Soru 81. Oral absorpsiyonu çok hızlı olan bir ilacın eliminasyon yarı ömrü 4 saattir. İlacın dağılım hacmi 50 L, biyoyararlanımı % 100 ve uygulanan dozu 1000 mg’dir. Bu ilacın minimal efektif derişimi ise 5 mg/L’ dir. Bu ilaç tekrarlanan dozlarda etkin şekilde kullanılmak amacıyla en fazla kaç saat aralıkla uygulanmalıdır?
A) 2
B) 6
C) 8
D) 24
E) 48

Tamamı absorbe edilen ilacın, uygulama dozu 1000 mg ve dağılım hacmi 50 L ise, ilacın oluşan derişimi 20 mg/L’dir. 20 mg/L’lik derişim birinci yarılanmada 10 mg/ L’ye, ikinci yarılanmada 5 mg/L’ye düşmektedir. 5 mg/L ilacın minimal efektif derişimi olduğuna göre ilacın bu seviyenin altına düşmemesi ve bu aşamada hastanın ilacı yeniden alması gerekmektedir. Yani verilen ilacın ilk oluşturduğu derişimden minimal efektif derişime düşene kadar ki periyotta bu örnek için iki kere yarılanması gerekir. Dolayısıyla yarılanma ömrünün iki katı süre olan 8 saatte bir ilaç yeniden dozlanmalıdır ki minimal etkin konsantrasyonun altın düşmesin. Diyelim ki minimal efektif derişimi 5 mg/L değil de 2.5 mg/L olsaydı üç kere yarılanacaktı ve bu sefer dozlama 12 saatte bir yapılacaktı.


Soru 82. Aşağıdakilerden hangisi bir ilacın plasental bariyeri aşmasını zorlaştırır?
A) İyonizasyonunun yüksek olması
B) Yağda çözünürlüğünün fazla olması
C) Maternal proteinlere düşük oranda bağlanması
D) Molekül ağırlığının küçük olması
E) Plasental metabolizmasının düşük olmasıFarmakolojik açıdan maddeler lipofilik ve hidrofilik olmak üzere ikiye ayrılır. Lipofilik demek, yağda çözünür demektir. Hidrofilik ise suda çözünür anlamına gelir. Absorpsiyonun gerçekleşmesi için maddelerin mutlaka membranları geçmesi gerekmektedir. Biliyoruz ki membranlar büyük oranda lipid içeren yapılardır. Dolayısıyla lipofilik olan, yani yağda çözünen maddeler lipid yapıdaki membranları kolaylıkla geçerlerken; hidrofilik olanlar, yani suda çözünen maddeler lipid membranı geçmekte oldukça zorlanırlar.
Aspirin asidik bir madde olduğuna göre iyonlaşabilmek için çevreye hidrojen iyonu vermesi gerekmektedir. Mide içerisinde ortam yoğun bir şekilde hidrojen iyonu içermektedir. Dolayısıyla aspirin mide içerisinde çevreye hidrojen iyonu veremez. Yani iyonlaşamaz. Noniyonize formda bulunur. Noniyonize demek, lipofi lik demektir. Buradan şu sonuca varmak gerekir. Asit madde asit ortamda çevreye hidrojen iyonu veremediği için iyonlaşamaz. Yani noniyonize = lipofi lik olarak bulunur. Lipofi lik olan maddelerin membranı kolaylıkla geçebildiklerinden daha önce bahsetmiştik. O zaman aspirin vücuda absorpsiyon için herhangi bir sıkıntı yaşamaz ve kolaylıkla mukoza hücresi içerisine girer.









Soru 83. Seksen beş yaşında bir hastada penisilin tedavisinde doz ayarlamada öncelikle göz önünde bulundurulması gereken farmakokinetik parametre aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bağırsaklardan emilim
B) Vücut sıvılarında dağılım
C) Karaciğerde metabolizma
D) Böbreklerden atılım
E) Kan-beyin bariyerini aşmaPenisilinler; %90 oranında proksimal tübüllerden, tübüler sekresyon yoluyla itrah edilir. Proksimal tübüle bir taşıyıcı proteine bağlanarak salınır. Bu taşıyıcı protein için yarışan probenesidle birlikte kullanılırlarsa vücuttan atılışları yavaşlar, yani etki süreleri uzar. Nafsilin en fazla safra ile atılan penisilindir.









Soru 84. Bir ilaç, tam agonistin oluşturduğu yanıttan az yanıt oluşturmakta ve tam agonistin yanıtını kompetitif antagonize etmektedir. Bu ilaç için en uygun tanım aşağıdakilerden hangisidir?
A) Nonkompetitif antagonist
B) Fizyolojik antagonist
C) İnvers agonist
D) Nötral antagonist
E) Parsiyel agonist

Parsiyel agonistlerin tipik özelliği şudur; eğer tek başına bir kişiye parsiyel agonist verirsek agonist etki elde ederiz. Eğer bir kişiye hem full agonist hem de parsiyel agonisti birlikte verirsek, parsiyel agonist full agonisti antagonize etmeye başlar.PARSİYEL AGONİSTLERİN EN ÖNEMLİ ÖRNEKLERİ
β–blokör olan pindolol, asebutolol
Opiyat antagonisti olan nalorfi n
α–blokör olan fentolamin ve ergot alkaloidleri
Anjiotensin reseptör blokörü olan saralazin
Östrojen reseptör blokörü olan tamoksifen
Serotonin reseptör blokörü olan metizerjid










Soru 85. Yüksek doz difenhidramin (antihistaminik) içerek intihara teşebbüs eden hastada aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenmez?
A) Halüsinasyonlar
B) Bronkokonstriksiyon
C) Midriazis
D) Kardiyak aritmi
E) Kuru, sıcak ve kırmızı deri

Atropin zehirlenmesi:
İlk ortaya çıkan belirti ağız, boğaz ve cilt kuruluğudur.
En spesifi k bulgu ani başlayan görme bozukluğudur (yakın görme bozulur).
Zehirlenme tedavisinde kolinerjik bir madde olan fi zostigmin kullanılır.










Soru 86. Depresyon tedavisinde kullanılan sertralin ve fluoksetinin etki mekanizmasıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) 5-HT1A reseptörlerini bloke ederek sinapsta 5-HT düzeyini artırır.
B) 5-HT taşıyıcısını aktive ederek sinapsta 5-HT düzeyini artırır.
C) 5-HT1D reseptörlerini uyararak sinapsta 5-HT düzeyini artırır.
D) 5-HT taşıyıcısını inhibe ederek sinapsta 5-HT düzeyini artırır.
E) 5-HT1A reseptörlerini aktive ederek sinapsta 5-HT düzeyini artırır. SELEKTİF SEROTONİN RE–UPTAKE İNHİBİTÖRLERİ (SSRI)
Serotoninin geri alımını bloke ederek, sinaptik kavşaklarda serotonini biriktirirler ve 55SSS’de serotonerjik aktiviteyi artırırlar.
Serotonin re–uptake blokörleri obsessif–kompulsif hastalıkta oldukça güçlüdürler.






Soru 87. Prostaglandin F2a analogları hangi hastalıkta kullanılabilir?
A) Glokom
B) Peptik ülser
C) Pulmoner hipertansiyon
D) Astım
E) İmpotans

Latanoprost / Bimatoprost / Travaprost / Unoproston:
PGF2α analoğudur.
Kronik açık açılı glokom tedavisinde kullanılır. Göz içi basıncını aksesuar uveoskleral yolu kullanarak dolayısıyla da aköz hümör dışa akımını kolaylaştırarak düşürür.









Soru 88. Adrenalinin fentolamin ile bloke edilebilen, ancak propranolol ile bloke edilemeyen etkisi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bronş düz kasında gevşeme
B) Kalbin kasılma gücünde artış
C) İrisin dilatör kasında kasılma
D) Renin salınımında artış
E) Kalbin atım sayısında artış









Soru 89. Aşağıdaki antibiyotiklerden hangisinin renal ekskresyonu diğerlerine kıyasla daha düşüktür?
A) Doksisiklin
B) Seftazidim
C) Ofloksasin
D) Ampisilin
E) Nitrofurantoin

Seftazidim 3. kuşak sefalosporin olup renal yolla itrah edilir. Oflaksosin flourokinolon olup renal yolla itrah edilir.
Ampisilin penisilin türevi ilaç olup renal yolla elimine edilir.
Nitrofurantoin komplikasyonsuz alt idrar yolu infeksiyonlarının ve komplikasyonlu idrar yolu infeksiyonlarında tedavi nüksünün önlenmesi icin kullanılır.
Doksisiklin ise tetrasiklin türevi olup karaciğer yoluyla elimine edilir. Dolayısıyla doğru cevap doksisiklindir.













Soru 90. Aşağıdakilerden hangisinin miyokart enfarktüsünün hemen sonrasındaki tedavide yeri yoktur?
A) Aspirin
B) Nifedipin
C) Morfin
D) Lidokain
E) Nitrogliserin

KALSİYUM KANAL BLOKERLERİ
Kontrendikasyonları:
WPW sendromu
Q dalgalı MI
Sinüs bradikardisi
A–V blok

Kardiyojenik şok ve ciddi sağ veya sol ventriküler sistolik yetmezlik
Hasta sinüs sendromu
Bu grup ilaçlar kalp üzerine olan bu etkilerinden dolayı; β–blokörlerle birlikte kullanılmamalıdırlar.









Soru 91. Aşağıdakilerden hangisi oral yoldan etkili olan angiotensin AT1-reseptör antagonistidir?
A) Aliskiren
B) Kaptopril
C) Benazepril
D) Kandesartan
E) SaralazinPeptid blokörler:
En önemlisi saralazindir. Bir miktar parsiyel agonist etki de ortaya çıkartır.
Ağızdan alınamadıklarından antihipertansif ilaç değeri yoktur.
Peptid olmayan blokörler:
Losartan, valsartan, irbesartan, kandesartan, telmisartan, eprosartan bu gruptadır.
Halen tedavide kullanılan AII reseptör blokörleri AT1 reseptörlerinin selektif antagonistleridir.
ACE inhibitörlerinin aksine bradikinin biriktirmezler. Dolayısıyla öksürük oluşturmazlar.
Anjiotensin reseptör blokörleri, hipertansiyon ve konjestif kalp yetmezliği tedavisinde kullanılırlar.
Gebe ve emzirenlerde kontrendikedir.
ACE inhibitörleri gibi renal arter stenozlu (özellikle bilateral) veya yaygın böbrek içi stenozlu hastada akut böbrek yetmezliği yapabileceği için kontrendikedir.
Losartan ve kandesartan ön ilaçtır. Diğerleri kendileri aktiftir. Ön ilaç değildir.
Biyoyararlanımı en az olan eprosartan, en fazla olan irbesartandır.
Yarılanma ömrü en uzun olan telmisartandır.









Soru 92. Kolinerjik hiperaktivasyon bulgularıyla gelen bir entoksikasyon vakasında aşağıdaki bulgulardan hangisi öncelikle direkt değil, indirekt etkili bir kolinomimetik ilaç zehirlenmesini düşündürür?
A) Miyozis
B) Aşırı terleme
C) Bağırsak hareketlerinde artış
D) İstemsiz idrar kaçırma
E) Çizgili kaslarda kasılma
ASETİLKOLİNİN ETKİLERİ
Asetilkolinin tüm sistemler üzerindeki etkileri şu şekilde formüle edilebilir:
Damar düz kaslarında ve sfinkter kaslarında gevşeme, diğer düz kaslarda kasılma ve tüm dış salgılarda artış.
Damarlar:
Arter ve venlerde, endotelden M3 reseptörleri aracılığı ile NO salınımına yol açarak
vazodilatasyon oluşturur.
Eğer damar endoteli deneysel ortamda sıyrılıp alınırsa, ya da endotelin görev görmesini engelleyen bir patoloji mevcut ise (ateroskleroz gibi); NO salınımı gerçekleşemeyeceği için, asetilkolin tam tersine vazokonstrüksiyon oluşturur.
KVS:
Negatif inotrop
Bu etki atriumlarda görülür. Ventriküllerde parasempatik innervasyon bulunmadığı için ventrikülde negatif inotrop etki göstermez.
Negatif kronotrop
Negatif dromotrop
Solunum Sistemi:
Bronkokonstrüksiyon
GIS:
Tüm GİS çeperindeki düz kasları kasarak tonus ve motiliteyi artırır.
GİS sfinkterlerinde ise gevşeme yaparlar ve midenin boşalma hızını artırır.
Ancak diğer sfinkterlerin tersine gastroözefageal sfinkteri kasarak gıdaların yukarıya kaçışını da engeller.
Dış Salgı Bezleri:
Tüm dış salgıları artırır.
Göz: İrisin sirküler kaslarını kasarak 55miyozis oluşturur. Karanlıkta görme bozulur (gece körlüğü).
Siliyer kası kasıp akomodasyon spazmı oluşturur. Bu kas gözü yakın görmeye odaklar ve uzak görme bozulur (miyopi).
Mesane: Detrussör (çeper) kası kasıp, sfi nkteri gevşettiği için miksiyon oluşturur. Nörojenik mesanede (fl ask tip) kullanılırlar.
Solunum Sistemi: Bronş düz kasında kasılma yaparak bronkokonstrüksiyona neden olurlar. Bronşiyal bezleri stimüle ederler ve sekresyonu artırırlar.












Soru 93. Aşağıdaki antifungal ilaçlardan hangisi Candida enfeksiyonlarında kullanılmaz?
A) İtrakonazol
B) Amfoterisin B
C) Kaspofungin
D) Griseofulvin
E) NistatinGRİSEOFULVİN
Dermatofit mantarların yaptığı yüzeyel infeksiyonlarda etkilidir.
Saçlı deri, sakal, kıl veya el ve ayak arasındaki yüzeyel dermatofitlerde etkilidir.
Onikomikozise karşı etkinliği çok düşüktür.










Soru 94. Pernisiyöz aneminin tedavisinde aşağıdakilerden hangisi tercih edilmelidir?
A) Oral demir
B) Parenteral vitamin B12
C) Eritropoietin
D) Parenteral demir
E) Oral folik asit Tip V

Pernisiyöz aneminin tedavisinde parenteral kobalamin (B12) enjeksiyonu verilir.







Soru 95. Glukokortikoid etkinliği en yüksek olan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Betametazon
B) Triamsinolon
C) Prednizon
D) Kortizon
E) Parametazon









Soru 96. Aşağıdakilerden hangisi T-hücresi reseptör kompleksinin antijen tanımasını bloke ederek immünosupresyon yapar?
A) Glukokortikoidler
B) Takrolimus
C) Muromonab-CD3
D) Basiliksimab
E) Sirolimus

MUROMONAB (ORTHOCLONE OKT3)
T–lenfositlerin yüzeyinde bulunup antijenik uyarımı lenfosite ileten CD3 (veya OKT3) reseptörlerine bağlanır ve bu reseptörleri bloke eder.
Steroid–dirençli rejeksiyonlarda kullanılır.
“Sitokin salınım sendromu”na yol açabilir (ateş, titreme, kas ağrısı vb.)










Soru 97. Aşırı dozda verilen insüline bağlı olarak gelişen hipoglisemi nöbetinde aşağıdakilerden hangisi görülmez?
A) Deride kuruluk
B) Titreme
C) Taşikardi
D) Mental konfüzyon
E) Anksiyete

İnsüline bağlı hipoglisemi nöbetinde sempatik hiperaktivasyon bulguları gözlenir. Buna bağlı olarak; Anksiyete, Tremor, midriyazis, kan basıncında artma ve taşikardi, diyare ve ejekülasyon oluşur. Kaz derisi görünümü (piloereksiyon).








Soru 98. Aşağıdakilerden hangisi androjenlerin kullanım endikasyonlarından biri değildir?
A) Hipogonadizm
B) Endometriozis
C) Erkek çocuklarda büyüme geriliği
D) Osteoporoz
E) Erkek meme kanseri

Androjenlerin Kullanım Endikasyonları:
Erkeklerdeki hipogonadizm ve hipopituitarizme eşlik eden androjen eksikliği
Bünyesel büyüme ve puberte gecikmesi
Büyüme hotmonu eksikliği
Erkek klimakteriyumu
Erektil disfonksiyon
Ejekülasyon yetmezliği
Anemi
Osteoporoz
Herediter anjiyo ödem
Kas kitlesinin kaybını önlemek
Endometriozis









Soru 99. Nöroleptik ilaçların neden olduğu aşağıdaki yan etkilerden hangisinin tedavisinde antiparkinson ilaçlar etkili değildir? A) Akut distoni
B) Akatizi
C) Parkinsonizm
D) Perioral tremor
E) Tardif diskinezi








Soru 100. Migren tedavisinde kullanılan triptanlar aşağıdaki 5-HT reseptörlerinden hangisinin agonistidir?
A) 5-HT1A
B) 5-HT1D
C) 5-HT2A
D) 5-HT2C
E) 5-HT3

Triptanlar (Sumatriptan/Naratriptan/Rizotriptan):
Sumatriptan etkisi en çabuk başlayan, naratriptan etkisi en uzun süren ve rizotriptan biyoyararlanımı en fazla olandır.
5–HT–1B ve D reseptör agonisti etkileri ile beyindeki arteriyovenöz şantları kapatır.
Migren baş ağrısının akut atak tedavisinde kullanılır. Profilakside yeri yoktur.



http://www.tustime.com/html/farma_aralik2010.html