Bütün ümmetlerin düştüğü hata; Üstünlük yanılgısı.
Ne hikmetse bütün Kitap sahipleri (Yani şeriat sahipleri) kendisini diğer Kitaplara inananlardan üstün görüyor. Diğer şeriat sahipleriyle dini konularda tartışınca bunu daha da açık görüyorsunuz. Çünkü onlarında biz müslümanlardan (Yani muhammediler) farkı yok. Nasıl ki bizler onların inançlarını kabul etmiyor ve onlar yanlış yolda diyorsak, onlarda bizim için aynı şeyi söylüyorlar. Herkes kendi inancını diğerinin inancından üstün görme ve gösterme derdinde. Bu bir tatmin şekli sanırım. Böylece kendilerini tatmin ediyorlar. Diğerlerini kötüleyerek kendi inançlarının yüceleceğini sananlar var.
Bunun başlangıcı nereye dayanıyor bilmiyorum. İnsan fıtratı genelde aynı olduğundan dünya kurulalıdan bu yana devam eden bir şey sanırım. Ama en iyi örnek şu an Allahın gönderdiği kitaplara inandıkları halde birbirlerini kabul etmeyen ''Kitap Ehli''.
Karşılıklı hatalarımız çok. Fakat yaptığımız en büyük hata (Bizde dahil bütün şeriatların) ; Allahın ayetlerini yorumlamamız olmuş. Allahın ayetlerini olduğu gibi alıp iman etmek yerine birilerinin onları tefsir etmesini beklemişiz.
Şimdi bizler diğer kitapların değiştiğini ve asıllarının kalmadığını iddia ediyor(sunuz)uz. Peki Kur'anda yazanlara olduğu gibi inanmadıktan sonra Kur'anın aslının olup olmaması neyi değiştiriyor ki?
Hristiyan dediklerimizin yaptığı yanlışı bizlerde yapıyoruz. Mesela İznik konsülünde aforoz edilen, Tevhit inancından bahseden, Hz İsanın Peygamber olduğundan bahseden ''Barnabas'' İncili var.
http://www.barnabas-incili.com/?gcli...Fc0g3wodg3slnA
Yazarı Barnabanın 12 havariden birisi olduğu söyleniyor. Diğer 4 incil yazarı Hz İsa zamanında yaşamadığı halde Barnabanın 12 havariden birisi olması dikkat çekici. Fakat ne yazıkki hristiyanların büyük çoğunluğu ancak tefsir niteliğinde olabilecek 4 incile inanmaktadır. Aslı olan (Yahutta aslına en yakın) incil ortada olduğu halde onların inandığı şey Hz İsadan sonra yaşamış insanların kendi yorumlarını kattığı inciller.
Şimdi bakıyorumda bizde aynısını yapıyoruz. Kur'andaki ayetleri bir kenara bırakıp birilerinin yorumlarıyla (Zanlarıyla) ortaya çıkartmış olduğu bir ''dine'' inanıyoruz. Adına islam demiş olmamız inandığımız şeyin doğru olduğu anlamına gelmiyor ne yazık ki.
Bunu bu forumdada görmek kolay. Yıllardır Kur'andan ayetlerle açıklamaya çalıştığımız ''İslam inancı'' karşısında ortaya koyacak birşey bulamadıkları halde hala önceden kafalarına kazınan inançtan dönmeyenler, bunlara en iyi örnektir.
Kendi inançlarını, iman ettik dedikleri Kur'andan sorgulamayanların; Herkes gelip Kur'ana uyacak yoksa yanlış yoldadır demesi ne kadarda komik. Sen bile Kur'ana inandığın halde kendini sorgulayamazken, sana anlattılanları Kur'anla karşılaştırmadan kabul ettiğin halde onların nasıl böyle bir kemalat içerisinde olmasını bekliyorsun.
Allahın gönderdiğine iman etmedikten sonra adına İslam demişsin Yahudilik demişsin hristiyanlık demişsin ne farkı var. Dışı farlı evet ama hepsininde içi boş.
İslam Allahın gönderdiği gibi anlaşılmalıki doğru yol bulunabilsin.
Kur'an okunduğu zaman şüpheye düşülmeyecek kadar açık olan konularda yaptığımız basit inanç hataları.
İslamiyetin Hz Muhammedle geldiği inancı; Taa okullarda verilen dini bilgilerle kafamıza kazınan fakat gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan ve bu günkü Ehli kitabı birbirine düşüren yanlış inanç.
Hz Muhammed ''Atam İbrahimin dini üzre geldim'' dediği halde. Allah Kur'anda ''Hz İbrahimin dinine uy'' dediği halde hala sanki Hz Muhammed din getirmiş gibi inanıyoruz. Sonrada bizim gibi inanmayanları islama kabul etmeyip kafir görüyor düşman adlediyoruz.
“Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!”diye Nûh’a emrettiğini, sana vahyettiğini, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve İsâ’ya emrettiğini size de din kıldı. Fakat senin kendilerini çağırdığın şey , Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah ona dilediğini seçer. İçtenlikle kendine yönelenleri de ona ulaştırır. (Şûrâ 13)
Allah dini dosdoğru tutalım diye hepmize aynı şeyi din kıldığı halde bizler ayrılığa düştük. Ayrılık çıkardık. Birimizi diğerimizden üstün gördük. Üstünlük tasladık.
Sana da o Kitab'ı hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları korumak üzere indirdik. Artık Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp ta onların arzularına uyma. Sizden her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Eğer Allah dileseydi elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir. (Maide 48)
Allah dileseydi hepimizdi tek bir ümmette yapardı fakat verdiğinde bizi imtihan etmek için ayrı ayrı ümmetler yaptı. İyiliklerde yarışmamızı istedi. Biz ise kötülükte yarıştık. Birbirime eza etmek için uğraştık. Sanki Allah dini kavga edelim diye göndermiş gibi davrandık.
İşte ne zamanki ayetleri yorumlamayı bırakır da olduğu gibi kabul eder, İslama, Allahın bildirdiği gibi inanır, Allahın her yarattığı mahlukatın ''Rabbi'' olduğunu anlarsak bu düşmanlıklarda biter.
Kimse kimseden üstün değil. Allah katında herkes eşit. Ve ''İslam dini'' sadece tek bir ümmete ait değil. Allahın bütün Peygamberler aracılığıyla ilettiği Allah katındaki tek din.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla