Ertu tarafından gönderildi.
Mutluluğun şartı beynimizdeki egosal dengenin başka güçler elinde olmamasından geçmektedir. Bugün dünyadaki birçok insan düşünme hastalığına yakalanmış durumdadır. Mutluluğu bozan tek şey bana göre düşünce sistemidir. Olayları düşünce sistemlerimizle değerlendirir ona göre hareket ederiz. Bu bağlamda düşünce sistemimizde sorun varsa mutluluğa erişmek güç hale gelecektir.
Kısaca özetlemek gerekirse, nefis ya da şeytan diye adlandırdığımız bu egomuza saldıran düşünce parçacıkları yüzünden hareket mekanizmamız son derece etkilenmektedir. Bazı dinlerin temelinde bu kavram açıkça ortaya konuşmuştur. Özellikle denilir ki, islama inanan ve doğru bilen bir kişi depresyona girmesi mümkün değildir diye. Çünkü temelde bir prensip vardır. Hey olayın bir neden sonuç ilişkisi vardır. Bir olayda istemediğiniz bir sonuç ile karşılaştıysanız o olay öyle olması gerekiyordur. Bunun altında başka manalar aramak yersizdir. Ancak bu farkındalığa ulaşan toplum dünyada oldukça azdır. Dedelerimizin ninelerimizin ağızlarından düşürmedikleri "Her işte bir hayır vardır..." öğütünün nedeni de budur. Öte yandan islam dininde geçen "Sizin şer bildiklerinizde biz hayır görürüz...." iması bu durumu açık ve net şekilde izah eder.
Bu kavramların modern dünyada karşılığı farkındalık kavramı ile ortaya çıkar. Evrenin kurallarının farkında olan bir kişi hangi olayda nasıl davranacağını ve nasıl düşünmesi gerektiğini bildiği için mutluluğu çekim yasası ile kendine çeker. Aslında çekim yasası dediğim gibi bu kavramların modern adıdır. Temelde bu bilgiler biz insan ırkına var olduğumuzdan beri ilahi kaynaklar ile bildirilmiştir.
Konuyu biraz dine bağlamış gibi olacağım fakat benim bakış açım budur.
Bugün bütün düşünce bilimlerinin temelinde bu mantık yatar. Özellikle son yılların en pöpüler kavramı Kuantum olayının temeli islam dininin bize anlattıklarından hiç farklı değil, eksiği var fazlası yok denilebilir.
Tüm bu bağlamlarda mutluluğun sırrı, doğru zamanda doğru düşüncede geçer.
Bir sevgiliniz var diyelim. Arıyorsunuz telefonunu açmıyor. İçinizde bir huysuzluk duygusu belirdi. Beyninizde onlarca düşünce ortaya çıktı. Acaba başka biri mi var, acaba yalan mı söylüyor, acaba şuan evde değil de bi kafedemi vs. vs. Egomuzu kontrolü altına alan nefis veya şeytan diye adlandırdığımız şey bizi mutsuzluğa iter. Bu olaylar zincirinde sevgiliniz telefonu açtığında sizin o aceleci ve güvensiz tepkiniz karşısında kırılır. Sonrasında ise araya soğukluk girmeye başlat, iki taraf ta mutsuz hale gelir. Olaylar hep böyle olmuştur, mutsuzluklar da...
Kısacası arkadaşlar, mutluluğun sırrı iyi düşünebilmekten geçer...