• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
22 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Kur'anmı temel belirleyicidir, hadisler mi?


    Rabbimiz tarih boyunca çoğu defa birbirine karıştırılan hakla batılın arasını açmak üzere çeşitli dönemlerde insanlar arasından elçiler seçmiş ve onlara insanların tâbi olmaları gereken ölçüleri vahiy etmiştir. Hz. Muhammed, hidayet önderi olarak seçilen son elçi, ona bildirilen Kur’an vahyi de vahiy halkasının son temsilcisi olmuştur.

    Hz. Peygamber ve beraberindeki ilk nesil, tüm benlikleriyle, âlemlerin Rabbi yüce Allah’ın insanlığın kurtuluşu için yeryüzüne saldığı son ip (Hablullah) olan Kur’an’a yönelmiş, tasavvur ve şahsiyetlerini onunla inşa etmişlerdir.

    “Onlara bir ayet getirmediğin zaman: ‘Sen onu derleyip-toplasana' derler. De ki: Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir, iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir.” (A’râf 7 / 203) Kur’ani beyanında ve benzeri birçok ayette de ifadesini bulduğu üzere Hz. Peygamber, kendisine vahyolunan Kur’an’a tâbi olmaktan, onun hükümlerini pratize etmekten başka bir şey yapmıyordu.

    Hz. Aişe validemizin, kendisinden Hz. Peygamber’i anlatmasını talep edenlere “Siz hiç Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlâkı Kur’an’dı” şeklinde cevap vermesi de bu gerçeğin ifadesinden başka bir şey değildi.


    Hz. Aişe, Allah Resulü’nün (a. s.), Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş hali olarak yaşadığını çok iyi bildiği için, Allah Resulü’ne herhangi bir söz nispet edildiğini işittiğinde, hemen o sözü Kur’an’ın süzgecinden geçirir, Kur’an’ın ölçüleriyle örtüşmeyen rivayetleri kesin olarak reddederdi. Bedruddin ez-Zerkeşi’nin kaleme aldığı ve Hz. Aişe’nin Kur’an’a aykırı bulduğu için reddettiği rivayetlerden örneklere yer verdiği “Hz. Aişe’nin Sahabeye Yönelttiği Eleştiriler” adlı kitabı, bu konuda önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır.


    Hz. Aişe’nin, Hz. Peygamber adına Kur’an’a aykırı sözler uydurulmasına geçit vermeyen Kur’an merkezli bu titiz tutumu sonraki dönemlerde Müslümanlar arasında hep yaşatılmakla birlikte, özellikle hicri 2 ve 3. yy’larda hadislerin tedvini sürecinde hadis rivayetlerinin Kur’an’a arzını önceleyen metin tenkidi yöntemi yerine, sened zincirlerinin incelenmesine dayalı sened tenkidi yönteminin öne çıkarılması, bu alanda Kur’an’ın hakemliğini önemli ölçüde devre dışı bırakan bir gelişme olmuştur.


    Bu yöntem değişikliğiyle birlikte, hadis rivayetlerinin Kur’an’la örtüşüp örtüşmediği değil, hadis ravilerinin güvenilir olup olmadıkları üzerinde yoğunlaşılmaya başlanmış, bu da gerek farklı fırkaların iyi niyetlerle hadis uydurma tutumunun, gerekse muharref kültürlere mensup kötü niyetli kimselerin Müslüman görüntüsü altında hadis uydurmaya yönelmesinin önünü açmıştır.


    Bu büyük kırılmaya bir de Şafii’nin hadisleri de Kur’an gibi vahy ürünü olarak gören ve böylece Kur’an’ın hakemliğini/belirleyiciliğini buharlaştıran yaklaşımının giderek genel kabul halini alması eklenince, hadis kültürü tamamen Kur’an’ın kontrolü dışına çıkartılmış, “yürüyen Kur’an” olan Allah Resulü adına Kur’an dışı bir kültür ve din anlayışı oluşturulmasına zemin kazandırılmıştır.

    Böylece Kur’an temel belirleyici olmaktan çıkarılmış, hadis rivayetleri Kur’an’a arz edilecek ve hadis rivayetleri Kur’an’la değerlendirilecek yerde, yer yer apaçık Kur’an ayetleri hadis rivayetlerine tâbi kılınmaya çalışılmış, böylece İslam’ın yapısı tamamen ters yüz edilmiştir.

    Bu söylediklerimizi somut bir örnekle açmak istiyoruz. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de Hz. İsa’nın akıbeti ile ilgili şu apaçık beyanlarda bulunmuştur:

    “Onlar hileye başvurdular, Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır.

    O zaman Allah şöyle dedi: Ey İsa, şüphesiz ki seni öldüreceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim. Hem sana uyanları, kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim.” (Âl-i İmran 3 / 54 – 55)

    “Ve Allah demişti ki: Ey Meryem oğlu İsa, sen mi insanlara: 'Beni ve annemi, Allah'tan başka iki tanrı edinin' dedin? Hâşâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan bir şeyi söylemem bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olanı bilirsin, ben ise senin nefsinde olanı bilmem, çünkü gaybları bilen yalnız sensin, sen.


    Ben onlara sadece, senin bana emrettiklerini söyledim. Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. Aralarında olduğum müddetçe onlara şahit idim, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen yalnız sen oldun. Sen her şeyi görensin.” (Maide 5 / 116-117)

    Kur’an’da Hz. İsa’nın vefat ettiği bu şekilde apaçık ifadelerle bildirildiği halde, tarihsel süreçte Ehl-i Kitab’ın muharref kültürünün hadis uydurmacılığı yoluyla Müslümanlar arasında yaygınlaştırılmasıyla, Hz. İsa’nın ölmediği ve kıyamet öncesi yeniden yeryüzüne gönderileceği inançları ortaya çıkmış ve yerleşik hale gelmiştir.

    Müslümanların bu konudaki inançlarını Kur’an’ın apaçık beyanları yerine, önemli ölçüde kaynağı muharref kültürlere dayanan rivayetler oluşturur olmuştur.

    Tefsir yazarı Elmalılı M. Hamdi Yazır, “Hak Dini Kur’an Dili” adlı ünlü tefsirinde, Âl-i İmran Sûresi 55. ayeti şu şekilde yorumlamaktadır:

    “Teveffi kelimesi, ‘vefa’ mastarından alınmış olarak esas lügat ta ‘ıstıfa’ gibi tamamen kabzedip almaktır. Fakat ruh sahiplerine ve bilhassa insanla ilgili olduğu zaman vefat ettirmek, yani eceline yetiştirip ruhunu almak manasında açık ve meşhurdur. Buna göre bir delil bulunmadıkça, başka bir mana ile tevili caiz değildir. Fakat burada mekir manasıyla ilgisi bulunmak üzere Nisa Suresi’nde “Onu öldürmediler ve asmadılar, fakat (öldürdükleri) kendilerine (İsa’ya) benzetildi” (Nisa 4/154) ayeti onların Mesih Meryem Oğlu İsa Peygamberi öldüremediklerini ve asamadıklarını ve fakat şüpheye düşürüldüklerini açıkça beyan etmiş, Hz. Peygamber’den de: “İsa ölmedi, kıyamet gününden önce size dönecektir” hadisi şerifi de varid olmuş bulunduğundan buradaki ‘seni öldüreceğim’ kelimesinin, az çok zahir dışı bir mana ile tevil olunması gerekmiştir… İslam inancında İsa vefat etmemiştir ve fakat kıyametten önce vefat edecektir. Demek ki İsa’nın son hali de budur.”

    Görüldüğü üzere ortada apaçık Kur’ani beyanların bulunduğu bir konuda bile, bu Kur’ani beyanlar yerine konuyla ilgili hadis rivayetleri temel belirleyici kılınmış ve Kur’an’ın apaçık beyanları hadis rivayetleri yönünde tevile tâbi tutulmuştur. Oysa doğrusu, Kur’ani beyanların hadis rivayetlerine göre tevili değil, hadis rivayetlerinin Kur’an’a arzı ve Kur’an’la sağlamasının yapılmasıdır. Başta da belirttiğimiz gibi Hz. Aişe’nin yaptığı tam da buydu.


    Müslümanlar olarak, yeniden Kur’an’a yönelmek, Kur’an’ı bilgi, akide ve amelimizin merkezine yerleştirmekten başka çıkar yolumuz yoktur. Hz. Peygamber’i ve onun sünnetini doğru anlamak ve muharref kültürlerin sızmalarına karşı sünneti asli haliyle muhafaza etmek de, Kur’an’a yönelmekten ve Kur’an’ı temel belirleyici/hakem kılmaktan geçmektedir. Tarihsel süreçte yaşanan kırılmaları ve alt üst oluşları başka türlü tamir etmek mümkün değildir.

    [1] Muslim, Salatu’l-Musafirin, 139
    [2] Hz. Aişe’nin Sahabeye Yönelttiği Eleştiriler, Bedruddin ez-Zerkeşi, Kitabiyat Yayınları
    [3] M. Hamdi Yazır, Hak dini Kur’an Dili, C. 2, Sh. 371–372, 375–376, Azim Dağıtım

    Şükrü Hüseyinoğlu

  2. #2
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Sen evvela Kuran ile Hadis ayrımını yap da ondan sonra böyle ipsiz , tutarsız konular aç ..!

    Zeka ölçermisin sen ..? Bir konuyu açıp toz oluyorsun . Ne idüğünüz belli değil ..!

    Şu saçma , sapan açmış olduğunuz konularla , inanan insanlara vermiş olduğunuz huzursuzluğun , gerginliğin , rahatsızlığın farkında değilmisiniz ..?

    Allah c.c buyuruyor ;

    '' Biz emretmedikçe habibim bir tek kelam etmedi '' diye ..!

    Peygamber efendimiz de ;

    '' Allah emretmedikçe bir tek kelam etmedim '' buyuruyor ..!

    Ara da bul bakalım . Hangisi ayet , hangisi hadis .

    Peygamber efendimizin yaşantısı Kuran-ı Kerim değilmiydi ..? Neyi deşelemeye çalışıyorsun sen ..?

    Var git işine . Şu çirkinliklerin tek sorumlusu sen ve senin zihniyetinde olanlarsınız .
    Bu mesaj en son " 18.01.11 " tarihinde saat 16:49 itibariyle cano.062 tarafından düzenlenmiştir...
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    22-10-2010
    Mesajlar
    2,318
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    ramazan ne diyecek o çok önemli benim için
    birkaç kişi kafir ilan edilir ama kim?

  4. #4
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Çok güzel bir yazı olmuş, teşekkür ederim bizimle paylaşan arkadaşa.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  5. #5
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Hı hı ..! Paylaşım yaptığını mı zannediyorsun ..? Hadis ile ayet ayrımını sen yap bakalım çok bilmiş .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Ayet; ALLAH'dan gelen vahiy, hadis; peygamberin söylediği sanılan rivayetler. Bunu bilmeyecek ne var.
    Hem hadisler içinde peyganberimizin bir hadisi varki siz hadislere inanalar için tamda yol gösterici bir hadis ve olay peyganberimiz hadislerin yazılmasını istememiş ve bu peygamberin sözlerini onun döneminde yazamamışlar ve sizin gibi sivri zekalılar onun o emrine karşı gelerek birde onun varisi oldugunu idia ederek bu hadisleri yüzyıl sonra toplayıp kendi uydurdukları dine inanır hale gelmişlerdir.

    Ama yinede büyük bir başarıdır. İslam dini ve insanlık tarihi açısından, unutmaki onca mucizeyi görmüş israilogulları başlarından MUSA Peygamberin kırk gün ayrılması ile put yapmışlar, hiç olmasa bizimkilerin yüz yıl sürmüş. Bence evrimleşme ve insanlaık için büyük bir gelişme ama sizin durumunuz farklı sanırım.

    Herhalde çok fazla evrimleşip özel insanlar oldunuz. Ne yapalım biz böyle idare edecegiz.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  7. #7
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ayet; ALLAH'dan gelen vahiy, hadis; peygamberin söylediği sanılan rivayetler. Bunu bilmeyecek ne var.
    Hem hadisler içinde peyganberimizin bir hadisi varki siz hadislere inanalar için tamda yol gösterici bir hadis ve olay peyganberimiz hadislerin yazılmasını istememiş ve bu peygamberin sözlerini onun döneminde yazamamışlar ve sizin gibi sivri zekalılar onun o emrine karşı gelerek birde onun varisi oldugunu idia ederek bu hadisleri yüzyıl sonra toplayıp kendi uydurdukları dine inanır hale gelmişlerdir.

    Ama yinede büyük bir başarıdır. İslam dini ve insanlık tarihi açısından, unutmaki onca mucizeyi görmüş israilogulları başlarından MUSA Peygamberin kırk gün ayrılması ile put yapmışlar, hiç olmasa bizimkilerin yüz yıl sürmüş. Bence evrimleşme ve insanlaık için büyük bir gelişme ama sizin durumunuz farklı sanırım.

    Herhalde çok fazla evrimleşip özel insanlar oldunuz. Ne yapalım biz böyle idare edecegiz.

    Dam üstünde saksağan , Vur beline kazmayı ..! Uydu mu ..? Sence bu iş tamam .

    Çok bilmiş ukala ..! Ben nasıl bir kelime kullandım , sen iyice okudun mu ..?

    Sazan atlamış hemen . İyi ..! Ayet hadis ayrımını da başarıyla geçtin .

    '' Hadis ile ,ayet ayrımını biz yapmıyoruz '' anlamında , bizim yaşantımız Kuran dedim .

    Şu cümle ne ifade ediyor ..?

    Allah ne emretmişse , peygamberimiz onu söylemiştir . Peygamber efendimiz de Allah emretmeden bir kelam etmemiş ise , ayet ve hadisi ayırın süper zekalılar ..!

    Şimdi hangi yüzle , peygamber efendimizin yaşantısı Kuran 'dı diyebileceksiniz ..?

    Çok büyük bir sahtekarlık yapmış olmayacakmısınız ..?

    Biz hangi yazımızda hadisleri ön plana çıkardık .?

    Hangi yazında sana hadisle cevap verildi .?

    Arızanız gittikçe büyüyor ya . Hadi hayırlısı ...
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  8. #8
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı cano.062 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Dam üstünde saksağan , Vur beline kazmayı ..! Uydu mu ..? Sence bu iş tamam .

    Çok bilmiş ukala ..! Ben nasıl bir kelime kullandım , sen iyice okudun mu ..?

    '' Hadis ile ,ayet ayrımını biz yapmıyoruz '' anlamında , bizim yaşantımız Kuran dedim .

    Şu cümle ne ifade ediyor ..?

    Allah ne emretmişse , peygamberimiz onu söylemiştir . Peygamber efendimiz de Allah emretmeden bir kelam etmemiş ise , ayet ve hadisi ayırın süper zekalılar ..!

    Şimdi hangi yüzle , peygamber efendimizin yaşantısı Kuran 'dı diyebileceksiniz ..?

    Çok büyük bir sahtekarlık yapmış olmayacakmısınız ..?

    Biz hangi yazımızda hadisleri ön plana çıkardık .?

    Hangi yazında sana hadisle cevap verildi .?

    Arızanız gittikçe büyüyor ya . Hadi hayırlısı ...
    Ayetle hadisi ayırmaz her söylenen sözün ALLAH tarafından söylendiğini düşünür ve böyle farz edersen, dine de inanmamam gerekir. Böyle bir mantık insanı kaosa götürür.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  9. #9
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Zaten kaostasın . Senin için ne farkeder ..? Ha kömür , ha doğalgaz . Sizin için ne önemi var canıımm ..?

    O zaman Peygamber efendimizin yaşantısı ne idi ..? Nasıl ifade etmeyi düşünüyorsunuz ..?

    Kuran ile bağdaştırmadan , onun yaşantısı Kuran 'dı , demeden ..!
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  10. #10
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    her söylenen sözün ALLAH tarafından söylendiğini düşünür ve böyle farz edersen, dine de inanmamam gerekir. Böyle bir mantık insanı kaosa götürür.

    Allah c.c Kuranda buyuruyor ,'' Biz emretmeden habibim bir tek kelam etmedi '' diye .

    Peygamber efendimiz de bunu teyit ediyor .

    ''Allah c.c emretmedikçe bir kelam etmedim '' buyuruyor .

    Bu durumda senin ,kendi mantığını da kullandığını hesab edersek ,dinin neresindesin..?

    Allah c.c buyuruyor , Peygamber efendimiz teyit ediyor , tebliğ ediyor ...!

    Sen diyorum , acaba ..?

    Sen hala bunu aklın ile çözmeye ,anlamaya çalışıyorsun . Kaos , maos anlamam ..!

    Kendi yerini , sen belirle , ramça ....

    Ya sen yalan söylüyorsun , ya da sen yalan söylüyorsun .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •