Meğer teröristle pazarlık ne kadar iyi bir şeymiş!
Yeni bir kavramımımız daha oldu. “Teröristle pazarlık.” Meğer yıllardır İmralı’daki terörist ile devletimiz pazarlık edermiş da haberimiz yokmuş.
Şimdi Başbakan’dan öğrendik. Pazarlık ortaya çıktı ya Başbakan hemen topu yine eskiye attı “Bize kadar yapılan pazarlıklar için bir şey demiyorsunuz ama..”
Hani “madem ben yakalandım, ötekileri de söyleyeyim” örneği.
Eğer bir ülkede 20 yılı aşkın süren terör eylemleri varsa bunun bitirilmesi için devlet elbette bazı temaslar yapacaktır. Bu çok normal.
Normal olmayan bunun sürekli “inkâr” edilmesidir.
Peki devleti yönetenler bu tür temasları neden inkâr yoluna sapar? Çünkü bu konuda kendine güveni yoktur. Teröristle pazarlık eder ama bunun kamuoyu tarafından bilinmesinin yaratacağı tepkilerden de korkar.
Böyle olunca da her şey gizli yürütülür. Gizlilik devlet işlerinde normaldir, buna karşı istismara da açıktır. Tıpkı şimdiki gibi.
İktidar hiçbir hazırlık yapmadan, bir Kürt açılımına soyundu, yüzüne gözüne bulaştırdı. Şimdi işin içinden nasıl çıkacağını bilemediğinden “Ben kararlı biçimde yoluma devam ediyorum” diye efeleniyor ama, belli ki kamuoyunun desteği de giderek azalıyor.
Üstelik bunun tam da referandum aşamasına gelmesi tedirginliği daha da artırıyor iktidar kanadında. O halde yapılması gereken, kafaları karıştırmak ve eskiyi suçlayarak yine üste çıkmak.
Başbakan ne diyor “Siyasi iktidar teröristle pazarlık masasına oturmamıştır. Bunu söyleyen şerefsizdir.”
Çok iddialı bir çıkış. Ama Başbakan hemen ekliyor: “Devletin bazı organları bunu yapabilir.”
Şu şeref meselesini bir kenara bırakalım, “iktidar görüşmüyor devlet görüşüyor” ne anlama gelir? Başbakan’ın saydığı “birimler” siyasi iktidarın emir ve komutasında değil mi? MİT her gün Başbakan’ın masasına bir istihbarat raporu bırakır, bunun dışında müsteşar her hafta bizzat gelip bilgilendirir.
Aynı şekilde Genelkurmay da Başbakan’ı bilgilendirir. Bir de üstüne Milli Güvenlik Kurulu toplantısı yapılır ki, her şey ve her bilgi burada konuşulur, kimse bir şey saklayamaz.
Demek ki, iktidar teröristle pazarlığa oturmuştur. “Oturmuştur” denildiğinde, bu masaya ille de Başbakan ya da bir bakanın oturduğu anlamına gelmez. Başbakan’ın sözleri kafa karıştırmaya yöneliktir ve toplumdan gelebilecek tepkilere karşı bir önlemdir.
Bu konuda daha da önemli olan, teröristle pazarlıkların yıllardır yapıldığının da artık aleniyet kazanmasıdır.
Ve işin “en hoş tarafı” iktidarın bu noktada puan kaybetmesine gönlü razı olmayan yandaşların bir anda kendilerini ortaya atıp “teröristle masaya oturmanın ne kadar iyi bir şey olduğunu” anlatmaya başlamalarıdır.
Garipler yıllardır bunu desteklerlermiş de yazamamışlar. Ne diyelim, “hayırlı” olsun.
http://haber.gazetevatan.com/haberde...ryid=4&wid=142


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
