Bir zamanlar 12 eylülü getiren sağ-sol çatışması kuşkusuz ülke dışından körükleniyordu.
Bu çatışmanın sonucu 12 eylül'ü getirdi ve darbeciler bu çatışmayı körükleyenlerin çıkarına bir anayasayı millete yutturdular.
Tabii ki onların çıkarına olan yasaları da çıkardılar.
Laik ve vatansaver olanlar geç de olsa uyandılar, bunu hazmedemeyen ve çıkarlarının zarar göreceğini keşfeden batı ve İsrail Türkiye'ye yeni bir çatışma kılıfı hazırladı bunu adı da İslamcı kesim- Laik kesim.
Şimdilerde efendi İslamcı kesim reform yapmak istiyor Laik kesim engelliyor diye toplumda kutuplaşma bizzat AKP hükümeti tarafından körükleniyor, bizim Anadolu insanımız da inanıyor ve oyunu veriyor.
Yani emperyalizm yanına adını islamcı kesim koyduklarını almış ve çıkarlarını onların üzerinden dayatmaya başlamıştır, yoksa ortada bu ülkeye gerçekten faydalı bir anayasa yapma niyeti yoktur.
Bu kutuplaşmadan şiddetle sakınmak gerektiği ortadadır, bütün millet her kesimden ve partiden aynı masaya oturmalı ve paylaşmalıdır yoksa bu yeni bir anarşiye sebep olur, bu ülkedeki laik kesim yeri geldiğinde herkesten daha fazla dindardır.
Laik kesimin içindeki az miktardaki tamamen inançsız olanlar dışında diğerleri gerçek müslüman vatanseverlerdir.
O az miktardaki inançsızları da yaratana bırakmak lazım...