• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 27 1234567891011 ... SonSon
268 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kazancın ve eşitliğin gönüllülük esasıyla paylaşıldıgı hayalimdeki düzen.

    Arkadaşlar ne zamandan beridir. Bir arkadaşımız dinlerin dışında insanların özgür iradeleri ile zorlamanmadan, çalışarak elde etmiş oldukları kazanımlarını yani gelirlerini başkaları ile paylaşacakları ve eşitsizliğin önlendiği bir düzen kuracagını söylemişti bende aylardır bunu bekliyorum. Zira paylaşımın kazananın kendi istegi ile olması gerekirki, haksızlık olmasın. Ama böyle bir düzen kurulacaksa şahsen bende katkıda bulunmak isterim görüş ve düşüncelerimle, o nedenle katılımınızı bekliyorum.Bu konuyu din bölümünde, açtım nedeni ise dine alternatif yeni bir düzen olması açısındandır. Bütün ateistlerin ve diğer arkadaşların katkılarını bekliyorum.

    Yanlız burda dinleri eleştirmeyelim. Tarafsız bir gözle bakarak, iman konusu haricindeki bilgileri alıp kullanabilelim. (Nede olsa ateist arkadaşların düşüncelerine göre bunlarıda insanlar yazdı, o nedenle bu düşüncelerde alınıp kullanılmasında ne sakınca olabilirki?) Ama bu düzeni kurmak için ilahlar yaratıp onların korkularınıda kullanmayalım. Eger böyle yaparsak, dinlere ve onların ilahlarına bu zamana kadar yapmış oldugunuz eleştiriler haksız ve yersiz oldugu ortaya çıkar. Boşuna emek sarfetmiş oluruz.

    Bir mümin olmama ragmen, burda yazmış oldugum yazılarda dinlerden ve dinimden bahsetmeyecegim. Sadece aklım ve mantıgım ve vicdanımın sesini dinleyerek yazacagım. Arkadaşlardan katılım bekliyorum ve bu şekilde dini inanışlarını bir kenara bırakarak yazmalarını rica ediyorum.

    Herkes hayalindeki adil düzeni dini içerikler olmdan ve insanları zorlamadan bunu nasıl yapacagını açıklasın.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    06-09-2008
    Mesajlar
    1,726
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Dini içerik olmadan bahsedilen düzeni yada ona yakın bir düzeni kurmak olasılık dahilinde. Ancak bu olasılığı gözardı edilecek kadar düşüren şey gene insanlardır. Çok uzun sürede hiç aksamadan insanların istenen düzeni oluşturucak şekilde eğitilmeleri gerekir. Yoksa düne kadar özel mülkiyetli, para bağımlısı, kendi türünü öldürmeye bu kadar çok isteği olan, hayali sınırlar çizip bunu kin, nefret ve ayrımcılıkla koruyan, bilimsel olmayan içeriklere bu kadar bağımlı olan, egosu bu kadar yükseklerde olan, var etmeye değil yok etmeye yatkın olan insanları bugün değiştirip yarın böyle bir düzene adapte etmek imkansızdır.

  3. #3
    Ra_
    Ra_ çevrimdışı
    oysa ben ... Ra_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2009
    Mesajlar
    7,338
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Bu dünyada menfaatın ön planda olmadığı ahlaklı ve adil bir yönetimsel planın olduğunu sanmıyorum.. zira tüm yönetim biçimleri uzun tarih sürecinde farklı sosyal çevre ve coğrafyalarda defalarca denenmiştir... oluşacak yeni akımında mutlaka birileri karşıt görüş saflarında olacaktır.
    bu bağlamda bir fikir üretemiyorum.

  4. #4
    Deneme Bi Ki Görevsiz adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2010
    Mesajlar
    531
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Venüs projesi var, o fena değil ama Tartarus un bahsettiği problemler sebebi ile hayalden öte gideceğini pek sanmıyorum.
    Atış serbest.

  5. #5
    V. president mezarkabul39 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-11-2009
    Mesajlar
    7,840
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    buyrun sosyalizme..
    ''kadınlar, din ve para...bu üçü dışında herhangi bir şey için savaş çıktı mı?onlar olmasaydı şarkı sözü yazmakta zorlanırdım''DAVE MUSTAINE /MEGADETH
    "Bugünlerde yapılan müziği dinlemiyorum çünkü müzik enstruman kabiliyeti ile yapılır, bilgisayar programlarının ve prodüktörlerin kabiliyeti ile değil" Geezer Butler
    bizdekiler içim bknz. İlham kaynağım şu gördüğünüz Boğaz. Bu deniz, öküze bile ilham verir.. --> Serdar Ortaç
    HÜMANİST DEMOKRAT PARTİ

  6. #6
    oKuLLaR TaTiL!! BvLgaRi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-06-2004
    Mesajlar
    3,394
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    ramazan seninde enternasyonal dinleyeceğin vakit yakın görünüyor
    abisinin zoruyla mendil satan küçük kızın ağlak ses tonuyla mendil lazımmı abi diyerek yanıma yaklaştığı esnada cebimde bir kuruşun olmadığı gündeki ruh halindeyim.

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    06-09-2008
    Mesajlar
    1,726
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı mezarkabul39 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    buyrun sosyalizme..
    Alakası yok..

    Birincisi, o kadar denemeler oldu yozlaşmayan bir sosyalist sistem yok.
    Kapitalist elit grup gidiyor yerine sosyalist elit grup geliyor.
    Kapitalist baskı ve hegemonya gidiyor yerine sosyalist baskı ve hegemonya geliyor.
    İkincisi, sosyalizm'de gönüllülük yok. Devletin dediğini yapıyorsun.
    Üçüncüsü, buradaki konu komünal yaşama daha uygun gibi.

    Ekleme: Ayrıca açılan konunun bölümle bir alakası yok.
    Bu mesaj en son " 08.11.10 " tarihinde saat 20:05 itibariyle Tartarus tarafından düzenlenmiştir...

  8. #8
    Ya yapma Yada pişman olma guralkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2010
    Mesajlar
    1,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Konuyu tam olarak algılayabildim mi emin değilim ama; bir şeyler söyleyebilirim sanırım. Burada, "kazanımların paylaşımı ve ekonomik eşitlikten bahsedilmiş. " Öncelikle bu cümlenin tek başına yanlış ve uygulanamaz olduğunu düşünüyorum (Hiç bir sistemde). Ekonomi ise söz konusu olan, amaçlanan'ın; "Adalet- İyi niyet - insanca yaşam için gerekli asgari şartların sağlanması" olması gerekir. Aksi halde "sen gel, yat, çalışma, kötü niyetli ol - öteki çalışsın,çabalasın,iyi niyetli olsun ve gelip kazancını seninle paylaşsın " böyle bir uygulama olamaz ve olması doğru da değildir. Aslında "Adalet- İyi niyet -insanca yaşam için gerekli asgari şartların sağlanması" amacı tüm siyasi doktrinlerin ve din'lerin amacı olmuştur. Tüm bu doktrinler, teoride, kağıt üstünde mükemmeldir. Önemli olan, hangisinin, hangi zamanda, hangi topluma uygulanacağının iyi tespit etmektir. Nitekim tarihte, ayrı ayrı her birinin olumlu sonuçlar aldığı dönemler ve toplumlar olmuştur. ( mesele enterasandır ki, her iki düzeni de bilenler katılacaktır söylediğime, sosyalizme en yakın düzen, islami sosyo-ekonomik düzendir incelendiğinde)
    Peki bu sistemler madem kağıt üstünde mükemmel, niçin pratikte ve uzun vadede sonuçlar olumsuz ? Bunun en büyük sebebi Tartarus'un bahsettiği gibi "insan faktörü". Evet maalesef insanoğlu, eninde sonunda, kişisel menfaatleri ve hırsları uğruna en mükemmel sistemleri bile bozmayı başarıyor. Yani bahsedilen adalet-iyi niyet temelini yıkıyor. Büyük ihtimalle de bu kıyamet gününe kadar böyle devam edecek

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı guralkan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Konuyu tam olarak algılayabildim mi emin değilim ama; bir şeyler söyleyebilirim sanırım. Burada, "kazanımların paylaşımı ve ekonomik eşitlikten bahsedilmiş. " Öncelikle bu cümlenin tek başına yanlış ve uygulanamaz olduğunu düşünüyorum (Hiç bir sistemde). Ekonomi ise söz konusu olan, amaçlanan'ın; "Adalet- İyi niyet - insanca yaşam için gerekli asgari şartların sağlanması" olması gerekir. Aksi halde "sen gel, yat, çalışma, kötü niyetli ol - öteki çalışsın,çabalasın,iyi niyetli olsun ve gelip kazancını seninle paylaşsın " böyle bir uygulama olamaz ve olması doğru da değildir. Aslında "Adalet- İyi niyet -insanca yaşam için gerekli asgari şartların sağlanması" amacı tüm siyasi doktrinlerin ve din'lerin amacı olmuştur. Tüm bu doktrinler, teoride, kağıt üstünde mükemmeldir. Önemli olan, hangisinin, hangi zamanda, hangi topluma uygulanacağının iyi tespit etmektir. Nitekim tarihte, ayrı ayrı her birinin olumlu sonuçlar aldığı dönemler ve toplumlar olmuştur. ( mesele enterasandır ki, her iki düzeni de bilenler katılacaktır söylediğime, sosyalizme en yakın düzen, islami sosyo-ekonomik düzendir incelendiğinde)
    Peki bu sistemler madem kağıt üstünde mükemmel, niçin pratikte ve uzun vadede sonuçlar olumsuz ? Bunun en büyük sebebi Tartarus'un bahsettiği gibi "insan faktörü". Evet maalesef insanoğlu, eninde sonunda, kişisel menfaatleri ve hırsları uğruna en mükemmel sistemleri bile bozmayı başarıyor. Yani bahsedilen adalet-iyi niyet temelini yıkıyor. Büyük ihtimalle de bu kıyamet gününe kadar böyle devam edecek
    Ayrıca bu konuyu din tartışmaları bölümünde açmamın sebebi, dini anlayışlar olmadan böyle düzenlerin kurulup kurulamayacagıdır. Forum yöneticileri konu yerine uygun degilse istedikleri yere taşıyabilirler.

    Yuakarda yazan arkadaşların görüşlerine bakarak şu sonuç çıkarılabilir. Herkes eleştiriyor ama alternatif koyabilen yok. O zaman neden eleştiriyorsunuz. Eleştiriyorsanız alternatifini söyleyin.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10
    TETKAY adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-02-2009
    Mesajlar
    483
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ayrıca bu konuyu din tartışmaları bölümünde açmamın sebebi, dini anlayışlar olmadan böyle düzenlerin kurulup kurulamayacagıdır. Forum yöneticileri konu yerine uygun degilse istedikleri yere taşıyabilirler.

    Yuakarda yazan arkadaşların görüşlerine bakarak şu sonuç çıkarılabilir. Herkes eleştiriyor ama alternatif koyabilen yok. O zaman neden eleştiriyorsunuz. Eleştiriyorsanız alternatifini söyleyin.



    SAYIN RAMAZAN TOPTAŞ; Açtıgın konu içerik olarak siyasi ama işin analizine girip tarihi olayları idealist ve Metaryalist felsefeyle açıklarken ister istemez Dini felsefede burada tartışılacak, tabi genede forumun kuralları neyse ona uyacagız.

    1- ÜRETİM VE BÖLÜŞÜM;
    Sınıflar ortaya çıkalı beri insanlar her zaman, içinde insanın insan tarafından sömürülmedigi ve sınıf mücüdelesi olmayan ideal bir toplum düzeninin düşünü kurdular.
    İşte bundan dolayı, Altın Çaga dönüşle ilgili eski bir inançla başlayan bir özlemler dizisi mazlum halk yıgınlarının tarih boyunca bir yer altı nehri gibi için için akar gider.
    Şairler ve düşünürler, her devirde gelecek yeni zamanlara yüksek bir deger vererek bu zamanın gelişini beklediler.
    Tarihte Marksizimden önce, ideal devlet konusundaki fikirler bir ütopya olmaktan öteye geçmiyordu ve gidemezdide.... Bütün geçmiş devirlerin toplumsal konular üstünde düşünen filozofları, ekonomik yasalar konusunda her hangi bir bilgiden yoksun oldukları için, gerçek kötülügü servetlerin kişiler arasındaki eşitsiz dagılımında görüyorlardı. Dolaysıyla ya servetlerin eşit bir biçiminde dagılımından yada ortaklaşılıgından yana oldular. Ama toplumlar biliminden yoksun oldukları için, üretimi çözümliyemiyor, sınıf sömürüsünün mekanızmasını ortaya koyamıyorlardı. Bu nedenle, ütopyacı düşünürler olarak tanındılar ve Burjuvazinin (büyük burjuvazi ve küçük burjuvazi) kafasında sosyalizmin gerçekleşemez oldugu ön yargısı yerleşti.
    Oysa Marksizim her toplumda üretim ilişkilerinin ana unsurunun üretim araçları üzerindeki mülkiyet biçimi oldugunu göstermekle, sosyalizmin ne sözün genel anlamında "MAL ORTAKLIGI" ne "MALLARIN BÖLÜŞÜLMESİ" ne de Kapitalizmin merkezleştirerek örgütlenmesi demek olmadıgını göstermiş oldu.
    "SOSYALİZMİN TEMELİ, ÜRETİM ARAÇLARININ TOPLUMSAL MÜLKİYETİDİR"

    Üretim araçlarının toplumsal mülkiyetinin kurulması ücretli işçiligin ortadan kalkması sonucunu verir. Gerçekten modern üretim güçlerinin, işçinin işgücünün saglanması ve sürdürülmesi için zorunlu degere oranla üretimini mümkün kıldıgı günlük artı deger,üretim araçlarının toplumsal mülküyetinin kurulmasıyla, artık sermaye sahibi özel kişinin cebine degil, bütün topluluga gider ve sonrada bu toplulugun üyeleri arasında, onların topluluga katıkları emek payına göre ve çeşitli toplumsal yararlar biçiminde dagılır. İşgücünün fiyatı ÜCRET, KAR, SERMAYE,ZORUNLU İŞ BEDELSİZ İŞ artık eski anlamlarını yitirirler.
    (kaynak Felsefenin temel ilkeleri. Georges Politzer)

    Eger ilginizi çekerse bu konuda; SOSYALIZME GEÇİŞİN NESNEL ŞARTLARI.
    -SOSYALIZMİN TEMEL YASASI.
    -SOSYALİZMİN GERÇEKLEŞMESİ
    - SOSYALİZMİN BİR ÜST AŞAMASI KOMÜNİST TOPLUM. Konularında bilgimi sizlerle paylaşırım.



    HERŞEY GÖNLÜNÜZCE OLSUN.

    NE TABİAT NE DE TOPLUM ANLAŞILMAZ BİR KAOS DEGİLDİR; GERÇEGİN BÜTÜN GÖRÜNÜMLERİ, ZORUNLU VE KARŞILIKLI BAGLARLA BİRBİRİNE BAGLI,BİR BİRİYLE İLGİLİDİR.
    KULLUKLA KURTULUS OLMAZ!!!

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •