• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
27 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3

    Ellerini attıkları ülke bölünüyor !..Kim bu "akil" adamlar?




    Kim bu akil(!) adamlar? / A. Metin AKPINAR*

    Referandum öncesi ülkemize sıcak para akışının artışı referandum sonucunun Batı sermayesince önceden bilindiğini gösteriyordu bize. Borsa uzmanları 12 Eylül’den çok önce yabancı yatırımcının referandumda “evet”e yatırım yaptığını yazıp çizdiler zaten.

    Kılıçdaroğlu Brüksel’e giderken, “Avrupalı siyasetçilere bizim liberallerin yalanlarını, AKP’nin gerçek yüzünü anlatacağım” diyordu.

    Batı’nın AKP’ye verdiği desteği liberal aydınlar tarafından kandırılmasına bağlayabilir miyiz? Yoksa liberal aydınlara o yalanları söyleten Batı mı?

    Referandum sürecinde bir bölümünün daha önce isimlerini bile duymadığımız sanatçılar birdenbire medyada boy gösterdi, Türk halkını “Yetmez ama evet” sloganıyla “Evet” oyu kullanmaya ikna etmeye çalıştılar. “Yetmez ama Evet” hareketine baktığımız zaman hareketin arkasında Soros’un kurduğu Açık Toplum Enstitüsü’nden ve AB fonlarından beslenen aydınları görüyoruz.

    Özellikle Bilgi, Sabancı ve Boğaziçi Üniversitelerinde yuvalanmış olan Açık Toplum Enstitüsü’de görev yapmış isimlere baktığımızda aralarında AKP’ye destek vermeyen, cemaate sıcak bakmayan tek bir isim bile görmek mümkün değil.

    İşte Açık Toplum Enstitü’sü için çalışmış, ya da çalışmakta olan bazı isimler:
    Can Paker (TESEV YK Bşk, Mehmet Barlas’ın kayın biraderi)
    Salim Uslu (HAK-İŞ Konfederasyonu Başkanı)
    Eser Karakaş (Bahçeşehir Ü. Öğr. Üyesi, Star Gazetesi yazarı)
    Şahin Alpay (Zaman Gazetesi yazarı)
    Murat Belge (Bilgi Ü. Öğr. üyesi, Taraf Gazetesi yazarı)
    Baskın Oran (Ankara Ü. Öğr. Üyesi)
    Halil Berktay (Sabancı Ü. Öğr. Üyesi, Taraf Gazetesi yazarı)
    Neşe Düzel (Taraf Gazetesi yazarı)
    Eyüp Can (Elif Şafak’ın kocası, Radikal Gazetesi yeni yayın yönetmeni)
    Oğuz Özerden (Bilgi Ü. Mütevelli Hey. Baş.,)
    Üstün Ergüder (Boğaziçi Ü. eski rektörü)
    Ahmet İnsel (Galatasaray Ü. Öğr. Üyesi, Radikal yazarı)
    Osman Kavala (Kavala Şirketler Grubu Başkanı, TESEV YK.Üyesi)
    İshak Alaton (Alarko Şirketler Topluluğunun başı)

    Açık Toplum Enstitü’süne hizmet eden TC vatandaşları arasında CHP’ye, ya da MHP’ye yakın tek bir isim yoktur, olması da beklenmez zaten. AB ve Soros fonları AKP’yi destekleyen işte bu dinci ve liberal zevata, ya da yakınlarına gidiyor. Bu zevat ABD ve AB çıkarları doğrultusunda AKP’yi destekliyor, diğer bir ifadeyle, AB ve ABD’nin maşası olarak görev yapıyorlar.

    Referandumda anayasa değişikliklerinin kabul edilmesinin hemen ertesinde Nobel Barış Ödülü sahibi Finlandiya eski cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari Açık Toplum Enstitüsü’nün organizasyonuyla Türkiye'ye geldi, Diyarbakır'da sivil toplum kuruluşları, Osman Baydemir, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile görüştükten sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile de görüştü.

    Ahtisahari, Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümü için kurulmasını önerdiği akil(!) adamlar grubuna önerdiği, PKK taleplerine sıcak bakan bir isim.

    Bu akil(!) adamın bilinen en büyük başarısı(!) ara buluculuk üstlendiği tüm ülkelerin bölünmüş olması. Ahtisaari’nin tek bir reçetesi var: Bölmek. Bu gerçeğe bir yazarımız dikkat çekmiş. Bu yazar ulusalcı bir yazar değil, yandaş Sabah Gazetesi’nin köşe yazarlarından Erdal Şafak. Yandaş yazarlar bile olan biteni görmek zorunda kalıyorlar artık.

    Her şey açık seçik ortada, Batı açıkça, “biz sizi bölmek istiyoruz” diyor, bölmek için de dincileri ve liberalleri kullanıyor. Kimsenin kimseyi yanlış bilgilendirdiği, kimsenin kimseyi kandırdığı yok. Oyun son derece açık ve dürüstçe oynanıyor.

    Sadece biz Türkler kafamızı kuma sokmuşuz o kadar.

    ( Odatv.com, 17.09.2010)

    * A. Metin AKPINAR: Yazar
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  2. #2
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Genelde bir ülkede değişim süreci başlayınca odatv benzeri statükocu oluşumlar bu değişime şiddetle karşı çıkar ve bir anda vatansever oluverir.Ahtisaari konusunda şunu belirtmek gerek;

    Ahtisaari arabuluculuk iddialarını yalanladı
    Başbakan Erdoğan'la görüşen eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, PKK ile Türkiye arasında arabulucuk yaptığı iddialarını reddetti.
    AA
    Güncelleme: 22:20 TSİ 16 Eylül. 2010 Perşembe
    İSTANBUL - Başkanlığını yaptığı Bağımsız Türkiye Komisyonu heyetiyle birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari, ''Türkiye'de sadece belli kesimle değil, herkesle görüştüklerini ve kendileri için yapılan 'ara buluculuk' yakıştırmasından çok rahatsız olduklarını'' ifade etti.

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25132307/
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  3. #3
    Kalpaksız Kemalci amca_bey adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-12-2009
    Mesajlar
    1,475
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Ne zaman bir insan veya bir kesim bağımsız, üniter, çağdaş, laik, hukuk devletini savunsa hemen "statükocu" olarak nitelenir. Bu nitelemeyi yapanlar aslında "işbirlikçi"dirler ama zeytinyağı gibi su yüzüne çıkmak için "baskın basanındır" zihniyetiyle saldırırlar, çamur atarlar.

    Kimin/kimlerin ne olduğunu tarih en ince ayrıntılarına kadar yazacaktır !





    Sahtekarı 'Akil' Diye Yutturdular!

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bebek katili Öcalan’ın “Arabuluculuk” ricasını kırmayıp kalabalık bir heyetle Türkiye’ye gelen Finlandiya eski Devlet Başkanı ‘bölücü’ lakaplı Marti Ahtisaari’yle Dolmabahçe Sarayı’ndaki Başbakanlık Ofisi’nde görüştü. Görüşme basına kapalı yapıldı.

    Sanki Türkiye’de iç savaş var!
    BM arabulucusu olarak gittiği her ülkenin bölünmesini sağlayan Ahtisaari, Türkiye’de de iç savaş varmış havasında. Diyarbakır’da taraf olarak gördüğü PKK’nın yandaşlarıyla görüşen Finlandiyalı, çözüm için ‘askerin de silah bırakmasını’ önerdi.

    El attığı her ülkeyi bölmesiyle ünlü
    Martti Ahtisaari, el attığı her ülkeyi bölmesiyle tanınıyor. 1990 yılında Namibya’nın bağımsızlığını kazanmasında önemli rol oynadı. Yugoslavya’nın parçalanması sürecinde rol aldı. Endonezya hükümeti ile Açe bölgesindeki ayrılıkçı Özgür Açe Hareketi örgütü arasında barış görüşmelerini yürüttü. Taraflar anlaştı, Açe bölgesi Endonezya’dan ayrıldı. Yugoslavya’nın parçalanmasında da rol oynadı, Kosova’ya ABD bayraklı bağımsızlık kazandırdı.

    ‘Bölücü’yü sarayda ağırladı
    Terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözümü için arabuluculuk yapmasını istediği ’bölücü’lakaplı eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari ve başkanlığındaki Bağımsız Türkiye Komisyonu heyeti, Diyarbakır’daki temaslarının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından da kabul edildi. Erdoğan, Ahtisaari ve beraberindeki heyetle Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde dün saat 12.00’de biraraya geldi. Basının başında görüntü almasına izin verilen görüşme, bir saat sürdü. Görüşmede, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış da hazır bulundu.

    Arabulucuya ihtiyaç yok
    Kabul öncesi Çırağan Sarayı’nda Ahtisaari ile başbaşa görün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ahtisaari başkanlığındaki “Bağımsız Türkiye Komisyonu” (BTK) heyetinin Türkiye ziyareti ve temaslarına özel bir anlam yüklemenin doğru olmadığını söyledi. Davutoğlu, “Bizim iç meselelerimiz için arabuluculuk gibi bir kuruma hiçbir zaman ihtiyacımız olmadı, olamaz. Bunu kabul etmemiz de söz konusu olamaz” dedi.

    Mutlaka tepki gösterilmeli
    Öte yandan, bölücü heyetin temaslarına muhalefetten tepki yağdı. CHP Ordu Milletvekili Rahmi Güner, Türkiye’nin hızla bölünmeye doğru gittiği uyarısında bulunarak, “Her fırsatta Türkiye’den ayrı bir yapılanmanın sözcüsü durumunda olan Diyarbakır Belediye Başkanı’nı AB’nin akil adamlarının ziyaret etmesi düşündürücü. AKP’nin yarattığı bu zemini kullanmak istiyorlar. Toplum, cumhuriyetin tüm kurumlarını baskı ve tehditle ele geçirmek isteyenlerin amacını iyi görmeli. Mutlaka tepki konulmalı” dedi.

    Asla kabul edilemez
    MHP Eskişehir Milletvekili Beytullah Asil de, AKP’nin sorunları ülke içinde çözmek yerine başka merkezlere havale ettiğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı yanında başka bayraklar istenmesi sadece bir tane değil ki. Bu olumsuz davranışlar tekrarlanmak isteniyor. AKP iktidarı bu sorunları kendi çözemiyor, anlaşılan budur. İçinde bulunduğumuz duruma Türk milleti adına üzülüyorum. Türk milleti için böyle bir olay kabul edilemez. Artık Allah bunu yapanları ıslah etsin” şeklinde konuştu.

    Mengü: Bu ziyaret iyi niyetli değil
    CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü, Bağımsız Türkiye Komisyonu heyetinin temaslarını sert bir dille eleştirdi. Mengü, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “BOP eş başkanı olarak Diyarbakır’ı merkez tarif ederseniz ondan sonra eski bir Nobel ödüllü Cumhurbaşkanı Diyarbakır’ı ziyaret eder. Ülkemizde elbette seyahat özgürlüğü var ama bu iyi niyetli mi, tüm bu söylemleri toplarsanız ne diyeceksiniz? Bu ziyaretin iyi niyetli olmadığı açık. Başkent Ankara dururken neden Diyarbakır seçiliyor? Şimdi eğitimde boykot gündeme getiriliyor. Burada amaç belli.” Kürt ayrılıkçılarının artık azınlık kelimesi kullanmadıklarını ve bunun yerine halk kelimesini anayasaya sokmak istediklerini belirten Mengü, “Kürt halkı yok demiyoruz. Ancak ısrarla anayasaya Kürt halkı ibaresi sokmak istemelerinin altında uluslararası anlaşmalarda plebisit ile ilgili geçen terimler yatıyor. Gerek BM’nin anlaşmalarına bakıldığında, gerekse AB’nin Paris antlaşmasına bakıldığında kendi kaderini belirleme hakkı halklara verilmiştir. Burada söz konusu olan terminolojik olarak halk kelimesinin Türkiye Cumhuriyeti anayasasına sokulmak istenmesidir” dedi.

    Türkiye oyunla karşı karşıya
    “İşte o zaman kendi kaderini tayin kararı elde edilecektir” uyarısı yapan CHP’li Mengü, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye 2003 yılında Avrupa Güvenlik ve İşbirliği antlaşmasındaki maddeye muhalefet şerhi konmuş olsa da Türkiye’ye anayasaya halk kavramı girdikten sonra bunu dikte edebileceklerdir. Türkiye çok büyük bir oyunla karşı karşıya. Bugün önce TSK yıpratılmıştır. TSK’yı savunanlar darbeci değildir. Hangi AB ülkesinde orduya laf ediliyor? İngiliz ordusunu gidin yıpratın, Fransız ordusunu yıpratın izin verilecek mi? Elbette hayır. Bu nedenle Türkiye tüm bu toplamda çok büyük bir oyunla karşı karşıya olduğunu bilsin. Bu açıklamalar ışığında Diyarbakır’a gerçekleştirilen Akil adam ziyaretinin de anlamı zaten ortaya çıkacaktır. Eğer Diyarbakır BOP’un merkezi derseniz adamlar da gider.”

    (gazeteler)
    Bu mesaj en son " 19.09.10 " tarihinde saat 15:05 itibariyle amca_bey tarafından düzenlenmiştir...
    "İşte bu ahval ve şerait içinde dahi..." (MUSTAFA KEMAL)

  4. #4
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    El attığı her ülkeyi bölmesiyle ünlü
    Martti Ahtisaari, el attığı her ülkeyi bölmesiyle tanınıyor. 1990 yılında Namibya’nın bağımsızlığını kazanmasında önemli rol oynadı. Yugoslavya’nın parçalanması sürecinde rol aldı. Endonezya hükümeti ile Açe bölgesindeki ayrılıkçı Özgür Açe Hareketi örgütü arasında barış görüşmelerini yürüttü. Taraflar anlaştı, Açe bölgesi Endonezya’dan ayrıldı. Yugoslavya’nın parçalanmasında da rol oynadı, Kosova’ya ABD bayraklı bağımsızlık kazandırdı.

    bu gazetenin kıyaslamasına göre TÜRKİYE CUMHURİYETİ farklıu bir milletin yaşadığı araziyi işgal etmiş veya sömürge politikası izlemektedir.yukarıda alıntı olarak verdiğim kısımda yapılan kıyaslamanın Türkiye ile alakası yoktur.Ayrıca kıyaslamada verilen bilginin bile yalan olması haberi yayınlayan şer odaklarının amacını ortaya koymaktadır.

    Aceh bölgesi Endonezyadan ayrılmamış ve hala Endonezyaya bağlı olarak varlığını sürdürmektedir.Endonezyadan ayrılan bölge Doğu Timordur.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  5. #5
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    hep diyoruz kendi çözümüzü kendimiz getirelim, yoksa dışarıdan gelecek olursa bu bizim için hoş olmaz....
    ama sakalımız yokki.... ))))))

    bölünme nakaratlara sadece gülüyorum.... bunu söyleyenler bir bakılsın, toplumda güvenirliğini yitirmiş olan insanlar....
    Statükocular....
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  6. #6
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,653
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    başkanlık sistemi lafı ne zaman geçse bdp liler sevinçten kuduruyor.
    çok demokratik olduklarındandır dimi?

  7. #7
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    başkanlık sistemi bdp'lilere birşey kazandıracağını sanmıyorum ama sanırım kastın
    eyalet sistemi.... onuda bi tartışmak gerekiyor.... avantaj nedir ve dezavantaj ne değidir...
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  8. #8
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,653
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    BDP nin sıkca dile getirdiği Demokratik özerklik hakkında birkaç şey eklemek istiyorum.

    “Demokratik Türkiye bütün etnik kimliklerin, emekçilerin inançların hiç kendisini dışarıda görmediği, baskılanmadığı, kendini özgürce ifade ettiği ve aynı zamanda dağılımında da adaletin sağlandığı demokratik, müreffeh bir Türkiye yaratma projesidir. Peki demokratik müreffeh bir Türkiye nasıl olacak? Özerk Doğu olacak Özerk Orta Karadeniz olacak, aynı zamanda Demokratik Türkiye Özerk Kürdistan olacak. Biri çıkıp sen yanlış anlamışsın diyebilir ama ben böyle anladım. Ben böyle yorumluyorum. Demokratik özerklik projesinde TBMM var olmaya kesinlikle devam edecektir. Asla buna bir itiraz yok TBMM devam edecektir İstiklal Marşı, Türkiye'de okunmaya devam edecektir. Buna hiçbir itiraz yok Türk bayrağı Türkiye’de dalgalanmaya devam edecektir. Buna da hiçbir itirazımız yok ama bununla birlikte her bölgede bölgesel parlamento olacaktır. Bu bölgesel parlamentolardan bir tanesi de Kürdistan Bölgesel Parlamentosu olacaktır. Türk bayrağının yanında Türkiye bayrağının yanında benim dedelerimin, hepinizin dedelerinin de katkısı ile ödemiş olduğu bedelle elde edilen ve an asılan bayrağın yanında elbette ki Kürt halkının da yerel renkleri, bayrağı da gökyüzünde olacaktır. Belediye binamızın önünde al Türk bayrağımızla sarı bayrağımız dalgalansa ne olur.”

    Kaynak

    Ben açıkcası bu kadarla yetineceklerini sanmıyorum.
    Ellerini güçlendirdiklerinde Türkiye'den kopmayıda isteyebilir kürdistan kurmayıda talep eder hale gelecekleri gün gibi açık.

  9. #9
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,414
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı AOG tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    hep diyoruz kendi çözümüzü kendimiz getirelim, yoksa dışarıdan gelecek olursa bu bizim için hoş olmaz....
    ama sakalımız yokki.... ))))))

    bölünme nakaratlara sadece gülüyorum.... bunu söyleyenler bir bakılsın, toplumda güvenirliğini yitirmiş olan insanlar....
    Statükocular....
    statükocu ezberinden ne zaman vazgeçeceksiniz.Statüko davranış modelidir, dünün devrimcileri veya değişimcileri belli bir süre sonra kendi sistemlerini uygulama devam ettirdiğinde statükocu olacaklardır. Eğer sistem çalışıyorsa statükocu olmak kötü bişey değil. Atatürk büyük devrimciydi, şimdi sistemini savunanlar statükocu oldu. Fidel büyük devrimciydi. Şimdi yaptığı devrimleri savunanlar statükocu. Humeyni devrim yaptı, şimdi statükocu.

    Değişimler ne zaman gereklidir, sistem başından kalkamayacak hatalar ürettiğinde. Bence sistem hatalı değil, onun için statüko iyi bişey.

  10. #10
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    siyasal bağımsızlığı kazanmaları gerekiyor....
    yani kendilerini ispatlamaları gerekiyor....
    napacakları tek başında....
    Iraklamı bütünleşecek, yada iranlamı ?

    kendilerini nasıl korurlar.... ?
    hava kara deniz yolları kapatıldığında nereden geçinecekler....

    ve neden ayrılsınlar ki...
    türkiye demokratikleştığınde.... onlar daha çok rahat edecekler, yan komşulardan bile daha rahat edecekler...
    şuan bile kuzey Irak bile barzaninin elinde ve adam demokrat mı sanki....
    Barzaniler kendi aşiretinde olmayanları ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyor....

    onlar için tek çözüm türkiyenin demokratikşmesi.... ve komşu ülkeler için bu örnek olacaktır....
    bölünme ihtimal vermiyorum....



    neden kendimizi olmadık şeylerle galyana getirip korkutuyoruz....
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •