• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
39 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    07-10-2010
    Mesajlar
    113
    Karizma Gücü
    2

    Evrenin yoktan yaratılmış olduğu bugün kesin olarak ispat edilmiştir.

    Evrenin yoktan yaratılmış olduğu bugün kesin olarak ispat edilmiştir. Özet şekilde şu bilgileri aktarıyorum: Evrenin yoktan var edilmiş olduğunu yani yaratıldığını ispat eden delillerden bir kaç tanesi şöyle, lütfen okuyunuz :
    1- Evrenin genişliyor olması
    2- Kozmik fon radyasyonu
    3- Uzaydaki hidrojen ve helyum gazlarının miktarı
    4- Galaksi haritasında big bang yankılanıyor
    Bu maddeleri kısaca açıklamak gerekirse şöyle: 1. delil evrenin genişliyor olması; Amerikalı astronom Edwin Hubble, dev teleskobuyla yaptığı gözlemlerde 1929 yılında evrenin genişlediğini fark etti. Hubble böylece" sonsuz evren " efsanesini yıkacak big bang teorisinin de ilk delilini bulmuş oluyordu. Çünkü bu, şu anlama geliyordu; evren genişlediğine göre, zamanda geriye doğru gidildiğinde çok daha küçük bir evren, daha da geriye gittiğimizde "tek bir nokta" ortaya çıkıyordu. Yapılan hesaplamalar, evrenin tüm maddesini içinde barındıran bu "tek nokta"nın, korkunç çekim gücü nedeniyle "sıfır hacme" sahip olacağını gösterdi. Evren, sıfır hacme sahip bu noktanın patlamasıyla ortaya çıkmıştı. Bu patlamaya "Big Bang" (Büyük Patlama) dendi ve bu teori de aynı isimle bilindi.
    Big Bang'in gösterdiği önemli bir gerçek vardı; sıfır hacim "yokluk" anlamına geldiğine göre, evren "yok" iken "var" hale gelmişti. Bu ise, evrenin bir başlangıcı olduğu anlamına geliyor ve böylece materyalizmin "evren sonsuzdan beri vardır" varsayımını geçersiz kılıyordu.
    2. delil kozmik fon radyasyonu: Belçikalı astronom Lemaitre, evrenin bir başlangıcı olduğunu ve bu başlangıçtan itibaren sürekli genişlediğini öngördü. Ayrıca, bu başlangıç anından arta kalan radyasyonun da saptanabileceğini belirtti.1948 yılında george gamov, georges lemaitre'in hesaplamalarını geliştirdi ve Big Bang'e bağlı olarak yeni bir tez ortaya sürdü. Buna göre evrenin büyük patlama ile oluşması durumunda, evrende bu patlamadan arta kalan belirli oranda bir radyasyonun olması gerekiyordu. Üstelik bu radyasyon evrenin her yanında eşit olmalıydı.
    "Olması gereken" bu kanıt çok geçmeden bulundu. 1965 yılında Arno Penzias ve Robert Wilson adlı iki araştırmacı bu dalgaları bir rastlantı sonucunda keşfettiler. " Kozmik fon radyasyonu " adı verilen bu radyasyon uzayın belli bir tarafından gelen radyasyondan farklıydı. Olağanüstü bir eşyönlülük sergiliyordu. Başka bir ifade ile yerel kökenli değildi, yani belirli bir kaynağı yoktu, evrenin tümüne dağılmış bir radyasyondu. böylece uzun süredir evrenin her yerinden eşit ölçüde alınan ısı dalgasının, Big Bang'in ilk dönemlerinden kalma olduğu ortaya çıktı. Üstelik bu rakam bilimadamlarının önceden öngördükleri rakama çok yakındı. Penzias ve Wilson, Big Bang'in bu ispatını deneysel olarak ilk gösteren kişiler oldukları için Nobel Ödülü kazandılar.
    1989 yılına gelindiğinde ise, George Smoot ve onun nasa ekibi, Kozmik Geriplan Işıma Kaşifi Uydusu'nu (COBE) uzaya gönderdiler. Bu gelişmiş uyduya yerleştirilen hassas tarayıcıların, Penzias ve Wilson'ın ölçümlerini doğrulaması yalnızca sekiz dakika sürdü. Sonuçlar, tarayıcıların kesinlikle evrenin başlangıcındaki büyük patlamanın sıcak, yoğun konumunun kalıntılarını gösterdiğini kanıtladı. Çoğu bilimadamı COBE'nin başarısını Big Bang'in olağanüstü bir şekilde onaylanması olarak yorumladı.
    3. delil uzaydaki hidrojen ve helyum gazlarının miktarı: günümüzde yapılan ölçümlerde anlaşıldı ki, evrendeki hidrojen-helyum gazlarının oranı, Big Bang'den arta kalan hidrojen-helyum oranının teorik hesaplanmasıyla uyuşuyordu. Eğer evren, bir başlangıcı olmadan, sonsuzdan geliyor olsaydı, evrendeki hidrojen tamamen yanarak helyuma dönüşmüş olurdu ve Güneş ve bütün yıldızlarda çoktan sönmüş olurdu, ne zaman , tabi ki sonsuz zaman önce, evrende hiç bir enerjide kalmazdı. Bu bilimsel gerçekte kesin olarak gösteriyor ki evren sonsuzdan beri gelmiyor, belli bir zaman önce Yaratıcı tarafından yok iken var edilmiştir, yaratılmıştır. Zamanda, mekanda Yaratıcı'nın var etmesiyle olmuştur, yani Big Bang'den önce zamanda yoktu mekanda. Bu gerçeği ünlü Amerikalı astrofizikçi Hugh Ross şöyle açıklar: " Zaman, olayların meydana geldiği boyuttur. Eğer madde, patlamayla birlikte ortaya çıkmışsa, o zaman evreni meydana getiren nedenin evrendeki zaman ve mekandan tamamen bağımsız olması gerekir. Bu bize Yaratıcı'nın evrendeki tüm boyutların üzerinde olduğunu gösterir. Aynı zamanda Yaratıcı'nın bazılarının savunduğu gibi evrenin kendisi olmadığını ve evreni kapladığını, sadece evrenin içindeki bir güç olmadığını kanıtlar." kaynak: (Hugh Ross, The Creator and the Cosmos: How Greatest Scientific Discoveries of The Century Reveal God, Colorado: NavPress, revised edition, 1995, s. 76)
    Fred Hoyle ile birlikte uzun yıllar sabit durum teorisini savunan Dennis Sciama, ardı ardına gelen ve Big Bang'i ispatlayan tüm bu deliller karşısında içine düştükleri durumu şöyle anlatır: " Sabit durum teorisini savunanlarla onu test eden ve bence onu çürütmeyi uman gözlemciler arasında, bir dönem çok sert çekişme vardı. Bu dönem içinde ben de bir rol üstlenmiştim. Çünkü gerçekliğine inandığım için değil, gerçek olmasını istediğim için 'sabit durum' teorisini savunuyordum. Teorinin geçersizliğini savunan kanıtlar ortaya çıkmaya başladıkça Fred Hoyle bu kanıtları karşılamada lider rol üstlenmişti. Ben de yanında yer almış, bu düşmanca kanıtlara nasıl cevap verilebileceği konusunda fikir yürütüyordum. Ama kanıtlar biriktikçe artık oyunun bittiği ve sabit durum teorisinin bir kenara bırakılması gerçeği ortaya çıkıyordu. kaynak: (Stephen Hawking, evreni kucaklayan karınca, alkım kitapçılık ve yayıncılık, 1993, s. 62-63)
    Önceleri ateist olan daha sonra yaratılışı kabul eden tanınmış felsefecilerden Anthony Flew, geçmişte bu konuda şunları söylemiştir: " İtiraflarda bulunmanın insan ruhuna iyi geldiğini söylerler. Ben de bir itirafta bulunacağım: Big Bang modeli, bir ateist açısından oldukça sıkıntı vericidir. Çünkü bilim, Dini kaynaklar tarafından savunulan bir iddiayı ispat etmiştir: Evrenin bir başlangıcı olduğu iddiasını. " kaynak: (Henry Margenau, Roy Abraham vargesse. Cosmos, bios, theos. la salle ıl: Open court publishing, 1992, s. 241)
    - Kuran Mucizesi - Kuran'daki İşaretleri: Günümüzde yeni anlaşılmış olan Big Bang teorisi, zamanımızdan tam 14 asır önce insanların evrenle ilgili bilgilerinin son derece kısıtlı olduğu zamanlarda Kuran'da yüce Allah tarafından bildirilmiştir. Elbette bu çok büyük bir mucizedir. Öncelikle evrenin "yok" iken "var" hale geldiği, Kuran'da şöyle haber verilir: " O (Allah) gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır." (Enam Suresi, 101)
    Kuran'da bildirilen bir başka gerçek de, aynı Big Bang teorisinin ortaya koyduğu gibi, tüm evrenin, çok küçük bir hacimde bir arada iken ayrılıp genişlemesiyle ortaya çıkmış olduğudur:
    " O inkar edenler görmüyorlar mı ki (başlangıçta) göklerle yer birbiriyle bitişikken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?" (Enbiya Suresi, 30)
    Kuran'da bildirilen bir başka gerçek ise, bilim tarafından ancak 1920'lerin sonunda fark edilen evrenin genişlemesi gerçeğidir. Hubble'ın, yıldızların ışık tayflarının kızıla kaymasını fark etmesiyle ilk kez ortaya çıkan bu gerçek, Kuran'da şöyle bildirilir: " Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz. " (Zariyat Suresi, 47)
    Kısacası modern bilimin bulguları bir yandan materyalist dogmayı geçersiz kılarken, öte yandan da Kuran ayetleri ile haber verilen gerçekleri bir kez daha ortaya koymaktadır. Çünkü evren materyalistlerin sandığının aksine, maddenin içindeki birtakım tesadüfler ile değil, Allah'ın yaratmasıyla var olmuştur ve Allah'tan gelen bilgi, kuşkusuz evrenin kökeni hakkındaki en doğru bilgidir.
    Lütfen Big Bang'le ilgili bu kısa videolarıda izleyiniz: 1.FİLM 2.FİLM 3.FİLM
    Bu siteyide inceleyiniz: http://bilim-yaratan.blogspot.com/

  2. #2
    dostoyevski___77 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2010
    Mesajlar
    111
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    kuranda 6 gün der bunuda bilmekte fayda var, buda ayrı bi mucizedir! evenin yaratıcı tarafından küçücük bir noktadan meydana getirilebildiğine akıl erdirebilen insanlar nedense evrim teorisini bi türlü hazmedemez, halbuki modern bilimin dini yoktur, taraf değildir, galaksiler bir noktadan meydana gelebiliyorsa, insanda bir noktadan meydana gelebilir diyebilmeniz gerekir, yaratıcı bunu hesaplayabilecek kudrette değilmidir, evrenin geçirdiği evrimi kurana delil sayan zihniyet yakında kuranıda insan evrimine uyarlayacaktır. yaratıcının evreni yoktan var etmesi kurana delil değil, yaratıcının varlığına delildir sadece, ayrıca evrenimizin dışında aynı bizim evrenimiz gibi yada daha farklı evrenler varmıdır yokmudur bunu asla bilemeyeceğimizde ortadadır, o halde evrenimizin bir başlangıç noktası olduğu doğru olsada bu başlangıcın yokluktan geldiğini kesin olarak öne sürmek mümkün değildir, kim bilebilirki evrenimiz belkide bambaşka bir evrende kum tanesi gibidir, belki sabun köpüğü gibi bi evrenin içinde yaşamaktayız, öyle bir sabun köpüğüki defalarca yok olup tekrar var olan.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Aaron Yahia'dan seçmeler dinlediniz.

  4. #4
    pandapanda adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-04-2007
    Mesajlar
    1,265
    Karizma Gücü
    6
    Forumun muhalefet etme uzmanı üyeleri zıplar bu konuya

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Muhalefet etmeyenler ne oluyor?

  6. #6
    pandapanda adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-04-2007
    Mesajlar
    1,265
    Karizma Gücü
    6
    Genel izleyici oLuyoruz..


  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı pandapanda tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Genel izleyici oLuyoruz..

    He elde kumanda,obezite sınırında yaşayanlar.Anladım

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    07-03-2008
    Mesajlar
    6,249
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Bilimsel yönüne değilde şu ayetler meselesine değinmek istiyorum.Bu forumda yüz sefer açıkladık yaa ,zariyat suresinin 47 ayetindeki mûsiûne kelimesinin anlamının genişletmek olduğunun yalan olduğunu.Aslında bu kelimenin anlamının bilinmediğini ,sadece uydurulduğunu defalarca söyledik.Hala arkadaşlar kafalarına göre ayet yazmaya devam ediyorlar.

    Şimdi bakalım zariyat 47 ayeti ne söylüyormuş..

    وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

    Ves semâe beneynâhâ bi eydin ve innâ le mûsiûn(mûsiûne).

    1. ve es semâe : ve sema, gökyüzü
    2. beneynâ-hâ : onu biz bina ettik
    3. bi eydin : bir kudretle, büyük bir kuvvetle
    4. ve innâ : ve muhakkak ki biz
    5. le : elbette
    6. mûsiûne : genişletici olan ( YALAN,UYDURMA)

    Bu kureyş arapçası ile nakledilmiş ayet için bakalım otoriteler neler söylemiş?

    Diyanet İşleri : Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.

    Abdulbaki Gölpınarlı : Ve biz, gökleri kurduk kudretle, onlardan daha üstününü, daha büyüğünü kurmaya da gücümüz yeter.

    Ali Fikri Yavuz : (Bir de semaya bakın), biz onu kuvvetle bina ettik. Muhakkak ki biz, büyük kudrete sahibiz.

    Elmalılı Hamdi Yazır : Bir de Semaya bakın biz onu kuvvetle bina ettik ve şübhe yok ki biz çok vüs'a malikiz

    Hasan Basri Çantay : Biz göğü kuvvetle bina etdik. Çünkü biz muhakkak ve mutlak bir (vüs'at ve) kudrete mâlikizdir.

    Şaban Piriş : Göğü ellerimizle bina ettik. Çünkü biz, çok güçlüyüz.



    Şimdi bu yukarıdaki meallerde genişletmek manası varmı acaba??

    Ama her gün ortaya çıkan icatlara,din kitaplarını boşa çıkaran bilimsel buluşlara göre altta kalmama psikolojisi ile sahte kuran yazma hevesiyle bakalım başkalarıda nasıl kurana monte yapmaya başlamışlar..



    Ahmed Hulusi : Semâya (Evren'e ve de beyin kapasitesine) gelince, onu elimizle bina ettik ve muhakkak ki biz genişleticileriz (boyutsal oluşumlarla - varlıklarla - idrakını genişletmek suretiyle, beyindeki kullanılır alanın genişlemesiyle)!

    Süleyman Ateş : Göğü sağlam yaptık, biz genişleticiyiz (kudretimiz geniştir, göğü öyle genişleten biziz).

    Yaşar Nuri Öztürk : Göğe gelince, onu biz ellerimizle kurduk. Hiç kuşkusuz, biz, genişleticileriz.

    Görülüyor değilmi, her gün televizyon ekranlarından ayrılmayan, ekmeklerini bu yolla kazanan Süleyman Ateş gibi,Yaşar Nuri gibileri ayeti nasıl çarpıtmış.Bigbang teorisine göre araya genişletmek kelimesini çak gitsin ,nasıl olsa 1400 yıldır kimse mûsiûne kelimesinin ne olduğunu çözememiş.

    Enbia 30' dada ne söylüyor bunada geleceğim ,şimdilik şu yukarıdaki ayeti önce konuşalım.

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    04-08-2008
    Mesajlar
    8,291
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Ahmed Hulusi : Semâya (Evren'e ve de beyin kapasitesine) gelince, onu elimizle bina ettik ve muhakkak ki biz genişleticileriz (boyutsal oluşumlarla - varlıklarla - idrakını genişletmek suretiyle, beyindeki kullanılır alanın genişlemesiyle)!

    Yani ''format atarız'' veya ''Restart yaparız'' olarakta çevirebiliriz bu durumda

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    07-10-2010
    Mesajlar
    113
    Karizma Gücü
    2

    El-turuk'un yorumuna cevap

    EL-TURUK'UN YORUMUNA CEVAP

    Sayın el-turuk, evrenin yoktan yaratılmış olduğunu kesin delillerle ispat eden yazımın Kuran Mucizesi ile ilgili bölümüne yorum yapmış ve Kuran ayetininde bu gerçeğe 1400 sene evvel işaret etmiş olduğu mucizesini sizde örtme girişimine kalkışmışsınız. Siz arapça bilmiyorsunuz ancak büyük Mucizeyi örtbas etmek için sadece 6 tane Meal'de genişleme olarak çevrilmemesini delil olarak getirmişsiniz. Ama başarısız bir girişim bu, Çünkü çok daha büyük sayıda Uzman bu ayeti genişleme olarak çeviriyor ve bu insanlar çok seçilmiş, eğitimi tam arapçayı tabii ki çok iyi bilen insanlardır. Yoksa siz daha iyimi bildiğinizi iddia ediyorsunuz? Lütfen bu Mealleri okuyunuz:


    İmam İskender Ali Mihr : Ve sema; Biz onu büyük bir kudret ile bina ettik. Ve muhakkak ki (onu) genişletici olan elbette Biziz.
    Adem Uğur : Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.
    Ali Bulaç : Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz Biz, (onu) genişleticiyiz.
    Bekir Sadak : Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genisleticiyiz.
    Diyanet Vakfi : Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleticiyiz.
    Fizilal-il Kuran : Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
    Gültekin Onan : Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişleticiyiz.
    İbni Kesir : Göğü gücümüzle Biz kurduk. Ve muhakkak ki Biz, genişleticiyiz.
    Muhammed Esed : Evreni (yaratıcı) güc(ümüz) ile inşa eden Biziz; ve şüphesiz Biziz onu istikrarlı bir şekilde genişleten.
    Tefhim-ul Kuran : Biz göğü 'büyük bir kudretle' bina ettik ve şüphesiz biz, (onu) genişletici olanlarız.
    Ümit Şimşek : Göğü elimizle Biz bina ettik ve Biz genişleticiyiz.
    Üstelik bu çevirileri yapmış olan zatların bir bölümüde Evrenin genişlemesinin tespit edilmediği zamanda, eskiden yaşamış zatlardır. (Bunuda biliniz hani.)



    وَالسَّمَاء بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ

    Ves semâe beneynâhâ bi eydin ve innâ le mûsiûn(mûsiûne). (Zariyat Suresi, 47)

    Ayette çok açık bir şekilde ve bu büyük mucizeyi örtbas etmeye çalışanlara fırsat vermeyecek şekilde görülüyor ki Evrenin genişlemesine bundan 1400 sene evvel mucizevi bir şekilde işaret edilmiştir. Bu kadar çok ve değerli alimleri inkara kalkamazsınız ve tabii ki insanlarıda aldatamayacaksınız artık.

    Ayrıca ayetle ilgili şu bilgileride vermekte fayda vardır elbette;
    Ayette geçen "gök" kelimesi Kuran'ın pek çok yerinde uzay ve evren anlamında kullanılır. Burada da bu anlamda kullanılmıştır. Yani Kuran'da, evrenin genişleyici olduğunu bildirilmiştir. Ayette "Evren, gök" diye çevirilen kelime Arapça "sema" kelimesidir. Bu kelime aynı Türkçe'deki "gök" kelimesi gibi hem Evren'i, hem Dünya'nın tavanını ifade eder. Yeryüzünün üstünün tümü "sema" diye adlandırılır.
    Evren'in genişlediğini söyleyen ayetin başında Evren'in kuvvetle yaratıldığı açıklan-maktadır. Bu ayette "kuvvet" diye çevirilen kelime "Eyd" kelimesi olup "yed" kökünden gelir ve "el" anlamına geldiği gibi, Kuran'ın birçok yerinde "kuvvet" anlamında da kullanılır. örneğin aynı kelime 38-Sad Suresi-17. ayette geçer ve "...Davud'u, kuvvet verdiğimiz kulumuzu hatırla..." diye bu ayet tercüme edilir. Ayetin kuvvete dikkat çekmesinin önemli bir noktayı vurgulama ihtimali vardır. Bu "kuvvet" bir atomun çekirdeğine kuvvet veya gücün yığıldığı veya çekirdeğin bu güç ve kuvvetin üzerine inşa edildiği gerçeğine denk gelmektedir. Einstein'ın E=mc2 şeklinde formüle ettiği denklem, tüm Evren'in kuvvet üzerine bina edildiğini göstermektedir (Enerji = Kütle x Işık Hızının karesi). Bu formül belki de fiziğin en önemli formulüdür. Stephen Hawking satış rekorları kıran kitabı "Zamanın Kısa Tarihi"nde matematiksel denklemler kullanmaktan kaçınmış fakat bir tek Einstein'ın bu formulünü kullanmıştır. Bu formülle kütle veya maddenin, enerjinin bir biçimi olduğu, maddenin enerjiye dönüşebilirliği ortaya konmuştur. Böylece madde ile kuvvetin ayrımı yerine, maddenin kuvvet olarak tarifi mümkün olmaktadır. Buradan da Evren'deki maddenin kuvvet ile yaratıldığının söylenmesinin ne kadar önemli fiziksel bir gerçekliğe işaret ettiği anlaşılabilir. Güneş'ten sayısız galaksilere, süpernovalara kadar her şey aslında kuvvetten oluşmuştur.
    Büyük Patlamadan sonra bu kadar çok maddenin, yerçekimi kuvvetinin etkisiyle birbirinin üzerine kapanmadan, bu kadar geniş bir alanda, bu kadar büyük bir hızla birbirinden uzaklaşması, Büyük Patlama'da uygulanan kuvvetin olağanüstülüğünü göstermektedir. Bu kuvvet sayesinde Evren genişlemekte ve madde birbirini çekip yeniden kapanmaktan kurtulmaktadır. Bu kuvvet hem çok büyüktür, hem de Yaratıcının üstün bilgisiyle çok ince bir şekilde ayarlanmıştır.
    Bu mesaj en son " 09.10.10 " tarihinde saat 16:28 itibariyle Barış Serkan tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •