Merhabalar; öncelikle ruhun maddesel olmadığı, bizim yaşadığımız boyutta (alemde) olmadığı ve bizim algılarımızın çok çok ötesinde olduğunu zaten bilim kabul etmiş. Bu; birçok bilim insanı tarafından kabul edilmiş evrensel bir gerçek. Mail adresinizi verirseniz konu ile ilgili makaleleri hemen gönderebilirim, incelersiniz.
Evet; kendimi geliştirmek için uğraşlıyorum, fark etmişsiniz. Teşekkürler. İnanıyorum ki; iki günüm birbiri ile aynı geçerse, zarar edeceğim... Can alıcı laflar söylemek, insanları şaşırtmak, yada şov yapmak gibi bir niyetim yok. Zaten, sizin yazdıklarınız da beni şok etmedi. İnanmamak gibi bir "inanç" seçen insanlardan etrafta bir sürü var. Bir yerde tasarım varsa, tasarımcının olacağı gün gibi ortada. Şu an kullandığım klavye, kendi kendine ortaya çıkamaz. Bir bilinç bunu yaptı ve ben kullanıyorum. 106 tane tuş ve bir sürü elektronik devreyi naylon poşete koyup sallayalım, kendi kendine bir klavyenin ortaya çıkması mümkün değil... Bu konu ile ilgili yaklaşımınızı reddedecek milyonlarca örnek sunabilirim ama forumda paylaşılacak bir şey değil bu. İnançla ilgili paylaşımda bulunmak isterseniz, bir şekilde haberleşelim, uzun uzun konuşur tartışırız.
Cinsellik çok yaşanmalıdır demişsiniz. Güzel, yaşayalım

) Ama bunun da toplumsal ve evrensel bir kuralı, kaidesi var. Yoksa isteyen istediği gibi cinsillik yaşasa, sokaktaki kedilerden bir farkımız kalmaz diye düşünüyorum.
Yazdığınız son paragrafta beni şok etmedi. Yarın bir gün kısmetse bende baba olacağım, baktığım, büyüttüğüm, altını temizlediği, okuttuğum, peşinden koştuğum, uykusuz kaldığım ve emek harcadığım evladım bana düşman olursa, kendi kaybeder. Ne bana, ne başkasına zarar verir. Bu evrende, kimse düşmanlıkla, kinle, öfkeyle yaşayarak mutlu olmaz.
Sonuç olarak, yazımı okuyarak bir yorum yazdığınız ve fikrinizi beyan ettiğiniz için teşekkür ederim. Selamlar...