• Reklam
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Albay Arif Doğan'dan İnanılmaz İtiraflar...



    Abdülkadir Aygan'ı ben öldürttüm!

    İKİNCİ Ergenekon davasının 96. duruşmasında, Beşiktaş'ta özel yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadede JİTEM'in kurucusu olduğu iddiasında bulunan tutuksuz sanık emekli Albay Arif Doğan'ın savunması alınıyor.

    "Kürtçeyi çok iyi bilirim, benim annem de Kürt" diyen Arif Doğan, ""Abdulkadir Aygan’ı ben öldürttüm. Bu adamı PKK doğurdu. Askeri de sivil vatandaşı da suçluyor. Kim bu adam ya. İsviçre’de ailesiyle yaşıyormuş. Yalan söylüyor. İnanmazsanız getirin DNA testi yapın. Bu kişi Aygan değildir" dedi.

    Sağlık nedenleriyle tahliye edilen emekli albay Arif Doğan için mahkeme, 11 Kasım 2010 tarihindeki ara kararında savcılığa yazı yazılarak sağlık durumunun kötü olduğu bilinen Arif Doğan’ın getirilmesi için ambulans sağlanmasını ve duruşmada hazır bulundurulacak bir doktorun görevlendirilmesini istemişti.

    "BU SUÇLARA İNANSAM KENDİ KAFAMA SIKARDIM"

    Mahkeme Başkanı Köksal Şengün’ün, iddianamede hakkındaki suçlamaları okuduğu Arif Doğan, vatan haini olmadığını, 21 yıl dağlarda PKK ile mücadele ettiğini belirterek kendisine itham edilen suçlarla alakası olmadığını söyledi. Doğan, "Bu suçlara inansam kendi kafama sıkardım" dedi. "Ben vatan haini değilim. İsterseniz bir kez daha öldürün beni" diyen Doğan sözlerine şöyle devam etti:

    "Daha önceden 21 PKK’lının meclise girdiğinde ve PKK’lıların Habur’dan yurda giriş yaptıklarında ben parmaklıklar arasındaydım ve o zamanlarda iki kez ölmüştüm. Sedat Peker ve Veli Küçük paşam ile beni irtibatlandırmışlar. Ben istihbaratçıyım. Herkes ile görüşürüm. Sedat Peker ile generaller ve devletin bakanları da görüşüyordu 21 yıl ben dağlarda yaşadım ama hayvanlaşmadım. Ben öyle ölümler gördüm ki bu suçlamalar az kalır"

    Annesinin de Kürt olduğunu ve Kürtçe’yi çok iyi bilen bir subay olduğunu belirten Doğan, "Keşke tek beni alsaydınız. Herkes istediğini söyleyebilir. Ben her fikri ve düşünceye saygılıyım. Benim kapımdan alevisi sünnisi, komünisti faşisti, sağcısı solcusu herkes girebilir. Siyasi irade içinde hiç kimseye bir tek lafım yok" dedi.

    "JİTEM BENİM JİTEM BENİMLE VARDIR"

    Hayatı boyunca kimsenin öldürülmesi için emir vermediğini ve öldürmediğini, JİTEM’in olmaması halinde asker sayısının 80 bine ulaşacağını iddia eden Doğan, şunları söyledi:

    "JİTEM benim ve JİTEM benimle vardır. Diyeceksiniz ki Arif Doğan, devletin içerisinde devlet misin sen? Ben akıllı olduğum için asker de Kürt de öldürtmedim. Silah ve uyuşturucu ticaretiyle suçlandım. Oysa Yalova’da 1,5 ton eroini ben ihbarsız olarak aldım. Bir ihbarcı soksaydım olaya 10 trilyon alırdım. Ben aptal değilim. Mahkeme kararı ile aldığım 1,5 kiloluk uyuşturucuyu yem olarak kullandığım da olurdu. 20 yıl öncesinden kalan 600 gramlık uyuşturucu ile beni uyuşturucu trafiğine soktular. 3 tane silahım var. Yıllık mermi istihkakım 150’dir. Bunu 10 yıla vursanız ortaya çıkacak mermi sayısını görürsünüz. Kozmik yetkileri olan bir subaydım. Harp bilgileri dahi bende mevcuttu. Bu evrakların bir kısmı bende çıkmıştır. Şimdi devlet beni vatan hainliği ile mi suçluyor"

    "BEN BÜYÜĞÜME ASLA SAYGISIZLIK ETMEM"

    "JİTEM’İ sormuşsunuz, Genelkurmay ve Jandarma inkar ediyor" diyen Doğan, "Ben büyüğüme asla saygısızlık yapmam. Ben aşiret kültürü aldım. Avşarbey aşiretinden geliyorum. JİTEM kadrolu bir kuruluş değildir. Geçici bir süre için deneme amacıyla kurulan operatif bir birimdir. Yani Operasyon artı istihbarat anlamına gelir. Ancak oraya buraya silah gömüldüğünü söyleyenler var" dedi.


    "ABDULKADİR AYGAN’I BEN ÖLDÜRTTÜM"


    Doğan, "Abdulkadir Aygan’ı ben öldürttüm. Bu adamı PKK doğurdu. Askeri de sivil vatandaşı da suçluyor. Kim bu adam ya? İsviçre’de ailesiyle yaşıyormuş. Yalan söylüyor. İnanmazsanız getirin DNA testi yapın. Bu kişi Aygan değildir" diye konuştu.

    Arif Doğan’ın, rahatsız olduğunu, nefes almakta zorlandığını söylemesi ve duruşmaya ara verilmesini istemesinin ardından Başkan Şengün, duruşmaya öğle arası verdi.

    http://www.haberevet.com/haber/20110...oldurttum.html

    Yıllarca jitem yok dendi, albay doğan var diyor ben kurdum daha sonra da veli küçük'e devrettim diyor.

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Ve diğer itirafları devam ediyor:




    Arif Doğan Ergenekon'da konuştu JİTEM'in gizli sırlarını anlattı!

    İkinci Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından emekli albay Arif Doğan, ilk savunmasını yaptı. "JİTEM'i ben kurdurttum' iddiasını mahkemede de tekrarlayan Doğan, "Hizbulkontrayı da ben kurdum" dedi.

    Ergenekon davasının bugünkü duruşmasında, sağlık durumu nedeniyle tutuksuz yargılanan emekli albay Arif Doğan ilk savunmasını yaptı.

    Askerlerin varlığını inkar ettiği JİTEM'i kendisinin kurduğu iddiasını mahkemede de tekrarlayan Doğan, daha da çarpıcı iddialar ortaya attı.

    Doğan, Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun başında olduğu ilk teşkilat olan Hizbulkontra'yı da kendisinin kurduğunu söyledi.

    JİTEM'e ilişkin de konuşan Doğan, "JİTEM benim Veli Küçük paşama devrettiğim Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığıdır. JİTEM benimle vardır" dedi.

    Jitem'in kadrolu bir kuruluş olmadığını söyleyen Arif Doğan, "JİTEM olmasaydı bugün 80 bin asker ölmüş olurdu" diye konuştu.

    "AYGAN'I BEN ÖLDÜRTTÜM"

    Arif Doğan ilginç bir iddia da ortaya attı. Doğan PKK itirafçısı Abdülkadir Aygan'ı kendisinin öldürttüğünü söyledi ve, "İnanmazsanız getirin DNA testi yapın. Bu kişi Aygan değildir" dedi.

    Beşiktaş'ta özel yetkili Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ifadede JİTEM'in kurucusu olduğunu söyleyen emekli Albay Arif Doğan, savunmasında şunları söyledi:

    "İtham edilen suçlarla alakam yok, bu suçlara inansam kendi kafama sıkardım. Daha önceden 21 PKK'lının meclise girdiğinde ve PKK'lıların Habur'dan yurda giriş yaptıklarında ben parmaklıklar arasındaydım ve o zamanlarda iki kez ölmüştüm. Sedat Peker ve Veli Küçük paşam ile beni irtibatlandırmışlar. Ben istihbaratçıyım. Herkes ile görüşürüm. Sedat Peker ile generaller ve devletin bakanları da görüşüyordu, 21 yıl ben dağlarda yaşadım ama hayvanlaşmadım. Ben öyle ölümler gördüm ki bu suçlamalar az kalır.

    JİTEM benim ve JİTEM benimle vardır. Diyeceksiniz ki Arif Doğan, devletin içerisinde devlet misin sen? Ben akıllı olduğum için asker de Kürt de öldürtmedim. Silah ve uyuşturucu ticareti suçlandım. Oysa Yalova'da 1,5 ton eroini ben ihbarsız olarak aldım. Bir ihbarcı soksaydım olaya 10 trilyon alırdım. Ben aptal değilim. Mahkeme kararı ile aldığım 1,5 kiloluk uyuşturucuyu yem olarak kullandığım da olurdu. 20 yıl öncesinden kalan 600 gramlık uyuşturucu ile beni uyuşturucu trafiğine soktular. 3 tane silahım var. Yıllık mermi istihkakım 150'dir. Bunu 10 yıla vursanız ortaya çıkacak mermi sayısını görürsünüz. Kozmik yetkileri olan bir subaydım. Harp bilgileri dahi bende mevcuttu. Bu evrakların bir kısmı bende çıkmıştır. Şimdi devlet beni vatan hainliği ile mi suçluyor?

    JİTEM'İ sormuşsunuz, Genelkurmay ve Jandarma inkar ediyor. Ben büyüğüme asla saygısızlık yapmam. Ben aşiret kültürü aldım. Avşarbey aşiretinden geliyorum. JİTEM kadrolu bir kuruluş değildir. Geçici bir süre için deneme amacıyla kurulan operatif bir birimdir. Yani Operasyon artı istihbarat anlamına gelir. Ancak oraya buraya silah gömüldüğünü söyleyenler var.

    Abdulkadir Aygan'ı ben öldürttüm. Bu adamı PKK doğurdu. Askeri de sivil vatandaşı da suçluyor. Kim bu adam ya. İsviçre'de ailesiyle yaşıyormuş. Yalan söylüyor. İnanmazsanız getirin DNA testi yapın. Bu kişi Aygan değildir."

    Arif Doğan'ın rahatsız olduğunu söylemesi üzerine duruşmaya öğle arası verildi.

    Kendisine bırakılması halinde çok üzücü şeyler hatırladığını anlatan Doğan, ''Siz sorun ben cevap vereyim'' dedi.

    ''...ÇOK ÜZÜLÜYORUM''

    Doğan, JİTEM'in çok gizli bir kuruluş olmadığını dile getirerek, şunları söyledi:

    ''JİTEM'in arşivi bende. Kimse bulamaz. Onlar kahraman gibi savaştılar. JİTEM'de 10 bin kişi vardı. İsimlerini söylesem onları da mı yargılayacaksınız? Onlar 100 kişilik bir gruba 10 kişiyle gidiyorlardı. Tek bir asker, Türk halkı ölmesin diye ölüme gidiyorlardı.''

    Konuşması sırasında ses tonunu yükselten Doğan'a Mahkeme Başkanı Şengün ''sakin konuşun'' dedi. Doğan da ''Ama çok üzülüyorum'' diye yanıt verdi.

    SEDAT PEKER İLE İLİŞKİSİ

    Peker'le ilişkisine de değinen Doğan, polis tutanaklarında Peker'e yönelik ''Reis'' dediğinin kayda geçirildiğini belirterek, heyete yönelik ''Siz şimdi mahkeme başkanısınız. Size Başkan demek suç mu?'' diye konuştu. Peker'le ilk defa bir uyuşturucu kaçakçısının yakalanmaması için bir araya geldiğini belirten Doğan, Peker'in kendisine uyuşturucu işiyle uğraşmadığını söylediğini kaydetti.

    Başka bir görüşmesinin Şile'de bir astsubayın öldürülmesiyle ilgili olduğunu anlatan Doğan, ''O adamın çok önemli ve çok gizli hizmetleri olmuştur. Şimdi burada anlatamam onları. Peker'e 'Patron'da derim 'Reis' de derim, ne olmuş?'' şeklinde konuştu.

    İkinci ''Ergenekon'' davasını izlemeye gelen gazeteci ve avukatlar cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.
    http://www.internethaber.com/doganda...ri-321921h.htm

    İnanılmaz şeyler söylüyor bu adam.

    Domuz bağları vs. diye günlerce türkiyenin gündemini meşgul eden bir örgüt için "Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun başında olduğu ilk teşkilat olan Hizbulkontra'yı da kendisinin kurduğunu" söylüyor!

    Bu adam bir albay!

  3. #3
    Ya yapma Yada pişman olma guralkan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-09-2010
    Mesajlar
    1,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Bu şahsın ya akıl sağlığını yitirdiğini (ki düşük ihtimal) yada, Devletin (Görünen yada Derin) gizli ve illegal işlerinin ihalesini toptan üzerine aldığını düşünüyorum ( Bu işler gerçekten Vatan ve milletin beka'sı içinmidir değilmidir bunu tartışmıyorum,tartışamam. Bu konu açıkçası benim bilgimi de boyumu da aşar ).

  4. #4
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    istihbaratçı beyanat verirken dikkat etmek gerekiyor, çünkü doğru düzgün birşey söylemezler... onun eğitimi almışlar...
    ancak iyi eğitilmiş insanlar doğruyu ve yanlışı ayırt edebilirler...

    Bunu Hanefi Avcının tutuklamasına sebep olan kitabında gördük... bu kitap kamuoyunda çok tartışılda ama neler doğru olduğunu henüz kimse karar veremiş değil...
    bu insanlarla muhatap olmak, kitaplarını okumak boş işlerdir...
    ancak; dolaylı yoldan, olaylara bakarak bir araştırmacının değerlendirmesine bakarak bazı olayları öğrenelinebilinir...
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  5. #5
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE HARBİKIZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-09-2008
    Mesajlar
    3,420
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    helal olsun........




    HER LÄFA VERİLECEK CEVABIM VARDIR LÄKİN BEN ÖNCE LÄFA BAKARIM LÄF MI DİYE SONRA SÖYLEYENE BAKARIM ADAM MI DİYE........



  6. #6

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9


    İkinci Ergenekon davasının tutuksuz sanıklarından emekli Albay Arif Doğan'ın çarpraz sorgusu sırasında cep telefonu çaldı. Bunun üzerine Doğan'ın üzerinde 3 adet cep telefonuyla duruşma salonuna girdiği ortaya çıktı. Doğan, Cem Ersever'in JİTEM'de görev yapmadığını belirterek, "JİTEM kargaşası halen devam ediyor. İstihbarat Grup Komutanlığı ile sivil ekiplerden kurulu JİTEM'in ayrı şeyler olduğunu bilmeliyiz. Benim kurduğum JİTEM, Ergenekon'daki JİTEM değildir" dedi.

    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce dün Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde oluşturulan duruşma salonunda devam edilen İkinci Ergenekon davasında çapraz sorgusu süren Doğan, "Cem Ersever İstihbarat Grup Komutanlığı'nda görevliydi. Buradan dönüştürülen JİTEM'de görev yapmıştır" diye konuştu. Savcı Mehmet Ali Pekgüzel'in "Yurtdışında JİTEM görev yapmadı dediniz. Ancak size ait olduğu öne sürülen ses kayıdında, savcılık ifadesinde Suriye'de Cemşeref köyünde operasyon yaptığınızı söylüyorsunuz? Bu çelişkidir?" demesi üzerine Doğan, sesini yükselterek, "Bu bandların hiçbirini kabul etmiyorum. Cemşeref Köyü neresidir? Karayılan'ın ordugahı. Sıfır noktasında bir yer. PKK her yerde geziyor. Bu sınır dışı operasyon mu sayılır. Sadece Abdulkadir Aygan'a yapılan bir eylem vardı. Bu dışta yapılan bir eylemdi. Bu adam yüzünden benim albayım kafasına sıktı. Abdurkerim Kırcı kafasına ******** yaşamaktansa ölürük daha iyi diyerek sıktı. Şimdi ben bunun hesabını kimden sorayım?" şeklinde konuştu. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün ise "Sakin olun. Kendize eziyet edip ortamı da germeyin" diyerek müdahale etti. Mustafa Balbay'ın savcılığın yönelttiği soruların dava ile ilgili olmadığını söylemesi üzerine Başkan Şengün, "Dava kapsamında JİTEM var" dedi. Bunun üzerine Balbay ve Tuncay Özkan itiraz etti. Savcı Ali Pekgüzel "Balbay JİTEM'de görev yaptınız mı?" sorusunu yöneltince sözlü tartışma çıktı.

    İDDİANAMEDİ JİTEM BEN DEĞİLİM
    İddianamedeki yer alan JİTEM'in kendisi olmadığını söyleyen Doğan, "Benim kurduğum JİTEM'i ben biliyorum" dedi. Savcı Pekgüzel'in 16 Eylül 1989 yılında Cizre Nusaybin'de ölüdürülen Hasan Caner, Hasan Uçar ve Tahsin Sevim'i tanıyıp tanımadığını sorması üzerine "Niye hep isimler soruyorsunuz. Ne bileyim her öldürülen adamı bana mı soracaksınız" yanıtını verdi. Günlüğünde bulunan 'Derikte olaylar' adlı notların ses kayıtları gibi kendisine ait olmayabileceğini savunan Doğan Pekgüzel'in "1997 yılında Yalova'da görev yaptığınız dönemde tuttuğunuz bir notta Ankara Jitem'den Albay Kürşat yazmışsınız. İfadenizde Jitem'in 1990 yılında dondurulduğunu söylemiştiniz. Oysa bahsettiğiniz not bu tarihten sonrasına ait. Açıklar mısınız?" sorusu üzerine "Kuran ayeti mi bu. yanlış söylemiş olamaz mıyım?" diye konuştu Sanıklardan Adil Serdar Saçan'ı tanımadığını kaydeden Doğan, "Tanımıyorum ama Onunla bir hesabımız var. İddianamede benimle ilgili bir erkeğe yakışmayacak sözler söylemiş. 72 milyona sesleniyorum, o erkekse gelsin bunları yüzüme söylesin. Söylediği sözlerin 100 katını kendisine iade ediyorum" dedi.
    Sanık Muzaffer Öztürk'ün evinde bulunan malzemelerle ilgili olarak da "Bunlar askeri belgeler ve askeri malzemelerdir. O belgeler sizi ilgilendirmez. Askeri bir literatür var. Askeri savcılık ve askeri mahkeme var. Beni yargılayacaksa onlar yargılar. Bu mahkeme yargılayamaz" diye konuştu.

    SİZ KONUŞUNCA RAHATSIZLIĞINIZ AZALIYOR
    Bu sırada Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, sanık Arif Doğan'a, "Siz zaten konuşmadığınız için hastasınız sanırım. Zira konuştukça açılıyorsunuz ve rahatsızlığınız azalıyor. Aslında hakkınızdaki teşhisin doğru olup olmadığını tekrar sormak lazım." dedi.

    KALEMLİK YAPILDI
    Sanık Muzaafer Öztürk'ün evinde bulunan malzemeler arasında yer alan boş kovanlardan kalemlik filan yapıp eşe dosta dağıttık. Bunlar arasında vali, belediye başkanı, hakim ve savcılar vardı." dedi. Bunun üzerine savcı Pekgüzel, "Yani oradaki mühimmatlardan yani silahlardan birilerine hediye mi ettiniz?" diye sordu. Bunun üzerine sanık Doğan, "Beni intihar ettirmeyin. Ben size kalemlikten bahsediyorum. Siz iki silahın hesabını yapıyorsunuz. Ben Güneydoğu'da OHAL bölgesinde ruhsatsız 3 bin silah dağıttım. Onları neden sormuyorsunuz da Muzafeer'in evine koypduğum malzemeler arasından çıkan iki silahı soruyorsunuz?" diye cevap verdi.

    ASKERİ MALZEMELERDE SUÇ UNUSURU YOK
    Savcı Nihat Taşkın'ın askeri malzeme bulundurmanın kanunen suç olduğunu söylemesi üzerine Beykoz Çavuşbaşı'ndaki deposunda bulunan askeri malzemelerin suç unsuru olamayacağını söyleyen Doğan, "Emekli bir subay olduğumu neden göz önünde bulundurmuyorsunuz. Şimdi olsa yine bulundururum. Bu evrakları bulundurma nedenim, kurduğum teşkilatın evrakları olmasındandır. Örgüt dokümanı saklamıyorum. Teşkilatımın evraklarını saklıyorum. Hem de iç içe geçmiş iki sandıkta sakladım. Zarar görmesin diye bu yöntemle sakladım. Hepsinin kilidi bende. Yarın tomar halinde getireyim. Ama Emniyet, suç malzemesi bulmuş gibi dağıttı hepsini? Bunun neresi suç?" dedi.

    30 KİŞİ ÖLDÜRÜLDÜ
    "Hala Ergenekon'un JİTEM'ini soruyorsunuz bana" diyen Doğan, "Onu gidin içinde yer almış arkadaşlara sorun. Bendekiler Jandarma İstihbarat Grubunun yeniden yapılanma edilerek JİTEM'e dönüştürülmesinin evraklarıdır. 30 tane JİTEM'le ilgili adam öldürüldü. Neden biliyor musunuz? Deşifre edildiler. Oradaki subaylar kına yaksın. Adamları deşifre ettiler" diye konuştu.

    KİMSE KONTROLSÜZ BİR HALT EDEMEZ
    Savcı Taşkın'ın "Sizin yaptığınızda devlet sistematiği yok" sözleri üzerine de Doğan, "Neden devlet sistematiği yokmuş. Ben bir sistem oluşturdum işte. Hiç kimse kontrolsüz bir halt edemez. Atatürk'ün kurduğu devlette kimse çizginin dışına çıkamaz" dedi.

    HESAP MI SORACAĞIM
    Savcı Taşkın'ın kriminal incelemede bu malzemeler arasında bulunan boş kovanların 434 ayrı silahtan atıldıklarının belirtmesi üzerine de Doğan, "Hiç tabanca da kullanmazdım. Kalaşnikof ve Kanas kullanırdım. Her sarfa bir kelle. Kimse merminin hesabını sormazdı. Adam ölümden dönmüş. Bir de 'gel bakalım, ne yaptın fişekleri, mermileri' diye hesabını mı soracaksınız? Beykoz'daki depoda bulunan boş kovanların geçmişinden haberim yok" diye konuştu.

    SİLAHLARI DAĞITIRDIM
    100 bin silahı kimlere dağıttığının sorulması üzerine de Doğan, "Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'ndan alınan silahlar, hücrelere dağıtılırdı. Okullar basılıp, öğretmenler öldürülüyordu. İşte dağıtılan binlerce, yüzlerce silah, fişek buralara dağıtıldı, illegal yerlere dağıtılmadı. 100 bin dedik diye tam sayı bu değil. Bize verilen silahları halka dağıttığımızı anlatmaya çalışıyorum. Silahları eşeklerle dağıtıyordum" şeklinde konuştu.

    GENELKURMAY'IN JİTEM'LE İLGİSİ YOK
    Savcı Taşkın'ın "JİTEM ve Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'nın aynı anda görev yaptığını ikisini de yönettiğinizi söylüyorsunuz. Genelkurmay bunu doğrulamıyor. Sizin bu dediğinizi belgeleyecek deliliniz var mı? şeklindeki sorusuna ise Doğan şu yanıtı verdi:
    "Genelkurmay'ın JİTEM'le ilgisi yok. Genelkurmay'ın tasdik ettiği Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı'dır, JİTEM değil. JİTEM, Jandarma Genel Komutanının bilgisindedir. Genelkurmay'a bildirmeye gerek yoktur. Bildirilmemiştir de zaten. Ben jandarma subayı olarak hiçbir Genelkurmay yetkilisine brifing vermedim"

    ÇOK OKSİJEN Mİ VERİYORSUNUZ
    Arif Doğan'ın sık sık sesini yükseltmesi üzerine Başkan Şengün, doktora dönerek, "Böyle konuşması onu düzeltiyor mu? Çok mu oksijen veriyorsunuz da bu kadar dinamik. Bu hareketliliği, rahatsızlığıyla bağdaşmıyor" dedi. Doktorun normal işlemleri yapıyoruz yanıtını vermesi üzerine de Doğan, "İnsanlar gülüyor. Beni rezil etmeye mi çalışıyorsunuz?" diyerek tepki gösterdi. Başkan Şengün ise "Burada bağırarak konuşuyorsunuz" şeklinde çıkıştı. Başkan Şengün "Bağırıyorsunuz efendim, burada jandarma yok. Burası mahkeme ve siz de sanıksınız" ikazında bulundu. Doğan'ın yanıtı ise "Ne sanığı?" oldu.

    Emekli Albay Arif Doğan, Savcı Nihat Taşkın'ın "Hizbul-Kontr'u ne amaçla kurdunuz" sorusu üzerine, Hizbul-Kontr'u PKK'nın yaptığı çalışmalara karşı halkı dini yönden eğitmek için kurduğunu söyledi. Örgütün öldürülen lideri Hüseyin Velioğlu'nu, dini bilgisinin çok fazla olması ve dindar bir aileden gelmesi nedeniyle seçtiğini ve kurduğu Hizbul-Kontr üyelerinin tamamen dini eğitim aldığını savunan Doğan, "Eğitimi Velioğlu veriyordu. Jandarma hiçbir şekilde Hizbullahkontra askeri eğitim vermedi" dedi. Velioğlu'nun güzel hizmetleri olduğunu savunan Doğan, "Eğer bir suç varsa zaten cezasını da ölerek çekti" diye konuştu.

    CİNGÖZ'Ü PKK ÖLDÜRDÜ
    Suikaste kurban giden Tuğgeneral Temel Cingöz'ün, Adana'da 1991 yılında Hüseyin Velioğlu ile görüştüğünün hatırlatılması üzerine ise Doğan
    ''Temel Cingöz, önemli bir istihbaratçıydı. Onun talebesiydim. Cingöz, PKK tarafından öldürüldü. DHKP-C'nin öldürdüğü yalan" dedi.

    İSTİHBARATÇI KİMLİK DEĞİŞTİRİR
    İstihbarat görevi yapan personelin can güvenliği nedeniyle sık sık kimlik değiştirdiğini bu nedenle kendilerine bakanlığın boş kimlik kartları gönderdiğini anlatan Doğan, savcının Ergenekon ana davasının tutuklu sanıklarından emekli Tuğgeneral Veli Küçük'te ele geçirildiğini söylediği "Mafia" başlıklı bir yazıyı okuyarak "Bu yazı sizin için bir şey ifade ediyor mu?" sorusuna ise "Veli paşam karşılaşmalarımızda yaptığımız konuşmalarda hiçbir siyasi içerikli kelime söylemezdi. Çok ketum bir insandır" cevabını verdi. Savcı Nihat Taşkın'ın, "Ama sizin ajandanızda da 'Mafia' diye yazıyor" demesi üzerine de "Öküz altında buzağı arıyorsunuz" diye konuştu.

    SİLAHLAR SENET KARŞILIĞI VERİLDİ
    Arif Doğan'a, Tuncay Özkan ise TSK'dan hangi rütbede emekli olduğunu sordu. Doğan'ın yanıtı ise "Ben hala emekli değilim. Seferberlik tetkik kuruluna göre 4 senedir generalim. Siz askerlikte rütbeye göre mi görev verildiğini sanıyorsunuz" oldu. Özkan'ın Güneydoğu'da dağıtılan silahların kimlere nasıl verildiğini sorusuna da Doğan, "Bu silahlar devlet tarafından belirlenmiş kişilere verildi. Mesela köylerde görev yapan öğretmenlere. Senet mukabili verildi. Bu silahlar zimmetliydi" karşılığını verdi.

    JİTEM FAİLİ MEÇHUL İŞLEMEDİ
    JİTEM'in yasal prosedür çerçevesinde kurulduğunu anlatan Doğan, Özkan'ın JİTEM'in kapatılma kararının ne zaman ve kim tarafından verildiğini yönündeki sorusu üzerine de "Üstlerimin kararlarını tartışacak durumda değilim. Ben asker terbiyesi aldım" dedi. "Burada askeri bir yargılama olmaya başladı" diyerek sorulara tepki gösteren Doğan, faili meçhul cinayetlerle ilgili olarak "JİTEM'in kesinlikle faili meçhul cinayet işlememiştir. Bu PKK tarafından uydurulmuştur" savunması yaptı.

    TUNCAY ÖZKAN İLE GERGİN ANLAR YAŞADI
    DUruşmada Tuncay Özkan ile Doğan arasında gergin anlar da yaşandı. Özkan, "OHAL bölgesinde dağıttığınızı söylediğiniz silahları savcılık emanetten alıp dağıttığınızı söylediniz ve bunun üzerine savcı bey, Mustafa Balbay'a JİTEM'in hangi hücresindensiniz diye sordu?" şeklinde konuşunca Doğan, "Savcı bey benimle dalga geçer gibi soruyordu. Ben de şaka olsun diye söyledim bunu" dedi. Özkan'ın karşılığı "O halde söylediklerinize dikkat edin" oldu. Doğan da "Ben ne söylediğimi biliyorum.Sen kendi işine bak" diyerek "Siz önce PKK'dan yana mısınız, yoksa vatanınızı seviyor musunuz ona karar verin" şeklinde konuştu. Özkan'ın, "Buna vallahi ben de karar veremedim" sözü üzerine de Doğan, "Yanlış ya da doğru bir an önce karar verin ama" dedi.

    KAÇAK SİLAHLARI BAKANLIKLAR SİLAHLI KUVVETLERE VERDİ
    Silahları bazen savcılığın adli emanetinden temin ettiği yönündeki sözlerini espri amaçlı söylediğini kaydeden Doğan, "Bir keresinde 2 kamyon dolusu Suriye'den gelen silah yakalamıştık. Adalet Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı anlaşarak bunları silahlı kuvvetlere devretti'' iddiasında bulundu.

    GENELKURMAY'IN TALİMATI YOK
    Tutuklu sanıklardan Binbaşı Levent Göktaş'ın "TSK'da herşey talimatlıdır. Kurdum, kurduk veya kuracağız diye bir olay yoktur. Doğru mu?" sorusuna "Yalan" diye karşılık veren Doğan, Genelkurmay Komutanlığı'nın JİTEM'in kuruluşu konusunda herhangi bir talimatı olmadığını, kuruluşu için kendilerinin istediği müsaade yazısına Jandarma Genel Komutanlığı'nın onay verdiğini öne sürdü. Göktaş'ın "Yani bölgede kontrolsüz bir güç yoktur demek istiyorum. Doğru mu?" sözleri üzerine Doğan "Tabii ki yoktur. Senin böyle bir soru sorman bile çok ayıp" karşılığını verdi.
    http://www.haberturk.com/gundem/habe...kim-karsisinda

    Albay Doğan konuşmaya devam ediyor...

  7. #7
    <span style='color: #FF0000'>Kutadgu Bilig</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-03-2008
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    6
    Ergenekon pisliği temizlenmedikçe Türkiye'deki terör belasının son bulmayacağını başından beri söylüyorduk.
    http://www.turkforum.net/signaturepics/sigpic389535_2.gif

    Rehber Kur'an Hedef Turan

    Türk Dünyası ve Türkiye, Hz. Muhammed (SAV) Gibi bir Önder Arıyor

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Hanzade Doğan'dan internetin geleceği
    2005 Konuları bölümünde GOL11 tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 09.12.05, 08:06

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •