Nefis, bize verilen toy bir at gibidir. Onsuz olmak, yolda kalmak demektir. Nitekim, meleklerde nefis olmadığı için yerlerinde sayarlar, mertebeleri hep sabittir. Ancak mertebelerinden aşağı da inmezler. Fakat insanoğlu kendisine verilen nefis yüzünden insanlıktan aşağı düşebileceği gibi, yine eğitilmiş nefis sayesinde de melekleri de geçebilmektedir. Burada onemli olan nefsin terbiye edilmesidir.

Her şeyden önce nefis, Yaratıcısını tanımalıdır ki, haddini bilsin. Bu tanıma sürekli olmalıdır. Yaratılış gayesini bilmelidir ki, yanlış yollara sapmasız. nereye gideceğini bilmeli, istikametini karıştırmamalı. Bilerek yanlış yaptığı zaman da cezalandırılmalıdır ki, aklı başına gelsin.

Nefsi eğitmek için tarihte bir çok metod uygulanmıştır. Bu asırda Üstadımız daha çok; acz, fark, şükür ve tefekkür metodunu tavsiye etmektedir.