• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
17 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kuran'da evrime delil yoktur, demek '' yaratmanın her türlüsünü bilir'' ayetine ters bir durum

    Evrim teorisi, 19. yüzyılda Charles Darwin’in kendi çalışmaları sonucunda ortaya koyduğu ve insanları Allah’ın yolundan alıkoymak isteyenlerin desteklediği bir yalandan ibarettir. Bu yazı dizisi, evrim teorisinin bir kısım insanların iddia ettiği gibi Kuran ayetleriyle desteklenmediğini, bilakis, Kuran’daki birçok ayetle teorinin tamamen dini inkar mantığı üzerine kurulu olduğunu gözler önüne sermek için hazırlanmıştır.

    Evrim ve Yaratılış Kavramlarının Uyuşmazlığı

    Materyalist felsefe canlılığın oluşumunu evrim teorisiyle açıklar. Evrim teorisi ile materyalist felsefe birbirini tamamlayan iki düşünce sistemidir. İnkarcılık, tarihin başından bu yana, evrenin ve insanların "yaratılmamış" olduklarını iddia etmiş, bu saçma iddiayı makul gösterebilmek için çeşitli yollar aramıştır ve 19. yüzyılda Darwin'in teorisi ile, bu konuda en büyük girişimini yapmıştır. Bu bilimsel delili olmayan teoriye göre canlılık, bir Yaratıcı olmadan, tesadüfen oluşmuş ve tüm canlılar birbirinden türemiştir.

    Evrim teorisinin karşısında ise yaratılış gerçeği yer alır. Bu gerçeğe göre madde sonsuzdan beri var değildir, başıboş da değildir; Allah maddeyi yoktan yaratmış ve düzenlemiştir. Canlılar da yine Allah'ın yaratmasıyla var olmuştur. Evrendeki ve canlılardaki büyük tasarım, hesap, denge ve düzen, bu gerçeğin açık kanıtlarıdır.

    Yani evrim teorisine destek vermek Müslüman için söz konusu değildir. Elbette insanlar istedikleri gibi düşünebilir, istedikleri teoriye inanabilirler. Ama ortaya atılma sebebi Allah'ı ve yaratılışı inkar etmek olan bir teori ile "uzlaşmak" mümkün değildir. Böyle bir çabaya girmek, dinin temelinden taviz vermek olur ki, kabul edilmesi mümkün değildir. Nitekim böyle bir girişimin dine zarar vermek anlamını taşıdığını bilen evrimciler, dindarları bu girişime zorlamak için çaba göstermektedirler. Bilimsel tartışmalar yaratılışı savunan bilim adamlarının kesin zaferleriyle sonuçlandığından materyalist çevreler evrimsel yaratılış görüşüne sarılmaktadır. Evrimciler, inanç sahibi kişilerin desteğini alabilmek ve onların evrim teorisi karşısında yaptıkları fikri mücadeleyi zayıflatabilmek için, "evrimsel yaratılış fikri"ni el altından destekleyerek farklı bir yol denemektedirler. İşte bu sinsi destek kimi müslümanların yanlış fikirlere kapılmalarına sebep olmaktadır. Evrimci bilim adamlarından destek almalarıyla, çeşitli nedenlerden dolayı kendileri de evrimcilerin batıl fikirlerine destek vermektedirler. Bir nevi iki görüş arasında bir köprü oluşturulmaya çalışılmaktadır. Müslümanların bu tehlikeli tavizi vermelerinin belli başlı sebepleri vardır.


    Kaynak: http://www.harunyahya.org/Makaleler/...lilyoktur.html

    Yasin:
    78 – Nasıl yaratıldığını unutarak, bir de misâl fırlattı Bize:“O çürümüş kemikleri kim diriltecek!” diye.
    79 – De ki: “Onları ilk defa yaratan diriltir, hem O, yaratmanın her türlüsünü bilir.”

    Ateistler böyle düşünüyor diye, bu ayettin karşısında bir tavır almak çok yanlış bir durumdur. Allah her şekilde yaratır. Kafirlerin dedigi gibide yaratır. Onlar bunu dedi diye tersini hele hele bilim adamlarının tersini söylemek çok yanlış bir durumdur.
    Bu mesaj en son " 23.10.10 " tarihinde saat 11:15 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  2. #2
    <span style='color: #A9A9A9'>cicero</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2005
    Mesajlar
    4,014
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Diyalogçulardan sonra bu da yeni akım mı?




  3. #3
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Neden Bazı Müslümanlar Evrim Teorisini Savunuyorlar?

    Darwin gibi günümüzün evrimci bilim adamları da kompleks sistemlerin evrim teorisini büyük bir açmaza soktuğunu bilirler. Ancak bunları dile getirmek yerine demagoji yapmayı, bilimsel delil yerine senaryo yazarak üstün gelmeyi ve türlü aldatmacalarla evrim teorisini sözde bilimsel bir imajla süsleyerek insanlara dayatmayı tercih ederler. Evrimcilerin bilimsellik ya da akılcılık gibi bir endişeleri yoktur. Onlar için önemli olan toplumu evrimin bilimsel bir gerçek olduğuna inandırmak, bunun için de göz boyayıcı bir "bilimsellik" imajı oluşturmaktır. (Detaylı bilgi için bkz. Darwinizm'in Karanlık Büyüsü, Harun Yahya, Global Yayıncılık)

    İşte Müslüman evrimciler de evrim teorisinin bu sözde bilimsel görüntüsünden etkilenirler. Özellikle de Darwinistlerin kullandıkları "evrim teorisine inanmayan dogmatiktir", "evrim teorisine inanmayan bilimsel değildir" şeklindeki asılsız sloganlardan tedirgin olur ve inandıkları gerçekten taviz verirler. Güncellikten uzak bilgilerin, evrim propaganda kitapçığı haline gelen eserlerin etkisinde kalıp, evrimin canlılığın oluşumunu açıklayabilen tek teori olduğuna inanırlar. Bilim dünyasında yaşanan gelişmeleri, evrim teorisindeki çelişkileri ve bu teorinin iddialarının tüm geçerliliğini yitirdiğini bilmediklerinden din ile evrimi bağdaştırmaya çalışırlar.

    Evrimcilerin, insanları kendi saflarına çekmek için kullandıkları propaganda yöntemlerinin başında "teori, bilim dünyasının geneli tarafından kabul edilmektedir" söylemi gelir. Bir başka deyişle, evrimciler çevrelerindeki insanlara, kendilerinin daima çoğunluk oldukları ve çoğunluğun da her zaman haklı olduğu yönünde telkind bulunurlar.

    Evrimcilerin bu propaganda yönteminin yanlışlığı -kendisi de bir evrimci olan- Boğaziçi Üniversitesi eski felsefe profesörü merhum Arda Denkel tarafından şu şekilde açıklanmıştır:

    "Evrim kuramını, çok sayıdaki saygın kişinin, kuruluşun evrimciliği benimsemiş olması mı kanıtlayacak? Yoksa mahkeme kararlarıyla mı doğru kılınacak bu kuram? Doğruluğu sağlayan şey, saygın ve yetki sahibi kişilerce doğru bulunmak mıdır acaba? Bir tarihsel olguyu anımsatmak isterim. Galileo Galilei, döneminin bütün saygın kişilerine, hukukçularına ve özellikle de bilim adamlarına karşı tek başına karşı çıkıp doğru olanı söylüyor ve savunmuyor muydu? Engizisyon mahkemelerinin öbür eylemleri de, ortaya buna benzer görünümler koymamış mıydı? Toplumda saygın ve başat olan çevreleri arkasına almak, ne doğruluk yaratan, ne de bilimsellikle doğrudan ilgili olan bir şeydir." (1)

    Konunun bir diğer yönü ise, bugün evrim teorisinin sanıldığı gibi "tüm bilim dünyası tarafından kabul edilen bir teori" olmayışıdır. Son 20-30 yıl içinde, evrim teorisini reddeden bilim adamlarının sayısı hızla artmaktadır. Bunların çoğu evrendeki ve canlılardaki kusursuz tasarımı görerek, Darwinizm dogmasından kendilerini kurtarmaktadırlar.

    Kaldı ki, eğer gerçekten evrimciler çoğunlukta olsalar dahi, bunun bir değeri olmaz. Çoğunluğun sahip olduğu anlayışı "mutlaka doğrudur" diye kabul etmek doğru olmaz. Bu gerçeğin evrim teorisini kabul eden Müslümanlar tarafından da biliniyor olması gerekir; Kuran'da bildirildiğine göre, tarihteki pek çok inkarcı topluluk Allah'ı ve dinini inkar etmek için kendilerinin çoğunlukta olduklarını söyleyerek, insanları hak yoldan döndürmeye çalışmışlardır. Allah, bu çarpık mantığa karşı iman edenleri uyarmakta ve çoğunluğa uymanın insanları büyük aldanışlara sürükleyebileceğine şöyle dikkat çekmektedir:

    Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (Enam Suresi, 116)

    Tüm müslümanlar Allah‘ın ayetleri üzerinde düşünmeli ve inkarcı insanların oyunlarına karşı dikkatli olmalıdır.


    Kaynak: http://www.harunyahya.org/Makaleler/...lilyoktur.html

    Evet arkadaşlar yukardaki bu satırları yazana karşıda dikkatli olmalısınız, zira insanların ekserisine uyarsanız dogru yolda olmasınız, burdan bile yola çıksak evrim teorisine inanmamız ve yasin süresinin 79 ncu ayeti geregi yaratılışın bu şekilde veya yaratılışcı düşünce şeklinde veya mücizevi bir şekilde veya bizim düşünemeyecegimiz şeklinde de olabilecegine de inanmamız ve bunlar arasında hiç bir ayrım yapmamamız gerekir.

    Eger yaparsak Harun YAHYA'nın dediği gibi yaratmıştır darvin kafirdi onun dediği gibi yaratmamıştır dersek sadece şirk koşmuş oluruz. Kafir böyle düşündü diye ALLAH'ın yaratmasında bir kısıtlama oldugu hisine kapılmamalıyız. Yaratıcı her şeyi neden sonuç ilişkisi ile yani vesilellerle yaratmıştır. Darvin teorisinin vesileside darvindir ve onuda ALLAH yaratmıştır vede teorisinide bütün bunları yaratan rabbim Harun YAHYA böyle düşünüyor veya darvin böyle düşünüyor diye neden evrimleştirerek yaratmayacak veya başka şekillerde..........

    Yukarıdaki yazıda boş laf salatası yapılmış ama imana ne gibi bir zararı oldugu anlatılmamıştır. Ben ALLAH'ın her türlü yaratabilecegini düşünüyorum. Bunun kime ve neye zararı oldu veya faydası oldu bence hiç. Aslında ateistlerin imanlarını oluşturan en güçlü argümanları ellerinden alınacak ve içi boş bir kütük gibi kalacak.
    Bu mesaj en son " 23.10.10 " tarihinde saat 11:33 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  4. #4
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Müslüman evrimcilerin gözardı ettikleri gerçekler

    Dün, bazı Müslümanların, evrimcilerin telkinleri altında kaldıklarından ve bilimsel gelişmelerden haberdar olmadıkları için evrim teorisini bilimsel bir gerçek olarak gördüklerinden bahsettik. İşte bu bilgi eksikliği Müslüman evrimcilerin evrim teorisiyle ilgili pek çok gerçeği göz ardı etmelerine neden olur. Gözardı edilen bu gerçeklerin en önemlileri şunlardır:


    Empedokles gibi bazı felsefeciler dünyanın, yeryüzü, ateş, hava, su olmak üzere dört elementten oluştuğunu öne sürüyorlardı. 17.yüzyıla ait bu ilüstrasyonda, dört elementin güneş etrafında oluşturduğu daireler sembolize ediliyor.
    Evrim Düşüncesi Eski Yunan‘dan Gelen Putperest Bir İnançtır

    İlk olarak Mısır, Babil ve Sümer gibi Milattan önce yaşamış toplumların batıl dinlerinde rastlanan evrim fikri, buradan Eski Yunan toplumundaki filozoflara geçmiştir.

    Miletli Yunan felsefecilerden Empedokles, Thales ve Anaksimenderes'in en önemli iddiaları yine ilk canlıların cansız maddelerden -hava, ateş, su gibi- kendiliğinden oluştuğuydu. Miletli felsefeci Thales tüm hayatın kökeninin "su" olduğuna inanıyordu. Sudan yola çıkarak bitkilerin, hayvanların geliştiğini ve en sonunda da insanın oluştuğunu söylüyordu.(2) Empedokles ise kendisinden önceki düşünceleri birleştirip, temel elementler olarak su, ateş, hava ve toprağı benimsemişti. Bu elementlerin biraraya gelerek vücutları oluşturduklarını düşünmüştü. İnsanın bitki yaşamından gelişmiş olduğuna ve bu sürecin gerçekleşmesinde tek sorumlu etkenin tesadüf olduğuna inanmıştı.(3) (Detaylı bilgi için Bkz. Darwinizm Dini, Harun Yahya, Global Yayıncılık, 1999)

    Dikkatli bakıldığı zaman geçmiş çağların evrimci düşünürleri ile günümüz evrimcilerinin fikirleri arasında çok büyük benzerlikler olduğu görülür. Evrenin başı ve sonu olmadığı yönündeki materyalist düşüncenin ve canlıların tesadüfler sonucu oluştuğunu iddia eden evrimci düşüncenin kökenlerini putperest Sümer kültüründe ya da materyalist Yunan düşünürlerinde bulmak mümkündür.

    İşte Müslüman evrimcilerin destek verdikleri evrim teorisinin kökeni bu kadar eksilere kadar uzanan batıl bir anlayıştır. Materyalist düşüncelerle ortaya atılmıştır ve putperest anlamlar içermektedir.


    KAYNAK:http://www.harunyahya.org/Makaleler/...lilyoktur.html

    Bu zihniyet bunun gibi adamlar sayesinde putpereslere mal edilmişitr. Eski yunan kültürüde sümer kültürüde en ünlü kültürlerdir ve insanlık tarihi içinde önemli bir yer kaplarlar.

    Biliyorsunuz Kuranda öteden beri olan ALLAH'ın dini budur ifadesi vardır. Önemli kültürlerin ve devletlerin oluşum tarihlerine ve o kültürleri güçlü kılan ögelere bakılırsa bilimin ve kültürün çagın insanlarına göre üstün insanlar tarafından kuruldugununda bir gerçek oldugu görülecektir ve bu kültürler ömürlerini bozulana veya kendinden daha üstün bir kültür gelene kadar sürdürmüşlerdir.

    Bana görede eski yunan olsun sümer olsun onların kültürlerinin oluşmasında mutlaka adı sanı belli olmayan bir peyganber gelmiş ve bu kişilere ve topluma bu düşünceleri aşılamış ve bu kültürlerin dogmasını saglamıştır.

    Bu peyganberlerin anlatııkları yukarıdaki buna benzer kişiler tarafından çarpıtılarak putlara mal edilmiş ve kültür ortadan kalkıncada putlarla birlikte yok olup gitmiştir.

    Bence bu iki kültürün ve daha bilmediğimiz kültürlerinde kökeninde peyganberler vardır ve bunlar o devirde evrimi anlatmışlardır. Hemde insanların bunları bu tekoloji ile ancak anlayabildikleri halde o devirde ki insanlara anlatmış ve açıklamışlardır. Bu Kuran_ı Kerimin bir mucizesidir.

    Her devirde oldugu gibi bu günde tuzak kuranların en hayırlısı olarak ALLAH'ın yaratmasına sınırlama getirenlere sihirbazlara tuzaklarını yuturacaktır. Bu evrim teoriside zalim ve zorbaların ve ALLAH'ın ayetlerini yerinden oynatıp istediği gibi yorumlayanların sonu olacaktır.

    Hem bana söyleyebilirlermi evrim teorisne inanmadan israil ogulları neden diğer insanlara üstün kılınmış.
    Bu mesaj en son " 23.10.10 " tarihinde saat 11:53 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  5. #5
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Doğal Seleksiyon ve Mutasyonların Evrimleştirici Bir Gücü Yoktur

    Bugün evrim teorisi olarak adlandırdığımız neo-Darwinist model, sözde evrimin gerçekleşmesinde rol oynayan iki mekanizma öne sürer: Doğal seleksiyon ve mutasyon.

    Doğal seleksiyon doğal seçilim demektir. Buna göre yaşam mücadelesi içinde güçlü olanlar ve doğal şartlara uyum gösterebilenler hayatta kalırlar, diğerleri ise elenerek yok olurlar. Örneğin bir bölgede hava şartlarının değişerek ısının giderek düşmesi, o bölgede yaşayan hayvan popülasyonları içinde düşük ısılara dayanıksız olan bireylerin ayıklanması anlamına gelir.

    Uzun vadede sadece soğuğa dayanıklı olan bireyler hayatta kalır ve popülasyonun tümü bunlardan oluşur. Veya vaşakların saldırı tehditi altında yaşayan tavşanlardan çevreye en iyi uyum sağlayanlar veya en hızlı kaçanlar hayatta kalır ve bu özelliklerini bir sonraki nesle aktarırlar. Ama dikkat edilirse burada yeni bir özellik ortaya çıkmamakta, mevcut hayvanlar farklı bir türe dönüşmemekte, farklı bir özellik kazanmamaktadırlar. Dolayısıyla doğal seleksiyon mekanizması evrimleştirici bir özelliğe sahip değildir.

    Bu durumda evrimcilerin elinde geriye sadece mutasyon kalır. Evrim teorisinin iddiasının kabul edilebilmesi için, mutasyonların canlıların genetik bilgisini geliştirmeleri gerekmektedir.

    Mutasyon, canlıların genlerinde radyasyon gibi dış etkiler ya da DNA'daki kopyalama hataları sonucu oluşan bozulmalardır. Mutasyonlar elbette ki değişikliğe sebep olabilir, ancak bu değişiklikler hiçbir zaman olumlu yönde olmaz, daima bozucu niteliktedir. Diğer bir deyişle mutasyonlar canlıları geliştiremez, aksine her zaman için canlılara zarar verirler. (Detaylı bilgi için Bkz. Evrim Aldatmacası, Harun Yahya, Global Yayıncılık) Fransa'nın en ünlü zoologlarından biri olan Pierre Paul-Grassé'nin mutasyonlar hakkında yaptığı yorum, bu noktada oldukça açıklayıcıdır:

    Mutasyonlar, zaman içinde son derece düzensiz biçimde meydana gelirler. Birbirlerini tamamlayıcı bir özellikleri yoktur ve birbirini izleyen nesiller üzerinde belirli bir yöne doğru kümülatif (gittikçe artan) bir etkileri olmaz. Zaten var olan yapıyı değiştirirler, ama bunu tamamen düzensiz bir biçimde yaparlar... Bir canlı vücudunda çok küçük bile olsa bir düzensizlik oluştuğunda ise, bunun sonucu ölüm olur. Yaşam olgusu ile anarşi (düzensizlik) arasında hiçbir olası uzlaşma yoktur. (4)

    Günümüze kadar gözlemlenmiş tüm mutasyonlar, çoğu zaman zararlı, nadiren de etkisizdirler. Buna rağmen evrimciler –dolayısıyla Müslüman evrimciler de-, mutasyonları hala geçerli bir evrimsel mekanizma olarak savunmaya çalışırlar.

    Kaynak: http://www.harunyahya.org/Makaleler/...lilyoktur.html

    MÜLK
    1 – Hakimiyet elinde bulunan o yüce Allah mukaddestir, hayrı ve bereketi sınırsızdır ve O her şeye kadirdir.
    2 – Hanginizin daha güzel iş ortaya koyacağını denemek için, ölümü ve hayatı yaratan O’dur. O azîzdir, gafurdur (üstün kudret sahibidir, affı ve mağfireti boldur). [2,28; 18,7]
    3-4 – Yedi kat göğü birbiriyle tam uyum içinde yaratan O’dur. Rahman’ın yaratmasında hiçbir nizamsızlık göremezsin. Gözünü çevir de bak: Herhangi bir kusur görebilir misin?Sonra tekrar tekrar gözünü çevir de bak, gözün bir kusur bulamadığından, eli boş ve bitkin geri döner.

    Ölüm olmasaydı dogal seleksiyonda çatışma kuramıda olmazdı, bunlar varki, yeni yeni insanlar ve yeni düşünceler ortaya çıkıyor ve bunları çıkaranlar hakkında ve bu oluşumu gerçekleştirenler hakkında kanaatler oluşuyor ve dünya insanlar açısından bir imtihan arenasına dönüşüyor.

    İsrail ogullarınıda daha iri ve cüseli olduklarından ve diger insanlara göre daha bilinçli olduklarından ALLAH onları diğer insanlara üstün kılmıştır. Bu durum Kuranı Kerimde açıklanmıştır. Hatta peyganberlerin ve bazı yakınların da diğer insanlardan üstün olmalarının bunun bir delilidir. Evrim teorisine inanmadan insanlar arasındaki derece farkını açıklayamasın.

    Degişiklikler olumlu veya olumsuz yönde olabilir, örnegin benim düşüncelerim Harun YAHYA ya göre olumsuz başkalarına göre olumludur. Bu gelişim ve degişim görecelidir. Bakış yerine göre degişir. Degişimleri hayatta bırakan bulundukları ortama ayak uydurup uyduramama ile olmuştur. Düşüncelerde böyledir. Harun YAHYA nn düşünceside evrimde ilelendikçe yok olup gidecektir.

    Şimdilerde genlerin haritası çıkarıldı ve bu harita üzerinde oynamalarla hastalıklar tedavi edilme yoluna gidilmektedir. Bu gen tknolojisi ilerleyip yeni tür canlıların gelişimleri gerçekleştirilince evrim insan eliyle hızlandırılmış olacak ve bir bakıma ispat edilmiş olacak, o zaman Harun YAHYA ve onun gibi düşünenler bu duruma ayak uydurmak ve düşüncelerini degiştirmek için olagan üstü kıvırmalar yaparak hayatta kalmaya çalışacaklar. Zaten yukardakı yazıda bunun belirtileride var.

    Bunlar bu şekilde olsa bile ALLAH yaratmış olacak. Maddelere uyması gerekli kanunları emreden ALLAH'dır.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  6. #6
    Deneme Bi Ki Görevsiz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2010
    Mesajlar
    531
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Onlar daha Ramazan Toptaşı tanımıyorlar
    Atış serbest.

  7. #7
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Fosil Araştırmaları Yaratılış Gerçeğini Tastik Etmektedir

    Evrim teorisinin iddia ettiği senaryonun yaşanmamış olduğunun en açık göstergesi, fosil kayıtlarıdır.

    Evrim teorisine göre bir canlı türü, zamanla bir diğerine dönüşmüş ve bütün türler bu şekilde ortaya çıkmışlardır. Teoriye göre bu dönüşüm yüz milyonlarca yıl süren uzun bir zaman dilimini kapsamış ve kademe kademe ilerlemiştir. Bu durumda, iddia edilen uzun dönüşüm süreci içinde sayısız ara türlerin oluşmuş ve yaşamış olmaları gerekir. Ancak günümüze kadar tek bir ara geçiş formu bile bulunamamıştır. Bu, evrimsel bir sürecin hiçbir zaman yaşanmadığı anlamına gelir.

    Evrimciler, fosil kayıtlarının evrimi yalanlamasının yanında yaratılış gerçeğine bilimsel bir delil sağladıklarını da itiraf etmektedirler. Örneğin evrimci paleontolog Mark Czarnecki şöyle bir itirafta bulunur:

    "Teoriyi (evrimi) ispatlamanın önündeki en büyük engel her zaman için fosil kayıtları olmuştur… Bu kayıtlar hiçbir zaman için Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Tanrı tarafından yaratıldığını savunan yaratılışçı argümana destek sağlamıştır." (5)


    Bu süreci anlayabilmemiz için, günümüz çıkarımlarından yola çıkarak cevap vermek lazım. Kainatın 14 miyar yılda oluştugu söylenmekte bana göre tek bir noktadan yani bingbenk terorisi ile patlayarak meydana gelmiş ise ve genişleyerek devam ediyor ise en uzak galaksilerin yani kainatın diger ucundaki galarksilerin en az 14 milyar yıl uzaklıkta ve daha fazla uzaklıklarda olması gerekir. Bu gün uzaya baktıgımızda daha uzak galaksilerin oldugu görülmektedir.

    Bu durumda bize kainatın ömrünün daha uzun yılları kapsadıgını ve bununda dünyamızdaki ve kainattaki canlıların oluşumunun daha eskilere dayandıgını gösterir.

    Burdan şuraya gelmek istiyorum. İnsanın oluşmasındaki ve canlıların oluşmasınddaki ara geçişlerin en yakın bariz örneklerinin bile 1 milyar yıl içinde oldugunu ve bunuda yaydıgımızı düşünürsek bu dönüşümün ara geçişlerinin bulunmasının ne kadar zor oldugu ortaya çıkar. Hem bulunmuş olsa bile ara geçişlerin tam tarihleri tespit edilemediği için anlaşılamaz.

    Halbuki bu ara geçişleri tarihte degilde günümüzde aramak lazım. öRNEGİN CANLILARIN GENELİNE BAKARAK GÖZ ÇEŞİTLERİNİN NASIL OLUŞTUGUNU VE HANGİ CANLIDA NEDEN DOLAYI GERİ KALDIGINI HANGİSİNDE İLERİ GİTTİĞİNİ ÖGRENEBİLİRİZ. Aynı çıkarımı canlıların bütün organlarında yapabiliriz. Örnegin insan beyni ve diğer hayvanların beyniile karşılaştırma yaptıgımızda en gelişmişi bizimkidir. Halbuki gözde öyle degildir. Bazı canlılar gece görüş gölüğünden tutta termal görüş sistemine bile sahiptir.

    Halbu ALLAH Harun YAHYA nın ddediği gibi yaratmış olsaydı, insana gözün en iyisini vermesi gerekirdi, aynı beyinde oldugu gibi, birde bunları insanlara eşit bir şekilde vermesi gerekirdi.

    Görüldügü gibi evrim teorisi olmadan bunları açıklamanın imkanı yok. Halbuki dogada olan her şeyin bir nedeni var. Ama bunlara neden, neden bulunamıyor da ALLAH'ın takdiri deniyor. Neden ortaya çıkınca ALLAH'ın takdiri ortadan kalkıyorda dinsiz imansız olanların olanların çıkarımları dogrumu oluyor.

    Darvinin dediği gibi olmuyorda yaradılışcıların dediği gibi oluyorsa, neden ben 45 yaşına gelmeme ragmen nedensiz gökten zenbille indirilipte yaşam bulmadı. NEDEN HARUN YAHYA BUNU BANA AÇIKLARMISIN, SENİN AÇIKLAYAMASAN YARDIMCILARIN AÇIKLASIN, ZATEN BU ZIRVALARIDA SEN YAZMIYORSUN. ONLAR SENİN ADINA YAZIYORLAR. GELİP BURDA BUNU AÇIKLASINLAR.

    AHA DESİNLER HARUN YAHYA GÖKTEN ZENBİLLE İNDİ O YENİ BİR TÜR DESİNLER VE SENİN FARKLI OLDUGUNU İSPAT ETSİNLER.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  8. #8
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Allah’ın yaratma ilmi

    Evrimsel yaratılışı savunanların iddiasına göre, Allah canlıların genetik yapılarında mutasyonlar yoluyla birtakım değişimler meydana getirmekte ve böylece onlara faydalı organlar kazandırmaktadır. Ya da yine bu iddiaya göre Allah önce ilkel canlılar yaratmakta, sonra onları kompleks canlılar haline getirmek, onları mükemmelleştirmek için doğal seleksiyonu kullanmaktadır. Doğal seleksiyon mekanizmasıyla bir canlıya organ eklemekte ya da önceden yarattığı bir organı körelterek, çıkarmakta, bir türü bir başka türe dönüştürmektedir.

    Bilimsel gelişmelerden haberdar olmayan bazı insanlar, evrim teorisini de desteklemek için bu tip hayali çıkarımlar yapmaktadırlar. Ancak bu iddia bilimsel gerçeklere tamamen aykırıdır. Kuran’da da bu şekilde bir yaratılıştan kesinlikle söz edilmemektedir.



    BAKALIM ŞU AYETLER NE DİYOR. SİZ KARAR VERİN.


    İNSAN
    28 – Onları yaratan, organlarını birbirine bağlayan ve onlara bu sağlam bünyeyi veren Biz’iz.Dilediğimiz vakit elbette onların yerine başkalarını getirebiliriz.



    LOKMAN
    34 – Kıyamet saatinin ne zaman geleceğini yalnız Allah bilir. Yağmuru da O indirir, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Hiç kimse nerede öleceğini de bilemez. Herşeyi mükemmel tarzda bilen ve her şeyden haberdar olan, Allah’tır.

    RA’D SURESİ
    8 – İşte O Allah’tır ki her bir dişinin neye gebe olduğunu, karnında ne taşıdığını, ve rahimlerin neleri eksik bırakıp, artırdığını bilir. Doğrusu O’nun katında her şey bir ölçü iledir.

    RAHİMLERDE NEYİ DEGİŞTİRİYOR. ??????????????????????
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Allah Tüm Kainatı Yoktan Var Edendir

    Allah dilediğini dilediği şekilde ve zamanda, örneksiz olarak yaratan, yoktan var edendir. Her türlü eksiklikten uzak olan, hiçbir şeye ihtiyaç duymayandır. Dolayısıyla Allah'ın yaratması için de hiçbir sebebe, araca, aşamaya ihtiyaç yoktur. Dünyada herşeyin belli sebeplere, doğa kanunlarına bağlı olması kimseyi yanıltmamalıdır. Allah, tüm bu sebeplerin Yaratıcısı olarak bunlardan tamamen münezzehtir.

    Şunu da belirtmek gerekir: Allah dilerse yaratmada belirli safhalar kullanabilir. Örneğin bitkiyi tohumdan çıkarır veya insanı tek bir sperm ile yumurta hücresinin birleşmesinden, aşama aşama yaratır. Fakat bu safhaların –ileride de detaylandıracağımız gibi- evrim iddiası ile hiçbir ilgisi yoktur. Hiçbir aşamada şansa, tesadüfe, başıboşluğa yer yoktur ki, evrim teorisinin temel iddiası rastgele, şuursuz tesadüflerle, kendi kendine meydana gelen olaylardır. Bir bitkinin meydana gelişinin ya da tek bir hücrenin "en güzel surette" yaratılmış olan bir insan haline dönüşmesinin her safhası, Allah'ın sonsuz kudreti ile yaratılmış, mükemmel sistemler sayesinde gerçekleşir.

    Allah yerleri, gökleri ve ikisi arasındaki herşeyi, tüm canlıları yalnızca dilemiş ve yaratmıştır. Bu, Allah için son derece kolaydır. Kuran'da da bu gerçeğe işaret edilmiş ve Allah'ın yaratışı hakkında şunlar bildirilmiştir:

    Onu istediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca "Ol" demekten ibarettir; o da hemen oluverir. (Nahl Suresi, 40)


    Hem eksiklikten uzak olan diyeceksin hemde darvine kızdıgından onun düşündügü ve buldugu teori ile yaratamaz diyeceksin. Bu nasıl bir çelişki böyle sakın yaman bir çelişki olmasın.

    Allah her türlü yaratmayı neden sonuç ilişkisine dayanarak yapar. Eger böyle yapmamış olsaydı ne sana nede bana ihtiyaç olurdu. Yaratmayı tartışmaya açık olmayacak şekilde herkes görürdü. Birde bu düşüncesi dogru olsaydı kimsenin annesi ve babasıda olmazdı herkes gökten zenbille iner ve imtihan olur giderdi, hiç birşeyinde nedeni olmazdı. Acaba o zaman imtihan ortamı olurmuydu olursada insanlar sorulara nasıl cevap veririlerdi onu düşünmek lazım.

    Yaratıcının varlıgı nedensizdir. Dogada olan herşeyin son dayanagı nedensiz olan ALLAH'ın varlıgıdır. Var olan var olma nedenini en sonunda ona dayamak zorundadır. Darvininde ölünce vardıgı yer onun yanıdır. Darvin ilk canlnın cansız varlıktan meydana geldiğini bulmuşte ilk maddenin nasıl meydana geldiğini neden bulamamış. Yoksa işinemi gelmemiş. Yoksa bizim yobazların yaptıkları gibi araya evrim teorisini koyarak ALLAH'ın varlıgını gölgelemekmi istemiş. Malesef ben gaybe inanan birisi olarak beni gölgeler etkilemiyor. Ne darvinin gölgesi nede Harun YAHYA gibilerin gölgesi etkileyemez. Görnek isteyen görür, bilime bakanda bunu görür.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Yaratılış Bir Mucizedir

    Bazı Müslümanların evrim fikrine itibar etmesinin kökeninde, Allah'ın dilediği anda dilediğini yaratma ve yok etme gücünü göz ardı etmelerinin önemli bir rolü vardır. Söz konusu evrimci Müslümanlar, doğa kanunlarının sabit ve değişmez olduğu ve hiçbir olayın doğa kanunları dışında gerçekleşmeyeceğini varsayan "natüralist" dogmanın etkisi altında düşünmektedirler. Oysa bu çok büyük bir yanılgıdır. Çünkü "doğa kanunları" dediğimiz kavramlar, Allah'ın maddeyi belirli bir düzen içinde yaratmasından ve korumasından kaynaklanmaktadır. Bunlar maddenin bizzat kendisinden kaynaklanan özellikler değildir.

    Yaratıcı nazarında olaylar şu anda olmaktadır. Onun için zaman diye bir şey söz konusu degildir. O nedenle 1 saniyenin 1/1000 de olsada 1 milyar yılda da olsada ol deyince olmuş olmaktadır. Zaman madde alemide geçerli olan birşeydir. Olayların kronolojik bir sıraya konması içindir. Bu madde aleminde meydana gelen olayların ve oluşların neden sonuç ilişkisine göre olması içindir. Bir uzay aracıda ol deyince olmuştur. Ama biz insanlar için onun oluşabilmesi için milyarlarca yıl geçmesi ve insanların bu bilgi birikimine gelip onu yapmaları gerekiyordu. Ama ALLAH için ol deyince oldu.

    Maddenin özelliğini ALLAH vermiştir. Bunlar hiç bir zaman bu özelliklerin dışına asla çıkmazlar ve bunlar bu özellikler dışına çıkamadıkları için bunların neden oldugu oluşumlarda hayatlarını bu degişmez maddenin davranışlarına borçludurlar. Örnegin su bir gün 50 derecede diger gün 150 derecede kaynamış olsaydı insan olurmuydu, olurdu ama nedene dayanmadan olurdu. İşte peyganberlerimizin yaptıgı mücizelerde nedensiz meydana gelen olaylkardır. Bu nedenle mücizedirler.

    Müslüman evrimciler, Darwinistlerin fikri temelini oluşturan natüralist dogmadan etkilenmiş oldukları için, canlıların ve insanın kökenini de doğa kanunlarına göre açıklamaya çalışmaktadırlar. Allah'ın bu doğa kanunları ile sınırlanmış bir yaratılışla canlıları var ettiğini düşünmekte, dolayısıyla mutasyon, doğal seleksiyon, türleşme gibi kavramları kullanarak bir türün diğerine dönüşmesi yoluyla yaratılış olduğunu zannetmektedirler. Oysaki bir Müslümanın böyle bir "natüralist" mantığa kapılması çok hatalı olur, çünkü Kuran'ın pek çok ayetinde bildirilmiş olan mucizeler, bu mantığın yanlış olduğunu açıkça göstermektedir.

    Mücizeler peyganberlere verilmiştir, veriliş sebebide peyganberin dogru söylediğine bir delil olması ve insanları ALLAH'ın varlıgına inandırmak ve yaradılışın istenirse nedensiz olarakta yapılabilecegini göstermek içindir. Eger bu şahsın dediği gibi olsaydı bütün insanların oluşması mücize olması gerekirdi. O zaman kendisi bile mücizevi şekilde oluştugunu anlamaz mücizevi yaratılışın evrimci bir yaratılış şeklinde olacagını savunurdu.

    Nitekim Kuran'da canlıların ve insanın yaratılışı konusundaki ayetlere baktığımızda, bu yaratılışların doğa kanunları içinde değil, mucizevi şekilde olduğunu açıkça görürüz. Allah canlıların yaratılışını şöyle açıklamaktadır:

    Mücizevi bir şekilde meyedana gelen olaylar vardır kuranda, balıgın acayip bir şekilde canlanıp denizin yolunu tutması, diğeride ibrahim peyganberin güvercinlere üflemesi ile canlanmaları ve isa peyganberin çamurdan bir kuş yaparak ALLAH'ın dilemesiyle canlandırmasıdır. Birde bir şahsın bir şehir hakkında konuşupta 100 yıl uyutularak gözleri önünde eşeginin tekrar kemikleri üzerine et bürütülerek diriltilmesi gibi örneklerdir.

    Ben şimdi dogaya baktıgımda yaratılışların böyle olmadıgını herşeyin bir nedene dayandıgını görüyorum. Yoksa benim gözlerimmi perdelide ben bu yaratılışları görmüyorum. Hadi ben görmüyorum bu dinsiz imansız kıtapsız arkadaşlardamı görmüyorlar. Onlar böyle mücizeleri her gün her dakka görüyor inanmıyorlarda ben görmediğim halde neden gaybe inanıyorum. Herşeyin dayandıgı son nokta odur diyorum.


    Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir. Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir. (Nur Suresi, 45)

    Ayette karada yaşayan temel canlı gruplarına (sürüngenler, kuşlar ve memeliler) işaret edilmekte ve bunları Allah'ın sudan yarattığı bildirilmektedir. Dikkat edilirse, bu canlı grupları evrim teorisinin öngördüğü gibi "birbirlerinden" değil, "sudan" yaratılmışlardır. Yani ortak bir malzemeden, Allah'ın şekillendirmesiyle ayrı ayrı var edilmişlerdir.


    Şekillendirme nasıl oluyor, şekillenirken bize göre zaman geçmiyormu bide onu açıklasalardı daha iyi olurdu. Yorum yapabilmek için evrime yine deginmek zorunda kalmışlar. Ya degilse düşüncelerininde nasıl degiştigini evrim olmadan nasıl açıklayabilirlerdi. Harun YAHYA düşüncelerinin bu seviyeye nasıl geldiğini anlarsa evriminde nasıl oluştugunu anlayacaktır.


    Bu ortak malzemenin su olduğu gerçeği, bugün bilimsel verilerle de açıkça ortadadır. Su, dünyadaki her canlının vücudunun en temel unsurudur. Memelilerde vücudun yaklaşık % 70'i sudur. Her canlı, vücudundaki su sayesinde hücre içi, hücreler arası ve dokular arası ulaşımı sağlar. Su olmadan canlılığın olamayacağı herkes tarafından kabul edilen bir gerçektir.

    Bana göre her canlı akışkan içinde yaratılmıştır. Örnegin kuşlarda bir akışkan madde olan havada yaratılmış ve şekillendirilmiştir. Cinlerin yaratıldıgı yerde ateştir ve ateşte bir akışkandır. Çünkü akışkan içerisinde maddlerin atomları üç boyutlu olarak çok sayıda olasıklarda birlikler oluştururlar ve bu oluşlardanda ilk canlı alışveriş içinde bulunan maddeler meydana gelir ve bu maddelrein alışverişleri canlılıgı oluşturur. İlk canlılarda böyle oluşmuştur ve oluşmayada devam etmektedir. Bunu ALLAH Kuranı kerimde açıklayarak dünyayı gezin dolaşında yaratmaya nerden başladıgına bir bakın diye açıklamıştır.

    ANKEBUT20 – De ki: “Dünyayı gezin dolaşın da,Allah’ın yaratmaya nasıl başladığını anlamaya çalışın. Sonra, Allah tekrar yaratmayı da ölümden sonra diriltmeyi de gerçekleştirecektir.Allah elbette her şeye kadirdir.”
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kuran'da Astronomİ
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 04.05.06, 23:18

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •