çağrı49 tarafından gönderildi.
Evet, Allah’ın yarattığı her kişiyi hoş göreceksin. Senin ölçün nereye kadar, senin ölçün nereye kadar. Tevhitle neyi ölçüyorsun. Ancak kelim-yi tevhidi ölçmeye muktedirsin. Tevhid-i efâl, tevhid-i sıfat, tevhid-i zât, bunları ölçmeye muktedir değilsin.
Kelime ile ancak "La İlahe İllallah" diyorsa. Bir kişi Allah’ın başak ilah yoktur diyorsa o anda müslüman kardeşindir senin. Anlatsaydık bu ilmi, anlatsaydık bu gerçeği, ben zannetmiyorum dünya düşman olsun birbirine, anlatmadık.Türkiye Cumhuriyeti hudutlarındaki kardeşlerime de anlatmadık. Bakın bütün kitleler birbirine düşmandır. Nerede kuruluş varsa dini kuruluş, diğerine kâfir gözüyle bakar, hem çekinmeden kâfirdir bunlar der. Allah muhafaza buyursun, Rabbim şerlerinden korusun.
Ne yaptık şeriat-ı garrayı ne hâle getirdik, tasavvufu çıkardık içinden. Şeriat neydi, fetva yönünden ne idi. İlm-i fıkıh, ilm-i kelâm, ahlak, tasavvuf. Dördü birleştiği zaman, şeriat. Allah-u Teâla Hazretlerinin bahşetmiş olduğu, bu dört ana madde üzerinde lütfedilmiştir, ana prensipler üzerinde lütfedilmiştir.
"Mekârim-i ahlakı tamamlamak için gönderildim, benim kardeşlerim hep aynı ahlak üzere geldiler, ben tamamlayıcısıyım" buyurdu. Ahlak, Tasavvufun inceliklerini bilmeden, Allah-u Teala Hazretlerinin fiili sıfatlarıyla iktifâ etmeyip, subuti sıfatlarını yaşayan bahtiyarlar, zâti sıfatlarının zevkini alan, ehl-i aşk. Tertib-i ilâhiye riâyet etmiş kardeşilerim. Gidemezsin yalınız bu yolda. Nasıl "aşk yolu akıla mantığa tıkandı" diyor, ehl-i aşk hakikat ehli. Akıla mantığa tıkandı, aşk caddesi tıkandı. Akıl mantık gidemez buradan öte. Ya, bir nedîm-i ilahi bir vâris-i nebîye muhtaçsın tertib-i ilâhi böyle. Allah sahtekârların belâsını versin. Ortalığı karıştırıp da, ümmet-i Muhammedi daha perişan eden, şeriat-ı Muhammedî’yi yaşatıyoruz deyip daha katılaşıp katılaşıp, Allah’tan kaçıran zâlimler. Hakikatle alakası yok.
"Yolun uğramazsa Muhammed’e
Geçti kervan kaldın dağlar başında"
Uğramıyor yolları Muhammed’e.
"Ben de sultanım diyen dünyada bi-haddi hesap
Bende-i dergâh-ı ehlullah olan yüz binde bir ..."
Demiş ya şair, hani. Milyon da bir, trilyonda bir. Allah adetlerini artırsın. Yoksa, filanca gitmekle bitti demek ilim değil bu, hiç irfaniyet de değil bu. Zâten irfaniyet ilim olmadan olmaz.
Pir-i Galibi