• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2

    Sınırsız güç: Bilinçaltı

    SINIRSIZ GÜÇ: BİLİNÇALTI
    Tolga ÇELEBİ


    Bilinçaltı hiç uyumaz, yorulmaz ve dinlenmez. Her zaman iş başındadır. Sizinle tartışmaz Hangi düşünce fikir, inançları yazarsanız, nesnel olarak da onları yaşarsınız. Diğer bir deyişle içeri ne yazarsanız, dışarıda onu alırsınız.

    Bilinçaltı, ona ilettiğiniz her şeyi gerçek kılmaya çalışacaktır. Bu nedenle ona doğru fikirleri iletmeniz gerekir.

    Eski zamanlarda, Hermes Trismegistus dünyanın en büyük, en güçlü büyücüsü olarak tanınıyordu. Ölümünden yüzyıllar sonra mezarı açıldığında, eskilerin bilgeliğiyle ilgilenenler merak ve umutla bekliyorlardı. Yüzyılların en büyük sırrının bu mezarda bulunacağı söyleniyordu. Öyleydi de. Sır şuydu: “İçte neyse, dışta o. Üstte neyse, atta o.” (Joseph Murphy)

    Diğer bir değişle; iç dünyanızda, bilinçaltınızda ne varsa, dışarıda da yani nesnel dünyada da karşınıza o çıkacaktır. Bu yüzden hayat prensibinin içinize ritmik ve uyumlu bir biçimde akmasına izin verin. Olumsuz ve kötü şeyler düşünürseniz, bu düşüncelerin etkisi sizin için yıkıcı olur. Olumsuz doğaya sahip bu duygular sık sık ülser, kalp sorunları, gerginlik ve anksiyete gibi sorunlar doğurur. Etrafınıza bir bakın, gergin ve sinirli bir yapıya sahip insanların sürekli mideleri ağrır, boyun kasları gerilir ve yaşamdan zevk alamazlar.

    Benimsediğimiz olumsuz fikirlerle kendimizi incitiriz. Öfke, korku,, kıskançlık, kin duyarak kendinizi kaç defa yaraladınız. Bunlar bilinçaltınıza giren zehirlerdir. Bilinçaltınıza hayat dolu düşünceler iletin.

    Hani derler ya, kalbini bozma, kalbini karartma, benim kalbim temiz. Neden bu kelimeleri kullanırız? Tasavvuf ile ilgilenen insanlar, kalbini kötü huylardan temizlemek için yıllarca nefislerini terbiye ederlermiş. Örneğin Yunus gibi Mevlana büyük tasavvuf alimleri, “Allah’ım kalbimizi sabit kıl” diye dua ederlermiş. Onların içinde sevgi en saf, en salt haliyle bulunuyordu ve tarihe geçtiler. Hal böyleyken, kalbinde sürekli kıskançlık, kin, öfke, hased gibi kötü huylar bulunduran insanların, iç huzurları olmadığı gibi, başkalarına da huzur vermezler.

    Benimsediğimiz düşünce kalıplarına dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde, kıskanç, fesat, öfkeli bir insan olmaktan kendimizi kurtaramayız. Bu göz göre göre uçuruma yuvarlanmak gibi bir şey olur. Öfke insanın yaradılışında vardır. Bu duyguyu yok etmek mümkün değildir. Yapabileceğimiz en iyi şey, öfkeyi kontrol altına alabilmektir. Hırslı olmak ta aşırıya gidildiğinde zarar verir. Ama optimum uygulandığında, insanı sürekli motive eden bir unsurdur.

    İyi düşünürseniz iyi şeyler, kötü düşünürseniz kötü şeyler olur. Gün boyunca ne düşünürseniz o olursunuz. Neye inanırsanız, onu yaşarsınız. Düşüncelerimizin yansımasını yaşıyoruz.

    İnsanlar hasta olduğunda; onların iyileşmesine vesile olan şey, genelde ilaçlar olarak bilinirdi. Bu günkü araştırmalar gösteriyor ki, iyileşme bilinçaltında başlıyor. Doktorlar bir noktaya kadar tedaviyi sürdürüp, daha sonra beklemeye başlıyorlar. Tam o anda, bilinçaltı devreye giriyor. Binlerce yılın bilgeliğini, sizin ektiğiniz düşünce tohumlarıyla birleştiriyor. İlaçlarla hastalığa çare aramak ile birlikte; bilinçaltının iyileştirici gücüne biraz güvenmek de yerinde olacaktır.

    Bilinçaltınız sizinler önseziler, dürtüler, sezgiler, tutkular ve fikirler aracılığıyla konuşur. Size her zaman yükselmenizi, sınırı aşmanızı, gelişmenizi, ilerlemenizi, macera yaşamanızı ve yol kat etmenizi söyler. Sevme dürtüsü, başkalarının hayatını kurtarma isteği, bilinçaltının derinliklerinden gelir.

    Siz düşüncelerinizin toplamısınız. Olumsuz düşünce ve imgeleri benimsemekten kaçınabilirsiniz. Karanlıktan kurtulmanın yolu ışıktır; soğuğun üstesinden gelmenin yolu, sıcaktır olumsuz düşüncenin üstesinden gelmenin yolu da bunun yerine iyi düşünceyi koymaktır. İyiyi beyan ederseniz, kötüler ortadan kaybolacaktır.

    www.tolgacelebi.com

  2. #2
    belki birgün ! kördüğüm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-01-2010
    Mesajlar
    1,127
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    vay be meğer neymiş bizim şu bilinçaltı..
    benim kalbim çokk temiz(demekte ne kadar geç kalsamda) acaba kandırıldığınıda anlıyo mudur ?

    güzel paylaşımdı teşekkürler


    Hayat dediğin; Düğüm! Düğüm! "Bir ben var ki benden içeri..!'Gör/düğüm.!Kör/düğüm.! Gördüğümün gösterdiğine körlüğüm,kördüğüm eder gördüğümü..! Mazeretlerle ör/düğüm "


    Ahiret soruları da çalınmış.Ölümler iptal..!

  3. #3
    balauz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2009
    Mesajlar
    2,602
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı kördüğüm tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    vay be meğer neymiş bizim şu bilinçaltı..
    benim kalbim çokk temiz(demekte ne kadar geç kalsamda) acaba kandırıldığınıda anlıyo mudur ?

    güzel paylaşımdı teşekkürler
    Senin kalbinin temiz olduğunu ben biliyorum kördüğüm Kalp kandırıldığını anlar,bir şeyler gereğinden fazla uzuyorsa kandırılıyorsun mutlaka

    Alıntı tolgaasya tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    SINIRSIZ GÜÇ: BİLİNÇALTI
    Tolga ÇELEBİ



    Hani derler ya, kalbini bozma, kalbini karartma, benim kalbim temiz. Neden bu kelimeleri kullanırız? Tasavvuf ile ilgilenen insanlar, kalbini kötü huylardan temizlemek için yıllarca nefislerini terbiye ederlermiş. Örneğin Yunus gibi Mevlana büyük tasavvuf alimleri, “Allah’ım kalbimizi sabit kıl” diye dua ederlermiş. Onların içinde sevgi en saf, en salt haliyle bulunuyordu ve tarihe geçtiler. Hal böyleyken, kalbinde sürekli kıskançlık, kin, öfke, hased gibi kötü huylar bulunduran insanların, iç huzurları olmadığı gibi, başkalarına da huzur vermezler.

    Benimsediğimiz düşünce kalıplarına dikkat etmeliyiz. Aksi takdirde, kıskanç, fesat, öfkeli bir insan olmaktan kendimizi kurtaramayız. Bu göz göre göre uçuruma yuvarlanmak gibi bir şey olur. Öfke insanın yaradılışında vardır. Bu duyguyu yok etmek mümkün değildir. Yapabileceğimiz en iyi şey, öfkeyi kontrol altına alabilmektir. Hırslı olmak ta aşırıya gidildiğinde zarar verir. Ama optimum uygulandığında, insanı sürekli motive eden bir unsurdur.


    www.tolgacelebi.com
    Bir tür modern polyanna olun çağrısı,Kaderimizin efendisi olabiliriz sanki...Yine unutulan bir şey var gibi Yunus ve Mevlana gibi Allah dostları ömürlerini nefislerini terbiye ederek tasavvuf ve ibadetle geçirmişlerdir.Peygamber Efendimiz günde 70 kez tövbe ediyormuş.Biz ise artık bir yazı okuyarak pozitif düşünüp,evrene pozitif titreşimler gönderip, kıpraştırarak herşeye sahip olabileceğimize,takdir edip,övgüler yağdırarak,herşeye hee diyerek evliya olacağımızı,alttan alıp,zihinsel imajımızı pozitife çevireceğimizi,düşüncenin ve beynin aslında bir kalıp olduğunu,biz nasıl istersek o şekilde dolduracağımızı,ne ısmarladıysak sonuçta bedenen ve ruhen onu yiyeceğimizi okuyup ,bu şekilde hasetten,fesattan kurtulup Yunus ve Mevlana gibi tarihe geçeceğiz...Bir sektör haline gelen kişisel gelişim yeni bir din olma yolunda ilerliyor gibi ve maalesef hedef aldığı İslam dini ve tasavvuf
    Tolga bey paylaşım için teşekkür ederim,her ne kadar kişisel gelişim ve onun türevlerine inanmasam da , bir şeyleri kıyaslamak açısından faydalı bir yazı oldu benim içinEllerinize sağlık...

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Bir tür modern polyanna olun çağrısı,Kaderimizin efendisi olabiliriz sanki...Yine unutulan bir şey var gibi Yunus ve Mevlana gibi Allah dostları ömürlerini nefislerini terbiye ederek tasavvuf ve ibadetle geçirmişlerdir.Peygamber Efendimiz günde 70 kez tövbe ediyormuş.Biz ise artık bir yazı okuyarak pozitif düşünüp,evrene pozitif titreşimler gönderip, kıpraştırarak herşeye sahip olabileceğimize,takdir edip,övgüler yağdırarak,herşeye hee diyerek evliya olacağımızı,alttan alıp,zihinsel imajımızı pozitife çevireceğimizi,düşüncenin ve beynin aslında bir kalıp olduğunu,biz nasıl istersek o şekilde dolduracağımızı,ne ısmarladıysak sonuçta bedenen ve ruhen onu yiyeceğimizi okuyup ,bu şekilde hasetten,fesattan kurtulup Yunus ve Mevlana gibi tarihe geçeceğiz...Bir sektör haline gelen kişisel gelişim yeni bir din olma yolunda ilerliyor gibi ve maalesef hedef aldığı İslam dini ve tasavvuf
    Tolga bey paylaşım için teşekkür ederim,her ne kadar kişisel gelişim ve onun türevlerine inanmasam da , bir şeyleri kıyaslamak açısından faydalı bir yazı oldu benim içinEllerinize sağlık...[/QUOTE]

    Merhabalar, rica ederim. Bana "Polyanna" benzetmesini yapan çok insan var. Kısace neden böyle olduğumu açıklayayım )

    Biliyorsunuz; İslam dininde "Allah'tan ümit kesilmez" diye bir söz vardır. Eğer bir Müslüman herhangi bir konu hakkında Allah'tan ümidini keserse ve "bu işim hiç bir zaman olmayacak" derse, o kişinin imanı gider. Neden mi? Çünkü; Allah'ın herşeyi yapmaya, düzeltmeye gücü yeter. O halde, bizler hiç bir zaman kötü ve olumsuz düşünemeyiz. Çünkü bizler herşeyden büyük, en yüce yaratıcıya kul olmuşuz. Bizler Allah'tan ümidi kesemeyiz, karanlık düşüncelere kapılamayız.

    Yine büyük tasavuuf alimlerinde bir zat "görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler" demiş. Bizler Allah'ın kaderine, razı olmak zorundayız. Ümitsizliğe kapılamayız. Çünkü yüce yaratıcı kullarına zulm etmez, yaptığı her şey güzel ve hoştur. Neden isyan edeceğiz, neden karamsarlığa kapılacağız. Neden "her şey beni bulur lanet olsun" diyeceğiz.

    Yine bizim kültürümüzde; "gün doğmadan neler doğar" diye bir söz vardır. Bu söz bize pozitif düşünmeyi, ümitvar olmayı, sabrederek karanlıktan kurtulmayı öğütler.

    Kur'an da bir çok yerde insanlar düşünmeye sevk ediliyor. Bize hep "ey akıl sahipleri" diye hitap ediliyor. Neden kötü düşüneyim, neden olumsuz düşüneyim, neden karamsar düşüneyim. Neden hayattan ümidimi keseyim? Neden İSLAM gibi bir dinim varken, "Kişisel Gelişim" dinine inanayım.

    Özetle pozitif düşünmek benim için bir yaşam tarzı. Bir tarafta, ümidini yitirmeyen, hedefleri olan, iyi düşünelim, iyi olsun diyen, hep ışıl ışıl bir düşünce tarzına sahip olan insan var. Diğer tarafta, karamsar, hayat isyan eden, kötü düşünen, bunalımdan kurtulamayan insan tipi var.

    Benim anlatmak istediğim şey "DÜŞÜN - YARAT" gibi bir şey değil. Allah koruun, bu saçma bir inanç. Ben güzel düşünlerim, güzel yaşayalım, diyorum.

    Selamlar.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. bilinçaltı ile ilgili program+bilgi
    2005 Konuları bölümünde ecowayt tarafından açılmış
    Yanıt: 21
    Son Mesaj: 26.09.11, 03:01
  2. Şarkılardaki Bilinçaltı Mesajları
    2006 Konuları bölümünde Berzax tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 12.03.06, 14:27

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •