• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TOPLUMBİLİM adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2008
    Mesajlar
    734
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Mutlu Çay Bardağı/Orta Şekerli

    - Çayınızı nasıl alırsınız?
    - Düş manzaralı olsun lütfen
    - Çay mı?
    - Hayır. Bardağın içindeki…
    - Ama ben size çayı nasıl alacağınızı sordum…
    - Bir bardak çay getirterek sizi basitleştirmemi mi yoksa bardağın içine bir düş sığdırarak yüceltmemi mi istersiniz?


    Bu sözün üstüne gölgeme basmadan uzaklaştı garson masadan. Artık tek başımaydım. Bir bardak dolusu demlenmiş düş gelmeyecekti ama kafası karışmış bir garsonun bardakta düş arayışı masama çaylaşarak gelecekti.

    Derken çayım geldi. İnce belli bir İstanbul gecesine doldurmuştu. Belinden zarifçe kavrayıp dudaklarımın şiirin tan vaktindeki şehvetine bıraktım sıcak bardağı.

    - Beğendiniz mi efendim
    - İnce beli mi?
    - Hayır efendim çayı.
    - İnce bir belden içilen zehir olsa beğenilir.


    Yine gözlerimin içine kendisine tuhaflaşarak baktı garson. Pencereyi açtım. Kent henüz açılmamıştı. İstanbul'un kepenkleri kapalıydı. Anlaşılan işi çıkmıştı dükkan sahibinin. Pencereyi açık bırakıp kepenklere baktım bir süre. Hayli eskimişti. Dükkanın kapısının önünde günlük yağmurlar,sisler ve gün doğumları bırakılmıştı.Kim bilir ne kadar tazedir şuan o yağmayı bekleyen yağmur.

    Garsona doğru döndüm sonra:

    - Pardon müziğin sesini kısabilir misiniz biraz?
    - Efendim müzik çalmıyor ki şuan.
    - Dün gece çaldığınız müzik hâlâ yankılanıyor demek. O zaman dünün sesini kısabilir misiniz?
    - Efendim dünün olması da mümkün değil. Biz dünleri sabah erkenden paketleyip bayiye bırakıyoruz.
    - O zaman yarın çalacağınız müzik beni şimdiden rahatsız etti. Lütfen yarın kısın sesini...


    Sonra kapı açıldı. İçeri sapsarı saçlı ve gözlerinde bir peygambere inmesi beklenen vahiyin kutsanmışlığıyla bir bayan girdi. Acaba hangi mitolojik Tanrı'nın ellerinden dökülen bir şiirdi bu bayan? Etekleri denizdendi. Masmaviydi...Teniyse kristallerden yansıyan renklerdendi.Hemen karşı masama oturdu. Kahvesini istedi. Ama fincanda değil. Yakamozun içine doldurmalarını istedi.

    Konuşmalıydım bu bayanla. Ve başımı ona doğru çevirip;

    - Deniziniz çok güzelmiş hanımefendi
    - Kendim diktim. Teşekkür ederim.
    - Terzi misiniz acaba?
    - Hayır. Ben maviyim.
    - Memnun oldum. Ben de sessizlik
    - Bir sessizliğe göre fazla konuşkansınız.
    - Susmaya değecek birşeyler elbet bulur insan. Ama konuşmaya değecek güzellik her zaman bulunmuyor.


    Gülümsediğini gördüm...Mavi gülümsüyordu. Bu gerçekten çok güzeldi. Pencereden yeniden baktım. İstanbul henüz açılmamıştı. Patron hayli gecikmişti. Sonra Mavi hanımın sesini duydum. Masama oturmak istiyormuş. Ve karşıma oturdu.

    - Dükkanın açılmasını mı bekliyorsunuz?
    - Evet. Ya siz?
    - Ben de. Ama geç kaldı. Hiç böyle yapmazdı.
    - Gerçekten de öyle. Kaç asırdır buradayım ilk defa böyle yapıyor.
    - Hayli uzun bir yoldan gelmeme rağmen erken geldim. Ama patron yok hâlâ.
    - Nerden geliyorsunuz?
    - Masmavi bir gözden...Ya siz?
    - Şuan bu öyküyü okuyan bir bayanın yüreğinden.
    - Yolunuz gerçekten uzakmış.
    - Evet çok uzak...


    Derken garson geldi.

    - Kahvenizi nasıl alırsınız beyefendi?
    - Bol aşklı olsun lütfen.
    - Kahveniz mi?
    - Hayır mavi'm...
    - Ama kahve mavi olmaz ki...
    - O zaman aşk mavi olsun..


    Garson sözcüklerime basmadan masadan ayrıldı. Kimbilir aklından neler geçiyordu. Mavi hanımın sesi kıyılarıma vurdu birden:

    - Anlaşılan bugün açılmayacak İstanbul
    - Sanırım evet.
    - İsterseniz bugün istanbul gürültülü ve mavisiz olsun...
    - Ben olmayınca İstanbul gürültülü mü olur sanıyorsunuz?
    - Olmaz mı?
    - Geldiğim yüreğin aşk şarkısından ben sessizliğimi bile duymuyorum. Aslında ben sessizlik değilim. O yüreğin sesindeki aşkım. İstanbul ne zaman sussa. Anlayın ki aşk dile geldi...
    - Sustunuz?
    - ...



    alıntı
    Bu mesaj en son " 18.10.10 " tarihinde saat 08:45 itibariyle blond_41 tarafından düzenlenmiştir...
    "Unuttun mu beni", her yerde o kadar çok çalıyor ki tam unutacakken hatırlıyorum.


    -yüzonsekiz

  2. #2
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bışey anlamadım dersem kızar mısınız ?

  3. #3
    TOPLUMBİLİM adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2008
    Mesajlar
    734
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı SANATTARİHÇİ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bışey anlamadım dersem kızar mısınız ?
    Ne haddime
    İlginç bir yazı olduğunu kabul ediyorum ama anlaşılmaz değil

    dipnot: başlıkta bir harf hatası olmuş,sanırım en kısa sürede düzeltirler
    "Unuttun mu beni", her yerde o kadar çok çalıyor ki tam unutacakken hatırlıyorum.


    -yüzonsekiz

  4. #4
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    3 kere okudum ama nafıle

  5. #5
    TOPLUMBİLİM adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2008
    Mesajlar
    734
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Olmuyorsa olmuyordur , daha fazla zorlamayınız efendim
    Elbet anlayan çıkar
    "Unuttun mu beni", her yerde o kadar çok çalıyor ki tam unutacakken hatırlıyorum.


    -yüzonsekiz

  6. #6
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    en buyuk temennımız o yönde

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    10-09-2010
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    Ankara' da yaşayan bi İstanbul aşığı olarak bayıldım alıntınıza Sn. TOPLUMBİLİM

  8. #8
    voyvoda01 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2005
    Mesajlar
    11,531
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    toplumbilim insanı bu uzun haliyle daha güzelmiş bana niye kısasını attın

  9. #9
    TOPLUMBİLİM adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2008
    Mesajlar
    734
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Sanattarihçi'nin temennisini boşa çıkarmadığınız için teşekkür ederim Scary Movie ve Voyvo

    Voyvoda insanı ; Kısa haliyle de farklı bir tadı vardı , uzununu okuyacağını da biliyordum
    "Unuttun mu beni", her yerde o kadar çok çalıyor ki tam unutacakken hatırlıyorum.


    -yüzonsekiz

  10. #10
    horcy83 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2006
    Mesajlar
    5,421
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    ''horcy83 bunu beğendi''

    güzel paylaşım teşekkürler
    Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda
    Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı
    Adam bulut gibiydi, hatırladı
    Adamın ayaklarının altında
    Yıldızların yıldız olduğu vardı
    Adam yıldızlara basa basa yürüdü
    Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •