• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0

    Aleviler üniversiteye böyle mi girecek

    http://www.odatv.com/n.php?n=alevile...cek-1210101200
    Alevi araştırmaları ile tanınan Murtaza Demir, üniversitelere türbanla girilmesine olanak veren düzenleme hakkında bir yazı kaleme aldı. İşte Demir'in o yazısı:

    Onbeş-yirmi yıl öncesine bakıyorum; türbanın adı bile yoktur. Bu baş bağlama tarzı, Türk toplumunun ve ülkenin kurucu iradesinin çağdaş Türkiye hedefini saptırmak, kardeş kavgalarıyla yormak, güçsüz kılmak ve Ortadoğu çukurunda boğmak üzere, emperyal çevrelerce tasarlandı. Önce ABD yetkililerinin “bizim çocuklar” dediği, gerçekten de onların taşeronluğunu yapan 12 Eylül Cuntası satın alındı. Sonra cuntanın güdümünde öğretim birliği bozuldu, başta imam okulları olmak üzere eğitim kurumlarında “türban inancımızın gereğidir” diyen bir kuşak yetiştirildi ve en son olarak da bu deli gömleği topluma dayatıldı.

    Oyunun figüranları bu savı tahkim etmek ve biraz da evrensel boyut katmak adına, türbanla, onun karşıtı olan “özgürlük” kavramını yan yana getirerek; “burası özgür bir ülkeyse, bizim de istediğimiz gibi giyinme özgürlüğümüz olmalıdır, bu bir insan hakkıdır” demeye başladılar. Son zamanlarda arada bir İslami referanslara vurgu yapsalar da, ondan çok “özgürlük” savına tutunuyorlar. İslam’ı kullandıkları ve toplumu “Allah’la aldattıkları” yetmezmiş gibi evrensel kavramları kullanmakta, yozlaştırmakta ve tersyüz edip içini boşaltmakta hiçbir sınır tanımıyorlar.

    TÜRBANLI YARGICA, VALİYE, KAYMAKAMA, MEMURA ASLA GÜVENEMEM!

    Türk toplum yaşamında-geleneğinde, kültüründe, tarihinde bu ithal ve uyduruk örtünme biçiminin yeri yoktur. Türban denilen bu ayrıştırıcı-karıştırıcı baş bağlama şeklinin “siyasi bir simge” olduğu, ilkel çağrışımlar yaptığı, kadını metalaştırdığı ve Türk Devlet sisteminde önce İslami yasaları yani şeriatı egemen kılmak, sonra da sömürgeleştirmek üzere tasarlandığı ulusal ve ulusal üstü AİHM kararlarıyla ayan-beyan ortada. Tam da bu noktada bu din tacirlerinin Türk geleneğine, kültürüne değil Arap kültürüne öykündüklerini, bizi kendimize yabancılaştırmak istediklerini tespit etmek gerekir. Dolaysıyla bu simge, Arap-İslam şeriatına-hukukuna göre tasarlanmış, “inancımız” yalanıyla ambalajlanmıştır. Fırsat verildiğinde orta vadede üniversite ve kamuda tümüyle egemenlik isteyeceği, devamında da Irak’ta, İran’da, Afganistan’da, Pakistan’da olduğu gibi kıran kırana bir boğazlaşmanın yaşanacağı, “ötekine” asla ve kat-a hayat hakkı tanımayacağı tecrübeyle sabit.

    İnancınızın gereği bu simgeyi takıyorsunuz; iyi, güzel. Bu yalana bir an için kandığımızı var sayın; ya sonra… Siz inancınızın gereği türban takın, biz Aleviler de inancımızın gereği başımıza “ya Ali” yazılı bant bağlayalım; Hıristiyanlar haç, ateistler başka bir şey; özetle her öğrenci üniversiteye inancına dair bir simgeyle gelsin… Sormak gerekir: nedir burası tımarhane mi; üniversite mi, ibadethane mi? Bir Alevi yurttaş olarak, türbanlı bir yargıcın, türbanıyla sınav ya da mülakat yapan bir kamu görevlisinin, türbanlı kaymakamın, türbanlı valinin kararına, uygulamalarına güvenebilir miyim? Ya da biraz empati yaparak tersini düşünelim; Sünni bir yurttaş, başında “ya Ali” yazılı kırmızı bantla duruşma yapan yargıcın kararından nasıl emin olabilir?

    TÜRBAN, İSLAM’I KULLANANLARIN SON TALEBİ Mİ?

    Nedir türbanın gerekçesi? Öncelikle İslami yaşam… Türbanın üniversitede serbest bırakılmasından sonra İslami yaşama dair talepleriniz sonlanacak mı? Hayır, istemeye devam edeceksiniz. İslami yaşam, türbandan ibaret değil ki. İslam sadece bir inanç değil, bütüncül bir devlet sistemi. Örneğin İslam hukuk sisteminden yani şeriat hukukundan vaz mı geçeceksiniz? Devam edecek. “Mahalle imamlığı” denilen bir uygulama pilot bölgelerden başladı bile... Aileler, kendi semtlerinde “sorumlu imama” bağlanacak ve bireylerin toplumsal sorunlarıyla bu imamlar ilgilenecekmiş! Uygulama üç aşağı beş yukarı böyle. “Herkese günaydın” diyerek ve şu imamlık konusunun altını çizerek ilave edelim: Hanefi Avcı’nın kitabını okuduğumuzda da benzer bir teşkilat şemasına rastlıyoruz: kamu kurumlarından sorumlu imamlar, alt kademe imamları ve baş imam Fetullah Gülen… Bu imamlık düşüncesini AKP Fetullah Gülen’den mi aldı, yoksa Fetullah Gülen AKP’den mi? Yoksa ABD’nin güdümünde, baş başa verip birlikte mi hazırladılar?

    Toplumumuzda bu oyunun farkında olanlar, bizim gibi korkanlar, gelecekten endişe edenler, Çorum, Maraş, Sivas gibi toplu katliamları anımsayanlar var. Kafası karışık olanlar gibi oyunun farkında olmayan ve kullanılanlar da var. Bunlar; imam okullarından, köy ve kasabalardan, büyük kent varoşlarından yurt, kredi, harçlık, iş olanağı gibi çeşitli araçlarla devşirilerek, oyunun parçası haline getirilen ve kullanılan aileler, kızlarımız ve bir de yoksul bırakılan hatta okuması yazması dahi olmayan yurttaşlarımız… İktidar bu kesimleri acımasızca kullanıyor! İktidarın; fukaralığı, cehaleti, dini, mezhebi kullanmasıyla, PKK’nın “taş atan çocukları” kullanması arasında ne fark var? Türkiye’nin dirliğini, birliğini birlikte dinamitliyorlar. Bu ülkeyi, bu milleti sevmiyor, soyuyorlar! Bu kadar net…

    KİM BU ALEVİLER?

    Çeşitli vesilelerle başbakanın ağzından dökülenlere bakarsak, İslami yaşamın kamuda egemenlik kazanması durumunda hayat hakkı tanınmayacak olan “ötekiler”, başta başbakanın “ben neden onların başbakanı olayım ki,” dediği Aleviler olmak üzere çağdaş giyinmekte, yaşamakta ve farklılığını korumakta ısrarlı olan tüm kesimler. Kumsaldakiler…

    Peki, geleneğini, kültürünü, inancını korumak pahasına kıyım kıyım kıyılan, kendi yurtlarında esaret hayatı yaşayan, İsa’ya da, Musa’ya da yaranamayan, başbakanın yere göğe sığdıramadığı ve rahmetle andığı Ebusuud cellâdının ve baba katili Yavuz’un yüzlerce ölüm fetvası-fermanı verdiği Alevi-Kızılbaşlar kim? Nereden gelmişler? Bu kültürü, geleneği ve Alevliği nereden edinmişler? Devşirme, ne idüğü belirsiz, köksüz ve inkârcıların talan ettiği, itibar ve makam sahibi olduğu ülkemizde, bu ülkenin gerçek sahibi Alevilere ülkenin olanakları neden kapalı? Neden böyle zulüm görüyor, inkâr ediliyor, hem de başbakanlık makamını işgal eden zat tarafından “öteki” ilan ediliyorlar?

    ALEVİLERİN SOYU DA BOYU DA TERTEMİZDİR…

    Öncelikle, “soyumuzu-boyumuzu” konu edenlerin, bizi yani Türk milletini sevmediklerini, bu yüzden birbirimizden ayrıştırarak üzerimizde çirkin oyunlar oynamak istediklerini söyleyelim. Ve Alevilerin, Orta Asya’nın Hazar-Maveraünnehir Bölgesinden Anadolu’ya intikal ederek, Anadolu Beyliklerini, Selçukluyu, Osmanlıyı, daha sonra da Türkiye Cumhuriyetini kuran, kuruluşunu büyük bir coşkuyla selamlayan, çoğunlukla Türk-Türkmen olan yurttaşlar olduklarının altını kalın kalın çizelim.

    Bu coğrafyaya devşirme, göçmen veya mübadele yoluyla gelmediler. Sonradan Türk, sonradan yurttaş olmadılar. Ülkeyi, milleti, devleti en aziz varlıkları olarak bildiler. Siz aynaya bakın! Bizler, yeni nesil Türklerden değiliz. Beyaz Türk hiç değiliz. Bu yüzden Türk’ten çok Türk olmaya, iki de bir de kökümüze, soyumuza, boyumuza vurgu yapmaya, öne çıkarıp övünmeye ihtiyaç duymuyoruz. Zira Türklüğümüzü bir üstünlük vesilesi saymıyor, inancımızın gereği olarak yetmişüç milleti aynı nazarla görüyor ve insan olan herkesi kucaklamaya çalışıyoruz.

    “ALEVİ-SÜNNİ” DİYEREK BÖLÜYORLAR!

    Alevi-Sünni ayrımcılığını teşvik etmek, bu ülkeye yapılabilecek en büyük suç iken, başbakan ve ekibi bu akıl almaz suçu işlemekte hiçbir mahzur görmüyor. Bu suç, TC savcılarının gözleri önünde işlenmiş, ancak hukuk dünyamız bu suç karşısında sessiz kalarak, hukukun, aslında egemenlerin hukuku olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Gerçekten yazıktır. Hukuk işlemediğine göre Türk milleti ateşle oynayan AKP’nin Alevi-Sünni çelişkisine dayalı mezhepçi siyaset tuzağına karşı uyanık olmalıdır. Yurttaşlar, Sn. Başbakanın kimi kime karşı hedef gösterdiğini, hangi oyunu oynamak istediğini anlamaya çalışmalı, fitneyi iyi analiz ederek, fitnecilerin suratına çarpmalıdır.

    Sn. Başbakanın hangi aidiyete mensup olduğunu bilmiyor, bunu hiç önemsemiyoruz. Aslolan insan olmaktır. İnsan olmak ise çifte standardı reddeder. Türbanın adına “din ve inanç özgürlüğü; insan hakkı” diyor, sıra Alevilerin kadim ibadethanesi olan cemevi statüsünün tanınmasına ve Alevi çocuklarına devlet zoruyla dayatılan Sünni müfredatın kaldırılmasına, kamusal eşitlik sağlanmasına gelince kırk dereden kırk su getiriyor. Hani özgürlüktü; hani insan hakkıydı; hani Avrupa yaşam ve anlayış standartlarıydı? AİHM’sinin zorunlu din dersleriyle ilgili kararını neden uygulamaya koymuyorsunuz?Binlerce kez yazdık, söyledik; biraz dürüst olun, en temel haklarımızın önünde dikelmeyin, bizi sokağa çıkmaya zorlamayın!

    ALEVİ-SÜNNİ TÜRKLER AMCA ÇOCUKLARIDIR

    Bu ve benzer yazıların yazılma nedeni Sn. Başbakan ve ekibinin Alevilerle ilgili bölücülük dolu pervasız, ölçü tanımayan sözleri ve devlet etme yaklaşımlarıdır. Yazının çağrışımı bir yana, tarihi belgelerle de sabittir ki, biz Aleviler, Sünni kardeşlerimizle amca çocuklarıyız. Başbakan ve ekibinin göz ardı ettiklerinden biri de bu gerçektir. Bu gerçek ve bu sözlerimiz, herkesin kulağında küpe olmalıdır. Aynı dili konuşur, aynı geleneği sürdürürüz. Analarımız, bacılarımız binlerce yıldır başörtüsünü aynı biçimde bağlarlar. Ta ki, varlığımıza ve birliğimize ihanet eden odaklarının siyaset sahnesinde yer almaları ve başörtüsünü “siyasi bir simge” haline getirmelerine kadar. Ecdadımız, Anadolu’ya aynı coğrafyadan, aynı kültür, aynı inanç, aynı boy, aynı soy ve aynı göç katarlarıyla geldi. Aynı kaderi paylaştı, aynı düşmana karşı savaştı.

    Meşakkati, yoksulluğu, ekmeği, suyu, kederi, kıvancı, türküyü, halayı bölüştü ve bu coğrafyayı yurt edindi. Bu yüzden bizim kardeşliğimiz, ulusal kurtuluş savaşında İngiliz mandasına rıza göstererek, bizi arkadan vuran Emevi-Arap kardeşliğine tercih edilemez. Buna izin vererek, birliğimize tuzak kuranları sevindirmeyiz. Kardeşliğimiz, binlerce yılın ve ortak yaşamın imbiğinden süzülerek gelmiştir. Akrabalığımız, komşuluğumuz ezeli, ebedi ve sahicidir. Aramızda görülen inanca dair fark, son yüzyıllara aittir. Zaman içinde kimimiz değişip İslam’ın Sünni yorumunda, kimimiz de İslam’ı eski inancımızla harmanlayarak Alevi yorumunda karar kıldık. Bu ülkenin yurttaşları olan Aleviler; saygıyı, özgürlüğü, eşitliği ve temel hakları en az uğruna dokuz şehit verdiğiniz Filistinli kardeşleriniz, Bosnalı kardeşleriniz kadar hak ediyor. Biraz insaf, biraz izan lütfen…

    AKP, ülkemizin âli menfaatlerini teperek, bu farklılıktan beslenmek ve ebediyen iktidarda kalmak istiyor. Örneğin referandum sürecinde “yüksek yargıda Aleviler var” diyerek propaganda yapan ve aynı yarayı kanatan başbakan, Alevi-Sünni çelişkisini zirveye taşımakta beis görmedi. Çevresinde ve yüksek bürokraside bir tek Alevi bırakmadı. Referandum sürecini bu çelişki üzerine bina ederek, aklı ve ilmi değerleri bir yana itti. Oysa bu iddia da diğerleri gibi yalandı; hem de koca bir yalan! Zira gerek cemevleriyle ilgili, gerek zorunlu din dersleriyle ilgili gerekse Alevilere dönük hak ihlalleriyle ilgili açtığımız hiçbir dava, Yargıtay’da kabul görmediği ve tamamı reddedildiği için AİHM’ne götürüldü.

    SON SÖZ

    Ecdadımız bu ülkeyi sokakta bulmadı. Belki yeterince farkında değilsiniz, Misakı-Milli de kolay kurulmadı. Dedelerimiz kanlarını, canlarını vererek bu toprakları yurt edindiler. Bizi “ötekileştirip” hedef göstermenizi, yok etme istemenizi kabul edip boynumuzu bükmeyeceğiz. Milli birlik geleneğini berhava edip, en geniş Arap-Emevi mezhep birliğini kurmak düşüncesinde olduğunuzu, bu kurgunuz içinde kültüre, çağdaş değerlere, demokrasiye, evrensel insan hak ve hukukuna yer olmadığını biliyoruz.

    Öncelikle; ülkemizin, milletimizin ve birliğimizin selameti için bu düşüncenizden vazgeçin. Bütün samimiyetimle söylüyorum: sizi, ekibinizi ve döneminizi büyütecek ve isminizi kalıcılaştıracak olan tek yol budur. Yoksa hem Evren, Çiller, Mesut Yılmaz veya Erbakan’dan farkınız kalmaz, hem de iyiliklerle yâd edilmezsiniz.

    Dilinizden düşürmediğiniz, fakat sadece amacınıza ulaşıncaya kadar kullanmak istediğiniz demokrasinin tüm kural ve kurumlarıyla işletilmesi tek çözümdür. “Demokrasi bizim için bir amaç değil, araçtır. Amacımıza ulaşıncaya kadar demokrasiye bağlı kalacağız. Demokrasi bizim için bir tramvaydır. İstediğimiz durağa gelince ineriz.”

    Geçmişteki düşünceniz budur. Hala aynı düşüncedeyseniz, “yandı gülüm keten helva”…
    İyiliklerle ve sağlıcakla kalın.
    Murtaza Demir
    Odatv.com

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Ibrahim hic kusura bakma kardesimde kim alevileri disliyor ki?Ehlibeyt'i ben senden cok cok fazla severim.

    Hz.ALI(K.V)
    Hz Fatima(R.A.)
    HZ Hasan ve hz Huseyin bunlari hangi musluman sevmiyor gozunu seveyim?


    Peygamberimiz Hz MUHAMMED(S.A.V)'in emanetlerinden biri Kur'an'-i kerim-DIGERI EHLI BEYTIDIR.



    Hazreti Ali'den yigit,zulfikardan keskin kilic yoktur diyen kim ibrahim?
    Lutfen bu ayristirmayi yapmayin.

    Bizim ulkemizdeki en buyuk sorunlardan biride birbirimizi yeteri kadar tanimamamiz olsa gerek.


    Bu site dahil butun ulkemizde musluman olanlarin hangisi hz Ali'yi sevmez hangisi?Hzreti Ali namaz kilardi,hazreti Fatima'nin basi ortuluydu oyleyse basi kapali olanlara bu tepkiniz niye?

    En iyisi sen bir konu ac ve gercek aleviligi bu millete anlat.Anlatki millette gercek alevilik neymis ogrensinler.40 lardan bahset anlat kardesim anlatki millet ogrensin.
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  3. #3
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    araştıracaksanız cok geriye gitmeyin.
    yavuzdan önceki aleviliğe kızılbaşlığa bir göz atın.

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı EvRiMSeL tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    araştıracaksanız cok geriye gitmeyin.
    yavuzdan önceki aleviliğe kızılbaşlığa bir göz atın.
    Ben zaten arastiriyorum anadolu aleviligi diye bir forum var orada alevi arkadaslarim var konusuyoruz sohbet ediyoruz.Ben size cagri yapiyorum ya arkadaslar bu milletin cogu alevilik hakkkinda bilgi sahibi degil gelin burada anlatin ki bilmeyenler ogrensinler diyorum.

    Ornek olarak ehli beyt'i verdim yahu bu ulkede hangi musluman hz.Ali'yi sevmez ben sunni bir muslumanim benim sulalemde bir suru Ali ismi tasiyan akrabalarim var babamin ismi Hasan,dayimin oglunun adi huseyin biz onlari nasil sevmeyiz yahu.

    Siz aleviligi anlatin kardesim anlatin ki millet ogrensin.Ben alevi degilim ama bazen ben acayim diyesim geliyor oysa bunu yapmasi gereken sizlersiniz.

    Hala aleviligi anlatacak bir alevi cikmazsa alevi arkadasimdan rica edip burada aleviligi anlatmasi icin ricada bulunacagim.

    sevgi ve saygilar.
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    islamiyeti zaten ilk önce Alevi- Sünni diye böldüler.
    Hz.Muhammet Sünnimi yoksa Alevimi.?
    Alevilik sünnilik diye ayrim bile bölücülük.
    Sadece Müslümanim diyebilene ne mutlu.
    .
    Türkiyeyi bölmek isteyen insanlarin birlikteligini engelleyip her türlü ayristiriciligi körükleyen Amerikan NURCU lari Alevileri en cok elestiren ler Zaman ve taraf gazeteleri.
    .
    Ayristir.
    Böl.
    Parcala.
    YUT.
    .
    sözünü dinler.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı ibrahim-ch tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    islamiyeti zaten ilk önce Alevi- Sünni diye böldüler.
    Hz.Muhammet Sünnimi yoksa Alevimi.?
    Alevilik sünnilik diye ayrim bile bölücülük.
    Sadece Müslümanim diyebilene ne mutlu.
    .
    Türkiyeyi bölmek isteyen insanlarin birlikteligini engelleyip her türlü ayristiriciligi körükleyen Amerikan NURCU lari Alevileri en cok elestiren ler Zaman ve taraf gazeteleri.
    .
    Ayristir.
    Böl.
    Parcala.
    YUT.
    .
    sözünü dinler.
    Nurcular sadece bir cemaat tarihi cumhuriyet donemiyle basliyor yanilmiyorsam.Musluman olan zaten muslumandir hic kimse baskasinin nasil musluman oldugunu sorgulama hakkina sahip degillerdir.En dogrusunu bilen Allah(c.c)dir.

    Zaman ve taraf gazeteleri kendilerine baksinlar.Bir muslumanim diyen birine yok sen musluman degilsin diyebilecek hakki onlara kim veriyor?..

    Muslumanim diyenlere ne mutlu diyorsun aynen katiliyorum.Onun icinde israrla kardesim alevilik hakkinda bir konu acin 12 imam kimler bu millet ogrensin,40lar ne demek bu millet anlasin diyorum.

    Zaman gazetesi ayrimcilik yapiyorsa bu onlarin ayibidir utanc duymasi gerekenlerde onlardir.Yukarida yazdim hazreti Fatima'NINDA BASI ORTULUYDU OYLEYSE BASORTUSUNE KARSI CIKMANIN SEBEBINI BIR TURLU ANLAMIS DEGILIM.

    EHLIBEYT'in yolundan giden nasil olurda basortusune karsi cikar,Ehlibeyt'in icinde hazreti Fatima'da var,Oyleyse karsi cikmak yapilacak en buyuk yanlisliktir.

    Dinsizler,ateistler,azinlik olan musluman olmayanlar karsi cikarlar onlari anlarimda sizlerin karsi cikmassini anlayamiyorum.

    sevgi ve saygilar.
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

  7. #7
    Atatürk EvRiMSeL adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2009
    Mesajlar
    7,658
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    eyuphan
    sanırım farkları tarih ve yorum bilgilerinden kaynaklanıyor.

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı eyyuphan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Nurcular sadece bir cemaat tarihi cumhuriyet donemiyle basliyor yanilmiyorsam.
    Nurculuk hareketi sait nursi ile baslayan bir hareket degildir.
    Nurculuk ilk defa 1820 lii yillardaki islahat hareketleriyle ingilizlerin casus lavrensleri yerlestirme hareketinin Anadolu ayagidir.

    Sait nursi 1905 de padisah ve halife 2 ci Abdülhamite yasasin zalimler icin cehennem demistir.
    Bu sözlerim sana degil eyüp bu sözlerim Nurcu ve naksilere.
    .
    Nurcular ve naksiler Sadece kurtulus savasinda degil.
    Her daim de ihanetteler.
    Bakin yasasin zalimler icin cehennem sloganiniz var degil mi ?
    Onu ilk olarak 2 abdulhamit e karsi attiniz.
    Saidi nursi 15 nisan 1909 da volkan ingilizlerin kibris isgaline ne demistir ?
    "ingilizlerin ademi merkeziyetci sistemi ile (eyalet sistemi) ile kibris isvicre olacaktir" yazan saidi nursi,

    dervis vahdedi " ingilizler islamin dostu. Abdulhamitten cok daha saygili sultan resad ile ingiliz dostlugu pekisecektir. Abdulhamit in islama karsi zulmu bitmistir."


    II-Abdulhamit döneminde bunu yapanlar. Kurtulus savasinda ne yaparlar ?
    Kurtulus savasina tarikatlar. Emperyalizmin yaninda, yunan , fransiz , ingiliz askerleri ile beraber savastilar.

    Tarikatlar canakkale gazilerini sokaklarda asagiliyorlardi. camiler de kötüleyerek kurtulus savasina karsi inanci yikmaya calisiyorlardi.

    Iki tarikat burada cok aktif idi. Nurcular ve naksiler. O zaman ki liderleri rahip fru nun köpegi molla sait. Molla sait : naksi bendiligin lideri idi.
    Ingilizlerin istanbul isgalinde halka yönelik politikalarin sorumlusu rahip fru nun yamagi ve hatta serefsiz kopegi olmadi mi ?
    Rahip fru nun yaninda fatih e nispet yapan beyaz atlari ile istanbula giren isgal komutanlarini selamlamadi mi ?
    Halka en agir saldirilari yapmadi mi ?
    O dönem de soguktan donmak üzere bırak tam donacak ike kömür yardimi, acliktan ölecek iken tam o sirada erzak yardimlarini sadaka düzenini rahip fru dan ögrendiniz.
    Bunu yaptiginiz insanlarin cocuklarini toplayip türk milletine karsi hucum ettiniz.
    Gittiler canakkale gazileri ve canakkale gazilerini sokakta ceteci - mafya - irz dusmani diyerek aynen ergenekon da oldugu gibi iftiralar ile astilar. Kursuna dizdiler.
    Yunan askerlerinin tecavuz kamplarina sessiz kalanlar ,canakkale nin gazi askerlerine ergenekon tertibinde oldugu gibi iftira atiyorlardi.
    Ayagini kaybetmis, kolunu kaybetmis gaziler , kahramanlar inanilmaz suclar ithamlar ediliyordu.
    Kurtulus savasina karsi cikan hatta o savasi ceteler diye niteleyen, milliyetciler, yurtseverler aynen bugün oldugu gibi kafir terorist ilan eden tarikatlar vardi.
    Sizin tarikatlariniz idi.
    Molla sait naksilerin lideri olup. Hangi konum da idi ?
    Canakkale gazilerini bugun sizin yaptiginiz gibi linc ediyor, sokaklar da asiyordu ?
    Naksiler, nurcular bunlar emperyalizmin tarikatlari dir.
    Yunan ve fransiz , ingiliz askerleri icin türk ordusuna karsi savasmislardir.
    Molla sait nereye kacar. Ingiliz gemisi ile yunanistan a , sonra ingiltere ye. Yemen harbinde türk ordusunu kafir ilan edip ingilizler ile beraber savasilmasi icin fetva veren el-azher e. Misir da nasr gelince mısır dan tekrar ingiltere ye.


    Eyüp gördügün gibi bu dini kullanan münafiklar Cumhuriyeten 20 - 30 yil önce bile varlar.
    Bu mesaj en son " 15.10.10 " tarihinde saat 21:25 itibariyle ibrahim-ch tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bu aleviler Atatürk'e mi secde ediyor ?
    TOPLUM VE İNSAN bölümünde |BenHur| tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 15.08.11, 00:45
  2. Üniversiteye kayıtlar başladı
    2005 Konuları bölümünde This-is-me tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.09.05, 12:09

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •