• Reklam
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_800080'>hüsobaba</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    9,267
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Eğitimde yeni dönem

    Çocuklar artık bizden laptop istiyor

    Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'Eğitimde Fatih Projesi'yle artık her sınıfta internet bağlantılı dizüstü bilgisayar olacak ve öğrenciler evlerinden okulun bilgisayarına bağlanarak ödevlerini güncelleyebilecek. Başbakan Erdoğan bu proje kapsamında düzenlenen konferansta bir konuşma yaptı.

    Başbakan Erdoğan'ın yaptığı açıklamalar şöyle:

    2002 Yıllarının sonlarında Türkiye genelinde 85 öğrenciye 1 bilgisayar düşüyordu. Bu rakam Türkiye genelinin ortalamasıydı. Bu rakamda eşit şekilde dağılmıyordu. Bazı bölge ve illerde öğrenci ve öğretmenler okullarında bilgisayar görebilirken bazı illerimizde ne okulunda ne de semtinde hiç klavyeye dokunmamış öğrenci ve öğretmenler vardı. Bilgisayar adeta seyirlik bir malzeme olarak duruyordu ve çoğu okulda d okunulmasına dahi izin verilmiyordu.

    ÇOCUKLAR ARTIK BİZDEN LAPTOP İSTİYOR


    Sadece bilgisayar göndermekle kalmayıp okullarımızı hızlı internetlede kavuşturduk.Şuanda 85 öğrenciden 15'e yükselttik 15 öğrenciye bir bilgisayar düşüyor.Çok az sayıda okulda internet varken bugün yüzde 86'sında bunu başarmış durumdayız. Her fırsatta hedefimiz gençlerimizi çok daha iyi noktalara taşımaktır. Çocuklarımız bizden artık oyuncak istemiyor bana laptop verir misin Tayyip Amca diyor. Türkiye’nin geldiği bu seviyesi kimse bilişim teknolojileri ile izah edemez. Dünya gençleri bilgisayar kullanırken bizim çocuklarımız bundan uzak tutuldu. Toprağı sulamazsanız ona gerekli özeni göstermezsiniz tokum gerekli şekilde verim vermez ve fidan olmaz. Fidana gözünüz gibi bakacaksınız.

    Ülkemin neresine gitsem hangi iline gitsem gözlerinden umut fışkıran gençlerimizi görüyorum.Kendi hallerine bırakıldıklarında yeterince ilgi gösterilmediğinde maalesef çocukların gözündeki o parıltı sönüyor maalesef umut ışıkları sönüp gidiyor.Sadece bilimde,sanatta iç ve dış politikada kötü gitmesinde işte bu çocukların umutlarının köreltilmesi yatıyor.

    BİZ YILLARIMIZI KILIK KIYAFET TARTIŞMALARI İLE KAYBETTİK

    Bizde müfredatın tartışma konusu olduğunu görmezsiniz yada çok nadir rastlarsınız.Bizde konuşulmaz varsa yoksa şekil konuşulur şekil tartışılır.Öğrencinin ne giydiği ne okuduğu nereye gittiği hangi okulda okuduğu gündemi işgal eder.Hiç kimse çıkıpta 85 öğrenciye bir bilgisayar düşmesini sorgulamadı 120 kişilik sınıfları sorgulamadı okulsuzluğu öğretmensizliği sorgulamadı.Avrupada öğrenciler bilgisayarlarla akıllı tahtalarla eğitim görürken bizler meslek liseleri üniversite öğrencilerinin kılık kıyafeti konuşuldu biz bunlarla kaybettik yıllarımızı.Biz bu kaybolan yılları geri almak istiyoruz şuanda Türkiye'dede dünyada'da yabancı dil bilmeyen bilgisayar kullanamayan kaç kişi var diye bir sorgulasak bu kişiler iş bulamaz oldu işe giremez oldu biz devlet olarak bunun sorumluluğu altına giremeyiz dedik.

    İdareyi maslahata başvurmayız dedik eğitimde Cumhuriyet tarihimizin en büyük reformlarını gerçekleştirdik.Bakınız 8 yılda yüz 59 bin yeni derslik yaptık.Şuanda Türkiye'de derslik sayımız 620 bin bu sayı.Ne şekilde bu işe hız verdiğimizi anlatmak istiyorum.Burslarla kredilerle ücretsiz taşıma hizmetleriyle en önemliside ilk ve orta öğretimde ücretsiz kitaplar şekilde bunları belirttik.

    SINIFLAR ARTIK 30 ÖĞRENCİDEN FAZLA DEĞİL


    Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz oda ortaöğretimdede taşıma sistemin geçiyoruz kızların taşımalı sisteme geçmesini başlattık 2. dönemde de erkekleride taşımalı sisteme alıyoruz ve onlarıda aynı şekilde başlatacağız.En son fırsat eşitliği noktasında bir adım daha attık ilköğretim sınıflarında uygulanan ücretsiz taşıma imkanını ortaöğretimde de kız öğrencilere kadar bunu genişlettik.78 yeni üniversiteyi Türkiye'ye kazandırdık ve üniversite'si olmayan il bırakmadık.Ulaştırma Bakanıma buradan sesleniyorum bu ayrıca bir talimattır.''Bizim süratle derslik noktasında açığımızın kalmaması gerekiyor.''

    2002 öncesinde eğitim sistem ciddi bir tartışma konusuydu. Çocuklarımızın gözlerindeki ışığı karartan bir yerde olamayız. 2005 yılından itibaren MEB ayrılan payı arttırdık. Eğitimde Cumhuriyet tarihinin en büyük reformlarını gerçekleştirdik. 78 yeni üniversiteyi Türkiye'ye kazandırdık, üniversite olmayan ilimiz kalmadı. Sınıflarda 30 kişinin üzerinde öğrenci kalmadı.

    FATİH PROJESİ DİYE DALGA GEÇİYORLAR

    Okul öncesi atacağımız adımlarla artık ilköğretimi çok güçlü bir hale getirmemiz gerekiyor. Bizde okul öncesi kültür aileler de gelişmiş değil bunu geliştirmemiz gerekiyor. Bunu görüyoruz gittiğimiz ülkelerde gittiğimiz toplantılarda 4 yaşındaki çocuklarımız maşallah bu işleri iyi başarıyorlar çünkü o yaşlarda alıcılık başlıyor onlarda. Fatih’te de bunu görürsünüz zaten her ne kadar bazıları Fatih projesi adı konuldu diye kendine göre dalgasını geçiyorsa bu proje gerektiği şekilde gerçekleştiğinde onları tokatı atacaktır diye düşünüyorum.

    Fatih'in yetişme şekline bakarsanız bu yaşlarda öğretmenine teslim edilmiş ve eğitim öğretime başlamıştı. Atmak istediğimiz adım bu onun için beyler rahatsız olmasınlar. Zira iş başına gelirken 4 alana özellikle ağırlık vereceğimizi söyledik.O Fatih ki babası devleti teslim edeceği zaman verdiği cevap şuydu '' Baba ben bu görevi üstlenemem diyordu '' yaşı 13 Fatih o kadar o kadar güzelleşmiş ki o kadar babası emrediyor alacaksın diyor ve Fatih görevi devr alıyor.Ve şöyle diyor ben şimdi bu devletin padişahı ve sözcüsüysem gelin bu devletin başına geçin diyor ve çok akıllıca görevi tekrar babasına devrediyor.

    2020 SONRASINI ŞEKİLLENDİRİYORUZ

    Bugün iş ararken bilgisayar kullanamadığı için hayıflanan nesillerin geçmiş hükümetlere bizler nasıl bakıldığını biliyoruz. Bundan sonra gelecek nesillerin bizleri hayır dualarıyla anması düşüncesinde adımlarımızı atıyoruz.Kronik ve köklenmiş sorunları aşma mücadelesindeyiz.Bugün çıkıpta eğitim sistemindeki aksaklıkları dillerine dolayanlar bu yönetimi değil önce kendilerini kendilerinin devlete ortak oldukları zamanları eleştiriye tutsunlar.Eğer 1940'lı yıllarda bu ülkenin eğitim sisteminde gerekli yatırımlar yapılmış olsaydı 1960'lar daha farklı olurdu.Biz 2000'li yılların başında gerekli yatırımları yapıyor böylece bugünden 2020 ve sonrasını dahi şekillendiriyoruz.

    Cumhuriyetimizin 100.yılında dünyanın en güçlülerinin içinde yer alacağız diyoruz ve bugünden altyapısını imzalıyoruz.Ülkemiz adına öğrencilerimiz adına eğitim sistemimiz adına tarihi denebilecek imzaları bugün atıyoruz.Bugün artık tek tek sınıflarımızı inşallah bu bilgisayarlarla internetle ileri eğitim teknolojileriyle birleştirmeyi hedefliyoruz.İlk aşamada 40 bin okulumuzun 620 bin dersliğine birer adet dizüstü bilgisayar projeksiyon ve geniş bant internet ayrıca gelişmiş bir yazıcıda kazandırıyoruz.
    Beddualarım her gece seninle,
    Konuştuğumuz saatlerde istisnasız tek bir cümle tekrarlıyorum;Sende birinin elinde oyuncak ol ve o kişiyi herşeyin sandığında aslında bir şerefsize gönül verdiğini anla.Yolladığın öpücükleri hatırladığım her anda yine tek bir cümle var aklımda; Kalbin alev olsun ve tüm bedenini sarsın,sarsın,sarsınki ateş bedenini ebedi dünyada karşıma geldiğinde yaşayacaklarını hisset.Özür dilerim dayanamam aslında acı çekmene ama helal olmaz sana hakkım,hesap soracak sana o masum duygularım...
    ---Hüsobaba---

  2. #2
    Ya yapma Yada pişman olma guralkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2010
    Mesajlar
    1,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Sayın başbakan; yapılan iyi bir şey de, ama bu bilgisayar denen meretten fayda sağlamak için, önce senin ona doğru verileri yüklemen gerekiyor. Doğru verileri yüklemek için de, doğru bilgi,doğru öğretmen, iyi ve bilinçli yetiştirilmiş öğrenci gerekiyor. Yani siz işe ambalajı düzeltmekten başladınız gibi me geliyor ! Ama tabi dışarıdan ilk ambalaj gözüküyor değil mi ! İyi satış !

  3. #3
    Ya yapma Yada pişman olma guralkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2010
    Mesajlar
    1,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Teşekkür ederiz Abbas Güçlü. Bana göre; olayın bütününe bakan, çok güzel bir yazı olmuş. Kalemine Sağlık

    Eğitimde dayak kalkalı çok oldu Sayın Başbakan
    Abbas Güçlü

    Başbakan Erdoğan, kendi talimatıyla başlatılan FATİH projesini anlatırken “Her ne kadar bazıları FATİH adıyla dalgasını geçiyorsa da, bu proje hakkıyla icra edildiğinde onlara gerekli tokadı atacaktır” dedi.
    Tokadı yiyecekler kimler bilmiyoruz ama eğitim ve tokat kelimelerinin bir arada telaffuz edilmesi hiç yakışık değil.
    Kaldı ki böylesi önemli bir projeye, aklı başında kim hayır der ki! Ama, eğitimin ve bilimin temeli sorgulamaya dayanır. Eğer bir proje ya da fikir sorgusuz sualsiz kabul ediliyor ve gözü kapalı destekleniyorsa, asıl ondan korkmak gerekir. Yoksa yapıcı eleştirilerden değil...
    Proje ile ilgili değerlendirmeye geçmeden önce, medyadaki algılaması nasıl olmuş ona bir göz atalım.
    Bazı gazeteler bu önemli projeyi garip bir şekilde hiç görmemiş, bazıları da gaza gelip ayakları yerden kesilmiş.
    Aslına bakılırsa ne hiç ciddiye alınmayacak kadar sıradan bir proje ne de Fatih’in İstanbul’u fethi gibi eğitime çağ atlatacak bir girişim...
    Şu anda da zaten fazlasıyla okulda uygulanıyor.
    Dünyada ise farklı şekillerde tartışılmaya devam ediyor. Çünkü ne akıllı tahtalar ne de bilgisayar kesinlikle öğretmenin yerine geçemez.
    Pedagojik olarak bakıldığında ise çocuklarımızın gelişimi eğitim ve öğretim gibi iki ayaklı bir süreçten geçer. Öğretim yani bilgilenme nerede olsa yapılır. Teknolojinin katkısı da büyüktür. Ama eğitim yani terbiye, yani sosyal gelişim, yani birlikte yaşama kültürünü, ne akıllı tahtalar verebilir ne de bilgisayarlar.
    Teknoloji, eğitim ve öğretimin gelişmesine katkıda bulunan sadece bir araçtır. O kadar. Yok eğer FATİH projesiyle, gaza gelip atılan başlıklara bakılırsa bu ancak ve ancak hayal kırıklığı yaratır.
    Aynı üçlü, yani Başbakan, Milli Eğitim Bakanı ve Ulaştırma Bakanı, üç yıl önce de bilişim sınıflarının açılışında aynı sözleri söylemişlerdi.

    Peki o proje şimdi ne oldu?
    Yazılıma, alınan bilgisayarlara, harcanan milyar dolarlara, açılan sınıflara, atanan öğretmenlere ve en önemlisi de Bilişim Teknolojisi dersine ne oldu?
    Başbakan Erdoğan, eğitimde kayıp yılları geri alacağız diyor. Haklısınız, hem de çok haklısınız. Peki ama son 8 yıldır siz iktidarda değil misiniz?
    Geniş bir anket yaptırın ve sorun:
    Öğretmeni, öğrencisi ve velisi eğitimden ne kadar memnun?
    Değişen ne oldu?
    Kısacası son 8 yıl, eğitimde bir çağ atlama dönemi mi oldu yoksa sizin de altını çizdiğiniz gibi kayıp yıllar mı?..
    Ekonomideki, dış politikadaki, sağlıktaki performansınızın ne kadarını eğitimde gerçekleştirebildiniz?..
    Bazı gazeteler olayı öylesine abartmış ki, projeye yarardan çok zarar verecekler. Yüksek beklenti yaratıp, arkası gelmeyince, yapılanlar da görülmüyor.
    Bu 8 yıllık temel eğitimde de böyle oldu, SBS’de de, BT sınıflarında da...
    Kitapsız eğitim devri başlıyor diye manşetler var. Yıllar önce de bir bakan çantasız, ödevsiz eğitim devrimi başlatmıştı. Tam bir fiyasko oldu.
    Oysa projenin özü bu değil. Belki de olağandan farklı boyutlara gösterildiği için herkes bir yerlere çekiyor. Bu da projeye zarar veriyor.
    Sayın Başbakan, FATİH’i eleştirenlere, daha doğrusu katkıda bulunmak isteyenlere, tokat atılmasını düşünmeden önce isterse partisinin Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’le de bir görüşse ve aşağıdaki noktaya nasıl gelindiğini sorsa ne iyi olur.

    İşte bir önceki proje!
    “Biz, yeni haftalık ders programına göre 4 ve 5. sınıflarda 2’şer saat dersleri ellerinden alınan Bilişim Teknolojileri öğretmenleriyiz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın teknolojiyi yakından takip etme ve eğitimde teknolojiden üst düzeyde yararlanma projesi kapsamında öncelikle dersimiz tüm sınıflarda 2 saatten tek saate düştü. Ardından dersimiz seçmeli dersler kapsamına alındı ve en sonunda da 4 ve 5. sınıflarda haftada 2 saat olan dersimiz kaldırıldı ve bizlere sadece seçmeli olarak 6, 7 ve 8. sınıflarda haftada birer saat ders kalmıştır. Eğitimde teknolojiden yararlanmak ile bilişim teknolojileri derslerinin ders saatinin düşürülmesi ters orantılı olmakla birlikte vahim bir durum değil midir?..”
    Özetin özeti: Eğitim sistemimizin tepeden tırnağa kurtarıcılara ihtiyacı var ama sanal ve eli sopalı olanlarına değil!.. Bu arada tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü canı gönülden kutluyoruz...

  4. #4
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı guralkan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın başbakan; yapılan iyi bir şey de, ama bu bilgisayar denen meretten fayda sağlamak için, önce senin ona doğru verileri yüklemen gerekiyor. Doğru verileri yüklemek için de, doğru bilgi,doğru öğretmen, iyi ve bilinçli yetiştirilmiş öğrenci gerekiyor. Yani siz işe ambalajı düzeltmekten başladınız gibi me geliyor ! Ama tabi dışarıdan ilk ambalaj gözüküyor değil mi ! İyi satış !
    Çocuklara okullarda metin2 oynatacak sanırım. Yada başka amaçları var. Ama yukarda güzel edebiyat yapmış. Bizde yedik. Artık cep telefonu fiyatına laptop var. Devlet gider onları 2 misline alır. Arcılık eden akrabalarda holding olur. Bence son noktada böylece konmuş olur.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  5. #5
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı guralkan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın başbakan; yapılan iyi bir şey de, ama bu bilgisayar denen meretten fayda sağlamak için, önce senin ona doğru verileri yüklemen gerekiyor. Doğru verileri yüklemek için de, doğru bilgi,doğru öğretmen, iyi ve bilinçli yetiştirilmiş öğrenci gerekiyor. Yani siz işe ambalajı düzeltmekten başladınız gibi me geliyor ! Ama tabi dışarıdan ilk ambalaj gözüküyor değil mi ! İyi satış !
    Dediklerinde yerden göğe haklısın.
    Kemal buradan kopya çekti!!!
    3- "Mahalli müşterek nitelikli hizmetleri sunmak konusunda 'Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki esaslara uygun olarak mahalli idareler tam yetkili hale getirilecektir." (AKP – 2011 Seçim Beyannamesi / Sayfa 28)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. TC kimliklerinde yeni dönem
    2006 Konuları bölümünde Prince Of Pain tarafından açılmış
    Yanıt: 3
    Son Mesaj: 17.02.06, 19:52

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •