• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2

    Özgür müyüm?

    ÖZGÜR MÜYÜM?
    Tolga ÇELEBİ


    Çoğumuzun düşünce sistemi, otomatik olarak davranışlarımızı tekrar edecek şekilde çalışır. Tıpkı bir robot gibi davranırız. Bu yüzden, hayatımızı düşünerek yaşamak yerine, düşünmeden yaşar ve sadece izlemekle yetiniriz. Her olaya bir tepki veririz, ama bu tepkilerde bilinçsizce gerçekleşir. Alışkanlık der geçeriz...

    Zihin, geçmişte yaşadıklarımıza şartlandığı için, kafamızın içinde aynı sahneler dolaşıp durur. Ya geçmişe odaklanırız, tekrar tekrar zihnimizde yaşarız. Ya geleceğe odaklanırız, hayal kurarız.. Ya da kendimize anne, baba, patron, arkadaş gibi bir rol belirleyip o rolün gerekliliğini oynarız. Ya EGO’muz için yaşarız, ya başkaları için kendimizi paralarız. Kendimizi ya da zihnimizi bu durumdan arındırdığımız anda, gerçek özgürlüğü de tatmış olacağız.

    Bizim dışımızda, vücudumuzun da kendine ait bir zekası var. Vücudumuzdaki her hücre; bilinçli bir şekilde dokuları oluşturuyor. Dokular organları, organlar da sistemleri oluşturuyor. Soluduğumuz oksijen, kan dolaşımı, kalp atışları, bağışıklık sistemi bizim kontrolümüz dışında faaliyetlerine devam ediyor. Her insanın içinde, sanki kocaman bir kainat var. Milyarlarca yıldız misali, milyarlarca hücre... Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum. Vücudumuzu bir yönetmiyoruz. Örneğin, ben uyumak istemiyorum. Bir gün, iki gün, üç gün. Sonunda kendimi yatakta bulurum. Ya da tam tersi, sabah saat 5’te uyanmak istiyorum. Saat kurmazsam çok zor kalkarım. Ne uyumamak elimizde, nede uyuyunca isteğimiz saatte kalkmak elimizde. Bu olay sadece insana özgü bir şey değil. Kainatta ki her canlı türü hayatına bu şekilde devam ediyor.

    Bedeni idare eden bu zeka, tehlike anında içgüdüsel olarak tepki veriyor. Refleks ile sıcak bir şeye dokununca, ya da bizi tehdit eden bir şeyle karşılaşınca, çok çok kısa bir zamanda, organizma kendini korunmaya başlıyor. Tehlike anında kalp daha hızlı çalışıyor, göz bebekleri büyüyor, kaslar geriliyor, nefes hızlanıyor ya kaçmaya karar veriyoruz, ya da savaşmaya karar veriyoruz.

    Öfke duygusu bedene hakim olursa; enerjimiz artıyor ve ileri doğru atılıyoruz. Korkaklık hakimse, arkamızı dönüp kaçıyoruz. Duygu kavramı, bir durum ya da olaya verilen zihinsel tepkidir aslında. Tehlike karşısında vücut otomatik ve güdüsel olarak pozisyonunu alıyor.

    Olumsuz duygular, vücut için zehir gibidir. Vücudumuzdaki enerji akışını engeller, huzursuzluk verir. Geçmişte bir arkadaşınızla kavga ettiyseniz, zihniniz bunu uzun süre unutmaz. Bu olay ile ilgili sürekli hikayeler kurar. Bu hikayeler enerji seviyenizi bozar ve her an bir kavgaya girecekmişsiniz gibi huzursuz, stresli bir hale bürünürsünüz. Çünkü beden, zihinden gelen düşüncelerin gerçek mi yoksa hayal mi olduğunu ayırt etmez. Siz fark etmeden, tüm kaslarınızı uyarmaya başlar.

    Sürekli bu şekilde yaşamak, kötü düşünce ve fikirlerin esiri olmak, insan için inanılmaz bir yüktür. Geçmişte yaşanan hikayeleri bu güne taşıdığımız sürece, aynı tatsızlık ve mutsuzluk bizi rahatsız edecektir. İnanılmaz bir yük ile yaşamaya devam ediyoruz. Geçmişi olumsuzlukları içimizde yaşatıp, özgürlüğümüzden vazgeçiyoruz.
    Eklenmiş Resimler Eklenmiş Resimler

  2. #2
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,466
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Şayet özgür olduğunu düşünüyorsan öylesindir

    Fakat insanın hiçbir suretle özgür olamayacağını, sadece özgür olma arzusunun olabileceğini düşünüyorum. Zaten bu arzu insanda insanın özgür olduğu sanısını meydana getirir.
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  3. #3
    Ertu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-11-2005
    Mesajlar
    7,002
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Yazınız daha çok Farkındalık kavramını açıklar derecede olmuş.
    Bir insan, geçmişini bilmeden geleceğine hükmedemez, aynı zamanda o insan geçmişine takılarak geleceğini de inşaa edemez.
    Ben her zaman bir insanın yaşamında olumlu ya da olumsuz her olayda yaşadığı şeylerin sonuçta kötü olarak değerlendirilmemesi taraftarıyım. Çünkü o an ne yaşanıyorsa olması gerektiği gibi yaşanıyordur, bu bilinci desteklemekteyim. Bir tehlike anında o an o tehlikeyi yok edecek bir atağa kalkmamız gerekiyorsa onu yaparız. Sonuçta olay geçtiğinde artık geçmiştir, sonuç tatmin edicidir ya da olumsuz bir sonuçtur. Ama ne olursa olsun yaşanmıştır ve hayat dersi hanesine bir artı eklenmiştir. Tecrübe kazandırır.

    İnsan özgürmüdür sorusuna gelince;
    Özgürlük kavramının ucu çok açıktır. Neye göre özgürlüktür.
    Maddimi, manevimi, toplumsal mı, siyasal mı....Uzayıp gider.

    Temelde zaten doğal şartlar ve yaratılış gereği hiç özgür bir yapıya sahip değilizdir. İstediğimiz zaman uçamayız. Çünkü kurallar vardır, kanunlar vardır, bu anlamda özgür değilizdir.
    Diğer bir bakış açısı ise, ego'nun düşüncelere ve dolayısı ile tüm mekanizmaya hükmetmesidir. Ego beyninizde bir düşünce yaratır sizi bir yarışa sokar. Ego o yarışın sonucunu nasıl istiyorsa sonuç o şekilde olur. Bunun adı hastalıktır. Düşünce hastalığıdır. İnsanoğlunun neredeyse tamamı bu hastalığa yakalanmıştır. Hepimiz durduk yere hiç yokken düşünürüz. En basidinden sevgilim şuan nerede, yanında kim var da telefonunu açmıyor diye bir düşünce zinciri oluşur, bu zincir sevgilim beni aldatıyor mu acabaya kadar ilerler. Bu düşünceleri düşünme esnasında etrafımızda olup biteni algılamakta zorluk çekeriz.

    Öte yandan duygunun ve maneviyatın bu evrende çok güçlü bir şey olduğu inancındayım. Evrenin çekim kuvveti kavramının geçerli olduğuna inanırım.
    Eskiler derler ya, 40 kere söylersen olurmuş diye, temelde aynı yola çıkar olay.
    Bugün başınıza gelmesinden korktuğunuz bir olayı o kadar yoğun ve güçlü hissedersiniz ki, o olay 3 gün, 3 yıl, 5 ay, yada 5 saniye sonra mutlaka başınıza gelir.
    Bu bağlamlarda insanoğlu özgür müdür? Bence değildir. Ancak özgürlüğe yakın bir iradeye sahip olma seçeneği de mevcuttur. İyi bir arınmadan sonra her insan o makama erişebilir...
    Melüsünün kuzusuu

    "Beklemekte olduğun şey, ancak onu beklemeyi unuttuğunda gerçekleşir.. Bu, evrenin 'Sen bakarken soyunamıyorum' deme şeklidir.."




  4. #4

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Özgür müyüm sorusunu defalarca kendime sordum. HEr defasında da cevap için uzun uzun düşündüm. Sonuç olarak özgürlük kavramı, farkındalıkla ilişkili. Kendini bilmekle ilişkili. Hayatı ne kadar ciddiye alıp, nelere nasıl tepkiler verdiğimle ilişkili.

  5. #5
    Hissin uğultusu.... resital_007 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-07-2007
    Mesajlar
    1,754
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Olumsuz duygular, vücut için zehir gibidir. Vücudumuzdaki enerji akışını engeller, huzursuzluk verir... cok dogru bir tespit paylaşım için tesekkürler....
    hayata mutlu bakabilmek senin elinde...

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı resital_007 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Olumsuz duygular, vücut için zehir gibidir. Vücudumuzdaki enerji akışını engeller, huzursuzluk verir... cok dogru bir tespit paylaşım için tesekkürler....
    Basit bir formül yazablirim: İyi İzlenim + Pozitif Düşünceler = İyi Sonuçlar + Mutlu Bir Yaşam

  7. #7
    tekila_idil adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-01-2006
    Mesajlar
    802
    Karizma Gücü
    0
    özgürlüğün sınırı başkasının özgürlüğünü kısıtladığı yerde biter olay budur.
    Tutucu değilim,piyasada değilim, prensiplerim yoktur ama seviyesiz değilim...Kuralları sevmem ama yersiz yere çiğnediğim görülmemistir. İçe kapanık değilim ama gerekmezse konusmam, kinci degilim ama unutmam... Şefkat gösteririm ama şımartmam... Şüpheciyim ama kuruntu yapmam... Kendimle çelisebilirim ama kafama takmam... Dalga geçerim ama kırmam... Ciddiye alırım ama kapılmam...Huzur veririm ama söz vermem... Sahip olurum ama ait olmam...Cesaretsizligi ’gurur’la
    örtmem

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    17-09-2010
    Mesajlar
    177
    Karizma Gücü
    2
    Evet, saygılı olmak gerekiyor.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •