EL-TURUK'UN YORUMUNA CEVAP
Sayın el-turuk, evrenin yoktan yaratılmış olduğunu kesin delillerle ispat eden yazımın Kuran Mucizesi ile ilgili bölümüne yorum yapmış ve Kuran ayetininde bu gerçeğe 1400 sene evvel işaret etmiş olduğu mucizesini sizde örtme girişimine kalkışmışsınız. Siz arapça bilmiyorsunuz ancak büyük Mucizeyi örtbas etmek için sadece 6 tane Meal'de genişleme olarak çevrilmemesini delil olarak getirmişsiniz. Ama başarısız bir girişim bu, Çünkü çok daha büyük sayıda Uzman bu ayeti genişleme olarak çeviriyor ve bu insanlar çok seçilmiş, eğitimi tam arapçayı tabii ki çok iyi bilen insanlardır. Yoksa siz daha iyimi bildiğinizi iddia ediyorsunuz? Lütfen bu Mealleri okuyunuz:
İmam İskender Ali Mihr : Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.
Adem Uğur : Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.
Ali Bulaç : Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
Bekir Sadak : Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genisleticiyiz.
Diyanet Vakfi : Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.
Fizilal-il Kuran : Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
Gültekin Onan : Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişleticiyiz.
İbni Kesir : Göğü gücümüzle Biz kurduk. Ve muhakkak ki Biz, genişleticiyiz.
Muhammed Esed : Evreni (yaratıcı) güc(ümüz) ile inşa eden Biziz; ve şüphesiz Biziz onu istikrarlı bir şekilde genişleten.
Tefhim-ul Kuran : Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişletici olanlarız.
Ümit Şimşek : Göğü elimizle Biz bina ettik ve Biz genişleticiyiz.
Üstelik bu çevirileri yapmış olan zatların bir bölümüde Evrenin genişlemesinin tespit edilmediği zamanda, eskiden yaşamış zatlardır. (Bunuda biliniz hani.)
وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ
Ves semâe beneynâhâ bi eydin ve innâ le mûsiûn(mûsiûne). (Zariyat Suresi, 47)
Ayette çok açık bir şekilde ve bu büyük mucizeyi örtbas etmeye çalışanlara fırsat vermeyecek şekilde görülüyor ki Evrenin genişlemesine bundan 1400 sene evvel mucizevi bir şekilde işaret edilmiştir. Bu kadar çok ve değerli alimleri inkara kalkamazsınız ve tabii ki insanlarıda aldatamayacaksınız artık.
Ayrıca ayetle ilgili şu bilgileride vermekte fayda vardır elbette;
Ayette geçen "gök" kelimesi Kuran'ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır. Burada da bu anlamda kullanılmıştır. Yani Kuran'da, evrenin genişleyici olduğunu bildirilmiştir. Ayette "Evren, gök" diye çevirilen kelime Arapça "sema" kelimesidir. Bu kelime aynı Türkçe'deki "gök" kelimesi gibi hem Evren'i, hem Dünya'nın tavanını ifade eder. Yeryüzünün üstünün tümü "sema" diye adlandırılır.
Evren'in genişlediğini söyleyen ayetin başında Evren'in kuvvetle yaratıldığı açıklan-maktadır. Bu ayette "kuvvet" diye çevirilen kelime "Eyd" kelimesi olup "yed" kökünden gelir ve "el" anlamına geldiği gibi, Kuran'ın birçok yerinde "kuvvet" anlamında da kullanılır. örneğin aynı kelime 38-Sad Suresi-17. ayette geçer ve "...Davud'u, kuvvet verdiğimiz kulumuzu hatırla..." diye bu ayet tercüme edilir. Ayetin kuvvete dikkat çekmesinin önemli bir noktayı vurgulama ihtimali vardır. Bu "kuvvet" bir atomun çekirdeğine kuvvet veya gücün yığıldığı veya çekirdeğin bu güç ve kuvvetin üzerine inşa edildiği gerçeğine denk gelmektedir. Einstein'ın E=mc2 şeklinde formüle ettiği denklem, tüm Evren'in kuvvet üzerine bina edildiğini göstermektedir (Enerji = Kütle x Işık Hızının karesi). Bu formül belki de fiziğin en önemli formulüdür. Stephen Hawking satış rekorları kıran kitabı "Zamanın Kısa Tarihi"nde matematiksel denklemler kullanmaktan kaçınmış fakat bir tek Einstein'ın bu formulünü kullanmıştır. Bu formülle kütle veya maddenin, enerjinin bir biçimi olduğu, maddenin enerjiye dönüşebilirliği ortaya konmuştur. Böylece madde ile kuvvetin ayrımı yerine, maddenin kuvvet olarak tarifi mümkün olmaktadır. Buradan da Evren'deki maddenin kuvvet ile yaratıldığının söylenmesinin ne kadar önemli fiziksel bir gerçekliğe işaret ettiği anlaşılabilir. Güneş'ten sayısız galaksilere, süpernovalara kadar her şey aslında kuvvetten oluşmuştur.
Büyük Patlamadan sonra bu kadar çok maddenin, yerçekimi kuvvetinin etkisiyle birbirinin üzerine kapanmadan, bu kadar geniş bir alanda, bu kadar büyük bir hızla birbirinden uzaklaşması, Büyük Patlama'da uygulanan kuvvetin olağanüstülüğünü göstermektedir. Bu kuvvet sayesinde Evren genişlemekte ve madde birbirini çekip yeniden kapanmaktan kurtulmaktadır. Bu kuvvet hem çok büyüktür, hem de Yaratıcının üstün bilgisiyle çok ince bir şekilde ayarlanmıştır.