Hürriyet de aynı haberi servis etti. Hürriyet’in haberinde polisin sert müdahalesini anlatan Kurt ‘Dizimde çenemde kaburgamda ezikler var, yürüyemiyorum’ diyordu.
Vatan'daki İfadesine göre polisten sert müdahale görmüştü. “13 arkadaşım ile Karaköy Karakol’unun önünde bekletildik, Akşam serbest bıraktılar ve vahşeti sabah gazetelerden öğrendim şikâyetçiyim” diyordu.
Hürriyet'te yürüyemeyen Kurt'un Vatan'da serbest bırakıldıktan sonra aksi yazılmadığı için yürüyerek gittiği tahminler arasında...
HABERİN MUĞLAK KAYNAĞI
Polis müdahalesi esnasında Ezgi Özen’in polis tekmesi nedeniyle çocuğunu düşürdüğü iddiası da yer aldı.
Haberi ilk ortaya atan ntvmsnbc.com sitesi oldu. Site haberin kaynağını “bazı ajanslardan edinilen bilgiye göre” kelimeleri ile tanımlıyordu.
Haber 7, ntvmsncbc.com’a ulaştı, haberin kaynağının hangi ajans veya ajanslar olduğunu sordu. NTV'den ismi bizde saklı olan görevli haberin kaynağının kendi çalışanları olduğunu söyledi.
Haber 7'nin insan odaklı ve sorumlu haber anlayışı olayın kaynağının yeterince güvenilir olmaması ve ilk haberlerde beyanların tutmaması nedeniyle haberi takibe aldı.
Yani iddianın kaynağı NTV’nin sitesi idi. Site bilgiyi Ezgi Özen’in ifadeleri ile avukatının beyanından öğrendiğini yayımladı.
Haber medyanın yeni malzemesi oldu. Bütün gazeteler haberi ilk sayfalarına taşıdı özellikle belli medya grubunda bile haber ‘NTV’nin sitesi gibi kesin bilgi’ değil iddia olarak verildi.
Şimdi ise ntvmsnbc.com arşivinde Işıl Kurt'da Ezgi Özen de aratıldığında o habere ulaşılamıyor!
RAPOR BİLMECESİ
Başbakanı protesto gösterisinde bebeğini düşürdüğü ileri sürülen eylemcilerden Ezgi Özen'in Genel Muayene Raporu’na gazetelerde yer aldı.
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Baştabipliği’nin verdiği raporun görselini Yeni Akit yayınladı. Muayene sonrası verilen raporda “Şahsın yapılan muayenesinde darp ve cebir izine rastlanmadı” ifadesi yer aldı.
Dr. Fatma Gencer’in kaşesini taşıyan rapor, eylemin yapıldığı 4 Aralık 2010 tarihinde saat 14:14’te düzenlenmiş. Protesto gösterisinden yaklaşık 3 saat sonra hazırlandığı anlaşılan raporda, eylemci Ezgi Özen’in karın ağrısı şikayeti üzerine muayene edildiğine dile getiriliyordu.
İlk muayenesinin ardından Ezgi Özen’in 4 saat sonra tekrar muayene edilmek üzere müşahedeye alındığı da yine hastane raporunda yer aldı.
Habertürk Gazetesi’nden Ece Temelkuran’ın köşesinde ise yine Taksim İlkyardım Hastanesi’nin verdiği rapora yer verildi. Hamileliği gösteren BCH-G düzeyinin 3 farklı muayenede düştüğü ve çocuğun kaybedildiği ifade ediliyordu.
Yalnız Akit’in haberinde rapor başlığı ile yer alırken, Temelkuran’ın köşesinde yayınladığı belgede sadece belli bölümler sunuldu.
Ece Temelkuran’a göre Taksim İlkyardım Hastanesi’nin raporunun altında N. Özden Serin’in imzası var. Akit’teki raporda 3 doktorun imzası var ama isim olarak Özden Serin yer almıyor.
Ece Temelkuran röportajı yaptığı Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nda vakıf doktoru Yeşim İşleyen’in de muayene oldu ve darba bağlı düşük olduğunu yazdı.
Temelkuran dünkü söyleşisinde '8 haftalık bebek' kutuya da konmuştu. Sekiz haftalık hamile olduğu iddiası Temelkuran'da yer almadı fakat diğer medyada süre bu şekilde yer aldı. 8 haftalık bebeğin kutuya konulan bir şeymiş gibi sunulması da işin diğer gözden kaçan tarafı idi.
Ortada şiddetin hedefi olarak gösterilen iki 2 kız öğrenci var. Ama medyada yalnız Işıl Kurt’un dayak görüntüleri servis ediliyor, Ezgi Özen’in bebeğini düşürdüğü iddiaları da sözlü ve yazılı haber olarak alıyordu. İki kızın tek bir kızmış gibi algılanması isteniyor izlenimi verdi.
Ortada bir rapor varken Akit’in yayınladığında darp ve cebir izi yer almıyor yazıyordu. Ece Temelkuran’ın köşesinde ise tekmelerden düşük olduğu yazıyordu.
Kısacası ortada bir rapor bilmecesi, bir medyanın kaynağını ‘kendi’ olarak gösterdiği haber, bir de iğfal edilmiş Türkiye gündemi var.