• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
31 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Bir başka Hz Muhammet..

    .


    3- Peygamber(S)'İn (Büyük Cürümler İşleyen) Muhariblerin Gözlerini Kızgın Demirlerle Çıkartması Babı

    4-.......Bize Hammâd, Eyyûb'dan; o da Ebû Kılâbe'den; o da Enes ibn Mâlik(R)'ten şöyle tahdîs etti. Ukl veya Ureyne kabilelerin¬den bir topluluk -râvî: Ben onun ancak Ukl'den dediğini biliyorum, demişti. Medine'ye geldiler. Peygamber (S) onlar için sütlü develer emretti. Onlara sadaka develerinin bulundukları yere çıkmalarım, onların sidiklerinden ve sütlerinden içmelerini emretti. Onlar gidip o develerin sütlerinden ve sidiklerinden içtiler, nihayet hastalıklarından kurtulup iyileştikleri zaman çobanı öldürdüler de develeri sürüp götürdüler. Bu haber kuşluk vakti Peygamber'e ulaşınca, hemen arka¬larından arayıcılar gönderdi. Gündüz yükselmeden yakalanıp getirildiler. Peygamber onlarla ilgili emrini verdi. Onların ellerini, ayaklarını kestirdi, gözlerini çıkarttı. Sonra onlar Harre mevkiine atıldılar. Onlar su istediler, fakat kendilerine su verilmedi.
    Ebû Kılâbe: İşte bunlar hırsızlık yapmışlar, insan öldürmüşler, îmândan sonra Allah'ı inkâr etmişler, bu büyük cürümlerle beraber Allah'a ve Rasûlü'ne de muhârib olmuşlardır, demiştir [
    Sahih-i Buhari



    1010 - Seleme İbnu'l-Ekvâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gazve sırasında başımıza Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'i komutan tayin etti. Bu seferde müşriklerden bir gruba gece baskını yaptık. Onlardan çokça öldürüldü. Ben kendi elimle yedi kişi öldürdüm. Bunlar, farklı âilelerdendi. O gün parolamız: "Ey Mansur (yardım gören) öldür, öldür!" idi."
    Ebu Dâvud, Cihâd 78, (2596),102, (2638).


    Fasil : BENÎ KURAYZA SEFERİ

    Konu : Müreysi` Gazâsı

    Ravi : Ebû Saîd-i Hudrî

    Baslik : MÜREYSÎ` DENİLEN BENÎ MUSTALIK GAZÂSI VE BU SEFERİN VUKÛU TÂRİHİ VE SEBEBİ
    Hadis : Rivâyete göre şöyle demiştir: Benî Mustalık gazâsında Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem ile berâber sefere çıkmıştık. Ve arab esirlerinden birçok kadın esirlere kavuşmuştuk. O günlerde kadınlara karşı arzumuz artmış ve bekârlık bize çok güç gelmişti. (Esir kadınlara yaklaşmak, fakat çocuk yapmamak için) azl etmeği de düşünüp azletmek istiyorduk. Ancak Resûlullah aramızda iken (bunun hükmünü) ona sormadan nasıl azlederiz? dedik de bu mes`eleyi Peygamber`den sorduk. Resûlullah: Bunu yapmamanızda bir beis yoktur. (Azil yapmamanız vâcib kılınmamıştır). Fakat Allah`ın ezelî ilminde kıyâmet gününe kadar vücud bulacak olan her zî-hayât, bu dünyâda her halde vücud bulacaktır! diye cevab verdi.
    HadisNo : 1596



    Fasil : CİHAD BÖLÜMÜ

    Konu : Kıtal Ve Gazve Ahkamı

    Ravi : Ebu Hüreyre

    Hadis : Resulullah (sav) bizi (bir tecziye vazifesi ile Mekke`ye) gönderdi ve (Kureyş`ten iki kişinin ismini vererek) : "falanca ve falancayı yakalayabilirseniz onları ateşte yakın" dedi. (Hazırlıkları bitirip) tam Medine`den ayrılacağımız sırada (bizi çağırtarak): "Ben size falan ve falanı yakmanızı emretmiştim. (Sonra düşündüm ki) ateşle yakma cezasını vermek Allah`a aittir. Onları yakalarsanız öldürün"
    HadisNo : 1060



    Fasil : CİHAD BÖLÜMÜ

    Konu : Ganimetler Ve Fey

    Ravi : Ebu Hüreyre

    Hadis : Resulullah (sav) buyurdular ki: "Hangi bir köye varır da orada ikamet ederseniz, hisseniz oradadır. Hangi bir belde de Allah ve Resulü`ne isyan ederse o beldenin beşte biri Allah ve Resulüne aittir ve o (geri) kalan) da sizindir."
    HadisNo : 1110


    1580 - Ebû Hüreyre ve Zeyd İbnu Hâlid el-Cühenî (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Bir bedevî, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e gelerek:

    "- Ey Allah'ın Resûlü, Allah aşkına, hakkımda Allah'ın kitabıyla hükmet!" diye yemin verdi. Bundan daha fakih olan bir diğeri de:

    "- Evet aramızda Kitabullah'la hükmet, bana da izin ver!" talebinde bulundu. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz:

    " Meramını söyle! (seni dinliyorum)" dedi. Adam:

    "- Oğlum bunun yanında işçi idi. Karısıyla zinâ yaptı. Bana,"Oğlun için recm gerekir" dediler. Ben de hemen oğlum namına yüz koyunla bir cariyeyi fıdye verdim. Sonra bir de ilim adamlarına sordum. Bana: "Oğluna yüz deynek ve bir yıl sürgün cezası gerekir; bu adamın karısına da recm cezası icabeder" dediler" dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):

    "- Ruhumu kudret elinde tutan Zât'a yemin olsun ikinizin arasını Kitabullah uygun şekilde hükme bağlayacağım: Cariye ve koyunlar sana geri verilecek. Oğluna yüz sopa ve bir yıl sürgün tatbik edilecek" buyurdu. Sonra, Eslemli bir adama seslendi:

    " Ey Üneys! bu zâtın hanımına git, eğer zinâyı itiraf ederse onu recmet gel!"

    Üneys, kadına vardı. O suçunu itiraf etti. Resûlulluh (aleyhissalâtu vesselâm) emretti, kadın recmedildi."

    Buhârî, Muhâribin 30, 32, 34, 38, 46, Vekâlet 13, Şehâdât 8, Sulh 5, Şurüt 9, Eymân 3, Ahkâm 39, Haberu'I-Vâhid I, İ'tisâm 2; Müslim, Hudud, 25, f1697,1698); Muvatta, Hudud 6, (2, 822); Tirmizî, Hudud 8, (1433); Ebü Dâvud, Hudud 25, (445); Nesâî, Kudât 21, (8, 240, 241); İbnu Mâce, Hudud 7, (2549



    43-44. Harpte Esir Edilen Kadınlarla Cinsî Münâsebette Bulunmak

    2155. ...Ebu Said el-Hudrî'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.) Huneyn (gazvesi) günü Evtas'a bir ordu göndermiş. (Bu ordu Evtas'a gelince orada) düşmanlarıyla karşılaşıp çarpışmışlar ve muzaffer olmuşlar, bazılarım da esir almışlar. Rasûlullah (s.a.)'in ashabından bazı kimseler, müşrik kocalarının hayatta olması)ndan dolayı esir kadınlarla cinsi münâsebette bulunmanın günah olaca¬ğından çekiniyormuş gibi davranmışlar. Bunun üzerine Allah (eâlâ bu mevzuda "-Savaşta esir olarak elinize geçen câriye(ler) müstesna bütün evli kadınlarla nikahlanmam da haram kılınmıştır." [709] âyet-i kerimesini indirdi. Yani iddetleri dolunca onlar size helaldir (buyurdu). [710]

    Açıklama

    Huneyn, Mekke ile Taif arasında, Mekke'ye aşağı yukarı on mil uzaklıkla bulunan bir vadinin adıdır. Huneyn gazvesi, Mekke'nin fethinden sonra, hicretin 8. yılında, şevval ayında cereyan etmiştir. İslam tarihinde huneyn gazvesi olarak bilinen bu savaşın sebebi Hevâzın kabîlesinin müslüman topraklarına saldırmak amacıyla Huneyn'de toplanıp harp hazırlıklarına başlamalarıdır. Düşmanın bu niyeti, iyi ta'lim ve terbiye görmüş disiplinli İslam ordusu karşısında gerçekleşme imkanı bulamamış, savaş müslümanların zaferiyle neticelenmiştir. Evtas: Hevâzin ülkesinde bir vâdîdİr. Bu vadi Huneyn vadisinden başka bir vâdîdir. Evtas hâdisesi ise, Huneyn savaşından sonra cereyan etmiştir. Huneyn gazvesinde müslümanlardan kurtulup kaçmaya muvaffak olan, Hevâzin kabilesinden bir kuvvet Taife kaçarak Sakiflilerle birlikte prada mevzilenmişierdi. Bunun üzerine Peygamber (s.a.) onların üzerine Ebü Musa el-Eş'arî'nin amcası Ebû Amir el-Eş'arî kumandanlığında bir askeri kuvvet gönderdi. İslam askerleri Taif'i 18 gün kadar kuşattı, fakat bir sonuç alamadığından kuşatma kaldırıldı. Bir sene sonra Taif halkı kendiliklerinden müslüman oldular.
    Hadîs-i şeriften anlaşılıyor ki Evtas savaşında müslümanlar müşriklerden pek çok kimseleri esir almışlar, fakat esir edilen kadınların kocaları olduğunu düşünen bazı ashab günah olur korkusuyla onlarla cinsî müna¬sebette bulunmaktan çekinmişlerdir. Bunun üzerine yukarıda tercümesini sunduğumuz âyet-i kerîme inerek iddetlerinden çıkmış olmaları şartıyla esir alınan kadınlarla cinsi münasebette bulunmakta herhangi bir sakınca yoktur. Bu kadının müşrik kocasının hayatta olmasının da önemi yoktur. Önemli olan iddetten çıkmış olması gebe olmaması ve cinsi münasebette bulunmak isteyen kimsenin hissesine düşmüş olmasıdır. Çünkü bir kimsenin başka bir kimsenin cariyesiyle birleşmesi de zina olur.
    Müslümanlar, Hayber'de aldıkları esir kadınlarla birleşmek isteyince Hazret-i Peygamber, birinin şöyle bağırmasını emretmişti: "Kim Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsa rahminde çocuk bulunan esir kadınla yatma¬sın." [711]
    Ayet-i kerimede geçen muhsena'dan murad, evli kadındır. Bu kelime¬nin aslı olan ihsan, gerek lügatte ve gerekse Kur'ân-ı kerimde İslam, hür¬riyet, evlenmek ve iffet manalarında kullanılmıştır. Bu manalar muvace¬hesinde âyet-i kerimedeki "Muhsaneler"den muradın ne olduğunu anla¬mak, Alûsî'nin dediği gibi, müşkildir. Hatta Mücâhid: "Bu âyet-i kimin tefsir ettiğini bilsem, ona deve ile giderdim" demiştir. İbn Ebî Şeybe'nin Ebü Sevdâ'dan tahric ettiği bir rivayette Ebû Sevdâ'nın "İkrime'ye bu âyetin mânâsım sordum da "bilmiyorum" cevabını verdi" dediği biliniyor. [712]
    Kaynak Süneni Ebu Davud

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    23-11-2008
    Mesajlar
    5,663
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Ya EL-TURK keske konuyu acarken basina "+18" yazisi koysaydin,malum coluk cocuk okuyor.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Doğru haklısın Barristor,dinin içinde vahşet olmaması gerekirdi aslında ama,daha önceki bir konu başlığıma + 18 ilave etmiştim,fakat öyle yazıncada din kurnazları gelipte görüş belirtmiyorlar.İstiyorumki şu yukarıdaki hadisleri, yalana dolana başvurmadan açıklasınlar.Herkezin kabul edeceği mantıklı cevaplar versinler.Veremiyorlarsada dürüstçe evet hakikaten tuhaf desinler.

  4. #4
    beyazsayfa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2007
    Mesajlar
    6,757
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    bu kadar uyduruk şeye gerçekten cevap bekliyormusun? ciddi ciddi yani.

    80 sene önceki birinin ne dediği doğru düzgün belli değilken 1400 sene önce birilerin yok o rivayet etmiş yok bu rivayet etmişmiş bu kadar net günümüze kadar gelmesi çok ilginç noktasıda var virgülüde

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    20-08-2010
    Mesajlar
    671
    Karizma Gücü
    0
    Barristor cagri yaptim ozelden nerede kaldin? teketek buyur bekliyorum.

  6. #6
    lycan000 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-06-2008
    Mesajlar
    1,968
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Arkadaşlar kuran tanrısı kuranda açıklanana göre hilekarkarın en hızlısıdır.Bu yukarıda anlatılanlarda hiledir zaten
    İyi gibi görünüp içindeki asıl cevheri patlatmak itirazı olan müslümana ders verilir
    kral tökezlerse,soytarı gülermiş
    Delikurt

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    29-08-2010
    Mesajlar
    88
    Karizma Gücü
    0
    Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu Kureyşlileri fazlasıyla üzdü. "- Bu kadın hakkında Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) nezdinde kim müessir bir şefaatte bulunabilir?" diye adam aradılar. "- Bu işe, sadece Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın çok sevdiği Üsame İbnu Zeyd (radıyallahu anhüma) cür'et edebilir" dediler. Üsame (huzura çıkarak), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a şefaat talebinde bulundu. Efendimiz: "Allah'ın hududundan bir hadd hususunda şefaat mi taleb ediyorsun?" diye çıkıştı. Sonra kalkıp cemaate şu hitabede bulundu: " Sizden öncekileri helak eden şey şudur: İçlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptı mı onu terkedip (ceza vermezlerdi). Aralarında kimsesiz zayıf birisi hırsızlık yapınca derhal ona hadd tatbik ederlerdi. Allah'a yemin olsun! Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsa mutlaka onun da elini keserdim." Ebu Davud ve Nesai'nin, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'den kaydettikleri bir rivayette şöyle denmiştir: "Mahzum kabilesinden bir kadın, mal istiare ederdi." Nesai'de şu ziyade mevcuttur: "Mahzumlu kadın (tanınmış komşularının) diliyle bazı malları ariyet olarak almıştı."
    Kaynak: Buhari, Hudud 11, 12, 14, Şehadat 8, Enbiya 50, Fedailu'1-Ashab 18, Megazi 52; Müslim, Hudud 8, 1688; Tirmizi, Hudud 9, (1430); Ebu Davud, Hudud 4, (4373, 4374); Nesai, Sarik 5, (8, 74, 75).
    Konu: Hudud




    İmran İbnu'l-Husayn (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a Cüheyneli, zinadan hamile kalmış bir kadın geldi ve: "- Ey Allah'ın Resûlü! Ben bir hadd cürmü işledim, cezasını bana tatbik et" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da kadının velisini çağırıp: " Buna iyi muamelede bulunun. Çocuğu doğurunca kadını bana getirin!" buyurdu. Velisi öyle yaptı. (Doğumdan sonra gelince) Resûlullah kadının elbisesini üzerine bağlamalarını emretti. Sonra taşlamalarını söyledi ve taşlandı. Üzerine cenaze namazı kıldırdı. (Bunu gören) Hz. Ömer: "- Bu zaniye kadına namaz mı kıldırıyorsun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: " Bu öyle bir tevbe yaptı ki, onun tevbesi Medine ahalisinden yetmiş kişiye taksim edilseydi onların hepsini rahmete bandırırdı. Sen Allah için canını vermekten daha efdal bir amel biliyor musun?" diye cevap verdi."
    Kaynak: Müslim, Hudud 24, (1696); Tirmizi,Hudud 9, (1435); Ebu Davud, Hudud 25, (4440, 4441); Nesai, Cenaiz 64, (4, 63).
    Konu: Hudud
    Bu iki hadisi iyi değerlendirmeli....

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    29-08-2010
    Mesajlar
    88
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı elturuk tarafından gönderildi.
    Muhariblerin Gözlerini Kızgın Demirlerle Çıkartması Babı
    Bahsedilen şahıslar tedevi olmak için emanet edildiği şahsa ihanet etmişlerdir.
    Verilen ceza, hafif olmamakla beraber, canilerin kendi hakettikleri bir cezadır
    Çünkü onlar;

    a. Müslüman olduktan sonra dinden dönmüş, bir /veya birkaç çobanı öldürmüşlerdir.

    b. Çobanların gözlerine mil çektikleri için kısas olarak aynı cezaya çarptırılmışlardır.

    c. Süt ve sidiklerinden istifade ettikleri ve şifa buldukları develeri gasp ettikleri/yol kesicilik yaptıkları, devlete isyan ettikleri, bozgunculuk çıkardıkları ve bu davranışlarıyla Allah ve Resulüne karşı savaş açtıkları için el-ayak kesme cezasına çarptırılmışlardır. (bk. İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, X/141-143; XII/230-243).

    Bazı rivayetlere göre katiller güneşin altında ölüme terk edilmeyip asılmıştır(bk. Nesaî, a.g.y).

    d. Kur’an, şöyle buyuruyor:

    “Allah ve Resûlüne karşı savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk yapmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri ya asılmaları yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürgün edilmeleridir. Bu onların dünyada çekecekleri rezilliktir, âhirette ise onlara büyük bir azap vardır” (Maide, 5/33I).

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı muhyiddin tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Hz. Aişe (radıyallahu anha) anlatıyor: "Hırsızlık yapan Mahzumlu kadının durumu Kureyşlileri fazlasıyla üzdü. "- Bu kadın hakkında Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) nezdinde kim müessir bir şefaatte bulunabilir?" diye adam aradılar. "- Bu işe, sadece Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'ın çok sevdiği Üsame İbnu Zeyd (radıyallahu anhüma) cür'et edebilir" dediler. Üsame (huzura çıkarak), Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a şefaat talebinde bulundu. Efendimiz: "Allah'ın hududundan bir hadd hususunda şefaat mi taleb ediyorsun?" diye çıkıştı. Sonra kalkıp cemaate şu hitabede bulundu: " Sizden öncekileri helak eden şey şudur: İçlerinden şerefli birisi hırsızlık yaptı mı onu terkedip (ceza vermezlerdi). Aralarında kimsesiz zayıf birisi hırsızlık yapınca derhal ona hadd tatbik ederlerdi. Allah'a yemin olsun! Muhammed'in kızı Fatıma hırsızlık yapmış olsa mutlaka onun da elini keserdim." Ebu Davud ve Nesai'nin, İbnu Ömer (radıyallahu anhüma)'den kaydettikleri bir rivayette şöyle denmiştir: "Mahzum kabilesinden bir kadın, mal istiare ederdi." Nesai'de şu ziyade mevcuttur: "Mahzumlu kadın (tanınmış komşularının) diliyle bazı malları ariyet olarak almıştı."
    Kaynak: Buhari, Hudud 11, 12, 14, Şehadat 8, Enbiya 50, Fedailu'1-Ashab 18, Megazi 52; Müslim, Hudud 8, 1688; Tirmizi, Hudud 9, (1430); Ebu Davud, Hudud 4, (4373, 4374); Nesai, Sarik 5, (8, 74, 75).
    Konu: Hudud




    İmran İbnu'l-Husayn (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam)'a Cüheyneli, zinadan hamile kalmış bir kadın geldi ve: "- Ey Allah'ın Resûlü! Ben bir hadd cürmü işledim, cezasını bana tatbik et" dedi. Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) da kadının velisini çağırıp: " Buna iyi muamelede bulunun. Çocuğu doğurunca kadını bana getirin!" buyurdu. Velisi öyle yaptı. (Doğumdan sonra gelince) Resûlullah kadının elbisesini üzerine bağlamalarını emretti. Sonra taşlamalarını söyledi ve taşlandı. Üzerine cenaze namazı kıldırdı. (Bunu gören) Hz. Ömer: "- Bu zaniye kadına namaz mı kıldırıyorsun?" dedi. Aleyhissalatu vesselam Efendimiz: " Bu öyle bir tevbe yaptı ki, onun tevbesi Medine ahalisinden yetmiş kişiye taksim edilseydi onların hepsini rahmete bandırırdı. Sen Allah için canını vermekten daha efdal bir amel biliyor musun?" diye cevap verdi."
    Kaynak: Müslim, Hudud 24, (1696); Tirmizi,Hudud 9, (1435); Ebu Davud, Hudud 25, (4440, 4441); Nesai, Cenaiz 64, (4, 63).
    Konu: Hudud
    Bu iki hadisi iyi değerlendirmeli....
    Bu iki hadis insanlık onurunun yüz karasıdır.Zina yaptı diye insan taşlanarak öldürülür mü yahu?Günümüzde suç olan eylem alenen övülür mü?

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    29-08-2010
    Mesajlar
    88
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Elturuk tarafından gönderildi.
    Seleme İbnu'l-Ekvâ (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gazve sırasında başımıza Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)'i komutan tayin etti. Bu seferde müşriklerden bir gruba gece baskını yaptık. Onlardan çokça öldürüldü. Ben kendi elimle yedi kişi öldürdüm. Bunlar, farklı âilelerdendi. O gün parolamız: "Ey Mansur (yardım gören) öldür, öldür!" idi."
    Ebu Dâvud, Cihâd 78, (2596),102, (2638).
    Savaş sırasında düşman ordusunun bir bölüğüne yapılan gece baskınını anlatan bir rivayet.Gece karanlıkta birbirlerini tanımak için parola kullandıkları anlaşılmaktadır.Savaş sırasında ölmek ve öldürmek üzerine heyecandan kalplerin duracağı bir hisle uydurulan parolalarda herhangibir ölçü aranılmamalıdır.Hangi parolayı kullanalım diye peygambere de sormamışlardır.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Enflasyon Başka, Pahalilik Başka ( Emek & Barış Partisi)
    2007 Konuları bölümünde KoRn- tarafından açılmış
    Yanıt: 5
    Son Mesaj: 09.10.11, 19:12
  2. cocacola hakkında(mekke ve muhammet yoktur)
    2006 Konuları bölümünde arsenik799 tarafından açılmış
    Yanıt: 16
    Son Mesaj: 24.02.06, 01:04
  3. Hz. Muhammet’le (S.A.V) dalga geçen çizimler yayınlandı.
    2005 Konuları bölümünde karargah tarafından açılmış
    Yanıt: 31
    Son Mesaj: 08.10.05, 16:02

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •