• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    & bahar çiçeği son_nokta adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2006
    Mesajlar
    1,686
    Karizma Gücü
    6

    Siz nasıl seviyorsunuz ?




    Japon düşünür Masumi Toyotome'nin sevgi üzerine söyledikleri.


    "Dünyada sevilmek istemeyen kişi yok gibidir" diye başlıyor Toyotome.
    "Sevgi nedir, nerede bulunur, biliyor muyuz" diye soruyor.
    Sonra anlatmaya başlıyor..

    "Sevgi üç türlüdür!.."

    Birincinin adı
    "Eğer" türü sevgi!..

    Belli beklentileri karşılarsak bize verilecek sevgiye bu adı takmış yazar.
    Örnekler veriyor:
    Eğer iyi olursan baban, annen seni sever.
    Eğer başarılı ve önemli kişi olursan, seni severim.
    Eğer eş olarak benim beklentilerimi karşılarsan seni severim.

    Toyotome,
    "En çok rastlanan sevgi türü budur" diyor.
    Bir şarta bağlı sevgi... Karşılık bekleyen sevgi...
    "Sevenin, istediği bir şeyin sağlanması karşılığı olarak
    vaad edilen bir sevgi türüdür bu" diyor yazar...
    "Nedeni ve şekli bakımından bencildir.
    Amacı sevgi karşılığı bir şey kazanmaktır."
    Yazara göre evliliklerin pek çoğu "Eğer" türü sevgi
    üzerine kurulduğu için çabuk yıkılıyor.
    Gençler birbirlerinin o anki gerçek hallerine değil,
    hayallerindeki abartılmış romantik görüntüsüne aşık oluyor ve
    beklentilere giriyorlar.
    Beklentiler gerçekleşmediğinde, düş kırıklıkları başlıyor.
    Sevgi giderek nefrete dönüşüyor.

    En saf olması gereken anne-baba sevgisinde bile "Eğer" türüne rastlanıyor.
    Yazar bir örnek veriyor.

    Bir genç Tokyo Üniversitesi giriş sınavlarını kazanarak babasını mutlu etmek için, çok çalışıyor. Okul dışında hazırlama kurslarına da gidiyor. Ama başarılı olamıyor. Babasının yüzüne bakacak hali yok. Üzüntüsünü hafifletmek için bir haftalığına Hakone kaplıcalarına gidiyor.

    Eve döndüğünde babası öfkeyle "Sınavları kazanamadın. Bir de utanmadan Hakone'ye gittin" diye bağırıyor.
    Delikanlı "Ama baba, vaktiyle sen de bir ara kendini iyi hissetmediğinde Hakone kaplıcalarına gittiğini anlatmıştın" diyor.
    Baba daha çok kızarak, delikanlıyı tokatlıyor.
    Çocuk da intihar ediyor.

    "Gazeteler intiharın anlık bir sinir krizi sonucu olduğunu söylediler, yanılıyorlardı " diyor yazar.
    "Delikanlı babasının kendisine olan sevgisinin yüksek düzeydeki beklentilerine bağlı olduğunu anlamıştı!.."

    İnsanlar "Eğer" türü sevginin üstünde bir sevgi arayışı içindeler aslında.
    "Bu sevginin varlığını ve nerede aranması gerektiğini bilmek, bu genç adamın yaptığı gibi, yaşamı sürdürmekle, ondan vazgeçmek arasında bir tercih yapmakla karşı karşıya kaldığımızda önemli rol oynayabilir" diyor, Masumi Toyotome.

    İkinci türe geçiyoruz.
    "Çünkü" türü sevgi.

    Toyotome bu tür sevgiyi şöyle tarif ediyor:
    "Bu tür sevgide kişi, bir şey olduğu, bir şeye sahip olduğu ya da bir şey yaptığı için sevilir. Başka birinin onu sevmesi, sahip olduğu bir niteliğe ya da koşula bağlıdır".

    Örnek mi?

    "Seni seviyorum.
    Çünkü çok güzelsin(Yakışıklısın)."

    "Seni seviyorum.
    Çünkü o kadar popüler, o kadar zengin, o kadar ünlüsün ki." ,

    "Seni seviyorum.
    Çünkü bana o kadar güven veriyorsun ki.."

    "Seni seviyorum.
    Çünkü beni üstü açık arabanla, o kadar romantik yerler götürüyorsun ki."

    Yazar,
    "Çünkü" türü sevginin,
    "Eğer" türü sevgiye tercih edileceğini anlatıyor.

    "Eğer" türü sevgi, bir beklenti koşuluna bağlı olduğundan büyük ve ağır bir yük haline gelebilir. Oysa zaten sahip olduğumuz bir nitelik yüzünden sevilmemiz, hoş bir şeydir, egomuzu okşar. Bu tür, olduğumuz gibi sevilmektir. İnsanlar oldukları gibi sevilmeyi tercih ederler. Bu tür sevgi onlara yük getirmediği için rahatlatıcıdır. Ama derin düşünürseniz, bu türün, "Eğer" türünden temelde pek farklı olmadığını görürsünüz. Kaldı ki, bu tür sevgi de, yükler getirir insana. İnsanlar, hep daha çok insan tarafından sevilmek isterler. Hayranlarına yenilerini eklemek için çabalarlar. Sevilecek
    niteliklere onlardan biraz daha fazla sahip biri ortaya çıktığı zaman, sevenlerinin, artık ötekileri sevmeye başlayacağından korkarlar. Böylece yaşama sonsuz sevgi kazanma gayretkeşliği ve rekabet girer.

    Ailenin en küçük kızı yeni doğan bebeğe içerler.
    Üstü açık BMW'si ile hava atan delikanlı, Ferrari ile gelene içerler.
    Evli kadın, kocasının genç ve güzel sekreterine içerler.

    "O zaman bu tür sevgide güven duygusu bulunabilir mi?" diye soruyor Toyotome...

    "Çünkü türü sevgi de, gerçek ve sağlam sevgi olamaz." diyor.

    Bu tür sevginin güven duygusu vermeyişinin iki ayrı nedeni daha var...

    Birincisi,
    "Acaba bizi seven kişinin düşündüğü kişi miyiz?" korkusu.
    Tüm insanların iki yanı vardır.
    Biri dışa gösterdikleri.
    Öteki yalnız kendilerinin bildiği.
    "İnsanlar sandıkları kişi olmadığımızı anlar ve bizi terkederlerse" korkusu buradan doğar.

    İkincisi de
    "Ya günün birinde değişirsem ve insanlar beni sevmez olurlarsa.." endişesidir.

    Japonyada bir temizleyicide çalışan dünya güzeli kızın yüzü patlayan kazanla parçalanmış.Yüzü fena halde çirkinleşince, nişanlısı nişanı bozup onu terk etmiş. Daha acısı... Aynı kentte oturan anne ve babası, hastaneye ziyarete bile gelmemişler, artık çirkin olan kızlarını. Sahip olduğu sevgi, sahip olduğu güzellik temeli üstüne bina edilmiş olduğundan bir günde yok olmuş. Güzellik kalmayınca sevgi de kalmamış. Kız bir kaç ay sonra kahrından ölmüş...

    Japon yazar, "Toplumdaki sevgilerin çoğu "Çünkü" türündendir ve bu tür sevgi, kalıcılığı konusunda insanı hep kuşkuya düşürür" diyor...

    Peki o zaman,
    gerçek sevgi,
    güvenilecek sevgi ne?

    Ve işte sevgilerin en gerçeği!..

    "Üçüncü tür sevgi benim
    "Rağmen"'
    diye adlandırdığım türdür"
    diyor yazar.

    Bir koşula bağlı olmadığı için ve karşılığında bir şey beklenmediği için "Eğer" türü sevgiden farklı bu. Sevilen kişinin çekici bir niteliğine dayanıp, böyle bir şeyin varlığını esas olarak almadığı için "Çünkü" türü sevgi de değil. Bu üçüncü tür sevgide, insan "Bir şey olduğu için" değil, "Bir şey olmasına rağmen" sevilir.

    Güzelliğe bakar mısınız?

    Rağmen sevgi...

    Esmeralda, Quasimodo'yu dünyanın en çirkin, en korkunç kamburu olmasına "rağmen" sever.
    Asil, yakışıklı, zengin delikanlı da Esmaralda'ya çingene olmasına "rağmen" tapar!.. "

    Kişi dünyanın en çirkin, en zavallı, en sefil insanı olabilir.
    Bunlara "rağmen" sevilebilir.
    Tabii bu sevgiyle karşılaşması şartı ile..

    "Burada insanın, iyi, çekici, zengin konum edinerek sevgiyi kazanması gerekmiyor. Kusurlarına, cahilliğine, kötü huylarına ya da kötü geçmişine "rağmen" olduğu gibi, o haliyle sevilebiliyor. Bütünüyle çok değersiz gibi görünebiliyor ama, en değerli gibi sevilebiliyor.

    Japon yazar
    "Yüreklerin en çok susadığı sevgi budur" diyor.

    "Farkında olsanız da, olmasanız da, bu tür sevgi sizin için yiyecek, içecek, giysi, ev, aile, zenginlik, başarı ya da ünden daha önemlidir."

    Bunu böyle olduğundan nasıl emin?

    Haklı olduğunu kanıtlamak için sizi bir teste davet ediyor..

    "Şu soruma cevap verin" diyor.

    "Kalbinizin derinliklerinde, dünyada kimsenin size aldırmadığını ve hiç kimsenin sizi sevmediğini düşünseydiniz, yiyecek, elbise, ev, aile, zenginlik, başarı ve üne olan ilginizi yitirmez miydiniz? Kendi kendinize "yaşamamın ne yararı var" diye sormaz mıydınız?

    Devam ediyor Toyotome...

    "Şu anda en sevdiğiniz kişinin sizi sadece kendi çıkarı için sevdiğini anladığınızı bir düşünün...
    Dünya birdenbire başınızın üstüne çökmez miydi?
    O an yaşam size anlamsız gelmez miydi?"

    "Diyelim ki sıradan bir yaşamınız var...
    Günlük yaşıyorsunuz...
    Günün birinde gerçek, derin ve doyurucu bir sevgi bulacağınızdan umudunuz olmasa, kalan hayatınızı nasıl yaşardınız?"
    diye soruyor ve yanıtlıyor:
    "Böyleleri ya iyice umutsuzluğa kapılıp intihar ediyorlar ya da iyice dağıtıp yaşayan ölü haline geliyorlar."

    Toyotome, hem de nasıl iddialı savunuyor "rağmen"' sevgiyi...

    "Bu gün yaşamınızı sürdürebilmenizin nedeni "rağmen" türü sevgiyi şu anda yaşıyor olmanız ya da bir gün bu sevgiyi bulacağınıza inancınızdır."

    Son sözlerinde biraz umutsuz, Toyotome...

    "Bugün yaşadığımız toplumda herkesi doyuracak bu sevgiyi bulmak zor.
    Çünkü herkesin sevgiye ihtiyacı var... Kimsede başkasına verecek fazlası yok" diye açıklıyor... Anlatıyor.

    "Yakınımızda olan birinin bu sevgiyi bize vermesini bekleriz.
    Ama o da aynı şeyi başkasından beklemektedir"

    Peki bu dünyada sevgi ne kadar var?

    Yazara göre, açlığımızı biraz bastıracak kadar...
    Ve de yemek öncesi tadımlık gelen iştah açıcılar gibi.
    Bu minnacık tadım, bizi daha müthiş bir sevgi açlığına tahrik ve teşvik ediyor.
    Bu minnacık tadım sevgiye ne kadar muhtaç olduğumuzu anlatıyor.
    Büyük bir hırsla ana yemeğin gelmesini ve bizi doyurmasını bekliyoruz.
    Hani nerede?
    Hepsi o...

    Ve asıl çarpıcı cümle en sonda:

    "Dünyadaki en büyük kıtlık,
    "Rağmen" türü sevginin
    yeterince olmayışıdır!.."


    Peki ya siz nasıl seviyor sunuz???

    Hayat senden ibaret...
    bahar çiçeği


  2. #2
    & son_nokta bahar çiçeği adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-12-2009
    Mesajlar
    1,573
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    çok güzel bir anlatımdı..etkilendim
    aklımda,kalbimde seninle..
    son_nokta
    S&F
    hayat senden ibaret
    O şimdi askerde

  3. #3
    & bahar çiçeği son_nokta adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2006
    Mesajlar
    1,686
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı bahar çiçeği tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    çok güzel bir anlatımdı..etkilendim

    Rica ederim efenim..
    Beğenmenize sevindim..
    Hayat senden ibaret...
    bahar çiçeği


  4. #4
    Ya yapma Yada pişman olma guralkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2010
    Mesajlar
    1,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Ben, her insanı, hiç bir eğerli, çünkü'lü koşul'a dayandırtmaksızın " HERŞEYE RAĞMEN" severim. Zor gününde, elimden geldiğince herkes'in yanında olmaya çalışırım . Ama, karşımdaki insanla ilişki düzeyimi, EĞER'ler ve ÇÜNKÜ'ler belirler. Yani benim için eğer ve çünkü'lerin sebep olduğu sonuçlar ile "SEVMEK" farklı potalardadır

  5. #5
    <span style='color: #0000FF'>Mavi Duvar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2007
    Mesajlar
    6,930
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Gerçekten çok hoş bir yazı.
    Zordur herşeye rağmen sevebilmek bunu başarabilmek çünkülerin eğerlerin oluşturduğu sevgi ancak kandırmadır. Önemli olan herşeye rağmen sevebilmek. Zor olan olduğu gibi.

  6. #6
    <span style='color: #800080'>Bill_90</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-12-2005
    Mesajlar
    10,349
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    artık sanırım cıkar sevmeleri basladı yane cünkü sevmelerii

    TÜRKYAŞAMFENERBAHÇELİLER©
    Hep DESTEK
    Tam DESTEK
    Nuri_aLço Fan Clup


    "Kızımın iffeti batmakta rezilin gözüne, acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne."
    milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy ne güzel söylemiş...





    Platonik ASKIM LEAH DİZON :hz:hz



  7. #7
    NeClarkKentimNeSupermanım <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_FF0000'>incimercan</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-05-2007
    Mesajlar
    4,461
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    birini seviyorsan içinde eğerde çünküde oluyor mutlaka...ama ben sevdiğim insanları rağmen olarak seviyorum...ve öyle çok seviyorum ki birdaha vazgeçmem mümkün olmuyor bana ne kadar kötülük yaparlarsa yapsınlar nefret bile edemiyorum o insanlardan...
    ˚˙·٠•● Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ Bir rüzgar esiyor yüzümden kalbime Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ•٠·˙˚


  8. #8
    ilk
    ilk çevrimdışı
    ilk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    31-05-2009
    Mesajlar
    629
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    Alıntı incimercan tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    birini seviyorsan içinde eğerde çünküde oluyor mutlaka...ama ben sevdiğim insanları rağmen olarak seviyorum...ve öyle çok seviyorum ki birdaha vazgeçmem mümkün olmuyor bana ne kadar kötülük yaparlarsa yapsınlar nefret bile edemiyorum o insanlardan...

    ne kadar güzel keşke beni de bu kadar seven biri olsaydı sizi kutlarım vefa duyan biri varsa sımsıkı sarılın ona
    .

    istanbul sen ne güzelsin , rüyalar şehri güzel istanbulum seni ne çok sevdim

    Emel Sayın - DİYEMEDİM
    http://www.youtube.com/watch?v=CszOd...eature=related

  9. #9
    cevabı rüzgarda saklı devinizm adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-07-2005
    Mesajlar
    4,427
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    sevgi, oluşumu ve gelişimi yıllar alsa da, bir anda bitebilen bir şey olduğu için, farklı farklı biçimleri vardır. Bu zamansal orantısızlık, zayıf insan iradesini güçten düşürür hep.
    "diyelim ki, sadece gerçekliğin sınırlarını deniyordum.neler olacağını merak ettim.hepsi bu."(jim morrison)

    türkforum'da sosyal bir deney başlıyor...
    mesajları rapor etme özelliğinin önemi
    şikayet merkezinin kullanımı




 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Vatanınızı mı seviyorsunuz yoksa vatandaşınızı mı?
    2005 Konuları bölümünde barışçı tarafından açılmış
    Yanıt: 15
    Son Mesaj: 03.10.11, 23:11

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •