balauz tarafından gönderildi.
Öyle de sessizdir ki arada sırada damla damla yaş döken yüzü, şikâyet etmek istese yalnızlığını, kıyamaz içindeki sıkıntısının sebebine.
Sudur zaafı nilüferin ki zaaf dediğin besler de öldürür de. Ve nilüfer sıkıldığı için sudan, temiz havadan, türlü böceklerden, koyu yeşil korkunç ağaçlardan, emer suyunu şişercesine ve hüznüyle patlarcasına. Emer suyunu ve emmeye devam eder, yaprakları bitkin düşer ve kolu kanadı tutmayan bir kuş gibi havada yalpalanır, çiçeği tomurcuklarını döker de gözyaşı bile akıtamaz biçareliğinden. Nilüfer dediğin meleksi yaradılış sırf zamana anlam verememekten ve sürekli aynı gölün aynı güzelliği olmaktan öldürmek ister kendini, canlıyken istese de yüzünün dokunamayacağı suda boğulmak için emer de suyu emer, gölet kederinden kararana kadar emer suyu, beyazlaşır bitkinin gövdesindeki damarlar, yüz tutar ölmeye canlılık adına nilüferde ne varsa. Ağzı olsa mırıldanır bir şarkı o solgun nilüfer, insan olmak adına. Der ki kutsallığımdan vazgeçiyorum kusurlu olmak namına, günah işlemeyi seçiyorum küçük göletimde cenneti beklemek yerine. Sonra belki de duyulur şarkısı, bir beden verilir o küçük pembe nilüfere, aynı eskisi gibi diri ve temiz bir ruh verilir, atışında sevgiyi bulacağı bir kalp verilir, ardından topraktan sıyrılan kökü ele ayağa kavuşur, suya saçılan tomurcukları pembe yanaklarındaki gamzeler oluverir göletin hemen yanı başında. Kaldırır kumral başını, gülümser, dudaklarından patlayan bir volkanın lavı gibi akar şehveti. Bütün doğa indiriverir sırlarını ve gizlerini o kadın güldüğünde, nilüfer ak tenli, kana ete bürünmüş, kahverengi saçlı, ceylan gözlerini mızrak misali kirpiklerinin koruduğu, narin yüzlü, narin bakışlı, yumuşak dokunuşlu, sevecen, güneş gibi bir kadındır artık.
nilüfer seyrine rüyaya daldığı güzelliğinden ayılır, ayağa kalkıp etrafına bakar, basit adımlar atarak yürümeye çalışır içinde sönmez bir ateşle arzularken insan gibi davranmayı.
“Ben bir insanım artık, ben bir amacım, toprağımın uykumda fısıldadığı mucizeyim, ağaçların dallarından geceleri yankılanan o esas güzelliğim.”
şehre doğru bir yolculuk başlamıştı, zihni her ne kadar hep oralarda olsa da genç ve saf nilüferin.