• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    hayatı olan her şeyi sudan yaptık

    ENBİYA
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

    NUR
    45 – Allah her canlıyı sudan yarattı: Kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür.Allah dilediğini yaratır. Çünkü Allah her şeye kadirdir.

    bAZILARIN DEMEYE ÇALIŞTIGI GİBİ EKSİK SIFATI YOKTUR. YASİN SÜRESİ 79 ncu ayette OLDUGU GİBİ YARATMANIN HER TÜRLÜSÜNÜ BİLİR. 79 – De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltir, hem O, yaratmanın her türlüsünü bilir.”

    İlk hücre'nin yapısı
    ........................................................
    ........................................................
    Özetleyelim.
    Çoğalmayı sağlayan en önemli unsur, moleküllerin DNA,RNA,protein filan olması değil, kesecik şeklinde yapılanmadır. Bu o kadar basit bir olay ki, gözden kaçıyor.
    Çoğalabilmek için, önce sınırlı olmak lazım. Sınırlı olmayan bir şey çoğalamaz. Doğal ortamda ise sınırlılığı sağlayan molekül yapıları zarlardır. Hücrelerin zarları.

    Şimdi en basit, çoğalabilen keseciklerin nasıl oluşabileceğine bakalım.

    Dünyada yaşam suda oluşmuş.
    .............................................
    .............................................
    TAMAMINI OKUMAK İÇİN KAYNAK: http://evrimgercegi.blogcu.com/Ilk+H...+Ortaya+_ikti_
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Ramazan evrende hersey once atesle basladi..
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  3. #3
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    O nedenle ilk şeytan meydana geldi...... O da ne diyor beni azdırmana karşılık diyor. Demmekki azmak için oda az merhallerden geçmemiş.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    09-07-2009
    Mesajlar
    1,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Ee hani hayati olan hersey sudan yaratilmisti, seytan ates nerden cikti simdi...
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ


    Bir insanı zorla susturmak ona bahşedebileceğiniz en büyük onurdur. Onun size karşı olan mükemmelliğini kabul ettiğiniz anlamına gelir. - Joseph Sobran

    Bir kimsenin dusuncesini aciklayamamasi koleliktir. -Euripides

  5. #5
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Cinlerdende şeytan çıkıyor insanlardan da o nedenle cin bizlerden önce yaratıldıgı için, birde bana göre su akışkandır. Burdaki anlam akışkan olarakta ele alınabilir. Yani bütün akışkanlar su gibi yer degiştirenler kast ediliyor sanırım.

    Düşünsene hava olsun su olasun ateş olsun bu maddelerin veya enerjilerin içinde madde veya enerjiler degişkendir devamlı yer degiştirir sayısız olasılık meydana getirir ve sayısız beraberlik saglarlar. Bir katı maddenin içine hiç bir şey giremez ve olasılıkta oluşturamaz. O nedenle hayatı olan herşeyi sudan yarattık diyor. Hem sadece bunu demiyorki, kuru çamu balçık birçok şey daha söylüyor. Bunların hepsini bireştirip yaratılışın nasıl olabilecegini düşüneceksin.

    Mücizevi olaylar zaten istisna, onlarda amaç farklı....... Yaratılışı istisnai olaylara göre degerlendiremeyiz degerlendirecek olursak her zaman bu olayları gösterebilmiş olmamız gerekir veya bunu idia edenlerin göstermesi gerekir.

    İleride incelendiğinde bana göre ucan canlıların havada meydana geldiği görülecektir. Bazı canlıların havanın özgül kütlesi ile aynı oldukları görülür. Bizim ögül kütlemizde suyla aynıdır. %99 aynıdır. herhalde %1 lik kısmı karada evrimleşmemiz nedeni ile farklılık göstermiştir. diye düşünüyorum. O nedenle insanın yaratılmaya başlamasından itibaren çok zaman geçmiştir. Kuran buna ayet ilede işaret etmiştir.

    İNSAN
    1 – Dehrin akışı içinde öyle zaman geçti ki, o dönemde, insanın adı bile anılmazdı.2 – Biz insanı katışık bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz; bu sebeple de kendisini işiten ve gören bir varlık yaptık. [67,2; 18,7]
    3 – Ona yolu da gösterdik: artık ister şükreder, ister nankör ve kâfir olur.
    Bu mesaj en son " 13.10.10 " tarihinde saat 11:33 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Allah razi olsun kardesim.
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  7. #7
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Allah senden de razı olsun.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Din bolumunu Allah'in izniyle gercekten din bolumu yapacagiz insaallah daha fazla konular acmani rica edecegim senden.Daha fazla konular acalim ki dinsizler cahilleri kandiramasinlar.
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Daha fazla konu tekrardan başka birşey degildir. Girenlerde konular arasında kaybolur istediklerini bulamazlar. O nedenle ben konu açmak istemiyorum.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Evrimin bilimsel dayanağı yok mudur?
    Yazı Boyutu< Önceki HaberSonraki Haber >Yazdır

    Arkadaşına Gönder

    Yorum Yaz

    Arşive Ekle


    Haberi Paylaş
    Facebook

    Mixx

    Delicious

    Stumble Upon

    Twitter

    Friend Feed
    Google

    Digg

    Yahoo

    Reddit

    myspace
    Tartışı-Yorum Haberleri Tümü30/03/2009 15:42

    Son günlerde yaşanan kör karmaşada doğal olarak insanların kafasını meşgul eden bir soru oluşuyor: Evrim, bilimsel dayanakları sağlam olmayan ve tartışmalı bir teori midir

    MURAT ÇOKAKLI (Arşivi)




    Darwin’in doğumunun 200, ünlü eseri “Türlerin Kökeni Üzerine”nin yayınlanışının da 150. yılında, TÜBİTAK’ta yaşanan sansür iddiaları nedeniyle evrim teorisi ülkemizin gündemine oturmuş durumda. %99’u Müslüman olan ve dini eğilimlerin siyaset sahnesinde başrolde olduğu bir ülkede evrimle ilgili yaşanan tartışmalar bu konuyla ilgili yanlış algılamaların da oluşmasına zemin hazırlıyor. Bir taraftan evrimi sadece “insanın maymundan türediği” şeklinde kabullenerek bunun İslam dinine aykırı bir teori olduğunu savunanlar, diğer tarafta ise evrimin ne olduğunu ve ne olmadığını açıklayamadan savunanlar ve bu nedenle de dinsiz ilan edilenler. Bu kör karmaşada doğal olarak insanların kafasını meşgul eden bir soru oluşuyor: Evrim, bilimsel dayanakları sağlam olmayan ve tartışmalı bir teori midir?
    Bu sorunun cevabına geçmeden önce, “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağı” için, evrimle ilgili su götürmez bilimsel gerçeklere kısaca bakalım.
    Evrim teorisiyle ilgili en yanlış kanı, bu teorinin “insanın maymundan türediğini” iddia eden ve hiçbir bilimsel veri ile doğrulanamamış bir teori olduğudur. Evrim teorisi insanın maymundan türediğini değil, insan ve maymunun “ortak bir atadan” köken aldığını ileri sürer. Her ne kadar bu iki söylem aynı anlama geliyormuş gibi görünse de, esasında çok ciddi farklar barındırır. “Ortak ata” kavramı bugünün yaşam bilimlerinde (biyoloji, tıp, vb.) merkezi bir yere sahip olduğu gibi sağlıkla ilgili teknolojilere de yön veren ve temel oluşturan bir olgudur. Dünya üzerindeki bütün canlı türleri genetik, fizyolojik, morfolojik özelliklerine göre bir “soy ağacı” içinde sınıflandırılırlar. Canlılığın temel molekülü olan DNA’nın kodları ise, bu sınıflandırmada en önemli yeri oluşturur. Bakteri, virüs gibi küçük organizmalardan insana kadar birçok canlı türünün DNA dizilimi açıklığa kavuşturulmuştur ve bu veriler türlerin birbirine yakınlık-uzaklık derecelerini belirleyerek canlılar aleminin soy ağacının çıkarılmasına yardımcı olmuştur. Örneğin bir genin DNA diziliminin benzerlikleri dikkate alınarak farklı virüs türlerinin ortak ataları olan virüsler belirlenebilmektedir. Daha anlaşılır olması için gribe neden olan virüsleri örnek alalım. Her yıl farklı grip aşılarını yaptırmak zorunda oluşumuzun nedeni, bu virüslerin genetik yapılarında sürekli olan değişimlerin neticesinde farklı grip virüsü soylarının oluşmasıdır. Bu virüslerin genetik yapıları incelenerek hangi virüs soyundan oluştukları kolayca saptanabilmektedir. Ayrıca her yıl grip aşısını değiştirmemizin nedeni de, güçsüz olanın (aşı geliştirilen virüs soyları) elenmesi, güçlü olanın (aşısı olmayan soylar) ise hayatta kalarak ortama hakim olacak derecede çoğalmasıdır. Bu durum evrimsel biyolojide “doğal seçilim” olarak tanımlanır.
    Görüldüğü gibi her yıl birçok kişinin hayatının kurtulmasına neden olan grip aşılarının geliştirilmesi gibi pek çok olayda evrimin prensipleri bize yol göstermektedir. Yine benzer bir örnek vermek gerekirse, enfeksiyonlara karşı kullandığımız antibiyotikler de mikropların bazı türlerinin ölmesine neden olduğu gibi, bazı türlerinin de (antibiyotiğe dirençli) çoğalarak ortama hakim olmasına yol açar. Yani doğal seçilim iş başındadır. Doğal seçilimle ilgili en yanlış kanı, antibiyotik örneğinde olduğu gibi bazı mikropların bilinçli bir şekilde direnç kazanma yoluna gittiğidir. Aslında mikroplar böyle bir bilinçten yoksudur ve direnç gelişimindeki tek neden mikroplarda (aynı zamanda insanda da) DNA yapısının doğal nedenlerle kendiliğinden ve rastgele değişmesidir. Bu değişiklikler sonucunda öyle bir gen yapısı oluşur ki, antibiyotiğin etkisini göstermesini engeller. Bu değişimi içeren grup antibiyotikten etkilenmeyeceği için rahatça çoğalabilir, siz bu antibiyotiği gereksiz ve fazladan kullandığınızda da çoğalarak yine hasta olmanıza neden olur. Ve artık o antibiyotik kullanılsa da bir işe yaramaz. İşte evrim sürecinde bu şekilde kendiliğinden ve tamamen rastgele oluşan küçük değişimlerin, milyonlarca yıllık birikimleriyle tamamen farklı türler oluşabilir.
    Sonuç olarak her gün kullandığımız ilaç örneklerinde de olduğu gibi evrim hem günümüzün temel bilimlerinin hem de teknolojik uygulamalarının merkezinde yer alır. Sosyoloji, antropoloji gibi birçok farklı bilim dalında da evrimin prensipleri olan doğal seçilim (natural selection) ve güçlü olanın hayatta kalması (struggle for existence) ilkeleri bilimsel olarak kabul edilmiştir ve uygulamadadır. Fizikte “görelilik teorisi” ne anlama geliyorsa, yaşam bilimlerinde evrimin anlamı da en az o kadar önemlidir. Bu cümlelerden evrimin biyolojide mutlak doğru bir kavram olduğu anlamı çıkarılmamalıdır. Çünkü bugünün bilimsel bilgi düzeyinde doğru kabul edilen bir kavram önümüzdeki yüzyıllarda yerini başka bir kavrama bırakabilir. Tıpkı “Newton mekaniği” ve “kuantum mekaniği” örneklerinde olduğu gibi. Ancak kuantum mekaniğinin prensiplerinin tanımlanması, Newton mekaniğini tamamen ortadan kaldırmaz ve makro düzeyde hala Newton mekaniğinin ilkeleri geçerlidir. ODTÜ’lü öğrencilerin TÜBİTAK önünde yaptığı eylemde de söyledikleri gibi sadece 2008 yılı içerisinde evrimle ilgili binlerce bilimsel makale yayınlanmıştır. 1 Science, 1 Nature gibi önemli bilimsel araştırmaların yayınlandığı dünyanın en iyi bilim dergileri bile Darwin yılı nedeniyle onlarca makale yayınlamış, kapaklarını da bu konuya ayırmıştır. Uzun yıllardır ülkemizde önemli bir yer edinmiş olan popüler bilim dergisi “Bilim ve Teknik”te Darwin’in sansürlendiği iddiaları ise kuşkusuz ki tüm bilim camiasını büyük bir üzüntü ve endişeye düşürmüştür. TÜBİTAK gibi bir kurumun sorgulaması gereken şey “Darwin’in ve evrim teorisinin kapak olup olmayacağı” değil, 1 Science, 1 Nature gibi dünyanın en iyi bilimsel dergilerinde niçin Türkiye kaynaklı tek bir yayının yapılamadığı olmalıdır.
    Yukarıda aktarmaya çalıştığımız gibi evrimin birçok prensibi kuşku götürmez biçimde bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Ancak insan-maymun karmaşasında olduğu gibi ya da farklı canlı türlerinin birbirlerinden köken aldıkları konusundaki fosil bulguların yetersizliği gibi konularda ise bilimsel olarak tartışmalı alanlar mevcuttur. Evet, birçok geçiş türüne ait fosil örnekler bulunamamıştır, ayrıca bir canlı türünden tamamen farklı bir canlı türünün oluşumu da laboratuar ortamında yapılan deneylerle ispat edilememiştir; ancak mikrop ve virüs örneklerinde verdiğimiz gibi, evrimin birçok sürecinin işleyişi çok iyi bilinmektedir ve bugünün bilimsel bilgi düzeyinde su götürmez bir gerçektir.
    En baştaki sorumuza dönecek olursak evrim kesinlikle ama kesinlikle bilimsel dayanakları sağlam olmayan ve tamamen tartışmalı bir teori değildir. Evrimi inkar etmek bugünkü yaşam bilimlerinin tamamını yok saymakla eşdeğer bir gaflettir. Evrimi dinsizlik olarak görmek ise cehaletin en büyüğü ve insafsızlıktır.


    http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=83
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •