• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 10 12345678910 SonSon
97 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Kur'anın VELİLERİN ardına düşmeyin, sözünden ne anlamalıyız?

    Bir kardeşim, benim yazımda velilerin ardı sıra gitmenin, Rabbim tarafından yasaklandığı ayeti hatırlatmam neticesinde bana şöyle bir cevap verdi.

    (Yasaklanan veli kavramı, şeytan ve avanelerine davet eden velilerdir. Bu kezzaplardır, belamlardır, putlardır vs..)

    Gerçekten Yüce Rabbim aşağıdaki ayette, bizleri velilerin ardına düşmeyin derken, şeytanın yoluna, putlara davet eden, kur’anı inkâr edip peygamberimizi kabul etmeyen kişilerden mi bahsediyor olabilir, gelin onu yine Rabbin yöntemi ile kur’ana danışarak anlamaya çalışalım. Fakat önce şunu hatırlatmakta yarar var. Allah veli sözcüğünü bir başka anlamlar da da kullanmıştır kur’an da. Örneğin bizimde günümüzde kullandığımız bakmakla yükümlü olan, aile büyüğümüz velimiz gibi. Ayrıca dost anlamın da da kullanmıştır. Örneğin şu ayeti verebiliriz.

    Maide 55: Sizin gönül dostunuz (veliniz) Allah'tır, O'nun resulüdür, bir de rükû eder bir halde namazı kılıp zekâtı vererek iman edenlerdir.

    Fakat bizim bahsettiğimiz VELİ, Rahmanın söz ettiği, din ve iman adına ardı sıra gidilecek, yardım istenecek VELİLER konusudur, gelin birlikte bu sözcükten Rabbim kimlerden bahsediyor ve ardı sıra gitmeyi yasaklıyor onu anlamaya çalışalım.


    Araf suresi 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.


    İlk önce bu ayeti anlamaya çalışalım. Bu ayetin önceki ve sonra ki ayetlere baktığımızda, Rabbimin bizlerin uyması gereken tek rehberin kur’an olduğunu ve bunun dışında hiçbir kişinin ve bilgilerin ardı sıra gidilmemesini istiyor. Dikkat ederseniz burada iman edenlere sesleniyor Rabbim. Yoksa iman etmeyenin kur’an ile bir ilgisi olamaz, o zaten kabul etmediği bir kitaba neden uysun? Şu sözlere dikkat edelim ki daha iyi anlayalım konuyu. Onun berisinden yani Allah tan başka önderlerin velilerin ardından gitmeyin diyor. Çünkü din ve iman adına güvenilecek, dayanılacak her sözüne güvenilecek veliniz yalnız benim diye de belirtiyor. Size hatırlatacağım ayette bakın bizlerin gönül gözü olarak neyi öneriyor?


    Enam 104: Gerçekten Rabbinizden size birçok deliller geldi, artık kim gözünü açara, onları görürse kendi lehine, kim de körlük ederse, kendi aleyhinedir. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim.


    Dikkat ederseniz Allah bizleri elçisi kanalıyla gönderdiği birçok delillere YANİ KUR’ANA yönelmemizi emrediyor. Daha da ilginci kim aklını kullanır ve gözlerini açıp kur’an dan nasiplenmeye çalışırsa, kendi faydasına diyor. Kim körlük ederse de kendi zararına. Demek ki aklını kullanan kur’an dan nasipleniyor, anlıyor ki Rabbim bunu söylüyor. Daha sonrada Rabbim elçisine söyle onlara ben size kur’anı, gönül gözünü, güneşi tebliğ ettim, gerisi size kalmıştır, ben sizin bekçiniz değilim diyor. Dikkat edin Allah elçisi bile bir yerden sonra, aradan çıkıyor ki başka birisinin araya girmesini Rabbim asla müsaade etmez.

    Aşağıdaki ayette aslında din ve iman adına kimseye kayıtsız şartsız güvenilmeyeceğinin, ikazını yapan bir ayet.


    Enam 116: Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.

    Dikkat edin bu ayette de iman etmeyenlerden bahsedilmiyor. Çünkü hiç iman etmeyenler konusunda zaten çok açık ayetler vardır ve onları zaten dost edinmeyin sakın diye bizleri uyarır Allah. Burada bahsedilenler ne şeytanlar nede iman etmeyen insanlar. Peki, kimler olabilir bu kişiler? Onları da açıkça söylüyor. (Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.) Bakar mısınız lütfen kimlermiş? Emin olmadıkları söz ve bilgilerin ardı sıra gidip, dinini imanını zan ve tahminlerle yaşayan insanlar olduğunu söylüyor. Rabbin bu ayetini bu sözlerini, günümüz İslam yaşayışımızla lütfen karşılatırınız, kimler olduğunu, nasıl büyük hatalar yaptığımızı o zaman çok daha iyi anlayacaksınız.


    Şimdi yazacağım ayette bakın Rabbim bizi nasıl uyarıyor ve bazı insanların bizi ALLAH İLE ALDATACAĞINI söylüyor.

    Fatır 5: Ey insanlar, hiç şüphesiz Allah'ın vaadi haktır; öyleyse dünya hayatı sizi aldatmasın ve aldatıcılar da, sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak) aldatmasın.


    Bizi aldatma ihtimali olacak kimseler, bizim yakınımızda olanlar olduğu anlaşılıyor. Yoksa bizim dinimizden, inancımızdan olmayan bir insanın, zaten ne sözünü dinleriz, nede yanımıza yaklaşabilirler. Demek ki bizi Allah ile aldatacak olanlar içimizden birileri. İşte bunun için Rabbim bizleri uyarıyor.


    Şimdi hatırlatacağım ayet ise sorumuzun tam cevabını veriyor.

    Yunus 106: Sana ne bir yarar, ne de bir zarar verebilecek durumda olmayan varlıkları Allah'la beraber anıp onlara yalvarıp yakarma: çünkü eğer böyle yaparsan muhakkak ki zalimlerden olursun!

    Ayete bakar mısınız lütfen. İşte apaçık sözleriyle anlatmak bu olsa gerek. Bizlere ne fayda nede zarar verecek güce sahip durumda olmayanları yani beşeri, Allah ile birlikte anıp anlardan yardım isteme, bunu yapanlar zalimlerden olur diyor. Peki, bizler günümüzde ne yapıyoruz bunun benzeri şeyleri bir düşünün isterseniz? Allah dostu dedikleri kişilerden şefaat istedikleri, onları Allah huzurunda kurtarıp cennete götüreceklerini söylemiyorlar mı? Hâlbuki Rabbim kimin takvaca üstün olduğunu yalnız ben bilirim dediği halde, yaptığımız yanlışların sonu nereye varır dersiniz? Bakın bu sözlerime açıklık getiren ayeti anlamaya çalışalım şimdide.


    Zümer 3: Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah'ındır! O’nun yanında birilerini daha veliler edinerek, "Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz." diyenlere gelince, hiç kuşkusuz, Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.


    İşte konu daha da açıklık kazandı. Demek ki edindiğimiz içimizden çok güvendiğimiz ve bizleri din iman adına yöneten öyle insanları veli edinmişiz ki, bu insanları veli edinmemizin nedenini Rabbim örnekle veriyor, bakın ne diyor?

    (Biz onlara, bizi Allah'a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz.)

    Demek ki bu durumda edindiğimiz veli bizlerin içinde, hatta çok güvendiğimiz bir insan, yoksa neden güvenelim ona da, bizi o kişi Allaha yaklaştıracak diyelim. Rabbin bu sözlerini okuyunca günümüzde veliler edinenlerin kendince sebepleri geldi aklıma, bakın ne diyorlar, Rabbin söylediklerinden hiçbir farkı yok.

    ( Her insanın bir velisi olmalıdır, hesap günü her Müslüman velisi ile birlikte anılacaktır. Veliler şefaatçidir, onlar bizlere şefaat edeceklerdir.)


    İşte Rabbimin çok büyük tehlike gördüğü ve sakın yapmayın, bunlardan sakının dediği olay bu kadar açık gerçekleşmiştir. Hâlbuki bakın onlarca ayette Rabbim tek şefaatçi benim dediği halde bizler, neler söylüyoruz farkında mıyız acı gerçeklerin? Hiç sanmıyorum, çünkü kur’an ile aramıza girenler öyle bir girmiş ki, Rabbin sözleri yerine, beşerin sözleri dinlenir olmuş.


    Secde 4: Allah'tır ki gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratmış, sonra arş üzerinde egemenlik kurmuştur. O'nun dışındakilerden size ne bir dost vardır ne de bir şefaatçi. Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?


    Allah apaçık şefaat tümden bana aittir, kimin takvaca üstün olduğunu yalnız ben bilirim dediği halde, bizlerin şefaatçi edinmemiz, veliler edinip onlara sığınmamızı, onlardan yardım istememizi nasıl açıklarız hesap günü Rabbime? Bugün tarikat ve cemaatleri bir düşünün lütfen. Neler söyleniyor şeyhleri liderleri için. Doğrusu hala aklımızı işletmeyecek miyiz?


    Allah hesap günü olacak bir olayın sahnesini bile bizlere bugünden gösteriyor, ama biz hala duymazdan geliyoruz. Bakın mahşer günü yüzü kapkara olan, iman ettiğini zannedip, birilerinin ardına düşen, veliler edinen bir insanın acı feryadını lütfen duyalım artık. Eğer duymazdan gelirsek, bir gün bizlerde aynı feryadı üzülerek yapacağımızı bilelim.

    Furkan 28: Yazık bana! Keşke falancayı (batıl yolcusunu) dost edinmeseydim.

    29- Çünkü zikir (Kur'an) bana gelmişken o, hakikaten beni ondan saptırdı. Şeytan insanı (uçuruma sürükleyip sonra) yüzüstü bırakıp rezil rüsvah eder.


    Rabbin verdiği bu örnek, zerre kadar düşünene gerçek cevabı veriyor. Burada bahsedilen kur’ana iman ettiğini zanneden birisinin feryadıdır. Bu kişi çok güvendiği birisini dost veli edinmiş ve ona o kadar çok güvenmiş ki, sonunda iman ettiği kur’an dan, farkında olmadan sapmış. Tabi işin kötüsü bunu Rabbin huzurunda fark ediyor. Ne kadar kötü bir durum. Bakın işte şeytan burada nasıl bir görevde olduğunu da hatırlatıyor Rabbim. İman edenleri kur’an dan uzaklaştırmak batıla, sanıya, rivayetlere iman etmeleri için var gücüyle çalışıyor. Rabbim açıkça KUR’ANIN İPİNE SARILIN DEDİĞİ HALDE. Ayete dikkatle bakalım burada ardı sıra gittiğimiz, dost edindiğimiz yabancı birisi değil. Tanıdığımız güvendiğimiz hatta bu Allah dostudur, ne söylüyorsa doğrudur diye hiçbir kuşku duymadan, ona güvendiğinden bahsediyor. Peki kur’anı tebliğ aldığını söyleyen kişi kur’an dan nasıl sapar, burası önemli. Dost edindiği kişi kur’anı kabul etmeyen birisi değil, peki nasıl saptırıyor olabilir? Rabbin hüküm vermediği konularda, bunlarda Allah katındandır diyerek dine hurafeler, katıp saf ve temiz İslam ı bulandırmaktır elbette yoldan saptırmak.


    Ne yazık ki bizler yalnız ve yalnız Rabbimden yardım istememiz gerekirken, hatta her namazda Elham ayetinde, Yalnız senden yardım isteriz dememize rağmen, acaba şefaati, yardımı kimlerden istiyoruz? Edindiğimiz velilerden nasıl olurda yardın isteriz, şefaat bekleriz. Bakın Rabbim ne diyor?

    Nisa 45: Allah sizin düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost olarak, Allah yeter. Yardımcı olarak da Allah yeter.

    Tevbe 116….. Sizin için Allah dışında ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.


    Allah din ve iman adına bizleri kur’ana yöneltir ve ona sarılmamızı ister. Kur’anı rehber alanı hiç kimsenin aldatamayacağını anlatır bizlere. Kur’an dan nasiplenmeyenlerin kolay kandırılacağı örneklerini verir. Aşağıdaki ayette kur’an dan habersizlerin nasıl bir yöntemle kandırıldığını anlatır bizlere.



    Bakara 79: Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların.


    İşte günümüz İslam’ının içine düştüğü bataklık. Kur’an dan habersiz toplumu aldatma ve kandırma yöntemi. Hatırlayınız bugün bizlere kur’an da her şey yoktur, O özet bilgidir diyenlerin ciltlerce dolusu yazdığı kitaplar acaba nerden almış bilgilerdir dersiniz? Rabbimin hiç bahsetmediği, hüküm vermediği onca bilgileri nerden aldılar da bizlere veriyorlar, bunu hiç düşünen var mı? İşte çok güvendiğimiz hatta Allah dostu ilan ettiğimiz kişilerin yazdığı onca bilgilere, kitaplara karşı, rabbin sözlerini lütfen artık duyalım işitelim. Şunu da unutmayalım, yüzlerce yıl önce yaşamış birçok âlimin sözleridir diye bugün bizlere sunular sözlerin, gerçekten kendilerine ait olup olmadığına emin olan var mı aramızda? Geçmişte yaşamış peygamberimizden feyiz almış, üstat âlimlerin söylemediği sözleri onlar üzerinden yayarak, batıl sözlere inanmakla, bu âlim kişilere atılan iftiraları onayladığımızı unutmayalım. Peygamberimiz bizleri kur’an ile uyarma görevi aldıysa, ondan feyiz alan âlimlerimizin de bu yolu izleyeceğini bilmeliyiz. Bakın Allahın kitabında olmayıp, bunlar Allah katındadır diyenlere Rabbin sözlerini tekrar hatırlatıyorum. ( Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun.) Allah hangi sözlerden bahsediyor bu sözüyle? Elbette Rahmanın kur’an da hiç bahsetmeyip, hüküm vermediği konuları, bunlar Allah katındandır diyerek, RABBİME İFTİRA ATANLARDAN BAHSEDİYOR. Unutmayalım Rabbimin tehdidi bir gün gerçek olacaktır. O gün bir göz açıp kapayınca ya kadar gelecektir, bunun farkına varalım.


    Günümüzde Allah tan gayri şefaatçi edinip veliler peşinde koşanlara bakın Rabbim apaçık ne söylüyor?

    Enam 51: Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları Kur'an'la uyar. Öyle ki, kendileri için O'nun huzurunda ne bir dost ne de bir şefaatçi vardır. Gerekir ki Allah'tan korkarlar.

    Şükürler olsun Rabbim e o kadar açık ki her şey. Huzura gittiğimizde, yüzlerinin aydınlık olmasını isteyenleri sen kur’an ile uyar diyor Yaratıcımız. Peki, bugün bizlere ne öğretiyorlar onu hatırlayalım? Kur’an özet bilgidir orada her şey yoktur. İşte şeytanın kur’an dan bizleri uzaklaştırdığı ve inanmasını sağladığı koskoca bir yalan, rabbimin kitabına atılan iftira. Buna inanan şunu asla unutmasın. Huzuru mahşerde bunlara inananların yüzlerinin kapkara olacağını söylüyor Rabbim. Daha da önemlisi ayetin sonunda, Dünyada edindikleri şefaatçileri, hesap günü yanlarında bulamayacaklardır diyor.

    Peygamberimiz devrindeki putlara hiç kimse Allah diye tapmıyordu. Hepside ehli kitap insanlardı. O putlar, yaşadıkları dönemlerde çok sevdikleri, saydıkları Allahın sevgili kulları kabul ettikleri kişilerin putlarıydı. İnsanlar bu putlardan şefaat bekliyor ve onları Allah huzurunda cennete götüreceklerine inanıyorlardı. Günümüzde ise yapılan çok mu farklı dersiniz. Belki bugün putlarını yapmıyorlar, ama edindikleri velilerden şefaat dileyerek onların ardı sıra gidip, onlardan yardım isteyerek aynı şeyleri yapmıyorlar mı? Yorum sizlerin.


    Sizlere son olarak bir ayeti, Rabbimin verdiği örnekle açıkladığı uyarıyı hatırlatmak istiyorum. Allah bu örneğiyle bizleri o kadar güzel uyarıyor ki, anlayana anlamak isteyene. Tabi birde gözlerinde perde olmayıp, gönülleri mühürlenmeyenlere.


    Ankebut 41: Allah'ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.


    Bu ayeti ilk okuduğumda doğrusu fazla bir şey anlamamıştım. Sizlerde okuduğunuzda, eğer araştırmadıysanız çok fazla bir şey anlamamış olmanız normaldir. Önce ayette geçen örümcek hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum, o zaman Rabbimin ne demek istediğini daha iyi anlayacaksınız.

    Canlı türleri genelde evlerini; sıcaktan, soğuktan, düşmanlardan ve her türlü zarardan korumak için inşa ederler. Oysa örümcek evini; yok etmek, zarar vermek, evine yanlışlıkla uğrayanları yemek için inşa eder. Bu yüzden evlerin en güvenilmezi, örümceğin evidir. İşte Allah bizlere öyle bir örnek veriyor ki, zerre kadar aklını kullanan, din ve iman adına Rabbin rehberinden saparak, beşeri veliler edinip ondan yardım ummak, onları şefaatçi edinmenin büyük bir yanlış olduğunu, bunu yapanların sonunu örümceğin evine sığınan insanlara benzetiyor. Sizce böyle bir eve, böyle bir insana sığınmak, bizi Rabbim e ulaştırır mı? Ya da bu kişinin gerçekten Allah dostu olduğunu bilebilecek, garanti veren var mı aramızda?


    Kur’anı anlayarak birkaç kez okuyan bir insan şunu çok açık anlar. Allah elçisine, insanlığı kur’an ile uyarma görevi vermiş ve bu görevi esnasında elçisini kontrol altında tuttuğunu, asla onun sizlere yanlış bir şey söylemeyeceğinin garantisini de vererek, elçisine kayıtsız şartsız uyulmasını emreder. Bunun dışında hiçbir beşerin hatasız olamayacağını, hatta gönderdiği peygamberlerin bile hatalar yapabileceğini, ama onları kontrol altında tutup yanlışlarına müdahale ettiği örneklerini verir bizlere. Rehber alacağımız ardı sıra gideceğimiz ve sarılacağımız tek kitabın KUR’AN olduğunu yüzlerce kez hatırlatır kur’an da. Bizlere düşen Rabbin kelamını anlamaya çalışmaktır. Rabbin kitabına anlaşılması zor ve orada her şey yoktur diyenler, bizlerden gerçekleri gizlemeye çalışanlardır bunu unutmayalım. Ben sizlere bize öğretilenlerin, kur’an ile karşılaştırdığımızda ne kadar tutarsız, yanlış bilgiler olduğunu anlatmaya çalıştım. Bende bir beşerim elbette hata yaparım, benim yaptığım Rabbin emrini uygulamaya çalışmaktır o kadar. Allah kur’ana sarıl, onu anlamaya çalış diyorsa, Allaha ulaşacak yolunda kur’an dan geçeceğinden şüphem yoktur. Sizlerinde yapması gereken yazdıklarımı kur’an ile karşılaştırmanız ve imanınızı ona göre yönlendirmek olmalıdır. Bizlere düşen beşerin sözlerini doğrulamaya çalışmak değil, rabbin ne söylediği anlamaya çalışmak olmalıdır. Rabbim cümlemizi gerçekleri gören onun nuruyla nurlanmış, gönül gözleri açık kullarından eylesin.

    SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK
    Bu mesaj en son " 19.12.10 " tarihinde saat 14:01 itibariyle halukgta tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    1ACI adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2010
    Mesajlar
    322
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    İnşallah okurlar, inşallah anlarlar...

    Ama mezhepçiler, cemaatçiler ve tarikatçiler hemen saldırıya geçecektir.

    En hızlı ''müslümanlar'' BOP uşağı çıktı!
    Laikler hala ''KAHROLSUN AMERİKA ve BOP'' demeye devam ediyor.
    KAHROLSUN AMERİKA VE İŞBİRLİKÇİSİ BOP ÇETESİ

    !!

  3. #3
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    .

    Kuranı Kerimin arapça metninde EVLİYA olarak geçen ve türkçede karşılığı olmayan EVLİYA kelimesini meallerde farsçadan çevrilen "dost" kelimesi ile çevirerek EVLİYANIN manasını değiştirilerek gerçek anlamından tamamen uzaklaştırılmıştır.Aslında meallerde orjinalinde olduğu gibi EVLİYA olarak kalması gerekirdi.İnsanlarımız Evliyanın ne anlama geldiğini çok iyi bildiklerinden meal bozulmayacaktı.Kuranı Kerimde Evliya ile ilgili olan ayetlerin,
    Gören gözler için,yapılan yanlış çeviriler ile ne hale geldiği görmemek mümkün değildir.
    Bu şekilde çeviri yapılarak ayetlerin gerçek manalarından tamamen uzaklaşılarak başka ve vahim anlamlara geldiği görülmektedir.Bunun neticesi olarak insanlarımızın yanlış yönlendirilmiştir.Bilhassa Maide 51 ayeti kerimesinin çevirisi,şeriatler arasında düşmanlığa sebeb olmuştur.Kuranda geçen birçok ayeti kerime ise bu çevirinin tamamen aksini söylemektedir. Bakara 62,121,139 Ali imran 2,3,4,20,64,65,75,113,114,115,199 Nisa 131 Maide 3,43,44,46,47,48,59,68,69,83,84,85 Araf 159 Enam 114,115 Tevbe 111 İsra 2,84,107,108,109 Hac 40,54,67 Ankebut 46,47 Şura 8,15 Kehf 14 Ahkaf 10,13
    Mümtehine 8 Saff 14




    EVLİYA İLE İLGİLİ KURANDA GEÇEN AYETİ KERİMELER:

    Ali İmran 28
    La yettehizil mu'minunel kâfirine evliyae min dunil mu'minin, ve mey yef'al zalike fe leyse minallahi fi şey'in illa en tetteku minhum tükah, ve yuhazzirukumullahu nefseh, ve ilellahil masîr.

    Ali İmran 28 evliyae
    Mü’minler, mü’minleri bırakıp da kâfirleri “EVLİYA” edinmesin. Kim bunu yaparsa, artık Allah ‘tan rahmet beklemesin. Ancak onlardan korunmanız başka. Allâh sizi kendisinden sakındırır. Dönüş yalnız Allah'adır.


    Nisa 144

    Ya eyyuhellezine amenu la tettehizul kâfirine evliyae min dunil mu'minin, e turidune en tec'alu lillahi aleykum sultanem mubina.

    Nisa 144
    ‘‘Ey inananlar, müminleri bırakıp da kâfirleri ‘‘EVLİYÂ’’ edinmeyin. Allah’a aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz.’’


    Maide 51
    Ya eyyuhellezine amenu la tettehizul yehude ven nesara evliya', ba'duhum evliyau ba'd, ve mey yetevellehum minkum fe innehu minhum, innellahe la yehdil kavmez zalimîn.

    Maide 51
    ‘‘Ey İman edenler Yahudi ve Hıristiyanların EVLİYALARINI EVLİYA edinmeyin. Zira onlar kendilerinin EVLİYASIDIR. İçinizde onların evliyalarını evliya edinenler onlardandır. Allah zalımlar toplumuna yol göstermez.


    Araf 3
    İttebiu ma unzile ileykum mir rabbikum ve la tettebiu min dunihi evliya' kalilem ma tezekkerûn.

    Araf 3
    Rabbinizden size indirilene uyun ve ondan başka EVLİYAYA uymayın ne kadar az öğüt alıyorsunuz.


    Araf 27
    Ya beni ademe la yeftinennekumuş şeytanu kema ahrace ebeveykum minel cenneti yenziu anhuma libasehuma li yuriyehuma sev'atihima innehu yerakum huve ve kabiluhu min haysu la teravnehum, inna cealneş şeyatîne evliyae lillezine la yu'minûn.

    Araf 27
    Ey Âdemoğulları! Avret yerlerini kendilerine açmak için, elbiselerini soyarak ana babanızı cennetten çıkardığı gibi, şeytan sizi de saptırmasın. Çünkü o ve kabilesi, onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler.Şüphesiz, biz şeytanları inanmayanların EVLİYASI kıldık.’’

    Yunus 62
    E la inne evliyaellahi la havfun aleyhim ve la hum yahzenûn.

    Yunus 62
    ‘‘Dikkat et! EVLİYAMA korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir de.’’


    Kefh 17

    Ve teraş şemse iza taleat tezaveru an kehfihim zatel yemini ve iza ğarabet takriduhum zateş şimali ve hum fi fecvetim minh, zalike min ayatillah, mey yehdillahu fe huvel muhted, ve mey yudlil fe len tecide lehu veliyyem murşida.

    Kefh 17

    Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek MÜRŞİT bulamazsın.


    Kehf 50
    Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kane minel cinni fe feseka an emri rabbih, e fe tettehizunehu ve zuriyyetehu evliyae min duni ve hum lekum aduvv, bi'se liz zalimine bedela.

    Kehf 50
    Hani biz meleklere: Âdem'e secde edin, demiştik; İblis hariç olmak üzere, onlar hemen secde ettiler. İblis cinlerdendi; O yüzden rabbinin emrinden dışarı çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da onu ve onun soyunu mu EVLİYA ediniyorsunuz?Oysa onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne fena bir değişmedir!


    Yasin 21
    İttebiu mel la yes'elukum ecrav vehum muhtedûn.

    Yasin 21
    ‘‘Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbî olun, onların sözlerini önemseyin. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.’’


    Ahzab 6
    Ennebiyyu evla bil mu'minine min enfusihim ve ezvacuhu ummehatuhum, ve ulul erhami ba'duhum evla bi ba'din fi kitabillahi minel mu'minine vel muhacirine illa en tefalu ila evliyaikum ma'rufa, kane zalike fil kitabi mestura.

    Ahzab 6
    Peygamber, müminlere kendi canlarından daha üstündür. Eşleri, onların Analarıdır. Akraba olanlar, Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine muhacirlerden ve ensardan daha yakındırlar; ancak, EVLİYANIZA uygun bir vasiyet yapmanız müstesnadır. Bunlar Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.


    Evliya=tabi olunan,mürşid,
    Evliyaullah=Allahın manen vazifelendirdiği evliyası,irşad makamı,varisül nebi,nedimi ilahi
    Bu mesaj en son " 20.12.10 " tarihinde saat 01:25 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  4. #4
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,256
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı 1ACI tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İnşallah okurlar, inşallah anlarlar...

    Ama mezhepçiler, cemaatçiler ve tarikatçiler hemen saldırıya geçecektir.


    Siz böyle söylemekle,doğrunun eğrinin ne olduğunu yaşayıp anlamadan,muhatapların fikirlerini yazmalarına ve onları irdelemeden,sizde sabit fikir haline gelmiş bulunan zanlarınızdan taviz vermeden,zaten kimsenin de yazmasına fırsat vermeden saldırıya geçmişsiniz bile...

    Sizler gerçekten kuranı okuyup anladığınızı sanıyorsunuz,öyle mi? Bu nasıl anlamaysa(!)
    Bizde diyoruz ki,Bu yazılanlar hakikat mi? Yoksa,fitne çıkartmak için mi?
    Hakikatin ne olduğunu anlamanız için,İslamı gerçek manada yaşamak suretiyle (gerçek şahit olarak,lafta değil icraatte) anlamanızı tavsiye ediyoruz.

    "İlmiyle amil olmayanın diline ensesinden çekeceğim"
    buyruğunu unutmadan...

    Herhangi bir kişi, ilmel yakin öğrendiklerini Aynel yakin,Hakkel yakin hayatına geçirmediği taktirde bilmelidir ki,yaptıkları sahtekarlıktan düzenbazlıktan başka birşey değildir.

    Hucurat 14
    ‘‘Bedeviler dediler ki:‘‘İman ettik.’’Deki: ‘‘Siz iman etmediniz, amma ‘‘Müslüman olduk’’ deyin.İman henüz kalplerinize yerleşmedi.Şayet Allah’a ve peygamberine itaat ederseniz amellerinizden bir şey eksiltmez.Muhakkak ki Allah çok esirgeyen çok bağışlayandır.’’

    Bu yazıyı yazan (Halukgta) arkadaşın ortaya koyduğu senaryo samimi olarak söyleyeyim hiç hoşuma gitmedi.Neden? diyecek olursanız.Bende,tamamen fitne çıkarmak maksadıyla yapıldığı kanaati hasıl oldu.
    Ayeti kerimelerin manalarını bilmediği halde,kendi anlayışını öne sürerek çarpıtma ihtiyacı içerisine girdiği görülüyor.

    Şimdi bunları yazan ( Halukgta) arkadaşa soruyorum.
    Evliyaullahı ve Velileri sevmemek,kin ve düşmanlığınızı çekinmeden ortaya koymak ve onları Allah'ın ortağı gibi göstermek hangi ihtiyacınızdan kaynaklanmaktadır?.
    Bu arkadaş bunları yazma hakkını kimden aldı acaba (!)?
    Karşısındaki insanların ilmel yakin bilgiden başka bir bilgilerinin olmadıklarını mı? Zannediyor bu zavallı....Zanların hakikat olmadığını bilmeden,Allah'ın ayetlerini hiçe sayarak,ahkam kesip duruyor.
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  5. #5
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bir kardeşim, benim yazımda velilerin ardı sıra gitmenin, Rabbim tarafından yasaklandığı ayeti hatırlatmam neticesinde bana şöyle bir cevap verdi.

    (Yasaklanan veli kavramı, şeytan ve avanelerine davet eden velilerdir. Bu kezzaplardır, belamlardır, putlardır vs..)
    ...........................................




    Fakat bizim bahsettiğimiz VELİ, Rahmanın söz ettiği, din ve iman adına ardı sıra gidilecek, yardım istenecek VELİLER konusudur,
    ..........................


    Gerçekten Yüce Rabbim aşağıdaki ayette, bizleri velilerin ardına düşmeyin derken, şeytanın yoluna, putlara davet eden, kur’anı inkâr edip peygamberimizi kabul etmeyen kişilerden mi bahsediyor olabilir, gelin onu yine Rabbin yöntemi ile kur’ana danışarak anlamaya çalışalım.

    Olur danışalım görelim.

    Fakat önce şunu hatırlatmakta yarar var. Allah veli sözcüğünü bir başka anlamlar da da kullanmıştır kur’an da. Örneğin bizimde günümüzde kullandığımız bakmakla yükümlü olan, aile büyüğümüz velimiz gibi. Ayrıca dost anlamın da da kullanmıştır. Örneğin şu ayeti verebiliriz.

    Ancak,..fakat,... diyorsunuz hadi hayırlısı. "VELİ"kelimesinin anlamı; "VELAYET SAHİBİ, HAMİ,KORUYUCU, İDARİ AÇIDAN KENDİSİNE VEKALET VERİLECEK MERCİ" anlamlarındadır.Kurandaki kullanılış yerlerine bakılınca bunlardır. Allah'ı İlah görüp,"YARATILMIŞLARLA EŞ GÖRÜLEN"
    lalettain bir kişi gibi görmüyorsak tabii..
    Böyle olunca da Maide 55.ayet:Sizin VELİNİZ Allah ve O'nun Resulü, namazlarını kılan, zekâtı veren, rüku eden MÜ'MİNlerdir.
    gelin birlikte bu sözcükten Rabbim kimlerden bahsediyor ve ardı sıra gitmeyi yasaklıyor onu anlamaya çalışalım.
    Araf suresi 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O'nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.
    Önce ayetin "DOĞRU" mealini alalım.
    A'raf 3:
    Rabbinizden size indirilene uyun; O'ndan başka EVLİYA'NIN ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.
    Onun berisinden yani Allah tan başka önderlerin velilerin ardından gitmeyin diyor.
    Bu ayette kastedilen Kuran iken "yani" diyerek işi Allahın "zatına" çeviriverdin..Bravo.
    Allah ne zamandan beridir yarattıklarına "ÖNDERLİK" yapar oldu?.Bu nasıl Allah bilincidir böyle?..Kişi Allah için bir şeyler yazmadan evvel O'nun sıfatlarını(zati,subuti) ve ESMASINI iyice bilmeli ve bunların nasıl kavranması gerektiğini de anlamalıdır ki, ALLAHI YARATTIKLARIYLA EŞ GÖRMESİN. Yaratılmışa önder yine yaratılmıştandır.
    İlk önce bu ayeti anlamaya çalışalım. Bu ayetin önceki ve sonra ki ayetlere baktığımızda, Rabbimin bizlerin uyması gereken tek rehberin kur’an olduğunu ve bunun dışında hiçbir kişinin ve bilgilerin ardı sıra gidilmemesini istiyor.
    Laf kalabalığı arasında ZANLARINI VE ÇARPITMALARINI SERPİŞTİRİVERMİŞSİN.
    Kuran elbette REHBER. Allahın bildirisine göre; Peygamber efendimize de rehber.Yani böyle olunca peygambere de uymayacaksın galiba..


    Şimdilik buraya kadar.Devamını da yorumlarız inşaAllah.
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ARAF
    1 – Elif, Lâm, Mîm, Sâd.
    2 – Bu, kendisiyle insanları uyarman ve müminlere de bir öğüt ve irşad olmak üzere sana indirilen bir kitaptır ki sakın onu tebliğden ve halkın sana inanmamasından ötürü göğsün daralmasın. [3,7]
    3 – Ey insanlar! Siz, Rabbiniz tarafından size indirilen vahye tâbi olun, O’ndan başka birtakım hâmîler edinip de onlara uymayın. Ne kadar da az düşünüyorsunuz!

    Ayet açık, ALLAH insanların hür iradeleri ilede hareket etmesini, her insanın özgür olmasınıda teşvik ettiğine göre kimse kimsenin arkasına düşmesine yol önderi edinmesine gerek yok. ALLAH diyorki beni yol önderi edinin işte kitap işte vicdan işte bilim diyor. Bunların yolundan giden benim yolumdan gider diyor.

    HİÇ KIVIRTMAYIN KAÇACAGINIZ YER YOK, KELİMELERİN MANALARI İLEDE OYNAMAYIN. AÇIKÇA DİYORKİ VAHYE TABİ OLUN O KADAR VAHİYDE NE DİYOR REHBER EDİNEN İÇİN NUR YOLUDUR. HERŞEY AÇIKLANMIŞTIR HERKES ANLADIGI KADAR SORUMLUDUR.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  7. #7
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Bunların yaptıgı kibirlenen şeytanın yaptıgı ile aynıdır. Adem ve havva anamız cennete dolaşırken yeminler ederek onlara meleklerden üstün olacaklarını ve cennete ebedi kalacaklarını söyleyerek ayaklarını kaydırmıştı. Peki ayakları kaymasa idi ne olacaktı, hala cennete sonsuza kadar yaşayacak ve meleklerden üstün olacaklardı. Ne oldu onca zahmete ve zülme maruz kaldılar. ALLAH' dan ALLAH dualarımız kabul ediyorda, dönme şansımız oluyor.

    Bunların şıhları dervişleri pirleri, velhasıl ALLAH'ın torpilli kulu olduklarını söyleyenlerde aynı şeytan gibi yeminler ederek ALLAH'ı ve onun mükafatlarını vaat ediyorlar. KİME ALLAH'A ALLAH'A TESLİM OLMAK İSTEYEN İNSANA YANİ, Bunlar kimlerin arkasına düşüyorlar, ALLAH'a kavuşmayı dileyen ve onun yolundan gitmek isteyenin arkasına düşüyorlar.

    mADEM EVLİYASIN MADEM VELİSİN NEDEN YOLUNU AÇIPTA BAK KARDEŞİM KURAN SANA HER ŞEYİ AÇIKLIYOR BENİM SENDEN HİÇ BİR FARKIM YOK BUNLAR BENİM GÖRÜŞLERİM BUNLARDA BENDEN ÖNCEKİLERİN GÖRÜŞLERİ BENDE BUNLARDAN DERLEDİM KURAN İLE MUKAYESE ETTİM SENDE BÖYLE YAP. ALLAH'DAN BAŞKA KİMSEYE SIGINIP GÜVENME DEMEZLER.

    Kardeşim adam zaten cennete zaten meleklerden üstün, ne diye adamı kamil insan olacan başkalarından iman bakımından üstün olacan diye kandırmaya çalışıyorsun.

    Eger varsa bir kerametin git ALLAH'ı inkar edenleri imanlı kıl bir üfür tam üfür adam uçsun.

    Yok ila cennete dolaşanın arkasına düşüp yolundan çevirecek ya, onblarla işi olmaz zaten onlar kendinden ne işi olabilirki öyleleri ile.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  8. #8
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Şunu öğrenmek istiyorum ;

    Kuran-ı Kerim 'i , Hz. Allah c.c nin emrettiği gibi mi , yoksa kendi anladığımız gibi mi yorumlayacağız ..?

    Öncelikle , bu formda Rahmanın ne demek istediğini anlayabilecek bir delikanlı tanımıyorum .

    Sunmaya çalışılan şeyler başkalarının fikri , başkalarının düşüncesi , benim gibi kulların kendilerince çıkarttıkları manalardan başka bir şey değil .

    Evliyadan başka Kuran 'ı tefsir edecek bir ilim adamı da sanmıyorum ki olsun .

    Şu açıklamaya bir bakarmıyız ;

    Allah tan başka önderlerin velilerin ardından gitmeyin diyor. Demiş ..! Tamamen şahsi tavrından dolayı bu kelimeyi kullandığı kesin .

    Bu kimin sözü ..? Bunu hangi ilim adamı yorumladı ..?

    Şöyle diyor ;

    Allah veli sözcüğünü bir başka anlamlar da da kullanmıştır kur’an da. Diyor ..!

    Abdulkadir Geylani Hz. lerinden bu güne kadar gelmiş ve geçmiş bütün evliya ,veli, enbiyalar senden davacı olacaklardır . Hem vallahi , hem billahi ...!

    Ve hemen ardından hangi maksat ve hangi nedenden dolayı veli sözcüğü kullanılmışsa, Allah 'ın kelamı üzerinde şahsi , kul 'ca yorumunu yapıyor .

    Bu kadarı da fazla olmuş . İşte imansızlık boyutunda bir iddia ...!

    Gelin birlikte bu sözcükten Rabbim kimlerden bahsediyor ve ardı sıra gitmeyi yasaklıyor onu anlamaya çalışalım. Çalış , çalış ..!

    Hak kelamını kendi kelamı ile karıştıran bir zavallı daha ..! Maaşallah , her konuyu ayrıntılarına kadar anlamış ve Yüce Allah 'a ilim öğretmeye çalışıyor .
    '' Aslında Rahman öyle değil , şöyle demek istemiştir '' manasında bir yazıyı neye istinaden ve kime güvenerek yazdığını zannediyorsa ..?

    Allah 'ın ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir ..?

    Bu ayet tanıdık gelecektir sana ..!

    Ramazandan daha çalışkan çıktın .Sen boynundaki torbanı daha çabuk dolduracaksın.
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  9. #9
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Bakalım torba kimin dolu olacak. Çok emin konuşuyorsun. Madem garantilediniz. Torbanız boş şeşkaza dolmasın, dolmaması için hemen boynunuza ipi geçirinde kimin torbası dolu kimin boş bir bakın.

    Biz kurandan anladıgımızı isze aktarıyoruz. uydururp uydurp bu ALLAH katındandır demiyoruz.

    Dogrusu arkadaşın benim kafadan olduguna sevindim eline saglık çok güzelde açıklamış. gevelemenden anlaşılıyor. ha gayret az kaldı hazmedeceksin.

    Gelin madem evliyalardan başkası kuranı açıklayamıyor. O zaman hepsine tabi olalım. Peyganberler arasında ayırdım yapmadıgımız gibi onlar arasında da ayırdım yapmayalım. Bütün tarıkatlere inananlar şeyhlerini bir tutup bu bizim şeyhimiz demesinler hepsi hepsinin şeyhi olsun. Bir gün bir dergahta birine biat edilsin bir gün diğer dergahta digerine biat edilsin. Dünyada ne kadar şşey varsa ne kadar evliya varsa ne kadar veli varsa hepsine biat edelim. hepsinin dediğini yapalım. Hepside ALLAH'ın yolu degil mi? Hepsinede ALLAH yol vermedi mi?

    Öyle ya ALLAH'dan yol almış koskoca evliyalar yalan söyleyecek degiller ya.

    Sizce bu yapılabilir mi? Ha yapılamza diyorsanız. Geriye bir tek yol kalıyor. Kurana tabi olmak ve evliya oldugunu düşündüğü kimseleri dinlemek ve onların verdiği övütlerede kulak vermektir.

    Ha bu evliyalar Ne ALLAH'a ne Kurana nede peyganberine ortak tanımazlar, peyganberler arasında ayırdım yapmadıkları gibi diger evliyaları da kıskanmaz ve onlarada ALLAH'ın evliyalarıdır onlarada kulak verin derler.

    Bizlere düşen bunlar arasında dolaşıp bal toplamak ve yemektir. İyilik ve güzelliklerde yarışlıp hayırlı işler yapmaktır.

    Öbür dünyadaki babasının malı gibi cenneti vaat ederek camilerde canlı bomba olun, diger cemaat üyelerini öldürün diyenlere uymamaktır. Onların ayrılıkçı şeytanın yolundan giden kibirli insanlar ve şeytanın askerleri oldugunu unutmamaktır.
    Bu mesaj en son " 21.12.10 " tarihinde saat 13:13 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  10. #10
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Gene zıvanadan çıkmışsın vah raNazan.
    Bunların yaptıgı kibirlenen şeytanın yaptıgı ile aynıdır.
    Şeytan gözlüğünle bakınca demek öyle görünüyor.
    Bunların şıhları dervişleri pirleri, velhasıl ALLAH'ın torpilli kulu olduklarını söyleyenlerde aynı şeytan gibi yeminler ederek ALLAH'ı ve onun mükafatlarını vaat ediyorlar.
    Ah zavallı şeytan ahbabı vah..Ağzında salyalar akıtarak yaptığın bu iftiralar yetmiş sana.Başka bela arama.Kim torpilli, kim üstün nerenden uyduruyorsun bu zırvaları..Üstünlük TAKVA iledir ki MÜTTAKİLER; Allahın tertibine uyan, BAZI İNKARCILARIN YAPTIĞI GİBİ (onun gönderdiklerinin bazısını-yaşamayanlarını-kabul edip bazısını-yaşayanları-ret edenler) yapmayan, Allahın "UYUN" dediklerine uyanlardır. Bilgisi Allahın katındadır.
    aynı şeytan gibi yeminler ederek ALLAH'ı ve onun mükafatlarını vaat ediyorlar.
    Allahın bildirdiklerinin yaşanmasından başka gaye güdüyorlarsa Allah belasını versin her kim ise O..Yok eğer Allahın verdiği mübarek bir vazifeyi yapıyor iken BAZI İMANSIZLAR TARAFINDAN sırf nefislerine kabul ettiremedikleri için "şeytanlıkla suçlanıyorlar" ise; o suçlayanın zaten Allah belasını vermiş demektir.Bu hal onun için tam bir zulmettir.Daha ne diyeyim.
    KİME ALLAH'A ALLAH'A TESLİM OLMAK İSTEYEN İNSANA YANİ, Bunlar kimlerin arkasına düşüyorlar, ALLAH'a kavuşmayı dileyen ve onun yolundan gitmek isteyenin arkasına düşüyorlar.
    Başka ne olması lazımdı?..Senin gibi Allahın dediklerini aklına danışıp işine gelmeyen kısımları ret edenin peşine mi gitselerdi?..Allah senin dediğin gibi yapanlar için "KAFİR/ZALİM" diye nitelendiriyor.
    mADEM EVLİYASIN MADEM VELİSİN NEDEN YOLUNU AÇIPTA BAK KARDEŞİM KURAN SANA HER ŞEYİ AÇIKLIYOR BENİM SENDEN HİÇ BİR FARKIM YOK
    Zaten böyle söyleniyor..Kul olarak zaten bir farkı yok.Peygamberlerin de Evliullahın da bir farkı yok..Farkları taşıdıkları VAZİFELERİ. GÖREVLERİ. Ret mi edeceklerdi "şeytanın takipçileri" kabul etmiyorlar,vazifelerini tanımıyorlar diye!..Peygamberin yolu varislerinin de yoludur.O da vazgeçmedi Peygamberliğini açıklamaktan..Çok ısrar ettiler aynen sizin gibi o zamanın müşrikleri..Hatta vaatlerde dahi bulundular "gel bu işten vaz geç"diye..
    BUNLAR BENİM GÖRÜŞLERİM BUNLARDA BENDEN ÖNCEKİLERİN GÖRÜŞLERİ BENDE BUNLARDAN DERLEDİM KURAN İLE MUKAYESE ETTİM SENDE BÖYLE YAP. ALLAH'DAN BAŞKA KİMSEYE SIGINIP GÜVENME DEMEZLER.
    Kendin uydurup kendin cevaplıyorsun..Dedim ya yine zıvanadan çıkmışsın.Görüş, aklen oluşturulan bir olgu ise Evliyaullahın GÖRÜŞÜ OLMAZ. Onlar sadır ilmi ile,Allahın bildirdiklerini Allahın verdiği İlim ile okurlar. Satırdan değil. Allahın bildirdiklerini aklen yorumlayıp "BAZISINI KABUL EDRİZ, BAZISINI RET" demezler. Onun için her zamanın GERÇEK EVLİYASI "İMAN" hususunda aynı şeyleri söylerler. Nokta kadar fark olmaz aralarında.Hiç bir söyledikleri KURANA AYKIRI OLAMAZ!..
    Sen evliyullahın ne dediğine bakmıyorsun ki..Senin evliyanın(rehberinin....) ne fısıldadığına bakıyorsun.
    Bu açıklamaları defalarca yaptık. Ne yazık ki kendi uydurduklarını bizdenmiş gibi ileri sürüp karalamaya devam ediyorsun..Bu zulüm yeter sana.
    Kardeşim adam zaten cennete zaten meleklerden üstün, ne diye adamı kamil insan olacan başkalarından iman bakımından üstün olacan diye kandırmaya çalışıyorsun.
    Tam da şeytanın ifadeleri bunlar!..Kim cennette?..Sen nerden biliyorsun?..Sen kendini Allahmı sanıyorsun be zavallı?..
    İşte şeytanın hedefi ve sevketmek istediği şey
    başkalarından iman bakımından üstün olacan
    bunlar!..Nasıl da sızdırveriyorsun zıvanadan çıkınca!..Üstünlük peşinde olmak şeytanın ve onun takipçilerinin işidir.Bizim yolumuz(ehl-i tasavvufun yolu)da hedef "YOKLUK"tur. Nefsin ürünü olan "VARLIK/BENLİK/ÜSTÜNLÜK" sevdasından kurtulmaktır. "HİÇLİK"tir.
    Eger varsa bir kerametin git ALLAH'ı inkar edenleri imanlı kıl bir üfür tam üfür adam uçsun.
    Adama yuh derler bu noktada..Defalarca yazdık..Pes bu kadar kalın kafalılığa pes..Kim kimi İmanlı kılabilir.Bu nasıl ALLAH bilinci?..Her vazifeli kul ister PEYGAMBER olsun,ister EVLİYAULLAH ancak vazifelerinden sorumludurlar.İlahlık onların işi de değil amaçları da değil.Amma görülüyor ki senin kafa halen bunu dahi almıyor.İstersen bin defa daha açıklayalım almıyacak ta!..Çünki bunların kabulü akılla değil İMAN ile oluyor..
    Yok ila cennete dolaşanın arkasına düşüp yolundan çevirecek ya, onblarla işi olmaz zaten onlar kendinden ne işi olabilirki öyleleri ile.
    Tekrar soruyorum sen bazı tımarhanelikler gibi insanları cennete sokma vazifen falan mı olduğunu sanıyorsun?..Vah zavallım vah..Sen bu yazdıklarına gerçekten inanıyor isen tam bir bataklıktasın demektir. Yok inanmıyor da kasten yazıyorsan,birşeyleri ileri sürüp karalama metodu peşinde isen tam bir şeytan yardakçısısın..
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Güneşlenirken internete düşmeyin!!!
    2003 - 2004 Konuları bölümünde emosh-gs tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 20.04.05, 12:42

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •