• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
14 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,260
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Hristofyas'tan 'Kemalist derin devlet'e

    Rum lider, 'başta olmak üzere Kemalist derin devlet olarak adlandırılan' şeklinde tanımladığı çevrelerin, Kıbrıs'ı Anadolu'nun pir parçası olarak görmekten vazgeçmeleri gerektiğini söyledi.

    AA
    Kıbrıs Rum kesimi lideri Dimitris Hristofyas, Türkiye'de bazı askeri çevrelerin Kıbrıs'ı Anadolu'nun bir uzantısı gibi gördüğünü ileri sürerek bu konudaki anlayışın değişmesini beklediklerini söyledi.

    Düşünce kuruluşu Avrupa Politika Merkezi'nde konuşan Hristofyas, Kıbrıs'ta çözüm istediğini söyleyen Türkiye'nin samimi olmadığını ileri sürdü.

    ''Türkiye'nin Kıbrıs'ın sahibi olmadığını anlaması lazım. Kıbrıs Kıbrıslılarındır" diyen Hristofyas, "Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türkler, Maroniler, Latinler ve Ermenilere aittir. Türkiye'nin, Kıbrıs'ın Anadolu'nun bir uzantısı olmadığını anlamasını istiyoruz. Çünkü ordudakiler başta olmak üzere Kemalist derin devlet olarak adlandırılan bazı çevreler, Kıbrıs'ı Anadolu'nun bir uzantısı gibi görüyor'' dedi.

    Türk liderlere saygı duyduğunu ve onların bu anlayışı değiştirmesini beklediğini kaydeden Hristofyas, ''Her ne kadar nüfusumuz az olsa da ve askeri açıdan çok güçsüz olsak da uluslararası toplumun tüm fertleri gibi aynı haklara sahibiz'' dedi.

    Kıbrıs sorununun Türkiye'nin AB üyelik sürecini rehin aldığı iddiasını reddeden Hristofyas, ''Türkiye'nin uluslararası hukuku ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ederek kendi kendini rehin tuttuğunu'' savundu.

    Türkiye'nin AB sürecinde, Kıbrıs'la ilgili yükümlülüklerini bugüne dek yerine getirmediğini de ileri süren Hristofyas, ''Türkiye sonunda AB'nin temel kurallarına itibar etmemenin ve anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmemenin sonuçsuz kalmayacağını, aksine AB katılım sürecini ciddi şekilde etkileyeceğini anlamalıdır'' dedi.

    Rum lider Hristofyas, bu sözünün ne anlama geldiğinin sorulması üzerine ''Türkiye'nin yükümlülüklerini yerine getirmezse Aralık ayında (AB Aralık zirvesinde) bedel ödeyeceğini söylemiyorum. Eğer Türkiye taahhütlerini karşılamada başarısız olursa bunun elbette AB katılım sürecini olumsuz etkileyeceğini söylüyorum. Bu AB'nin genel tutumu'' şeklinde konuştu.

    ''Kıbrıs'taki kapsamlı çözüm müzakerelerinde KKTC'nin eski Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile yeni Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'nun dış etkilerden bağımsız olmamasının başarısızlığın nedeni olduğunu'' iddia eden Hristofyas, kapalı Maraş'ın Rumlara iadesi gibi sunduğu ''yapıcı önerilerin'' dikkate alınmasını istedi.http://http://www.ntvmsnbc.com/id/25145615/. Ab ye girdiler ahkam kesiyolar




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  2. #2
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Özeti bu kısmında saklı "...Kıbrıs Kıbrıslılarındır" diyen Hristofyas..."

    Bu doğru... Bu ifadeyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndekiler bile olumlu karşılar tabiki mahalle baskısı olmazsa... Zaten Kıbrıslı Türkler Türkiye'li Türkleri ne kadar sevdiği de yıllardır biliniyor... Bazıları için acı da olsa gerçek...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  3. #3
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Hristo doğru söylüyor.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  4. #4
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    _WOLF_ un konuyla ilgili yorum şu "Ab ye girdiler ahkam kesiyolar". _WOLF_ un bu ifadesi sizi niye rahatsız ediyor ...



    Kürt olduğumu nasıl anladınız ? DNA dan mı? Soyumun kimler olduğunu forumda biryerlerde mi bahsettim ? ...



    Bir önceki cevabımı savunmak için illa Türk harici(ırken herhalde!) Kürt vs.. olmak mı gerekiyor? Nedir bu sizin geniş olmayan dar zihniyetiniz anlamış değilim... Ülkü vs. olarak Nursi nin yolunda ülküsünde vs.. olan farklı kökenlerde farklı ülkelerde insanlar var. Hepsi Kürt mü oldu ?...

    Said'in yolunda değilimki.. Forumda Said ile ilgili ve ortak birçok mesajlarımda seninde bolca cevabın oldu. Ne düşündüğümü bilmemeniz imkansız... Önyargılarınız sizi balık hafızalı mı yaptı ... Umarım başka rahatsızlıklara vesile olmadan önyargılarınızı dar açılı düşüncelerinizden kurtulmanızı beklerim (harbiden samimi dileklerimdir...)

    Laiklikten bahsettiniz.. Bu konuda da forumda birçok konuda bolca mesajım vardır hepsinde Laikliği savunuyorum. Ama sizin algıladığınız Laiklik farklı olsa gerek... Laik olacaksak Diyanet olmayacak... Diyanet varsa sadece İslamiyete değil diğer Semavi Dinlere de eşit mesafede destek olmalıdır... Sizin gibileri Laikliği siyaset olarak yorumladığı için yeri gelir DİNDAR bile oluyorsunuz ... Niyetiniz belli... Laiklik amaç mı araç mı nasıl kullandığınız bellidir...

    Bu düşünceme benzerini savunan herkes Kürt mü oluyor!!!... Yoksa sizin imada mı bulunuyorsunuz Kürt= hertürlü GÖRECELİ olumsuz düşüncelerin yakıştırıldığı bir kelime mi? Bilinç altınızdaki yansımanız malesef böyle algılamaktayım. Eminim başkalarıda benzer tespitleri yapacaktır... Tabiki mahalle baskısı olmayan herşeyde bir fesatlık aramayan önyargısız bu başlığı okursa ne demek istediğimni çok iyi anlayacağına inanıyorum ve eminim de...

    Kaldıki gerçekci düşünen ve Kuzey Kıbrıs'ı (az çok) bilen herkes ne demek istediğimi anlar...

    Size tek tavsiyem Kıbrıslı Türklerin Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşların kökenlerini ayırt etmeksizin (en hafif benzetme ile) soğuk oldukları bilinir. Özellikle Türk Askerine karşı bir tutumları vardır... Bunu ordumuzda biliyor...

    Herzaman heryerde tabiki istisnalar vardır ama gerçeğide değiştirmez örtmez...




    Genel olarak Türkiye komşu ülkelerdeki Türkler için zamanında birçok hataları olmuştur... Bulgaristan da öyle... Kuzey Irak Türkmenleri Saddam zamanıda Irak'ın Güneyine sürgün edildiğinde Türkmenlere Türkiye den yardım feryadları istediğinden Türkiye ses çıkarmamıştır... O zamanlar AKP filan da yoktu!... (AKP li filan da değilim bilen bilir... sadece sizin gibileri düz mantıkla yaklaşıyor ...) Medya da bile ses çıkmamıştır... Türkiye deki toplu tepkiler bile olmamıştır...

    Kıbrıs Türkleri artık Türkiye'nin kanadında olmak istemez... Tabiki vefa borçları var. Bu ne kada sürecek belli değil ama bir güb bitecektir... Kimse kimseye vefasıyla bağlayamaz...

    Kuzey Kıbrıslılar refahı Türkiye uğruna tehlikeye atacağınız hiç sanmıyorum...

    Kıbrıslı Türkler Avrupa Birliği için Rum Pasaportu alanların çığ gibi artığını hatırlatırım...

    Hristofyas da yaşa basacak kadar akılsız değil... Kıbrıslı Türklerin meğillini biliyorda ona göre konuşuyor... Bu aralar ufak tefek beklenen tepkiler gelecektir... Ama Kıbrıs'ın geleceği birleşik federatif mi olur tek bir çatıda mı olur vs... Bunda karar verecek olan Kıbrıslılardır...

    Kıbrıslılar artık ambargodan bıktı! Sayılmamaktan bıktı... Bedel ödemekten bıktı... Türkiye de kanını akıtmıştır ve maddi açıdan Kıbrıs'a destek olmakta ama şuanki durum Kıbrıslıları rahat ettirmiyor...

    Avrupa Birliği ile bu rahatsızlıkta artış olmuştur... Türkiye Kıbrıslıların iyiliğini istiyorsa ne Türkiye'ye ne de Kıbrıslılara herhangi bir bedel ödemeden çözüm üretmelidir...

    Asimilasyon vs.. karşı Kuzey Kıbrıslılar kendilerini savunmalı. Bu fırsat verilecek Kıbrıs tarafınında Yunanistan'ın da Rum kesimini kukla gibi yönetmesi emretmesine son verilmelidir...

    Eşit şartlar altında herkes yaşadığı topraklarda kendi kaderini tayin etmelidir... Dışardan gelecek hayır hangi taraftan gelirse gelsin kimse kimseye HAYRINA yapmadığı bir çıkar veya bedel olduğu aşikardır...

    Yazdıklarımı umarım dikkatlice, net ve önyargısız idrak edersiniz...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  5. #5
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Adanın İngilizlere Devredilmesi :

    1878`de Rusya`ya mağlup olan Osmanlı Devletinin geleceği Berlin`de tespit edilirken, İngiltere, Anadolu topraklarını muhtemel bir Rus İstilasına karşı müdafaa edeceğine dair teminat veriyor,
    bu bakımdan bir üs olarak kullanılmak üzere, Büyük Britanya Devletinin Kıbrıs`a yerleşmesini bir anlaşma ile sağlıyordu.
    4 Haziran 1878`de Sadrazam Saffet Paşa tarafından imzalanan bu anlaşmaya göre, Kıbrıs üzerinde Osmanlı padişahının hükümranlığı baki kalacak ve her sene Babıali`ye 92.800 liralık bir vergi ödemek şartı ile adanın idaresi İngiltere`ye bırakılacak idi.
    1914 sonbaharında Osmanlı Devleti`nin harbe girmesi üzerine İngiltere Kıbrıs`ı işgal etti.
    Ertesi sene Sırbistan`ın Bulgarlar tarafından taarruza uğraması halinde Sırplara yardım etmesi şartıyla, adayı kendisine vereceğini Yunanistan`a vaat etti ise de, Kral Konstantin hükümeti bu teklifi kabul etmedi.
    Kıbrıs`ın İngiltere`ye ilhakı 1923`te Lausanne anlaşması ile Türkiye tarafından da kabul edildi. Kıbrıs, İngiltere krallık tacına bağlı topraklar statüsüne konuldu. (1925)

    1914 sonbaharında Osmanlı Devleti`nin harbe girmesi üzerine İngiltere Kıbrıs`ı işgal etti
    ingilizlerin kibrisi isgal etmelerine cok sevinen SAiT NURSi
    Artik KIBRIS Osmanlinin isvicresi olacak demisti.

    KIBRIS konusunda Hristiyanlarin nihai hedefi
    Adadaki Türkleri Türkiyeye göndermenin yollarini aramak.
    Adayi Yunan adasi haline getirmektir.

  6. #6
    ∞ ☯ △ ✺ ☪ ✡ † ♋ ♍ dara78 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-12-2008
    Mesajlar
    5,402
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ibrahim! MELEZ= Komunistlik bu ne KILIF!... İşine gelmediğinde kendi ifadelerini kıvırtmana gerek yok...

    Konu harici saçma sapan iddialarınızı ve yakıştırmalarınızda maşallah her konuda bozuk plak gibi tekrarlıyorsunuz... Herşeyin yeri, zamanı ve üslubu vardır... Oldu spordan da bahset bir o kalmıştı ...

    Melez Komunistlik olduğunu ilk sizden duyuyorum...

    IRKÇI olma veya olmama derdiyle kendini ispatlama... Önceki mesajımda sana bir tavsiyede bulundum. Gerçi orda birçok ifadem var... Önce Milliyetçilik ilk kez nasıl çıkmıştır hangi direk ve dolaylı süreçlerden geçilmiştir. Bir de bu süreçlerin Osmanlı nın son zamanından Türkiye ye kadarki süreçte nasıldırı bir sorgulayın...

    Sizde tipik kavramları dejenere etme huyu var... Matematiksel eşitlikleri kolaycana ifade edebiliyorsunuz mesela Siyah=Beyaz gibi... Fakat matematikte ispat vardır... İspatınızı yapında bari Matematiği katletmeyin matematiğe hakaret etmeyin...

    Bende senin için için bir eşitlik veya denklem kurabilirim ... Zorunuza da gidebilir ... İleri matematiğim de fena değildir...
    "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil."
    "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşun geçirmez!"

    V

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Size ögretildigi gibi
    Kümunizm = Ateislik
    Seklindeki denklem dogru denklem degil.

    .
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCn
    Komün, ortaklaşma ve paylaşma çerçevesinde oluşturdukları belirli değerler doğrultusunda yaşamayı tercih eden ve belirli sayıda üyesi bulunan topluluktur.Kelime, latince "paylaşmak" demek olan "communis" kokünden türemiştir. opluluğun hayat görüşüne göre bu değerler, ekonominin paylaşılmasından beraber ibadet etmeye kadar çok çeşitli olabilir.
    Mülkiyetin paylaşılmasının yanında, hiyerarşi karşıtlığı, topluluğu ilgilendiren kararların konsensüs ile alınması, sürdürülebilir ekolojik yaşam gibi prensipler, günümüz komünlerinde en çok ortaklaşılan değerler olarak ön plana çıkmıştır.
    Kamuoyunda komünlerin tarihi araştırmacısı olarak bilinen, kendisi de bir komünde yaşayan Prof. Yaacov Oved, komünü; "Üyelerinin, hür iradeleriyle, "herkesten yeteneğine, herkese ihtiyacı kadar" ilkesiyle paylaşılan bir hayatı yaşamayı seçtiği otonom bir topluluk." olarak açıklamıştır.

    Gerek 68 kuşağında oluşturulan komünlerin insanların kafasında oluşturduğu olumsuz anlamdan bir ölçüde kurtulmak, gerek diğer dillerin çoğunluğunda komün kelimesinin köy, belediye ya da yerel yönetim anlamına gelmesi yüzünden bir çok komün, günümüzde kendini daha çok "kasıtlı toplum" (intentional community) olarak tanımlamaktadır.
    Barry Shenker, "Kasıtlı Toplumlar - Komünel Yaşamda İdeoloji ve Yabancılaşma" (Intentional Communities - Ideology and Alienation in Communal Living) isimli kitabında bu durumu şöyle açıklar:

    "Kasıtlı toplumlar" terimi, gündelik yaşamda kullanılan bir terim değil, bu yüzden bazı açıklamalar gerektiriyor.
    Kasıtlı toplumlar, örgütler, mezhepler ve sosyal hareketlerle belli özellikleri paylaşmalarına rağmen bunların hiçbiri değildir.
    Bir kasıtlı toplum, belirli amaçların gerçekleşmesi için bütün bir hayat tarzı yaratmış insanlardan oluşan, görece küçük bir gruptur. Terimin iki kavramı da aynı derecede önemlidir.
    Kasıtlı topluma benzemeyen kasıtlı toplumlar da var, mesela doğmuş ve yıllardır kendiliğinden büyümüş bir kabile ya da köy... Kasıtlı toplumlar, (kurucular "kasıtlarını" ilan etmeden öncesine kadar gündelik bir grup olarak varolsalar da) belirli sayıda insanın hedeflerini gerçekleştirmek için bilinçli ve amaçlı olarak bir grupta birleşmeleri sonucu ortaya çıkıyor.
    Bu amaçlar kısmi olmuyor: Her yönüyle bir hayat şekli yaratmaya çalışıyorlar, bu yüzden de örgütler ya da sosyal hareketelerden farklı olarak onlar kasıtlı toplumlar. Bir topluluk olmalarının iki niteliği daha var: Yüz yüze ilişkilerle tanınıyorlar ve komünalizmi, kendi içinde (araçsal değerden farklı olarak) ahlaki bir son olarak kucaklıyorlar.
    Açık ki "kasıtlılığın" ve "toplum-culuğun" dereceleri olabiliyor. Kasıtlı toplum olarak nitelendirebilmek için, bunların hangi derecelere kadar olması gerektiğini, kendi içinde bir girişim olacağı için ben söyleyemem ama yukarıda bahsedilenler, bize kasıtlı toplumun temelini anlatıyor."

    International Communal Studies Association'ın eski başkanı, dünyaca ünlü, Avustralya'lı Dr. Bill Metcalf ise kitabında komünü şöyle açıklar: "Komünel yaşam, ya bir komünde ya da kasıtlı toplumda gerçekleşir, aradaki farkı ise samimi paylaşımın seviyesi belirler. Komün üyeleri, grubu, çekirdek aile biriminin yerine geçirir, genelde bir 'ortak amaç' ve kollektif bir ev yaşamı sürdürür ve genel kararları grup olarak alacak kadar samimiyet yaratılır.
    Bence 'komün' kelimesi, komünel yaşamın daha uç, topluluğa karşı yüksek miktarda sorumluluk duyulan çarpıcı biçimleri için kullanılmalı. Bu, (sorumluluk) iki yoldan birinde, ideal haliyle ise iki yolda da gösterilir. Bu yollar ekonomik ve sosyaldir.
    Tabi ki neredeyse hiçbir grup, bu alanların ikisinde de derecelendirmelerinin sonuna kadar bütün yolu gitmiş değil... Kasıtlı toplumların birinci uçta durduğu, komünden komşuluğa uzanan bir derecelendirme var."




    Komünlerin Hedefi
    Bir komünün yaşam biçimi, seçtikleri ortak ilgi ve amaca göre şekillenir.
    Bir çok insan için komünel yaşamın tercih edilme sebebi ortaklaşılan ekonomi olsa da, hayatı basitleştirme, politik ideoloji, doğal hayat, farklı aile bağları, daha sosyal ve kaliteli bir yaşam, kısacası yaşanılan toplumun değerlerinden farklı bir düzende hayat sürmek, bir komünde yaşamak için en büyük sebebi oluşturur.
    Bu doğrultuda komünler, politik, ekolojik, ruhani, psiko-terapi amaçlı gibi sınıflandırılabilir.

    Komünün Temel Prensipleri
    Yine Barry Shenker'a göre:

    "Nicelik belirtmeden, çok genel olarak aşağıdaki koşullar gerçekleştiğinde kasıtlı toplumların oluştuğunu düşünüyorum:

    Bilinçli ve amaca yönelik bir eylem olarak kuruluysa;
    Üye eğer toplulukta doğmuşsa bile, üyelik gönüllülük üzerinden işliyorsa ve bilinçli bir eyleme dayanıyorsa;
    Grup kendini çevresinden ayrı ve çevresine göre değişik görüyorsa ve çevresiyle grup olarak ilişki kuruyorsa ya da grup olarak geri çekiliyorsa;
    Topluluk göreceli olarak kendi kendine yetiyorsa, çoğu üye potansiyel olarak hayatı boyunca (ya da üye olduğu sürece) orada yaşayabilecekse;
    Paylaşmak, topluluğun ideolojisinin bir parçasıysa;
    Topluluğun kollektif amaçları varsa ve üyelerinin, memnuniyetleri doğrultusunda çalışmasına ihtiyaç duyuyor, bunu bekliyorsa;
    Bireysel bir faydaya yönelik olsa bile, topluluğun amaçlarının, sadece kollektif bir yapı içinde gerçekleşebileceğini iddia eden bir ideoloji varsa;
    Tek bir birey değil, topluluğun kendisi ya da topluluğun seçtiği kişiler yetkinin kaynağıysa;
    Topluluğun hayatının genel gidişatı, doğal olarak iyiyse, mesela araçsal değerlerinin de üzerinde, kendi içinde bir sonsa;
    Topluluğun varlığı, kişisel üyeliğin zaman aralığını aşan, ahlaki bir değere ve amaca sahipse.
    Bu özelliklerin, sadece çeşitli seviyelerde değil, çeşitli yollarda da varolabileceğinin vurgulamalıyız. Paylaşmak, eşitlik, kendi kendine yeterlilik ve diğer özellikler, bir çok şekilde anlamlandırılabilir ve göreceğimiz gibi bu, kasıtlı toplumların kalıcılığında önemli bir etkendir.
    Asıl nokta, bu özelliklerin hem dışarıdaki bir gözlemcinin, hem de üyelerin kendi gözünde varolduğu yerde, kasıtlı bir toplumun oluştuğu."

    Bill Metclaf ise komünün temel prensiplerini "Çekirdek ailenin aksi olarak grubun önemi, ortak bir amaç, ortak ev hayatı, genel ve samimi ilişkiler içinde alınan grup kararları ve gündelik hayatı paylaşmak" olarak sıralıyor.

    Bunun yanında günümüz kasıtlı toplumlarında, sosyal düzenin işleyebilmesi için hiyerarşinin kalkması gerektiğine dair eşitlikçilik anlayışı, günümüz toplumlarının boyutlarının çok büyük olduğuna, merkeziyetçiliğin dağıtılması gerektiğine dair bir inanç ve kasıtlı olarak bürokrasiyi yok etmeye yönelik çabalar gitgide artış göstermektedir.

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-11-2009
    Mesajlar
    1,895
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Biz Milliyetcilerin Milliyetcilik anlayisi bu sekildedir.

    http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...ucurat&ayet=13

    Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.

    http://www.kuranmeali.org/kuran_meal...si=sura&ayet=8

    Allah dileseydi, sizi tek bir millet yapardı.

  9. #9
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    KKTC konusunda Rum tarafıyla görüşmeler yıllardır devam ediyor.Görüşmelerin amacı zaten sorunun çözülmesi ama her zaman radikal uçlar adanıon tamamen ilhakı gibi deli saçması fikirlerle ortaya çıkıyorlar.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  10. #10
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    KKTC yıllardır Rum tarafı ile çözüm için görüşüyor.Konunun özünde hiçbir zaman KKTC nin Türkiyeye bağlanması olmamıştır.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kemalist (1984 - ....)
    TF Üyeleri-TF Olayları-TF Ekseni bölümünde кemalist tarafından açılmış
    Yanıt: 96
    Son Mesaj: 02.03.08, 03:04
  2. Kemalist Devrim
    2005 Konuları bölümünde inopportune tarafından açılmış
    Yanıt: 40
    Son Mesaj: 16.09.06, 10:32
  3. Kemalist Dayatmalar
    2005 Konuları bölümünde kobra333 tarafından açılmış
    Yanıt: 46
    Son Mesaj: 25.10.05, 16:50

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •