• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2

    Kalıcı mutluluk

    KALICI MUTLULUK
    Tolga ÇELEBİ


    Geleceği görmek, mümkün olabilir mi? Bu konunun bilimsel çalışmaları bilim adamlarına ait. Belki bir gün geleceğe yolculuk yapılabilir. Bu mümkün olabilir mi? Ya da mümkün olacaksa ne kadar beklememiz gerekiyor? Sizi bu zahmetten kurtarmak istiyorum. Geleceği bir ölçüde görebiliriz. Nasıl mı? “Düşünceler eylemleri doğurur. Eylemler alışkanlıkları yaratır. Alışkanlıklar karakteri oluşturur. Karakteriniz ise sizin kaderinizdir; iş yerinizde ve ilişkilerinizde. Hayatın her alanında karakteriniz geleceğinizle ilgili önemli ip uçları sunar.” Bu kadar basit.

    Şimdi bir düşünün; alışkanlıklarınız neler? Her gün, her hafta, her ay düzenli olarak yaptığınız şeyler neler? Olaylara verdiğiniz tepkiler neler? Gelecek iç dünyamızın dışarı yansımasıdır diyebiliriz. Bizler alışkanlıklarımızı değiştirirsek, karakterimizi de değiştirebiliriz, hayatımızı da, geleceğimizi de.

    Binlerce yıldır insanlar şu sorunun cevabını arıyor. Kaliteli yaşamak mı? Uzun yaşamak mı? Benim için hayatımın ne kadar süreceği önemli değil, ne kadar kaliteli ve iyi yaşadığım önemlidir. Bazı insanlar için iyi yaşamak bol bol para, şan ve şöhrettir. Bazıları içinse geride bir eser bırakmak, sevmek ya da sevilmektir. Amacımız her ne olursa olsun, akıp giden bir nehrin içindeyiz. Bizi hedefimize ulaştıracak ve iyi bir hayat yaşamamızı sağlayacak haritaya ihtiyacımız olduğu kesin.

    Karakterimize yatırım yaparsak, iyi günümüzde de kötü günümüzde de kazançlı çıkarız. Ama kişisel tatmin amaçlı EGO’ya yatırım yaparsak, bu gün güçlü yarın güçsüz kalırız. Geçici fedakarlıklar, kalıcı mutluluklar getirir.

    Daha sabırlı ve bir kişi olmaya odaklanırsanız, sabırlı ve bununla birlikte nazik biri olursunuz. Bizler neye odaklanırsak, onu yaşarız. Her gün kendimize bir erdem seçip uygulamaya çalışabiliriz. Bu gün sabır, yarın cömertlik, diğer gün yardımseverlik, sonra duyarlılık gibi...

    Hepimiz yaşadığımız topluma bir katma değer sağlıyoruz. Yaptığımız kötü bir davranış inanın bana, toplumun genel ahlaki seviyesinde bir düşüş yaratıyor. Bizler aile, arkadaş, toplum, şehir, ülke ve nihayetinde aynı gezegende yaşayan insanlarız. İnsanlık ailesinin bir ferdi olarak yaptığımız kötü bir davranış, bütünün tamamına zarar veriyor. Kötü bir örnek olacak ama “Bir insanı öldürmek, tüm insanlığı öldürmektir” diyen bir kültürün üyeleriyiz. Tersi durumda ise, “bir insana yardım etmek, tüm insanlığa yardım etmektir” de diyebiliriz. Ben merkezli yaşamak, kısa vadede bizi mutlu eder, ama uzun vadede tüm insanlık ailesine zarar verir. Belki hiçbir zaman anlayamayacağız, ama bu evrende hepimiz birbirimize bağlıyız. Kendimizi incittiğimizde, herkesi incitmiş oluruz. Bu evrende, her etki mutlaka karşı bir tepkiye yol açar. Kapalı kapılar ardında yaptığımız bir şey mutlaka bize ve tüm insanlığa bir şekilde geri döner. Her ne kadar; kişiliğimiz, karakterimiz, yaşam standartlarımız farklı olsa da özünde tüm insanlık alemi, kocaman bir aileden ibaret.

    Bu gün; karakterimize yapacağımız yatırım, kendimize yapacağımız en harika yatırımdır.

  2. #2
    KUKLALARIN EFENDİSİ (: umudun_guncesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    10,233
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bazen yaptığım seçimlerin her nekadar yanlış olduğunu ve hayatım da bir yer tutmadığını düşünüp isyan edecek kadar sinirlensem de sonradan hiçbirşeyin öyle olmadığını görüyorum.
    seçtiğim kişilerin, seçtiğim kararların arkasın da duran etkenler arasında ki sonuçlar, neden sabredeyim sorusunun cevabını bana mucize gibi gösteriyor.
    hepimiz bilmediğimiz bir hayatın için de yaşıyoruz. amaç ne olmalı sorusundan önce nasıl yaşadığının bir önemi var.
    kibirlenmemek, büyüklük göstermek yerine sınırını ve yerini bilmek, üzmek yerine haklı veya haksız, bir şekilde karşındakini anlamak... bunların hepsini zamanla yaptığın hatalarla ya da gözlemlerin sonunda vicdanınla kurduğun bağ ile yapıyorsun.
    kimse ağlamak üzülmek istemez, kimse sinirlenmek ya da kavga etmek istemez ama insan olduğunu bilmen için güneşi görmeden önce yağmurun seni ıslatmasına izin vermek lazım.
    kimseye kırgın ya da dargınlığım yok, yazılar benim sözlerim... her karamsarlığın için de kocaman bir umut var siyahı gölgelemeden içindeki pembeyi görmek zordur.
    herkesten öğrendiğim birşeyler var...
    kiminden mutluluk, kiminden hainlik, kiminden nefret, kiminden kızgınlık, kiminden dostluk, kiminden umut...
    öğreniyorsun, hiçbir duygu yoğunluğu kalıcı değil sevgi dışında,
    kimin yanın da neden duracağını ve neden yer alman gerektiğini ya da neden susmalısın, konuşacaksan ne sunacaksın? fikirlerin ne derece kalıcı, ne kadar doğru ya da ne kadar yanlışsın?
    öğrendiğin herşey kalıcı duygu yoğunluğu ile oluşan bir hayat işte.
    En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım; inandığımı Sandılar...Bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım...

    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186


  3. #3
    Ya yapma Yada pişman olma guralkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2010
    Mesajlar
    1,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Mutlu,sakin, huzurlu,dingin, doğru olmak için gerekenler üç aşağı beş yukarı tolgaasya'nın ve umudun_güncesi'nin iletilerinde yazıyor.
    Süreci özetlersek ;
    1-Kendinin ve yaptıklarının farkına varacaksın.
    2- Özeleştiri ile tarafsız olarak doğrularını ve yanlışlarını tespit edeceksin.
    3-Yanlışlarını birer birer hayatından çıkaracaksın.
    4-Doğrularına sürekli yeni doğrular ekleyeceksin.
    5-Hayatın boyunca oto kontrolde olup, hayatından çıkardığın yanlışları tekrarlayıp tekrarlamadığını kontrol edeceksin.

    Buraya kadar olan kısma gelebilmek bir çok insana nasip olmuyor. Hattaha bir çok insan birinci maddeye adım bile atamıyor.
    Halbuki asıl ikilem bu noktadan sonra başlıyor. Çünkü çevrenizdeki insanların bir çoğu bir üst cümle kapsamında olduğu ve siz de bu toplum içinde yaşamaya mecbur olduğunuz için (iş-ev-arkadaş-komşu vb. ) doğru bildiklerinizi uygulamada şu sorunla karşılaşıyorsunuz :
    1-Ya doğru bildiklerinizi uygulayıp iyilikten taviz vermeyeceksiniz ; ama bu da malum sebeplerden dolayı siz'de maddi-manevi kayıplara yol açacak v e sineye çekeceksiz (nereye kadar ? )
    2- Ya da madde ile bağıntısız ve toplumdan uzak yaşayacaksınız yanlışa bulaşmamak için. (Nitekim Tasavvuf büyüklerinin aylarca kendilerini bir odaya kapatmalarındaki sebebin, nefs terbiyesi ile beraber yanlışlardan da uzak kalmak olduğunu düşünüyorum).

  4. #4
    Misafir Reşid adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-10-2010
    Mesajlar
    28
    Karizma Gücü
    0
    Bence tüm insanların etkisinden sıyrılıp insanın özüne dönmesi lazım, yani sorgulaması lazım.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı umudun_guncesi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bazen yaptığım seçimlerin her nekadar yanlış olduğunu ve hayatım da bir yer tutmadığını düşünüp isyan edecek kadar sinirlensem de sonradan hiçbirşeyin öyle olmadığını görüyorum.
    seçtiğim kişilerin, seçtiğim kararların arkasın da duran etkenler arasında ki sonuçlar, neden sabredeyim sorusunun cevabını bana mucize gibi gösteriyor.
    hepimiz bilmediğimiz bir hayatın için de yaşıyoruz. amaç ne olmalı sorusundan önce nasıl yaşadığının bir önemi var.
    kibirlenmemek, büyüklük göstermek yerine sınırını ve yerini bilmek, üzmek yerine haklı veya haksız, bir şekilde karşındakini anlamak... bunların hepsini zamanla yaptığın hatalarla ya da gözlemlerin sonunda vicdanınla kurduğun bağ ile yapıyorsun.
    kimse ağlamak üzülmek istemez, kimse sinirlenmek ya da kavga etmek istemez ama insan olduğunu bilmen için güneşi görmeden önce yağmurun seni ıslatmasına izin vermek lazım.
    kimseye kırgın ya da dargınlığım yok, yazılar benim sözlerim... her karamsarlığın için de kocaman bir umut var siyahı gölgelemeden içindeki pembeyi görmek zordur.
    herkesten öğrendiğim birşeyler var...
    kiminden mutluluk, kiminden hainlik, kiminden nefret, kiminden kızgınlık, kiminden dostluk, kiminden umut...
    öğreniyorsun, hiçbir duygu yoğunluğu kalıcı değil sevgi dışında,
    kimin yanın da neden duracağını ve neden yer alman gerektiğini ya da neden susmalısın, konuşacaksan ne sunacaksın? fikirlerin ne derece kalıcı, ne kadar doğru ya da ne kadar yanlışsın?
    öğrendiğin herşey kalıcı duygu yoğunluğu ile oluşan bir hayat işte.
    Güzel bir açıklama getirmişsiniz. Teşekkrüler.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı guralkan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Mutlu,sakin, huzurlu,dingin, doğru olmak için gerekenler üç aşağı beş yukarı tolgaasya'nın ve umudun_güncesi'nin iletilerinde yazıyor.
    Süreci özetlersek ;
    1-Kendinin ve yaptıklarının farkına varacaksın.
    2- Özeleştiri ile tarafsız olarak doğrularını ve yanlışlarını tespit edeceksin.
    3-Yanlışlarını birer birer hayatından çıkaracaksın.
    4-Doğrularına sürekli yeni doğrular ekleyeceksin.
    5-Hayatın boyunca oto kontrolde olup, hayatından çıkardığın yanlışları tekrarlayıp tekrarlamadığını kontrol edeceksin.

    Buraya kadar olan kısma gelebilmek bir çok insana nasip olmuyor. Hattaha bir çok insan birinci maddeye adım bile atamıyor.
    Halbuki asıl ikilem bu noktadan sonra başlıyor. Çünkü çevrenizdeki insanların bir çoğu bir üst cümle kapsamında olduğu ve siz de bu toplum içinde yaşamaya mecbur olduğunuz için (iş-ev-arkadaş-komşu vb. ) doğru bildiklerinizi uygulamada şu sorunla karşılaşıyorsunuz :
    1-Ya doğru bildiklerinizi uygulayıp iyilikten taviz vermeyeceksiniz ; ama bu da malum sebeplerden dolayı siz'de maddi-manevi kayıplara yol açacak v e sineye çekeceksiz (nereye kadar ? )
    2- Ya da madde ile bağıntısız ve toplumdan uzak yaşayacaksınız yanlışa bulaşmamak için. (Nitekim Tasavvuf büyüklerinin aylarca kendilerini bir odaya kapatmalarındaki sebebin, nefs terbiyesi ile beraber yanlışlardan da uzak kalmak olduğunu düşünüyorum).
    Yukarıdaki beş maddeyide, defterime yazıdm. Güzel tespit etmişsiniz, elinize sağlık.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •