• Reklam
6 sonuçtan 1 --- 6 arası gösteriliyor
  1. #1
    ÇILGIN AT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-03-2009
    Mesajlar
    6,743
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5

    ‘Yetmez ama evet’çiler... Neredesiniz? Mustafa Mutlu

    12 Eylül 2010’da yapılan referandumun, bir de “Yetmez Ama Evet”çileri vardı...

    Onlara göre yapılan Anayasa değişikliği “yetmez”di...

    Ama “Hiçbir şey yapılmamasından iyi”ydi!

    ***


    Aralarında yazarların, akademisyenlerin, sanatçıların ve hukukçuların bulunduğu bu arkadaşlar; iktidarın bu değişiklikleri yapmaktaki amacının “demokrasiyi getirmek” olduğuna inandılar...

    Belki inanmadılar ama yine de bile bile bu kandırmacaya ortak oldular!

    Oysa tuzak son derece netti:

    Demokrasi maması gösterilerek, yürütmeyle yargı arasındaki denge, yürütme lehine bozuluyordu!

    Bu arkadaşların bazıları gerçekten saflıklarından, bazıları da tamamen art niyetle; güçlü bir kampanya başlattılar...

    ***


    O kadar “demokrat”tılar ki; yayınladıkları bildirilerde, yapılan değişikliklere neden “Yetmez” ve neden “Evet” dediklerini uzun uzun açıklıyorlardı...

    “Yetmez”leri sıralarken, bir maddede aynen şu ifadeyi kullanmışlardı:

    “İfade özgürlüğü, ancak ırkçılık, şiddete teşvik ve tahrik nedeniyle sınırlanmalıdır!”

    ***


    Referandumun hemen öncesinde 5 bin kişiyi Beyoğlu‘nda sokağa döküp, “Evet” için yürütmüşlerdi; ama şimdi kayıplara karıştılar!

    Peki; kimdi onlar?

    Hatırlamanız için sadece ilk imzacılardan birkaç isim vereceğim:

    Yazar Adalet Ağaoğlu, Prof. Dr. Ahmet İnsel, Star yazarı Ahmet Kekeç, tiyatrocu Ahmet Uğurlu, yazar Aydın Engin, yazar Baskın Oran, yazar Cengiz Aktar, sosyolog Ferhat Kentel, öğretim üyesi ve yazar Fuat Keyman, sinemacı Hale Soygazi, tarihçi Halil Berktay, Prof. Hüseyin Hatemi, yazar İpek Çalışlar, Prof. Kezban Hatemi, tiyatrocu Lale Mansur, Prof. Mehmet Altan, Akşam yazarı Nagehan Alçı, Habertürk Gazetesi yazarı Nihal Bengisu Karaca, Radikal yazarı Oral Çalışlar, Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can, sosyolog Oya Baydar, yazar Ömer Laçiner, radyocu Ömer Madra, yazar Perihan Mağden, Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, Prof. Serap Yazıcı, yazar Sevan Nişanyan, Zaman yazarı Şahin Alpay, senarist Tomris Giritlioğlu, hukukçu Yeşim Atamer, Taraf yazarı Yıldıray Oğur, balerin Zeynep Tanbay...


    ***


    Referandumun üzerinden üç aya yakın zaman geçti.

    Anayasa değişiklikleri yüzde 58’le kabul edildi; ama çözüleceği belirtilen sorunların hepsi yerli yerinde duruyor!

    İktidar; sadece işine gelen düzenlemeleri hayata geçirdi ve HSYK ile Anayasa Mahkemesi‘nin yapısını değiştirdi; o kadar...

    Böyle olunca da sorunlarına çözüm bekleyen kesimler sokağa döküldü:

    Bakıyorsunuz; işçiler sokakta, şoförler sokakta, memurlar sokakta, öğretmen adayları sokakta, öğrenciler sokakta...

    Ama kim sokağa çıksa, dayağı yiyor!

    Buna karşın, kimse yılmıyor; gösteriler azalacağına giderek artıyor!

    ***


    Ne ilginçtir ki; yukarıda bazılarının isimlerini verdiğim bu arkadaşlar, “dut yemiş bülbül”ü oynuyorlar!

    Bazı gençlerin sırf pankart açtıkları için 15 ay hapis cezasına çarptırılmalarına seyirci kalıyorlar!

    İktidar temsilcilerinin, tüm göstericileri aşağılama gayretlerine tepki göstermiyorlar!

    Oysa ne diyorlardı, referandum öncesinde?

    “İfade özgürlüğü, ancak ırkçılık, şiddete teşvik ve tahrik nedeniyle sınırlanmalıdır!”

    İyi de sokağa dökülenlerin hangisi ırkçılık yapıyor?

    Hangisi şiddet kullanıyor ya da kitleleri şiddete teşvik ediyor?

    Peki o zaman, bu “çoooookkkk demokrat” arkadaşlar, neden yine bir araya gelip, referandum öncesinde açık destek verdikleri iktidardan hesap sormuyor?

    Neden sırf yumurta attıkları için orantısız güce hedef olan genç kızların elinden tutmuyor?

    ***


    Yukarıda saydığım ve birçoğunu da sayamadığım bu isimlerin hepsi, kendilerini “aydın” olarak tanımlıyor.

    Sahi; “aydın” olmak ne zamandan beri “iktidar yandaşı” olmakla...

    Kör, sağır ve dilsiz olmakla eş anlamlı hale geldi?

    Haydi söyleyin abiler, konuşun ablalar:

    Televizyonlarda izlediğiniz o görüntüler, gazetelerde gördüğünüz o fotoğraflar hiç mi yüreğinizi sızlatmıyor?

    Yoksa artık hiçbirinizde “yürek” mi kalmadı?

    ***


    GÜNÜN SORUSU

    Benim geçen hafta sorduğum soruyu, dün CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, bir de ekleme yaparak sordu... İşte o soru:

    Başbakan Erdoğan’ın kızı, rektörlerle yapılan toplantıya hangi sıfatla katıldı? Geçmişte hocası, “Rektörler selam duracak” demişti, acaba rektörler selam dursun diye mi getirildi?

    ***


    Tehlikeli yasa teklifi!

    AKP Bolu Milletvekili Fatih Metin ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığı‘na bir kanun teklifi verilmiş. Eğer bu teklif kabul edilirse, kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili zarara uğrayan kişiler, sadece ilgili kurum aleyhine dava açabilecekmiş...

    Yani, “yasalara aykırı hareket eden memur” değil, devlet cezalandırılacakmış...

    Hukukçular bu operasyonun, Prof. Dr. Mehmet Haberal‘ı tahliye etmedikleri için Yargıtay tarafından 1.500’er lira tazminat ödemeye mahkûm edilen 9 hâkimi kurtarmaya yönelik bir girişim olduğunu söylüyor.

    Hareket noktası bu olabilir; ama açacağı sonuçlar son derece vahim:

    Eğer yasa kabul edilirse, artık hiçbir devlet memuru, kendisini yasa dışı bir icraata zorlayan iktidar sahiplerine direnemeyecek...

    Direnirse, “Sana ne kardeşim, işlediğin suçun parasını devlet verecek” yanıtını alacak...

    Ve tahmin edebileceğiniz gibi, “kamu kesimindeki yasalara aykırı işlemler”in sayısı hızla artacak...


    Umarım sağduyu galip gelir ve bu garip yasa Meclis‘ten geçmez!
    Harran Ovasında Toros Yaylalarında Karadeniz Yaylalarında iki inek yetiştirmeyi beceremeyen adamlar maşallah ekranlarda yüzlerce sığır yetiştirdi.. Nihat GENÇ
    Yasama, yürütme, yargı içiçe geçmişse, özgürlükler garantide değilse, anayasa yok demektir. Kuvvet kimdeyse o hâkimdir! (Jean-Jacques Rousseau)

    http://www.facebook.com/video/video....59027504130383

  2. #2
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    doğru söze ne denir ki.........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  3. #3
    TF Bölüm Sorumlusu <span style='color: #006400'><span class='glow_FFA500'>_WOLF_</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-12-2007
    Mesajlar
    22,260
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Hukuğun topal olduğu Türkiye'de aynı şeyi tersinden duşunun tazminat ödeyeceği endişesiyle sanık lehinde karar verilirse ne olacak

    iki taraflı moklu değnek yani niye hep tek taraflı bakiyonuz




    Uzaklık deyip dert ettiğin nedir ki sevgili..?..Biz, yaradanı görmeden sevmedik mi..?((MEVLANA))

  4. #4
    ultrAstribun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    7,158
    Karizma Gücü
    7
    Hemen neyin değişmesi bekleniyor.
    Basit angaryalarla tüketmeyin kendinizi...

  5. #5
    cade adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-06-2009
    Mesajlar
    477
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Faşizm Yıkılıyor , Kemalist Sol PANİKTE...

  6. #6
    inmyplace adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-12-2005
    Mesajlar
    3,414
    Karizma Gücü
    7
    mesele Evet hayır ile herşeyin çözüleceğini beklemek değil ki. Demokratik haklar için oy kullanma meselesi değil. Mesele demokratik haklar getireceklerini söyleyenlerin ne kadar samimi olduğudur.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ‘MİT’çiler kaç para alıyor?’
    SİYASET ve POLİTİKA ARENASI bölümünde Culinary tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 27.10.11, 17:14

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •