• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    15-12-2010
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0

    2010 TUS Aralık (Sonbahar Dönemi) Tartışmalı Sorular

    ARALIK 2010 TUS SINAVI
    TARTIŞMALI SORULAR
    MİKROBİYOLOJİ

    4. Aşağıdakilerden hangisi tüberküloz enfeksiyonunun immünolojik tanısında kullanılan özgül antijenlerden
    biridir?

    A) Erken salınan antijenik hedef (ESAT-6)
    B) Lipoarabinomannan (LAM)
    C) Peptidoglikan
    E) Arabinogalaktan
    E) Mukolikasit

    Bu soruda da iki cevap doğru olması lazım. ESAT-6 insanda T lenfositlerini uyararak gama interferon salınmasına
    neden olan Mycobacterium tuberculosis’in özgül antijenlerinden birisidir. Ancak burada tanıda kendisi değil uyardığı
    T lenfositlerinden salınan Gama interferon kullanılmaktadır. Bazı çalışmalarda ESAT-6’yı direkt ölçen yöntemler
    de tanımlanmıştır. Lipoarabinomannan (LAM) ise bakteri duvarında bulunan ve özellikle HIV’li hastalarda
    kullanılan bir idrar antijen testidir. Burada direkt olarak idrarda bakılan LAM’dır yani antijendir. Hatta bu konuda
    yapılan çalışmalarda ESAT-6 ve LAM’ın beraber kullanılmasıyla tanı değerinin daha da arttığı gösterilmiştir.
    Tanıda kullanılan özgül antijenin kendisi sorulduğuna göre B şıkkı da doğrudur.
    Soruda çelişki olup ÖSYM’nin soruyu iptal etmesi gerekir.
    Original Article
    Serodiagnosis of tuberculous lymphadenitis using a combination of antigens
    Demissew Beyene1,2, Kees Lumc Franken8, Lawrence Yamuah1, Abraham Aseffa1, Harald G.Wiker3,4, Arend
    Kolk7, Howard Engers1, Paul Klatser7 and Lisbet Sviland5,6
    1Armauer Hansen Research Institute (AHRI), Addis Ababa, Ethiopia
    2Centre for International Health, University of Bergen, Bergen, Norway
    3Section for Microbiology and Immunology, The Gade Institute, University of Bergen, Norway
    4Department of Microbiology and Immunology, Haukeland University Hospital, Bergen, Norway
    5Department of Pathology, Haukeland University Hospital, Bergen, Norway
    6Section for Pathology, The Gade Institute, University of Bergen, Norway
    7The Royal Tropical Institute (KIT), Biomedical Research, Amsterdam, The Netherlands
    8Department of Infectious Diseases, Leiden University Medical Center, Leiden, The Netherlands
    Abstract
    Background: The diagnosis of extra-pulmonary tuberculosis (EPTB) by conventional methods such as culture and
    microscopy has low sensitivity and requires an invasive procedure. A simple ***** serological test would be of
    great value.
    Methodology: Six antigens (ESAT-6, Ag85A, TB10.4, Rv3881c, lipoarabinomannan (LAM) and Ara6-BSA) were
    tested in an ELISA to detect antigen-specific IgG and IgM antibodies in sera from 54 culture- and histology-confirmed
    tuberculous lymphadenitis (TBLN) patients as follows: four were HIV seropositive; sera from 25 was smear
    positive for pulmonary tuberculosis (PTB); 15 were culture- and histology-negative lymphadenitis (non-TBLN)
    patients; and 22 werehealthy controls (HCs).
    Results: The sensitivities of the antigens for the detection of IgG in sera of TBLN patients ranged from 4% to 30%.
    Specificities ranged from 73% to 100% with sera from non-TBLN patients and 91% to 100% with sera from HCs.
    Sensitivities of the antigens for detection of IgM ranged from 0% to 15% and specificities ranged from 80% to
    100% with sera from non-TBLN patients and 91% to 100% with sera from HCs. LAM was the most potent antigen
    for detection of IgG. When LAM and ESAT-6 were combined, sensitivity increased up to 43% and specificity with
    non-TBLN was 80% with HC 96%.
    Conclusions: The study suggests that the combined use of LAM and ESAT-6 for IgG antibody detection in sera
    from TBLN patients could be a supplement to microscopy of fine-needle aspirate (FNA) to diagnose TBLN among
    patients suspected of TBLN.
    Key words: tuberculous lymphadenitis, serological test, antigens
    J Infect Dev Ctries 2010; 4(2):096-102.
    (Received 28 May 2009 - Accepted 03 February 2010)
    Copyright © 2010 Beyene et al. This is an open-access article distributed under the Creative Commons Attribution
    License, which permits unrestricted use, distribution, and reproduction in any medium, provided the
    original work is properly cited.

    12. Aşağıdakilerden hangisi entorovirusların neden olduğu sekonder viremide hedef organ değildir?
    A) Karaciğer
    B) Deri
    C) Beyin
    D) Kalp
    E) Pankreas

    Enterovirüsler sekonder viremide hedef organ olarak özellikle pankreası tuttuğu kaynaklarda yazmamakla beraber
    diabetes mellitusa neden olduğu yazmaktadır (Fields Virology 5.th edition sayfa 871 ve Mandell GL, Bennett
    JE, Dolin R. Mandell, Douglas, and Bennett’s Principles and Practice of Infectious Diseases. 7th ed., Churchill
    Livingstone, Philadelphia, 2010 sayfa 2361). Diabetes mellitusa neden olması iki teoriyle açıklanmaktadır. Birincisi
    direkt beta hücrelerini virüsün harap ettiği, ikincisi beta hücreleri ile virüsün antijenik benzerliğinden dolayı
    otoimmun mekanizmayla pankreastaki bu hücrelerin tahrip olmasıdır. Enterovirüslerin etyolojik ajan olarak minör
    de olsa pankreatit yapıp diabetes mellitus’a neden olması bilgisi en önemli textbook’larda yazmakta iken bu sorunun
    sorulması bilimsellikle bağdaşmaz.
    Bu bilgilere göre verilen şıkların hepsi doğrudur. Sorunun iptali gerekir.


    9. İmmünosupresif amaçla kullanılan kortikosteroidlerin en belirgin etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?
    A) Lenfosit prekürsörlerinin proliferasyonunu bloke etmek
    B) IL-2 bağlanmasını bloke ederek T hücre proliferasyonunu inhibe etmek,
    C) Makrofajlardan sitokin salınımının inhibisyonuyla inflamasyonu azaltmak
    D) IL-2 sinyal inhibisyonuyla lenfosit proliferasyonunu inhibe etmek
    E) CD-3’e bağlanarak T hücre sayısını azaltmak

    Bu soruda da birden fazla cevap vardır ve iptali gereklidir. ÖSYM’nin tarihinde olmayan bir şey yapılmış iki değil 3
    cevaplı soru sorulmuştur. Kortikosteroidler IL-2 sinyal inhibisyonuyla özellikle aktive olmamış T hücre proliferasyonunu
    inhibe etmeleri (www.uptodate.com, Glucocorticoid effects on the immune system), makrofajların sitokin
    salınımını inhibe ederek inflamasyonu azaltmaları (Murrey PR, Rosenthal KS, Pfaller MA. Medical Microbiology,
    8th ed. 2009) ve kortikosterodlerin IL-1, IL-2, IL-3, IL-6, IL-8, IL-12, IFN-gamma, kollajenaz, ve elastaz sentezini
    inhibe etmeleri (Kayaalp O. Rasyonel Tedavi Yönünden Tıbbi Farmakoloji. 2. Baskı) nedeniyle A,C ve D şıkları
    doğru olup birden fazla doğru cevap vardır.
    Sorunun iptali gereklidir.

    TUSTIME KURUMSAL, ÖZGÜVENLİ, MÜTEVAZİ
    Kaynak:http://www.tustime.com/html/hatali2010.html

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    15-12-2010
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    KURUMSAL, ÖZGÜVENLİ, MÜTEVAZİ
    ARALIK 2010 TUS SINAVI
    TARTIŞMALI SORLAR
    GENEL CERRAHİ

    68. Aşağıdakilerden hangisi tiroid kanserlerinin gelişmesinde rol oynayan onkogenlerden biri değildir?
    A) RET
    B) BRAF
    C) Ras
    D) c-MYC
    E) MET

    CEVAP D OLARAK AÇIKLANMIŞ ANCAK SIKINTI VAR ÇÜNKÜ SAYILANLARIN HEPSİ ONKOGENDİR. DOLAYISI
    İLE BU SORUNUN DĞRU CEVABI YOK
    Tiroid onkogenleri: RET, PTC, TRK,MET p53’dür.
    • Onkogenler tümör oluşumuna direkt katkıda bulunan genlerdir.
    • Papiller tiroid Ca’de Ret onkogeni (10. kromozom)
    TRK-A (1. kromozom)
    • Foliküler Ca’da Ras onkogeni
    • Anaplastik Ca’da p53 tümör supresör geni etkilidir.ras gen ailesi sinyal iletici Gproteinlerini kodlar. Bu onkogenın mutasyonu
    guanozin trifosfat enziminin inaktif olarak üretilmesine neden olur ve yeni oluşan inaktif enzim protein yıkımının
    aktive edılmesinde etkisiz kalır.RET ve MET protoonkogenleri hücre membranında trozin kinaz reseptörünü kotlar
    ayrıca bu onkogenler nöronal hücrelerin diferansiasyonu ile ilgilidirler. Onkogen olarak tanımlanmış 50 farklı tirozin
    kinaz proteini olduğu için trozin kinaz ailesi en geniş onkogen ailesidir bunlar arasında RET,TRK,MET sayılabilir.
    RETve TRK proto onkogen aktivasyonu MET ise gen overkrepsiyonu yoluyla etkili olur.

    69. Ektopik paratiroid bezleri en yüksek olasılıkla nerede bulunur?
    A) Paraözofageal oluk
    B) Timus içi
    C) Tiroid içi
    D) Karotis kılıfı
    E) Submandibular bölge

    CEVAP 9-A DİYE AÇIKLANMIŞ ANCAK
    İnsanların çoğunda dört paratiroid bezi bulunur. Üst paratiroid bezleri embriyolojik olarak 4. bronşial poşun dorsal
    bölümünden, alt paratiroid bezleri ise 3. bronşial poşun dorsal bölümünden gelişmektedir.
    Üst paratiroid bezlerin %80’i tiroid lobların üst-orta bölümünün arka yüzüne yakın olarak bulunur, üst bezlerin
    lokalizasyonu daha sabittir.
    Ektopik parotiroid bezlerinin %1’i paraözefageal veya retroözefageal alanda bulunur.
    Üst paratiroid bezlerin gerçekten ektopik olması nadir olmakla birlikte, mediastende, özellikle de aortopulmoner
    pencerede bulunabilirler.
    Alt paratiroid bezlerinin yeri ise çok daha değişkendir. Alt paratiroid bezler en sık olarak inferior tiroid arter ile
    reküren laringeal sinirin çaprazlaştığı nokta merkez olacak şekilde 2cm yarı çaplı bir daire içerisinde bulunurlar.
    Alt paratiroid bezlerin yaklaşık %15’itimusiçinde bulunabilir. Bunların dışında ektopik olarak kafatası kaidesinde,
    mandibulanın köşesinde veya üst paratiroid bezlerin daha üzerinde ve tirotimik ligament içinde bulunabilirler.
    Ayrıca hem üst hem alt paratiroid bezler nadiren tiroid içerisinde de bulunabilir.
    Paratiroid bezlerin kan akımının çoğu inferior tiroid arterden gelmekle birlikte, üst paratiroid bezlerin kan akımının
    en azından %20’si süperior tiroid arter dallarından olmaktadır. Paratiroid bezlerin venöz drenajı süperior,
    middle veinferior tiroid venlere olmaktadır. Kirli sarı ile kırmızı-kahverengi arasında bir renge sahip olan,
    ovoid şekildeki normal bir paratiroid bezinin boyutu 3*3*3mm olup ortalama ağırlığı 20-30 mg’dır. Bu sorunun
    cevabı olarak 3 tane cerrahi kaynak kitap ya da textbook larda en sık ibaresi yok sadece tustime notlarında
    olduğu gibi %1-2 oranında paraözefagial ve retroözefagial alanda bulunabilir ifadesi var ANCAK! CERRAHİ
    KİTAPLARINDA %15 TİMUS TA BULUNUR ŞEKLİNDE BİR BİLGİ VAR BU YÖNÜ İLE YANLIŞ YANITLANMIŞ
    bir soru.YANİ CEVAP PARAÖZEFAGİAL BÖLGE OLMAMALI SORU YANLIŞ İPTAL EDİLMELİ
    KURUMSAL, ÖZGÜVENLİ, MÜTEVAZİ
    ARALIK 2010 TUS SINAVI
    TARTIŞMALI SORU
    GENEL CERRAHİ

    71. Sarılık yakınması ile gelen 65 yaşındaki bir erkek hastaya yapılan ERCP tetkikinde tip I safra yolu kanseri
    tanısı konmuştur.
    Bu hastadaki kanserli bölge aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Ekstrahepatik safra yollarında yaygın
    B) Sağ ve sol hepatik kanalların birleşim yerinde
    C) Sistik kanal ile pankreas arasında
    D) İntrapankreatik koledok ve ampullada
    E) İntrahepatik safra yolları içinde

    CEVAP 11- B DİYE AÇIKLANMIŞ ANCAK!
    Kolanjıokarsinomlar %67 oranında perihiler %27 distal %6 intrahepatik olarak görülme sıklığına sahiptir. Perhiler
    ve distal tümörler genellıkle tıkanma ikteri ile kendini belli eder. Perhiler kolanjiokarsinomun anatomik olarak
    sınıflaması dört sınıfta incelenir TİP 1 tümörana safra kanalında sınırlı kalan tm ler olup
    TİP 2 TM ler bifurkasyonuda içine alır ancak sekoder safra kanallarını tutmaz. TİP3A VE TİP 3B tmler sağ ve sol tek
    taraflı sekonder kanallara yayılırlar.
    Tip4 tm ler ise heriki taraftaki sekonder safra kanallarına yayılırlar şeklinde sınıflanabilir. YUKARIDA TANIMLANAN
    SINIFLAMADA B ŞIKKI TİP İKİ OLARAK SINIFLANMALIDIR YANİ SORU TİP İKİ OLARAK SORULURSA
    DOĞRU YANIT B ŞIKKI OLACAKTIR YANI SORUNUN BU HALİ İLE TANIMLANMASI HALİNDE DOĞRU YANIT
    B OLMAYACAKTIR.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    15-12-2010
    Mesajlar
    8
    Karizma Gücü
    0
    KURUMSAL, ÖZGÜVENLİ, MÜTEVAZİ
    ARALIK 2010 TUS SINAVI
    TARTIŞMALI SORU
    PEDİATRİ



    36. Hepatomegali, renal tübüler disfonksiyon ve galaktoz intoleransı nedeniyle getirilen 5 yaşında bir kız
    çocuk için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Galaktozemi
    B) Glikojen depo hastalığı tip 1
    C) GLUT-2 eksikliği
    D) Fruktoz intoleransı
    E) Glukoz-galaktoz malabsorpsiyonu

    Bu sınavın en zor sorusu olmuş. Çok iyi şıkları eleyenlerin daha şanşlı olduğu bir soru.
    Ancak hepatomegalii renal tubuler disfonkişyon ve galaktoz intoleransı ile klasik galaktozemiyi akla getirir.
    Galaktozemide semptomlar daha erken başlaması nedeni ile elenebilir.
    Fruktoz intoleransı için diyetete fruktozun girmesi ile semptomların başlamasından bahs edilmesi gerekirdi.
    Tip 1 glikojen depo için hepatomegali ve renal tubuler disfonksiyon uygun olmasına rağmen galaktozun
    tolere edememesi beklenmez.
    GLUT 2 defekti (Fanconi - Bickel sendromu): Hepatik glikojenoz ve renal Fanconi sendromu olur. Glukoz
    transporter 2 (GLUT-2) defekti vardır. Bulgular bir yaş civarında cıkar
    Büyüme geriliği, raşitizm, hepatorenomegali, proximal renal disfonksiyon, glikoz – galaktoz kullanım
    bozukluğu ile gider.
    GLUT 2: KC, böbrek, pankreas ve barsakta vardır.
    Oral glikoz ve galaktoz tolerans testinde intolerans saptanır.
    Tustime Pediatri 3. Föy sayfa 576
    Tustime Pediatri İmpetus Sayfa 168
    (Cevap C)

 

 

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •