da gazetecilere açıklamalar yapan Irak'taki ABD güçlerinin Çuvalcı komutanı Orgeneral Raymond Odierno, "ABD güçlerinin 2011 sonuna kadar kalacağı son yerlerden birinin Kerkük olacağını" belirtti.Sizce Kerkük ABD için neden bu kadar önemlidir?
Kerkük'te ABD Askerleri Petrolün Fışkırdığı “Baba Gürgür” bölgesini Devriye Geziyorlar
Sakın onlar da Kürtler gibi Kerkük’ün sevdalısı olmasınlar!!!! Özgürlük ve demokrasi vaadi ile sahneye çıktılar, ama “Özgürlük ve demokrasi ” oyununun her sahnesinde, insanlık adına yüz kızartıcı görüntülerden başka bir şey sergileyemediler. Bu toprakları, mazlum insanların kan ve gözyaşları ile suladılar. ABD ve İngiltere Irak’ı işgal ederken Sünni,Şii ve Kürt diye ithal bir proje ile geldiler.Iraklılık kimliğini silmek için her yola başvurdular, tüm oyun ve planlarını iki mezhep ve bir etnik üzerine kurmuşlardı “böl ve yönet”. İşgalden sonra Irak`ta ölenlerin sayısı 1milyondan fazla ve 4 milyon Iraklı ise yerinden yurdundan oldu.Bu oyunun adı ise “ Özgürlük ve demokrasi” idi ,ama ne özgürlük değil mi?
http://www.internetajans.com/default.asp?NID=99674


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
