• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    gulfure adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2010
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0

    Yalnızca GALİBİ 'lerden cevap istiyorum ..

    Sevgili Galibi arkadaşlar ,

    Arada bir de olsa formda belli bazı başlıkları takip etmeye çalıştım . İnanç adı altında yapılan bilgisizce yazılara şahit oldum . Sizlerin sabırla cevap vermenize gerçekten gıpte ile bakıyorum . Bazı zamanlar belirli arkadaşlar taşkınlığa yakın davranışlar sergilese de verdiğiniz cevaplarda samimi olduğunuzdan eminim . Çünkü galibi.com adresinde bir çok konuyu takip ettim. Şu konularda anlaşılır bir şekilde , yani net bir dille beni aydınlatırsanız sevinirim , hatta çok mutlu olurum .

    1- Tek din islam ! Bunun nedeni ve nasıl bir yol izleyerek bunu anlayabilirim ? En baştan.
    2- İslamda şart yok . Biraz idrak edebiliyorum ama net değil . Bu konuyu da aydınlatırsanız sevinirim.
    3- Tasavvuf konusu , yani biat neden gerekli ? Onu da asrı saadet benzetmesi ile anlatmaya çalışıyorsunuz . Nasıl yani .?
    4- Bence Kuran elbette kişinin anlayışına hitap eder. Bu formda tartışıp duruyorsunuz. Benim anladığım gibi değilse , bunu neye göre iddia ediyorsunuz?
    5- Neden bir mürşid gerekli? Mürşidsiz Kuran ve peygamber efendimiz yetmez mi?
    6- Tasavvufu yaşamak için ne yapmak gerekiyor? Nasıl bir ibadet şekliniz mevcut?
    7- Bana bu konularda ne önerirsiniz? Ben yapmış olduğum ibadetlerde noksanmıyım?

    Daha çok sorum olacak inşallah . Başınızı ağrıtmam , umarım . Samimiyetinize güvendiğim için bu kadar çok soru sordum . Şimdiden teşekkür ederim.

    ( İslam hoşgörü dinidir . Lütfen incitici ve kırıcı olmaktan vazgeçin . Birbirimizin inancına,yaşantısına saygı duymalıyız )
    “İSLÂMİYET EĞER TANRIYA TESLİMİYET DEMEKSE, HEPİMİZ İSLÂMİYETTE YAŞAYIP ÖLÜYORUZ.”

    GOETHE

  2. #2
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,256
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı gulfure tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili Galibi arkadaşlar ,

    Arada bir de olsa formda belli bazı başlıkları takip etmeye çalıştım . İnanç adı altında yapılan bilgisizce yazılara şahit oldum . Sizlerin sabırla cevap vermenize gerçekten gıpte ile bakıyorum . Bazı zamanlar belirli arkadaşlar taşkınlığa yakın davranışlar sergilese de verdiğiniz cevaplarda samimi olduğunuzdan eminim . Çünkü galibi.com adresinde bir çok konuyu takip ettim. Şu konularda anlaşılır bir şekilde , yani net bir dille beni aydınlatırsanız sevinirim , hatta çok mutlu olurum .

    1- Tek din islam ! Bunun nedeni ve nasıl bir yol izleyerek bunu anlayabilirim ? En baştan.
    2- İslamda şart yok . Biraz idrak edebiliyorum ama net değil . Bu konuyu da aydınlatırsanız sevinirim.
    3- Tasavvuf konusu , yani biat neden gerekli ? Onu da asrı saadet benzetmesi ile anlatmaya çalışıyorsunuz . Nasıl yani .?
    4- Bence Kuran elbette kişinin anlayışına hitap eder. Bu formda tartışıp duruyorsunuz. Benim anladığım gibi değilse , bunu neye göre iddia ediyorsunuz?
    5- Neden bir mürşid gerekli? Mürşidsiz Kuran ve peygamber efendimiz yetmez mi?
    6- Tasavvufu yaşamak için ne yapmak gerekiyor? Nasıl bir ibadet şekliniz mevcut?
    7- Bana bu konularda ne önerirsiniz? Ben yapmış olduğum ibadetlerde noksanmıyım?

    Daha çok sorum olacak inşallah . Başınızı ağrıtmam , umarım . Samimiyetinize güvendiğim için bu kadar çok soru sordum . Şimdiden teşekkür ederim.

    ( İslam hoşgörü dinidir . Lütfen incitici ve kırıcı olmaktan vazgeçin . Birbirimizin inancına,yaşantısına saygı duymalıyız )

    Sevgili kardeşim gulfure

    Sorularınız oldukça uzun olmuş.Allah'ın izniyle sorularınıza tek tek cevap vermeye çalışacağım.
    1- Allah'u teala Kuranda tek dinin islam olduğunu başka din arayanların hüsrana uğrayacaklarını ayeti kerime ile bildiriyor.Allah,Adem safiyullahtan peygamberimiz efendimize kadar gelen bütün peygamberleri ve evliyaları Nuru Muhammedi üzere göndermiştir..Nuru Muhammedi Allah'ın yer yüzündeki Rahmet ve merhamet sıfatının tenezzülen tecelli ettiği zatlardır.
    Peygamberler ve Evliyaullahlar hepsi islamı anlatmışlardır. Bu rahmet kapısı kıyamete kadar açık kalacaktır. Kuranın emri ile Peygamber gelmiyecek ama Evliyaullahlar kıyamete kadar gelecektir.Peygamberler ve Evliyaullahlar Allah'ın ezeli ervahta ki tertibi ilahileridir.Evliyaullahlar peygamberin varisleridir.Her peygamberin şeriatinde mevcuttur.Hiçbir peygamber din getirmemiştir,şeriat getirmişlerdir.Peygamber varislerinin yolu peygamberlerin gittiği Allah'a giden yoldur.İslam ile ilgili Kuran ayetlerini alıntılıyalım.Daha geniş bilgi almak isterseniz bu link üzerinden
    http://galibivakfi.com/piri-galibi-h...-kitaplar.html kitapların üzerine tıklıyarak bulabilirsiniz.


    KURANDAKİ İSLAM - MÜSLÜMAN İLE İLGİLİ AYETİ KERİMELER:


    ‘‘Bedeviler dediler ki:‘‘İman ettik.’’Deki: ‘‘Siz iman etmediniz, amma ‘‘Müslüman olduk’’ deyin.İman henüz kalplerinize yerleşmedi.Şayet Allah’a ve peygamberine itaat ederseniz amellerinizden bir şey eksiltmez.Muhakkak ki Allah çok esirgeyen çok bağışlayandır.’’
    Hucurat 14

    Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile beraber Evin temellerini yükseltiyor, Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur; şüphesiz sen işitensin, bilensin. Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tevbemizi kabul et; zira tevbeleri kabul eden, çok merhametli olan ancak sensin.
    Bakara 127–128

    Nefsini aşağılık yapandan başka, kim İbrahim dininden yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada seçmiştik, âhirette de, o iyilerdendir. Rabbi ona: "İslâm ol!" demişti, "Âlemlerin Rabbine teslim oldum." dedi.
    Bakara 130.131

    İbrahim de bunu kendi oğullarına vasiyet etti, Ya'kub da, «Oğullarım! Allah sizin için O dini seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz» .
    Bakara 132

    Yoksa siz, Yakub’a ölüm hali geldiği zaman orda mı idiniz? O zaman oğullarına benden sonra kime kulluk edeceksiniz? Dediği vakit? Dediler ki senin Allahın ve ataların İbrahim ve İsmail ve İshak’ın Allâh’ı olan Tek Allah’a kulluk edeceğiz; biz O’na teslim olanlarız.
    Bakara 133

    «Biz, Allah'a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve esbâta indirilene, Musa ve İsa'ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere gelenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah'a teslim olduk» deyin.
    Bakara 136

    Gönderilen Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de iman ettiler. Onlardan her biri “Allah'a, meleklerine kitaplarına peygamberlerine iman ettiler.” «Allah'ın peygamberlerinden hiçbirini ayırmayız. Onları “İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, mağfiretini niyaz ederiz! Dönüş yalnızca sanadır» dediler
    Bakara 285

    Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldiği halde, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur.
    Ali İmran 19

    "Allâh benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir; O'na kulluk edin, doğru yol budur."İsa, onlardan inkârı sezince: ‘ Allah yolunda kimler bana yardımcı olacak?’ dedi. Havariler: ‘Biz Allah yolunun yardımcılarıyız; Allah’a inandık. Şahit ol , biz Müslümanlarız’ dediler.

    Ali İmran 51.52
    ‘‘İbrahim ne Yahudi ne de Hıristiyan idi; fakat o, dosdoğru bir Müslüman idi; müşriklerden de değildi.’’
    Ali İmran 67

    Ve size: "Melekleri ve peygamberleri tanrılar edinin!" diye de emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size inkârı emreder mi?
    Ali İmran 80

    De ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmâ'il'e, İshak'a, Ya'kûb'a ve esbata indirilene; Mûsâ'ya, Îsâ'ya ve peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık; onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz O'na teslim olanlarız."
    Ali İmran 84

    Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, ondan kabul edilmeyecek ve o, âhirette kaybedenlerden olacaktır.
    Ali İmran 85

    De ki: Allah doğru söyler.. Öyle ise, hakka yönelmiş olarak İbrahim'in dinine uyunuz. O, müşriklerden değildi.
    Ali İmran 95

    Ey inananlar! Allah'tan, O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak Müslümanlar olarak ölün.
    Ali İmran 102

    İşlerinde doğru olarak kendini Allah'a veren ve İbrahim'in, Allah'ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim'i HALİL edinmiştir.
    Nisa 125

    Biz Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. Ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyûb'e, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahyettik. Davud'a da Zebûr'u vahyettik.
    Nisa 163

    Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan düşmüş, boynuzlanmış ve canavar parçalayarak ölmüş olan havyanlar -henüz canları çıkmadan kestikleriniz hariç- dikili taşlar adına boğazlanan hayvanlar ve fal oklariyle kısmet aramanız size harâm kılındı. Bunlar fısktır . Bugün artık inkâr edenler, sizin dininizden umudu kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun! Bugün sizin için dininizi olgunlaştırdım, size ni'metimi tamamladım ve size din olarak İslâm'a râzı oldum. Kim açlıktan daralır, günâha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa ona günâh yoktur. Doğrusu, Allâh bağışlayandır, esirgeyendir..
    Maide 3

    Sana da kendinden önceki Kitabı doğrulayıcı ve onu kollayıp koruyucu olarak Kitabı gerçekle indirdik. Artık onların aralarında Allâh'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen gerçekten ayrılıp onların keyiflerine uyma! Sizden her biriniz için bir şeri'at ve bir yol belirledik. Allâh isteseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat size verdikleri içinde sizi sınamak istedi. Öyleyse hayır işlerine koşun, hepinizin dönüşü Allah'adır. O size ayrılığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir.
    Maide 48

    Havârilere: "Bana ve elçime inanın!" diye vahyetmiştim ; "İnandık, bizim Müslümanlar olduğumuza şâhid ol!" demişlerdi.
    Maide 111

    İşte onlar, Allâh'ın hidâyet ettiği kimselerdir. Onların yoluna uy ve de ki: "Ben ona karşılık sizden bir ücret istemiyorum. O, sadece âlemlere bir öğüttür."
    Enam 90

    Bu da Anakenti ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden öncekini doğrulayıcı bir Kitaptır. Âhirete inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.
    En’am 92

    Allâh kimi doğru yola iletmek isterse onun sadrını İslâm'a açar, kimi de saptırmak isterse onun göğsünü, göğe çıkıyormuş gibi dar ve tıkanık yapar. Allâh, inanmayanların üstüne işte böyle pislik çökertir.
    Enam 125

    "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik " demeyesiniz.
    “Yahut, bize de kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk, demeyesiniz diye. İşte size de Rabbınızdan açık bir delil, hidayet ve rahmet geldi. Allah’ın ayetlerini yalanlayıp onlardan yüz çevirenden daha zalim kimdir? Ayetlerimizden yüz çevirenleri yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.”

    En’am 156.157

    De ki: "Rabbim beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, Allâh'ı birleyen İbrâhim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi."
    En’am 161

    Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi. "Bu, bir tuzaktır, şehirde bu tuzağı kurdunuz ki, halkını oradan çıkarasınız, ama yakında bileceksiniz!"
    "Elbette ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra hepinizi asacağım!"
    Dediler ki: "Biz zaten Rabbimize döneceğiz!"
    Sen sadece Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara inandığımız için bizden intikam alıyorsun. “Ey Rabbimiz! Üstümüze sabır yağdır ve bizi Müslüman olarak öldür,” dediler.

    Araf 123.124.125.126

    Mûsâ dedi ki: "Ey kavmim, eğer Allâh'a inandıysanız, gerçekten müslüman iseniz o'na dayanın."
    Yunus 84

    İsrâil oğullarını denizden geçirdik, Fir'avn ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihâyet boğulma kendisini yakalayınca "Gerçekten İsrâil oğullarının inandığından başka ilah olmadığına inandım, ben de müslümanlardanım! dedi.
    Yunus 90

    "Rabbim, bana bir parça mülk verdin ve bana düşlerin yorumunu öğrettin. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı! dünyâda da, âhirette de benim yârim sensin! Beni müslüman olarak öldür ve beni iyilere kat!"
    Yusuf 101

    Senden önce gönderdiğimiz elçilerimizin de yasası. Bizim yasamızda bir değişiklik bulamazsın.
    İsra 77

    De ki: Bana sadece, sizin ilâhınızın ancak bir tek Allah olduğu vahyedildi. Şu halde siz Müslüman kimseler misiniz?
    Enbiya 108

    Allah'a çağıran, iyi iş yapan ve «Ben Müslümanlardanım» diyenden daha güzel sözlü kim vardır?
    Fussilet 33

    ‘‘Allah kimin sadrını İslam’a açmışsa o Rabbinden bir nur üzerinde değil midir? Allah’ı zikretmek hususunda kalpleri katılaşmış olanlara yazıklar olsun! İşte bunlar apaçık bir sapıklık içindedirler.’’
    Zümer 22

    ‘‘Allah uğrunda ona yaraşacak şekilde cihat edin. Sizi o seçti. Din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi. Babanız İbrahim'in dininde peygamberin size şahit olması, sizin de onlara şahit olmanız için o gerek bundan önce gerekse bundan sonra size ‘‘Müslümanlar’’ adını verdi. Öyleyse namazı kılın, zekâtı verin ve Allah’a sarılın. Ne güzel Mevlâ’dır o ve ne güzel yardımcıdır.’’
    Hac 78

    Melike gelince: Senin tahtın da böyle mi? dendi. O şöyle cevap verdi: “Tıpkı o!” Zaten bize daha önce bilgi verilmiş ve biz Müslüman olmuştuk.
    Neml 42

    Onlara okunduğu zaman: Ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelmiş hakikattir. Esasen biz daha önce de “MÜSLÜMAN” idik, derler.
    Kasas 53

    Sen yüzünü, Allâh'ı birleyici olarak doğruca dine çevir: Allâh'ın yaratma yasasına ki, insanları ona göre yaratmıştır. Allâh'ın yaratması değiştirilemez. İşte doğru din odur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
    Rum 30

    Sana söylenen, senden önceki elçilere söylenmiş olandan başka bir şey değildir. Kuşkusuz Rabbin, hem bağışlama sâhibi, hem de acı azâb sâhibidir.
    Fussilet 43

    Senden önce hiçbir resûl göndermedik ki ona: «Benden başka İlâh yoktur; bana kulluk edin» diye vahyetmiş olmayalım.
    Enbiya 25

    ‘‘Dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye, din olarak Nuh’a tavsiye ettiğimizi, sana vahiy ettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve Îsa’ya tavsiye ettiğimizi, sizin için şeriat yaptı. Fakat kendilerini çağırdığın bu nizam Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir.’’
    Şura 13

    Allah'ın, öteden beri devam eden kanunu budur. Allah'ın kanununda asla bir değişiklik bulamazsın.
    Fetih 23

    ‘‘İslâm’a çağırırken Allah’a karşı yalan uydurandan daha zalim kimdir. Allah zalimler topluluğunu doğru yola erdirmez.’’
    Saff 7

    De ki: Siz dininizi Allah'a mı öğretiyorsunuz? Oysa Allah göklerde olanları da bilir, yerde olanları da. Allah her şeyi hakkıyla bilendir. Onlar İslâm'a girdikleri için sana minnet ediyorlar. De ki: “Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Bilakis sizi imana erdirdiği için asıl Allah sizi anar. Eğer doğru kimselerseniz.”
    Hucurat 16–17

    Temizlenen, Rabbinin adını anıp O'na kulluk eden kimse kuşkusuz kurtuluşa ermiştir. Fakat siz, ahiret daha hayırlı ve daha devamlı olduğu halde dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Şüphesiz bunlar, ilk gönderilen kitaplarda, İbrahim ve Musa'nın kitaplarında da vardır.
    Âlâ 14, 15, 16, 17, 18, 19.

    Dini yalnız kendine has kılarak ve hanifler olarak Allah'a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu, İşte sağlam Din odur. (Umumi)
    Beyine 5
    Bu mesaj en son " 09.01.11 " tarihinde saat 11:12 itibariyle mehmetcik1979 tarafından düzenlenmiştir...
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  3. #3
    gulfure adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2010
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili kardeşim gulfure
    Sorularınız oldukça uzun olmuş.Allah'ın izniyle sorularınıza tek tek cevap vermeye çalışacağım.
    1- Allah'u teala Kuranda tek dinin islam olduğunu başka din arayanların hüsrana uğrayacaklarını ayeti kerime ile bildiriyor.

    Önemseyip cevap verme nezaketini gösterdiğiniz için teşekkür ederim , mehmetcik1979

    De ki: "Allah'a, bize indirilene, İbrahim’e, İsmâ'il'e, İshak'a, Ya'kûb'a ve esbata indirilene; Mûsâ'ya, Îsâ'ya ve peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık; onlar arasında bir ayırım yapmayız, biz O'na teslim olanlarız."
    Ali İmran 84

    Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki, ondan kabul edilmeyecek ve o, âhirette kaybedenlerden olacaktır.
    Ali İmran 85

    Daha önce bu ayetleri okumuş olmalıyım ancak bu kadar net bir ifade okuduğumu hatırlamıyorum . Gerçekten de bir olan Allah a iman etmiş birisi olarak ,bunun büyük bir eksikliğim olduğunu ifade etmek isterim. Farketmeme yardımcı oldunuz .Allah sizden razı olsun .

    Zamanınızdan çalmak istemem. Ama cevaplarınızın anlaşılabilir olması benim için çok önemli. Çünkü şimdiye kadar inancımı kendime göre ve kulakdan dolma bilgilerle yaşamaya çalıştığım bir hayatım var. Malumunuz sıkça tartışmalarınıza şahit oldum. Herkes karşısında kendisini görmeyi amaçlar gibi ifadeler kullanıyor. Bu sizlerde yok .

    Galibileri ve Galibiliği seveceğimi sanıyorum . İtiraf edeyim ki ,inancımla ilgili kendimde bir eksiklik, bir boşluk hissediyorum. İçimde böyle bir his beni rahatsız ediyor. Sizinle bunları aşacağımı düşünüyorum.

    Saygılar sunarım.
    “İSLÂMİYET EĞER TANRIYA TESLİMİYET DEMEKSE, HEPİMİZ İSLÂMİYETTE YAŞAYIP ÖLÜYORUZ.”

    GOETHE

  4. #4
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    .......
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  5. #5
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5


    “İSLAM’IN BEŞ ŞARTI” DİYE EMR-İ İLAHİ YOKTUR!



    Böyle bir emri ilâhi var mı. Bulamadın.. Bulamazsın.. İnsaf et de, “ibadet ve taata teşvik ediyorum” nefsinin zevki ve zannı ile, HZ. ALLAH’ın ittika sahibi, müttaki, mü’min kullarına samimi inançlarından, ihsan eylediği mükâfat-ı ilâhiyeyi, seni dinleyen kulun aczini fırsat bilerek, imanın kemalatının ödülü olan, ehline malum ibadet ve taatın manevi kazancının hazzını ve değerini hiçe sayarak, gerçeklerden habersiz, rahmet-i ilâhiyyeden habersiz, HZ ALLAH’ın varlığından, varlığı ile zuhur eden güzelliklerden yeterli malumatı olmayan, yalnızca ALLAH’ın varlığını kabul etmiş, ilahi bildiriye göre kul ölçüsü “Müslüman” olduğu ind-i ilâhide kabul edilen kul!...


    İman yönünde henüz yeterli bilgiye sahip olamayan beni Adem’in samimiyetle icra eylediği icraatının sonsuz rahmet deryasına girmesine vesile olduğu gibi müttaki kullarına emr-i ilâhidir de; namaz, ramazan orucu, hac etmek emr-i ilâhiye göre zekatı vermenin kulun kulluk borcu, tertib-i ilâhiye, içtihadi zamana uyumlu yaşayan ittika sahibi kulların iman, samimiyet ve ihlaslarının İslâm’ın şartı değil, HZ. ALLAH’ın kuluna ihsan eylediği mümin kuluna elzem rahmet meyveleridir!..


    Nefsi ölçüler ile ölçülemeyen ma‘nâ, mütteki kullarına ihsan edilen emr-i ilâhileri ayrı ayrı her birisinin rahmet deryasından sadık kul nasibini almak için vesile giriş kapıları olarak ihsan edildiğini nereden bilecek!?..


    Mana yoksunu bilge(!) kişinin teşvik zannı ile saptırdığı rahmet suyunu mecrasının varacağı yeri bilen var mı?

    Yeryüzünde, Hazret-i ALLAH’a inanan kullarını ahir zaman ümmeti ve dolayısı ile Hazret-i Muhammed’e düşman eylemedik mi?

    Gene “teşvik ediyorum” yersiz zevkin hazzı ile ahir zaman ümmeti ümmet-i Muhammedi diğer ümmetlere düşman eylemedik mi?!.

    “İlim” diye verdiğin, -şartlara uymayanlara yukarıdada belirttiğim gibi “gavur, kafir, gayr-i müslim” diye diye geldik bugüne!.


    Emr-i ilâhiye ve zamanın icap eden ahvaline uyum sağlayamayan, emr-i ilâhiye de ters düşen bu tabloyu gücün varsa hemen düzelt!. Zira huzur-u ilâhide HZ. ALLAH’a hesap veremiyeceğin gibi kullarındanda kaçacak yer bulamayacaksın!.


    Bugün halâ bu asra uymayan ilminin üzerinde israr ediyor isen işin ALLAH’a kalmış!. Lutfen, merhamet et hemcinsine, dolayısı ile nefsine!. Şahit mi gerekli? Kafir icadı diye evine koymadığın televizyon ve gazete günlük yayınlara kafanın içini ve dışını iyi çevir de bak: Haklı olduğun melanette yok değil; kaçma, onsuz dünya bulamazsın, şeytanını Müslüman etmeye çalış!.


    PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZE SORDULAR: “SENİN DE ŞEYTANIN VAR MI, YA RESULLULLAH? BUYURDULAR Kİ: BENİM DE ŞEYTANIM VAR, AMA BEN ŞEYTANIMI MÜSLÜMAN ETTİM.”


    Şeytan Müslüman olamayacağına binaen sen bu rumuzu iyi anla da ihtiyarının dışında zuhur eden şerleri ihsan edilen ihtiyarınla hayra tebdil etmeye çalış!

    Kurtuluş kaçmakta değil!

    Kişinin zararına olan zuhuratı güzelleştirerek hayra vesile kıl!.

    Teknolojisiz, fiziki zuhuratsız yeryüzü sakın düşünmeyesin. Tertib-i ilâhi olan düzene günah-ı kebaire dışında güzelliklere uyum sağlamaya çalış.
    Aksine kalkışır isen şu koca dünyada barınacak yer de bulamazsın!.

    Dünyada kulun yaşantısı ne hale geldi, şahide ve izaha gerek var mı?!.

    Çarpık düşüncelerin ve geçersiz icraatında israr etme. Hemcinsine acımıyor isen nefsine insaf et!



    HZ. KU’RAN-I AZİMÜ’Ş-ŞAN’ı lutfen anlayarak oku!.


    “Kendisinde hiçbir şekilde şüphe olmayan o kitap müttakiler için bir hidayet kaynağı ve yol göstericidir.”


    (Bakara Suresi, 2)

    “Müttakiler ki, gayba inanırlar, namaz kılarlar kendilerine verdiğimiz mallardan muhtaçlara yardım ederler.”

    (Bakara Suresi, 3)

    “Yine onlar sana indirilenlere ve senden önce indirilen kitab ve peygamberlere ve ahiret gününe iman ederler.”

    (Bakara Suresi, 4)

    “Onlar Rabbilerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa ermişler ancak onlardır.”


    (Bakara Suresi, 5)


    İşte Hazret-i Kur’an’ın baş sahifesinde Cenab-ı Hakk’ın buyruğunun anlamını, belki bildiği halde, ben biliyorum taşkınlığının hazzı olsa gerek,teşvik kasdı ile, iman kalbine yerleşmemiş; yalnız, İslam’ı kabul etmiş kişiye “İslam’ın şartı” diye, ittika sahibi, müttaki kullarının emr-i ilahiye uygun ibadet ve taatlarını, henüz ALLAHın varlığını yeni kabul etmiş ademe, Hazret-i ALLAH’ın emrine sadakatle uymasını, imanın şartlarını, hele kelime-i şehadet ki imanın zirvesini nasıl yakıştırıp henüz iman kalbine yerleşmedi buyurulan beni ademi imanın zirvesi ile yükümlü kılıyorsun ?


    İşte senin İslam’a uygun göremediğin Hazret-i ALLAHın Müslüman buyurduğu toplumların tepkisini milletce kaldıramaz hale geldik.. Lutfen bundan sonra dikkat edelim olmazmı?


    “BEDEVİLER: İNANDIK, DEDİLER. DE Kİ: SİZ İMAN ETMEDİNİZ, AMMA İSLÂM OLDUK, DEYİN. HENÜZ İMAN KALPLERİNİZE YERLEŞMEDİ. EĞER ALLAH’A VE ELÇİSİNE İTAAT EDERSENİZ ALLAH İŞLERİNİZDEN HİÇBİR ŞEYİ EKSİLTMEZ. ÇÜNKÜ ALLAH ÇOK BAĞIŞLAYAN, ÇOK ESİRGEYENDİR”


    (Hucurat Suresi, 14)


    Hazret-i ALLAH’ın bildirdiği ahir zaman PEYGAMBERİ HZ. MUHAMMET MUSTAFA (S.T.A.V.) Efendimizin tebliğ eylediği gibi İslam’ı izah edelim lutfen!.. Sakın ha! Bu yazdığım gerçeklerden vatan kurtaran kahramanları tan ediyor zannetme. Maalesef, bu yönlü düşüncelere yersiz ilmin, çarpık tedrisatınla bu yönlü yanlışlığa sen çok müsaitsin!.. O acıyı, milletçe perişan olduğumuz günleri yaşamadın ise yaşıyanlara sor ve öğren. Gene tatmin olmadınsa o günleri anlayarak araştır ve oku. Varsa, elini vicdanına koy, insafla düşün!..

    PİR-İ GALİBİ
    H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.


    Bu mesaj en son " 10.01.11 " tarihinde saat 00:28 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  6. #6
    mehmetcik1979 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-04-2007
    Mesajlar
    3,256
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    .

    Sevgili kardeşim gulfure,
    3. sorunuzun cevabına gelelim.


    3- Tasavvuf konusu , yani biat neden gerekli ? Onu da asrı saadet benzetmesi ile anlatmaya çalışıyorsunuz . Nasıl yani .?


    SÖZ ALLAH'A VERİLİR. BİAT ALLAH ELÇİSİNE OLUR. MÜRŞİDE BİAT VERASET YOLU İLE PEYGAMBERİNEDİR


    Bu kapı (Biat kapısı)kıyamete kadar açık kalacaktır. Aksini düşünmek rahmet-i ilahiye ters düşer. “Rahmet-i ilahi dün vardı bu gün yoktur demek” gaflettir. ( Hazret-i ALLAH dağına göre kış verir ). Bu abd-i acize manevi vazifemden ötürü inan ve itimat et. Beraber araştıralım. Ezel-i ervahda “beli” diyenlerdendin. Dünyada o türlü imanının zuhurunu nefsinde görmeye çalış. Emr-i ilahiye uymaktan seni alıkoyan nedir, araştırıyor musun ? Emr-i ilahi olan beşeri vazifeni yerine getirmek için çaba sarf ediyor musun ? Hemcinsine karşı faideli olabiliyor musun ? ALLAH’ın yarattığı her şeye karşı sevgi ve merhameti nefsinde hissedebiliyor musun ? Bunları hissetmek ve yaşayabilmek rahmettir. İmanlı kulun şahsında zuhuru görülen lütf-ı ilahidir, rahmettir, İslamiyyettir.

    Kehf Suresi, 28

    "Sabah akşam Rablerine onun rızasını dileyerek dua edenlerle birlikte candan sebat et. Dünya hayatının süsünü isteyerek, gözlerini onlardan çevirme. Kalbini bizi zikretmekten gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme."

    Taha Suresi, 33
    Böylece seni bol bol tesbih edelim.

    Taha Suresi, 42
    Sen ve kardeşin birlikte ayetlerimi götürün, beni zikretmeyi ihmal etmeyin.

    Taha Suresi, 124
    Kim de beni zikretmekten yüz çevirirse, şüphesiz onun sıkıntılı bir hayatı olacak ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz.

    Yukarıda ayet-i kerimelerde beyan edildiği gibi ALLAH’ı zikretmekten yüz mü çevirdin ? Rabbını sabah akşam bildirildiği şekilde tertib-i ilahinin bahşettiği rahmet-i ilahi olan virdini terk mi ettin ? ALLAH’a söz vermiştin. Veraset taşıyan şeyhinin şahsında Peygamber Efendimizin manasına biat etmiştin. Dünya durduğu müddetçe bu türlü rahmet-i ilahi her an mevcut olup kıyamete kadar devam edecektir, inşallah.

    “Kullarım rahmetimden mahrum olmasınlar” diye türlü sebeplerle rahmetini ihsan eden Hazret-i ALLAH “kulum bu rahmetimi görmüyorsa mahşerde de kör olacaktır” buyurdu.

    Derviş mürşidinin manevi vazifesinde Peygamberine biat eder. Söz ALLAH’a verilir, biat Peygamber efendilerimize yapılır. Yaşadığı zamana yetişemedin ise her zaman bu türlü rahmet-i ilahi mevcuddur. Noksan değildir. Veraset taşıyan, izin ve icazet sahibi mürşide biat edilir. Mürşitten gayrısı kendi ismine biat alamaz. Manevi yardımcıları da mürşidine vekaleten biat alır. Çavuşluk vazifesi olanlarda ders verme yetkisi yoktur. Ancak mürşidine bildirmek kasdi ile tarife verir. Vekaleten biat caiz olup, şer’an vekaletin vekalete vekaleti de caizdir. Günlük virdini tarif ederler. Mürşidine bildirene kadar tarifeli derviştir. Bildirildiği zaman biatı tamamlanmış olur. Vazifeli halife, nükaba, naib efendiler de ders verirler. Ancak mürşidinin ismine biat alır. Kendi isimlerine biat alamazlar.

    Bu saydıklarım maneviyatın tertibi olup hikmettir, ferahlıktır. Bu ifade ettiklerim ehline malumdur. Kimsenin hudutsuz yetkisi yoktur. Güç ALLAH’ındır. Şeriatına tabi olduğun ALLAH’ın elçisini, hele şeyhini ilahlaştırma. Kuvvet-i kudret-i ilahi karşısında acizdirler, kuldurlar. Peygamber efendilerimize, ALLAH’ın elçilerine derece ve üstünlük vermeye kalkışma. Hazret-i ALLAH bu türlü bilgisizlikten kullarını kesinlikle men ediyor. Semavi dine tabi olan çok kişiler peygamberlerini ilahlaştırmakla küfre düştüler, İslamın dışına çıktılar. Aksini düşünmekten Rabbıma sığınırım.

    Varisü’n-nebi, nedim-i ilahiyi bul, biat et. Onun şahsında Peygamberine beyat etmiş olursun. Şüphen olmasın, aksini düşünme. Gayretullaha dokunursun. Tertib-i ilahiyi bilgisizce inkar edenlerden olmayasın. Zararın yalnız nefsine değil. Menfi icraatınla ALLAH’ın kullarının manalarını bilgisizce öldürürsün. İnsaf et, Mahşerde ALLAH seni affetse de, manasını öldürdüğün kişilerin ellerinden yakanı kurtaramazsın. Evet, dünyada zahir ilminden hayli istifade ediyoruz amma yeterli değil. Tek kanatla kuş dahi uçamaz. Sen nasıl uçacaksın. Uçamıyorsun. İnadı bırak. Bu abd-i acizin uyarılarına kulak ver. Benlikten kurtul ki, yokluk seni ihata etsin. Bu yokluk kulluk makamının zirvesidir. Yokluk beşere, varlık ALLAH’a mahsustur. Beşer kendine varlık sıfatını mal etmeye cüret ederse, iki cihanda da rezil olur, sahtekardır. Kur’an-ı Azimü’ş-şan’da mevcut biat hakkındaki ayet-i kerimelerden bir tanesini olsun yazmadan
    geçemeyeceğim.

    HABİBİM SANA BİAT EDENLER ANCAK ALLAH’A BİAT ETMEKTEDİRLER


    Fetih Suresi, 10
    Muhakkak ki, sana biat edenler ancak ALLAH’a biat etmektedirler. ALLAH’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de ALLAH’a verdiği ahde vefa gösterirse ALLAH ona büyük bir mükafat verecektir.

    Bu ayet-i kerimenin zuhuruna umre ziyaretinden Peygamber Efendimiz ve ashabının mahrum edilmesi ve Osman-ı Zi’n-nureyn ( r.a. ) Efendimizin elçiliğinin uzamasının verdiği üzüntüden dolayı alınan biat ise de, her mevzuda sık sık görülen biatlar her zaman her hal ü karda geçerli olup emr-i ilahidir. Her hangi bir zamana mahsus değildir. Dünya durdukça var olacaktır. Rahmet-i ilahidir. Kur’an’ı Azimü’ş-şan’ın kıyamete kadar baki olduğu gibi.

    Pir-i Galibi H Galip Hasan Kuşçuoğlu
    "LA İLAHE İLLALLAH"

    ALLAH BU SIRRIN ANLAMINI YAŞAMAYI CÜMLEMİZE NASİB ETSİN

  7. #7
    gulfure adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2010
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı çağrı49 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    “İSLAM’IN BEŞ ŞARTI” DİYE EMR-İ İLAHİ YOKTUR!

    Böyle bir emri ilâhi var mı. Bulamadın.. Bulamazsın..

    namaz, ramazan orucu, hac etmek emr-i ilâhiye göre zekatı vermenin kulun kulluk borcu, tertib-i ilâhiye, içtihadi zamana uyumlu yaşayan ittika sahibi kulların iman, samimiyet ve ihlaslarının İslâm’ın şartı değil, HZ. ALLAH’ın kuluna ihsan eylediği mümin kuluna elzem rahmet meyveleridir!..


    “Kendisinde hiçbir şekilde şüphe olmayan o kitap müttakiler için bir hidayet kaynağı ve yol göstericidir.”
    (Bakara Suresi, 2)

    “Müttakiler ki, gayba inanırlar, namaz kılarlar kendilerine verdiğimiz mallardan muhtaçlara yardım ederler.” (Bakara Suresi, 3)

    “Yine onlar sana indirilenlere ve senden önce indirilen kitab ve peygamberlere ve ahiret gününe iman ederler.” (Bakara Suresi, 4)


    “Onlar Rabbilerinden bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa ermişler ancak onlardır.” (Bakara Suresi, 5)


    Sayın çağrı49 size de bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

    Yukarıda bahsettiğiniz , böyle bir emri ilahi varmı ,bulamazsın sözünden Kuranda böyle bir ayet ,Allah'ın böyle bir emri olmadığı manasını mı çıkarmam gerekiyor?

    Bir de anladığıma göre ,islamın şartı diye anlatılan ibadetlerin aslında şart değil ,herbirinin kulluk görevi olduğu ! İman ettikten sonra yapmakla mükellef olduğumuz anlamında değilmi.?

    Şimdi farkediyorum . Daha evvel okuduğum meallerden bu manaları anlamamışım. Sanırım bildiğim gibi ,öğretildiği gibi yaşamışım. Açıkçası Kuranı boş okumuşum .Yani ondan almam gerekeni farketmeden .İtiraf edeyim. Gerçekten de ne denli lüzumsuz bilgilerle donatılmışız . Yenile anlamaya başlıyorum.

    Şunu sormam umarım ki yanlış olmaz. Bütün bildiklerimi bir kenara bırakıp ,yeniden başlıyormuş gibi, yeni iman etmiş gibi davransam ,bu bahsettiklerinizle yeni bir yol ,yeni bir yaşam olarak devem etsem ,sorumlu olurmuyum? Günah işlemiş sayılırmıyım?

    Dilerseniz siz konuları açıkladıktan sonra diğer sormak istediğim sorulara geçeyim. Konuyu bölüp,parçalamadan. Çünkü o soruların cevapları benim için gerçekten çok önemli. Tabiri caizse yeni bir başlangıcım olacak inşallah.

    Saygılar sunarım .
    “İSLÂMİYET EĞER TANRIYA TESLİMİYET DEMEKSE, HEPİMİZ İSLÂMİYETTE YAŞAYIP ÖLÜYORUZ.”

    GOETHE

  8. #8
    gulfure adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2010
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı mehmetcik1979 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili kardeşim gulfure,
    3. sorunuzun cevabına gelelim.

    SÖZ ALLAH'A VERİLİR. BİAT ALLAH ELÇİSİNE OLUR. MÜRŞİDE BİAT VERASET YOLU İLE PEYGAMBERİNEDİR

    Derviş mürşidinin manevi vazifesinde Peygamberine biat eder. Söz ALLAH’a verilir, biat Peygamber efendilerimize yapılır. Yaşadığı zamana yetişemedin ise her zaman bu türlü rahmet-i ilahi mevcuddur. Noksan değildir. Veraset taşıyan, izin ve icazet sahibi mürşide biat edilir. Günlük virdini tarif ederler.

    Varisü’n-nebi, nedim-i ilahiyi bul, biat et. Onun şahsında Peygamberine beyat etmiş olursun. Şüphen olmasın, aksini düşünme. Benlikten kurtul ki, yokluk seni ihata etsin. Bu yokluk kulluk makamının zirvesidir. Yokluk beşere, varlık ALLAH’a mahsustur.

    HABİBİM SANA BİAT EDENLER ANCAK ALLAH’A BİAT ETMEKTEDİRLER

    Fetih Suresi, 10
    Muhakkak ki, sana biat edenler ancak ALLAH’a biat etmektedirler. ALLAH’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de ALLAH’a verdiği ahde vefa gösterirse ALLAH ona büyük bir mükafat verecektir.


    mehmetcik1979,

    Keşke nasıl biat ediliyor? Biat için ne yapmak gerekiyor? Biat ettikten sonra yaşantımda neler değişecek? Veya hayatıma neler ilave edilecek ? Biraz da bunlardan bahsetseydiniz. Mesela günlük vird nedemek?

    Yokluğu , kulun aczini bilmesi anlamında sanıyorum ,muhtaçlığı, ihtiyaç sahibi olarak .
    Yanlışmıyım? Başka nasıl yok olabilir ki bir insan?

    Galibi.com adresinizde şöyle bir yazı okumuştum yanılmıyorsam , En büyük imanın ,rızka iman olduğu ,yani her şeyi Allahın verdiğine iman etmek. Yani ben çalıştım, ben kazandım ,ben yaptım dememek mi gerekiyor? Yokluk bu olsa gerek.

    Rızık deyince kulun faydalandığı herşey anlamında değil mi? Yaşamı ,hayatı ,ömrü için faydalandığı herşey kulun rızkı sayılıyor değilmi ? Yoksa sadece maddiyat mı?

    Çok kafam karışmadan bu işin içerisinden çıkarım inşallah. O kadar çok soru beliriyor ki kafamda.Umarım sizleri yormam. Bu konularda kısa ve öz cevabınızı bekliyorum. Konuyu açarken yazmış olduğum konular ana başlıklar olduğu için ,içinden çıkanlara da bir nebze değinmek gerekiyor. Umarım bana hak verirsiniz.

    Saygılar sunarım.
    “İSLÂMİYET EĞER TANRIYA TESLİMİYET DEMEKSE, HEPİMİZ İSLÂMİYETTE YAŞAYIP ÖLÜYORUZ.”

    GOETHE

  9. #9
    çağrı49 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-11-2007
    Mesajlar
    617
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı gulfure tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sayın çağrı49 size de bana zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.

    Yukarıda bahsettiğiniz , böyle bir emri ilahi varmı ,bulamazsın sözünden Kuranda böyle bir ayet ,Allah'ın böyle bir emri olmadığı manasını mı çıkarmam gerekiyor?

    Bir de anladığıma göre ,islamın şartı diye anlatılan ibadetlerin aslında şart değil ,herbirinin kulluk görevi olduğu ! İman ettikten sonra yapmakla mükellef olduğumuz anlamında değilmi.?

    Şimdi farkediyorum . Daha evvel okuduğum meallerden bu manaları anlamamışım. Sanırım bildiğim gibi ,öğretildiği gibi yaşamışım. Açıkçası Kuranı boş okumuşum .Yani ondan almam gerekeni farketmeden .İtiraf edeyim. Gerçekten de ne denli lüzumsuz bilgilerle donatılmışız . Yenile anlamaya başlıyorum.

    Şunu sormam umarım ki yanlış olmaz. Bütün bildiklerimi bir kenara bırakıp ,yeniden başlıyormuş gibi, yeni iman etmiş gibi davransam ,bu bahsettiklerinizle yeni bir yol ,yeni bir yaşam olarak devem etsem ,sorumlu olurmuyum? Günah işlemiş sayılırmıyım?

    Dilerseniz siz konuları açıkladıktan sonra diğer sormak istediğim sorulara geçeyim. Konuyu bölüp,parçalamadan. Çünkü o soruların cevapları benim için gerçekten çok önemli. Tabiri caizse yeni bir başlangıcım olacak inşallah.

    Saygılar sunarım .



    Sayın gulfure,
    Birşey değil kardeşim...Bu yaklaşımınızdan dolayı size karşı teşekkürlerimi bir borç bilirim.Allah sizden razı olsun.Bir kişinin bir konuyu bilmediğini söyleyebilmesi bence bir erdemdir.Bilmemek suç değildir,ama öğrenmesi gerekeni öğrenmemesi büyük hatadır.Çünkü,kişi bildiğinin alimidir bilmediğinin de cahilidir.Yaşayıp şahit olduğumuz bildiklerimizi yazmaya çalışalım.Şayet sorduklarınızdan bilmediğim olursa bilmediğimi söylerim.Araştırıp bilmediğimi bir bilenden öğrenirim.

    Yukarıda bahsettiğiniz , böyle bir emri ilahi varmı ,bulamazsın sözünden Kuranda böyle bir ayet ,Allah'ın böyle bir emri olmadığı manasını mı çıkarmam gerekiyor?

    Bir de anladığıma göre ,islamın şartı diye anlatılan ibadetlerin aslında şart değil ,herbirinin kulluk görevi olduğu ! İman ettikten sonra yapmakla mükellef olduğumuz anlamında değilmi.?
    Evet kardeşim islamın 5 şartı diye birşey yoktur.Kuranda böyle bir emir yoktur.
    Peygamberimizinde bunu teyit eden hiçbir sözü yoktur.İşgüzarlık yapanların uydurmasıdır.Diyanete,İslamın 5 şartı var mıdır.?.... Diye sorduğumuz (yanıtının da delilleriyle açıklamasını istediğimizde).Bizi tatmin edici bir yanıt alamadığımızı söyleyebilirim.Bundan 7-8 ay kadar önce eski diyanet işleri başkanı Ali Bardakoğlu TV kanalında gece yarısından sonra bir açıklamada bulunmuş,İslamın 5 şartı diye birşey yoktur, diye itirafta bulunmuştur.Ama bunu o saatten sonra kaç kişi duymuştur.Madem ki böyle.... Neden herkese açıklayamıyorlar...! Bu güne kadar niçin bu gerçekleri açıklamadınız diyecek olan milletten korkuyorlar herhalde....

    Namaz,Oruç,hac,zekat,kelimeyi şahadet şeriatı Muhammedinin temel kaideridir.Şartı değildir.Şart denildiğinde mutlaka yapılması gerekli olandır. yapılmadığında ise siz müslüman değilsiniz demektir.Halbuki müslüman olmak için bir kişinin "LA İLAHE İLLALLAH" demesi bize onun müslüman olduğunu anlatır.Bunlar Mümin olmanın,İttika ve mütteki kulların yapmakla yükümlü olduğu ibadet şekilleridir.Müslüman olmakla, mümin olmak ayrı şeylerdir birbirinin aynı değildir?İşte bu gerçek çoğunluk tarafından bilinmemektedir.

    Şimdi farkediyorum . Daha evvel okuduğum meallerden bu manaları anlamamışım. Sanırım bildiğim gibi ,öğretildiği gibi yaşamışım. Açıkçası Kuranı boş okumuşum .Yani ondan almam gerekeni farketmeden .İtiraf edeyim. Gerçekten de ne denli lüzumsuz bilgilerle donatılmışız . Yenile anlamaya başlıyorum.

    Aslında yapılması gereken bir adet mealdir. Onun da tamamen Allah kelamının çevirisi olmasıdır.(parentez içi açıklamalar olmadan)
    Parentez içi yazılan sözler çeviriyi yapanın düşüncelerinden oluşmaktadır.Halbuki mealin,Allahın sözlerinin mota mot karşılığı olmalıdır.
    Meallerin içerisine insan sözlerinin girmesi meallerin tahrife açık olmasın göstergesi demek değil midir?
    Meal yapmak için herhangi bir engel varmıdır?
    Toplum olarak, birçok bilgisiz kişinin semavi kitapların tahrif olduklarını söylediklerini görmemekten gelmeyiz.
    Peki diğer şeriat mensuplarıda bizim kitabımız için aynı şeyleri söylerlerse, yanlış mı yapmış olurlar ?..... Örneğin;
    Bizim meallerimiz birkaç tane ya sizin mealler kaç tane demezler mi?...
    Biz bu şekil onları suçlarken,onlardan çok daha fazla meal yapmakla aynı hatayı yapmış olmuyor muyuz?
    Meallere dikkatli bakacak olursanız bunu açık ve net bir şekilde görebilirsiniz. Örneğin; Evliyaullah ile ilgili ayeti kerimelerdeki "Evliya" kelimesini farsçadan alınan "dost" kelimesiyle çeviri yaparak anlamının tamamen farklı olmasını sağlamakla ne yaptıklarını sanıyorlar....Acaba!!!!
    Örneğin; Maide 51 ayeti kerimesi...
    Meal yapmak için sadece İlmel yakin bilgi yeterli değildir, Aynel yakin,Hakkel yakin bilişe ihtiyaç vardır bu bilgiler de Allahın Evliyalarında mevcuttur.Buna sadır ilmi de denir.Dünyanın neresine giderseniz gidiniz.Kuranın hepsi birbirinin aynıdır.Bu gerçekten yola çıkacak olursak mealinde bir tek olması gerekmez mi?

    Şunu sormam umarım ki yanlış olmaz. Bütün bildiklerimi bir kenara bırakıp ,yeniden başlıyormuş gibi, yeni iman etmiş gibi davransam ,bu bahsettiklerinizle yeni bir yol ,yeni bir yaşam olarak devem etsem ,sorumlu olurmuyum? Günah işlemiş sayılırmıyım?
    Manevi alışverişe çıkan kişinin sepeti boş olursa sepete gerekenleri koyabilir. Dolu sepete bir şey koyulduğu görülmüş müdür? Allahın vazifelendirdiği bir Evliyaullahı bulun ve ona biat edip derviş olun.Dervişlik peygamberimizin efendimizin gitmiş olduğu yoldur.Allaha karşı samimi olur, mürşidinize de sadakat gösterirseniz.Mana yolunda açılmayacak kapı yoktur, kardeşim.
    Buna kendiniz yaşayacak, kendiniz şahit olacaksınız.Bildiklerime memnuniyetle yanıt veririm kardeşim.Saygılarımla.
    Bu mesaj en son " 10.01.11 " tarihinde saat 20:05 itibariyle çağrı49 tarafından düzenlenmiştir...
    " BİLENLE BİLMEYEN BİR OLMAZ"

    Bakara 140-

    Yoksa siz, “İbrahim de, İsmail de, İshak da, Yakub ile Yakuboğulları da yahudi, ya da hıristiyan idiler” mi diyorsunuz? De ki: “Sizler mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?” Allah tarafından kendisine ulaşan bir gerçeği gizleyen kimseden daha zalim kimdir? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

    Şûrâ Sûresi 13

    “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır.

  10. #10
    gulfure adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-12-2010
    Mesajlar
    7
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı çağrı49 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Çünkü,kişi bildiğinin alimidir bilmediğinin de cahilidir.

    Evet kardeşim islamın 5 şartı diye birşey yoktur.Kuranda böyle bir emir yoktur.
    Peygamberimizinde bunu teyit eden hiçbir sözü yoktur.
    İşgüzarlık yapanların uydurmasıdır.

    Namaz,Oruç,hac,zekat,kelimeyi şahadet şeriatı Muhammedinin temel kaideridir.Şartı değildir.Halbuki müslüman olmak için bir kişinin "LA İLAHE İLLALLAH" demesi bize onun müslüman olduğunu anlatır.Bunlar Mümin olmanın,İttika ve mütteki kulların yapmakla yükümlü olduğu ibadet şekilleridir.

    Müslüman olmakla, mümin olmak ayrı şeylerdir birbirinin aynı değildir?İşte bu gerçek çoğunluk tarafından bilinmemektedir.


    Aslında yapılması gereken bir adet mealdir. Onun da tamamen Allah kelamının çevirisi olmasıdır. (parentez içi açıklamalar olmadan)
    Parentez içi yazılan sözler çeviriyi yapanın düşüncelerinden oluşmaktadır.Halbuki mealin,Allahın sözlerinin mota mot karşılığı olmalıdır.
    Meallerin içerisine insan sözlerinin girmesi meallerin tahrife açık olmasın göstergesi demek değil midir?
    Meal yapmak için herhangi bir engel varmıdır?

    Peki diğer şeriat mensuplarıda bizim kitabımız için aynı şeyleri söylerlerse, yanlış mı yapmış olurlar ?..... Örneğin;

    Bizim meallerimiz birkaç tane ya sizin mealler kaç tane demezler mi?...
    Biz bu şekil onları suçlarken,onlardan çok daha fazla meal yapmakla aynı hatayı yapmış olmuyor muyuz?
    Meallere dikkatli bakacak olursanız bunu açık ve net bir şekilde görebilirsiniz. Örneğin; Evliyaullah ile ilgili ayeti kerimelerdeki "Evliya" kelimesini farsçadan alınan "dost" kelimesiyle çeviri yaparak anlamının tamamen farklı olmasını sağlamakla ne yaptıklarını sanıyorlar....Acaba!!!! Mealin bir tek olması gerekmez mi?

    Manevi alışverişe çıkan kişinin sepeti boş olursa sepete gerekenleri koyabilir. Dolu sepete bir şey koyulduğu görülmüş müdür? Allahın vazifelendirdiği bir Evliyaullahı bulun ve ona biat edip derviş olun.Dervişlik peygamberimizin efendimizin gitmiş olduğu yoldur.Allaha karşı samimi olur, mürşidinize de sadakat gösterirseniz.Mana yolunda açılmayacak kapı yoktur, kardeşim.
    Buna kendiniz yaşayacak, kendiniz şahit olacaksınız.Bildiklerime memnuniyetle yanıt veririm kardeşim.Saygılarımla.


    Sayın çağrı49 ,

    Hz.Ali efendimizin bir sözünü duymuştum ve çok etkilenmiştim. Bilmediklerimi ayağımın altına koysam ,semaya yükselirim demiş. Bilmemenin değil, gerçekten öğrenmemenin ayıp olduğunu biliyorum.

    Yazdığınız bazı konuları ben daha evvel ''neden'' diye çok düşünmüştüm . Mesela , Kuran bir tek kitap olmasına rağmen ,neden birden fazla meal var?

    İfade ettiğiniz gibi ,bizim hıristiyanlardan veya diğer inanca mensup kişilerden ne farkımız kalıyor. Bir olan Kuranın ,birden çok meali mevcut. Çok ilginç ,bence.

    Bir seferinde mealde yağmuru anlatıyordu sanırım. Gökten size indirilenle diye ifade edilmişti , bir diğer mealde ise ayet ,yukarıdan size indirilenle diye anlatılıyordu .Sizin de anlattığınız gibi parantezler ortadan kalkmalı . Yalnız hak kelamını ifade eder olmalı.

    Şimdi her ne kadar ikisi de aynı şeyi ifade ediyor gibi görülse de ,bence ne ile ilgilendiğimizi ,ne hakkında yazdığımızı iyi bilmemiz gerekir,değilmi? Bunun için de kullanılabilecek olan mananın en iyisini ,en güzelini seçmemiz gerekir diye düşünüyorum.
    Yani yukarıdan yerine , '' gökten '' kelimesi kullanılmalıydı .

    Diğer inanca sahip insanlar da bizim hakkımızda muhakkak ki konuşuyorlardır. Sanıyorum biraz da maddi menfaatler yüzünden bu yanlışlar yapılıyor. Her meal yazan kendi düşüncesinden, kendi fikrinden bir tek nokta dahi ilave etse , Kurandan eser kalmaz. Allah muhafaza.

    Manevi alışveriş ve sepet misallerinizi çok beğendim. Yani yeni birşeyler öğrenmek, hayatımıza yeni bir yön vermek için geçmişi bir kenara bırakıp yola çıkmamız daha elzem diyorsunuz.

    Yalnız,günah işlemiş olurmuyum.? Bu konuda bir şey ifade etmemişsiniz.

    Dervişlik konusuna gelince ,öncelikle sizleri ,galibiliği ,tasavvufun içeriğini ve dervişliği iyice anlamam gerekiyor. Ne kadar donanımlı olursam ,o kadar sorunsuz olacağımı düşünüyorum. Dışarıdan gelebilecek etkilerden o denli korunacağım kanısındayım.
    Yanlış düşünmüyorum umarım?


    Saygılar sunarım .
    “İSLÂMİYET EĞER TANRIYA TESLİMİYET DEMEKSE, HEPİMİZ İSLÂMİYETTE YAŞAYIP ÖLÜYORUZ.”

    GOETHE

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Alevi lerden hükümete nota
    2005 Konuları bölümünde agila_negra tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 22.06.05, 05:52

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •