• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    PKK'yı Mit Kurdu...Uğur Mumcu Apo ile görüştüğü için öldürüldü...


    PKK`nın kurucularından Şükrü Gülmüş, çok tartışılacak açıklamalarda bulundu. Abdullah Öcalan`ın derin güçlerle irtibatının 1972`de başladığını belirten Gülmüş, bugün gündemi meşgul eden çok sayıda konu ile ilgili açıklamalar yaptı...

    Gülmüş, iki subay arasında geçen ve PKK`lılara zaiyat verdiği için düşürülmesi planlanan Heron olayına benzer hadiseler yaşadığını anlattı.

    Gülmüş, "İki üç olayda Heron gibi karşılıklı paslaşma olduğunu hissettim. Aktütün ve Tokat eylemleri sırıtıyordu. Birbirlerinin elini rahatlatan eylemler. Karşılıklı birbirini tamamlama var. 1991`de 20 kişilik bir grup olarak Suriye`den geçecektik. Geçişimizi yapan Murat Karayılandı. Süleyman Demirel, `Sınırlarımızda kuş uçmuyor` diyordu. Bizimkiler kuledekilere işaret verdi. Telsizden dinliyoruz, askerlere `yat komutu` verdiler. Karayılan mayın tarlasını iyi biliyordu. Elimizi kolumuzu sallayarak girdik" şeklinde konuştu.

    ÖCALAN 72`DE ÇÖZÜLDÜ!
    Gülmüş, PKK`daki 15 yıllık yanılgısını Öcalan`ın 1972`de yakalandığında çözülmesi`ne bağladı. Gülmüş, şöyle devam etti: "Ergenekon mevcut askeri kast içerisindedir. Ama iki departmandır. Emekli olan askerler Veli Küçük ve JİTEM`cilerden giderek bir takım oluştu. Bunlar yeni bir devletleşme şekline girmiştir. Bunun içerisinde PKK`nın olması mümkündür. Mustafa Karasu, Ali Haydar Kaytan, Cemil Duran gibi kurucular hapiste. Bunlar çatışmalardan uzak kaldılar. Öcalan`ın 72`den beri bir ilişkisi var. Süreç içerisinde bu takım birlikte hareket etti."

    Gülmüş, Öcalan`ın örgütü avukatları vasıtasıyla yönettiğini belirtirken bu ilişkinin kesilmesi halinde PKK`nın `başı kesilmiş tavuk` gibi kalacağını ileri sürdü. Bu iddiasını sistemin tek bir kişiye endeksli olmasına bağladı.

    YALÇIN KÜÇÜK `ÇiFTE KULAKTI`
    Gülmüş, Öcalan`la samimi fotoğrafları basına yansıyan Ergenekon sanığı Yalçın Kuçük`ün örgütü yönlendirdiğini belirtti. Gülmüş, şunları kaydetti:

    "Benim raporlarımı yazıyordu. Çifte kulaktı, hem bize hem devlete çalışıyordu. Ama karşı çıkarsam Öcalan`ı karşımda bulacağım için ses etmiyordum. Bütün raporlarımızı Öcalan onun üzerinden alıyordu. O kadar etkiliydi. Ben Özgür Gündem`in Genel Yayın Yonetmeni iken, Küçük Öcalan`la yaptığı `Dirilişin Öyküsü` adlı röportajı sürmanşetten vermemi istedi. Vermeyince beni Öcalan`a rapor etti`. Haftada 5 gün Öcalan`la görüşüyordum. Bu olaydan sonra Öcalan gazetenin kapatılmasını emretti."

    `Özgür Gündem`i Öcalan kapattı, `devlet kapattı` dedik`
    Şükrü Gülmüş,“Öcalan paraşütüyle” oturduğu Özgür Gündem gazetesi genel yayın yönetmenliğinin nasıl son bulduğunu anlatırken de aynı şiarla hareket ediyor; “Gerçekleri konuşmazsak, bu pilav daha çok su kaldırır!”

    “Yalçın Küçük’ün Bekaa’da Öcalan ile yaptığı 250 sayfalık ‘Dirilişin Öyküsü’ röportajını basmadığım için, Öcalan gazeteyi kapattı. Zaten bu, bizim çatışmamızın ete kemiğe bürünmesidir. Gazetede oturuyoruz, misafirlerim var. Hâlâ hayatta olanlara da sorabilirsiniz. İsmail Beşikçi, Fikret İlkiz şahittir. Odaya pat diye Yalçın Küçük girdi. Kalpağı da kafasında, ‘Başkan’dan selam getirdim sana, şunu hemen sürmanşetten gireceğiz’ dedi. Oda kalabalık, ben o gazetenin yayın yönetmeniyim. Tavrına çok bozuldum ama ‘Hocam buyurun oturun, bakarız’ dedim. ‘Olur mu, hemen manşetten gireceksin’ diye devam ediyor Yalçın Küçük. Bu arada Bekaa’dan dönüşünü Avrupa üzerinden yapmış. Bunu da Mustafa Karasu, çantasında kasetlerle, fotoğraflarla uğurlamış. Atatürk Havalimanı’na inişte, elinde ne varsa savcıya teslim etmiş. O esnada Yalçın Küçük’le ayaküstü tartıştık. Misafirlerim gittikten sonra Avrupa’ya telefon ettim. Durumu anlattım, ‘Doğrudur. Yaptığı röportajın bir nüshası var bizde’ dediler. Fakslamalarını istedim. 250 sayfa yazı, ertesi gün önüme geldi. Redaksiyon vs. derken arkadaşlarla müzakere ettik, nihayetinde 15 gün boyunca röportajı vermedim. Hem böyle bir dayatmayı içime sindiremiyordum, hem de günlerce sürecek böyle bir yayınla, devlete hedefe olmak istemiyorum. Son olarak arkadaşlara ‘Kellem gitse de yayımlamayacağım’ dedim. 15 günlük sürecin ardından gazeteye Avrupa’dan faks geldi. Gazetenin kapandığı ifade ediliyordu. Hemen telefon ettim. ‘Önderlikten gelen talimat yazısıdır. Gazeteyi kapatıyoruz’ dediler. Sistemi biliyorum; tek adamlık, röportajı basmadım, gazeteyi kapattı. Tabii biz bunu o dönem böyle söylemedik. Tabiri caizse, ‘Alçak devlet gazetemizi kapattı’ dedik. Fakat içime sinmedi, çok sert bir kapanma yazısı yazdım. Yazıda topu devlete atıyormuş gibi yapıp kendi sistemimize, Öcalan’a çuvaldızı batırıyorum. Başyazarımız Haluk Gerger yazıyı okudu. ‘Şükrü senden sonra da bu arkadaşlar gazetede çalışacak. Yazını biraz yumuşat’ dedi. Ben de yeni bir kapanma yazısı yazdım.”

    `Uğur Mumcu, Öcalan ile görüşmek istedikten sonra öldürüldü`

    Şükrü Gülmüş, “Kürt Dosyası” adlı kitabında da yer alan iddiaları hayli ilginç:
    “Uğur Mumcu ‘Abdullah Öcalan ile görüşmek istiyorum’ diyerek Avrupa PKK’sına müracaat etti. Ben yıllar sonra, Uğur Mumcu’nun talebini ilettiği bu adamı tespit ettim. Onunla konuştum. Öcalan’a Uğur Mumcu’nun görüşme talebini Avrupa’daki bu kişi iletiyor. Avrupa üzerinden yaptığı müracaat sonucunda, Öcalan ‘tamam’ diyor. Avrupa’daki PKK’lılar yardımcı olacaklar, Uğur’u Şam’a götürecekler, Öcalan ile karşılaştıracaklar. Uğur Mumcu Türkiye’ye döneceğini, oradan Şam’a uçacağını söylüyor. ‘Bunu kendisine haber verin’ diyor. Uğur geliyor, bir süre sonra arabası uçuruluyor. Abdullah Öcalan ile Uğur Mumcu’nun karşı karşıya gelseydi, başka şeyler de ortaya çıkacaktı. Bu görüşmeden rahatsızlık duyan derin güçler devreye girdi.”

    `Mumcu`nun bağlantısı Avrupa`da, araştıran olursa elimden geleni yaparım`
    “Nasname’de yazdım bunları ben. O yazımı birkaç yer alıntıladı. Ama üzerine araştırma yapıldı mı; bilmiyorum. Benim görüştüğüm kişi de hayatta. Şu anda PKK dışına düşmüş biri. Halen Avrupa’da. Mumcu’nun Avrupa’da müracaat ettiği bu adamın bende her türlü bağlantısı var. Araştırmak isteyen olursa, bana anlattıklarını açıklaması için elimden geleni de yaparım.”

    Şükrü Gülmüş Kimdir?
    PKK`ya 1978`de katılan Gülmüş, `PKK ana davasında` 8 yılı Diyarbakır Cezaevi`nde olmak üzere toplam 11 yıl hapis yattı. Öcalan`ın talimatı üzerine PKK medyasının yöneticisi oldu. Ardından Özgür Gündem`in Genel Yayın Yönetmenliği`ne getirildi. 1993`te Öcalan`ın fikirlerini eleştirerek örgütten ayrılarak Almanya`ya yerleşti
    [/FONT]


    http://www.analizmerkezi.com/Haber/G...-MIT-KURDU.php

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9



    Mumcu Öldürülmeseydi Ne Yazacaktı? .

    Suikasttan bir gün sonra Genelkurmay’da randevusu vardı.

    Mustafa Balbay’ın günlüğüne göre, Genelkurmay gazeteci Uğur Mumcu’ya arşivlerini açmıştı ve PKK-MİT ilişkisini araştırdığından haberdardı. Günlükte, dönemin Genelkurmay 2′nci Başkanı Büyükanıt, “Uğur ölmeseydi pazartesi buraya gelecekti. Arşivde çalışıyordu. Öcalan’ın kayınpederinin MİT’e çalıştığını saptamıştı” diyor…

    Mustafa Balbay’a ait olduğu iddia edilen günlükte, yıllardır çözülemeyen gazeteci Uğur Mumcu suikastıyla ilgili de enteresan notlar yer alıyor. Günlükteki, dönemin Genelkurmay 2′nci Başkanı olan Mehmet Yaşar Büyükanıt’ın sözleri, Mumcu’nun PKK’nın derin ilişkilerini araştırdığı için öldürüldüğü iddialarını güçlendiriyor. İşte günlüğe göre Büyükanıt’ın sözleri…

    ‘Mumcu arkadaşımdı’
    “6 Nisan 2003 Pazar günü saat 12.30′da Genelkurmay Karargahı’nda Aslan Paşayla (Genelkurmay İstihbarat Başkanı olan Aslan Güner) görüşme… 45 dakika sonra, Yaşar Paşa (Genelkurmay 2. Başkanı olan Mehmet Yaşar Büyükanıt) geldi, “Ona günü anlatmam lazım, isterseniz bekleyin, en çok yarım saat sürer” dedi sonra ikisi birlikte geldiler… Yaşar Paşa, sivildi. Kırmızı ağırlıklı bir tişörtü vardı: “Uğur Mumcu benim arkadaşımdı. Buraya çok geldi gitti. Bizim arşivde çalıştı. En sevilen yazardı… Öldürülmeseydi ertesi gün, pazartesi buraya gelecekti. Arşivde çalışıyordu. Öcalan’ın karısının ( Kesire Öcalan) babasının MİT’e çalıştığını saptamıştı. Daha derin araştırmalar içindeydi…”

    Cinayetten 2 saat sonra…

    Mumcu’nun kardeşi avukat Ceyhan Mumcu da, günlükte yer alan notları doğruladı. Kardeşinin saldırı sonucu öldüğü dönemde bu konuyu kendisinin de araştırdığını belirten Mumcu, şunları söyledi: “Uğur, ‘Kürt Dosyası’ adında bir kitap yazıyordu. Bu kitapta Abdullah Öcalan’ın ilk kez mahkemeye çıkarılışından serbest kalışına kadar geçen süreçteki şüphelerini de aktarıyordu. Ayrıca 15 Ekim 1992′de yayımlanan ‘Kim bu Pilot Necati’ başlıklı yazısı da bu konuyla ilgiliydi. Ancak kitabı tamamlayamadı…” Ceyhan Mumcu daha önceki bir röportajında da cinayetten 2 saat sonra Güreş ve Büyükanıt’ın eve geldiğini söylemişti: “Uğur öldürüldü, 2 saat sonra Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş, Uğur’un evindeydi. Yanında Yaşar Büyükanıt da vardı. Doğan Paşa suikasttan önce Emniyet’i uyarmış, ‘Uğur’a bir şey yapacaklar, aman iyi koruyun’ diye… Demek ki Genelkurmay’ın istihbaratı iyi çalışmış… O nedenle Güreş ve Büyükanıt Paşalar mutlaka dinlenmeli.”

    Tuğ’dan belgeleri alacaktı
    Mumcu’nun diğer randevusu ise 12 Mart 1971 döneminin askeri savcısı Baki Tuğ ileydi. 27 Ocak Çarşamba günü buluşacaklardı. İki gün önce, Baki Tuğ’un Meclis’teki odasında bir araya gelmişlerdi ve Tuğ’a, “Abdullah Öcalan’ın MİT’le ilişkilerini ortaya çıkardım” demişti. Tuğ Meclis Milli Savunma Komisyonu Başkanı’ydı, ‘Araştıracağım’ dedi, randevuyu verdi. Tuğ’un bilgileri önemliydi, çünkü 1972′de, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) 1. sınıf öğrencisi olan 22 yaşındaki Abdullah Öcalan, bildiri dağıtmak suçundan gözaltına alındığında Askeri Savcı Baki Tuğ’un önüne getirilmişti. Tuğ, boykotçu öğrenciler içinde en ağır cezayı Abdullah Öcalan ve iki arkadaşı için isterken, yargılama sırasında mahkemede görüş değiştirince Öcalan üç ay hapis cezasıyla kurtulmuştu.

    Devlet kullanmış olabilir
    Baki Tuğ, o günleri daha sonra şöyle anlatmıştı: “Apo’nun MİT mensubu olup olmadığı konusunda yardım istedi. ‘Arşivime bakayım’ dedim. Araştırdım; Abdullah Öcalan’ın kayınpederi Ali Yıldırım, Milli İstihbarat’ta çalışan bir görevliydi. Öcalan, Ali Yıldırım’ın kızı Kesire ile evlenmişti. Bizde bulunan bilgi bu kadardı. Ama Uğur Mumcu’nun ömrü vefa etmedi. Bana gelip gitmesinden iki gün sonra da öldürüldü. Bunu araştırmasına şaşırmamıştım. Çünkü Milli İstihbarat Teşkilatı’nın görevi herkesten yararlanmaktır. O dönemde bir öğrenci olarak ondan da yararlanmak isteyebilirler. Bunda şaşıracak, yanlış düşünecek hiçbir şey yok.” Tuğ, Öcalan’ın 1980′den önce Devrimci Doğu Kültür Ocakları gibi Kürt örgütlere karşı mücadele etmiş olabileceğini belirtmişti..

    Son yazılarında hep MİT-PKK ilişkisini yazdı
    Uğur Mumcu, Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde ölmeden önceki son 6 ayda hep PKK’yı yazmıştı

    Cumhurİyet gazetesindeki 9 Ekim 1992 tarihli yazısında Uğur Mumcu şöyle yazmıştı: “Bugün PKK örgütü arasında kim bilir kaç ajan var? Yalnızca MİT ajanları mı? Ortadoğu ajan kaynıyor. Kürt örgütleri arasına sızmış kim bilir kaç CIA ajanı görev yapıyor?” diye soruyordu. 15 Ekim’de ise “Gazetecinin görevi gerçeği aramaktır. Kürt sorunu konusunda bu köşede yapmaya çalıştığımız da budur. Örneğin Abdullah Öcalan kimdir? PKK nasıl kurutulmuştur? Bunları araştırıyoruz. Bu araştırmaların başlangıç noktası Öcalan’ın kimliğidir. Apo’nun kontrgerillacılarla işbirliği yaptığı, PKK içindeki MİT ajanı bir pilotu kolladığı ve kayınpederinin MİT elemanı olduğu doğru mu?”

    Kanlı tuzak kuruluyor

    Öldürülmeden 16 gün önce, 8 Ocak 1993 tarihli yazısında da şunları yazmıştı: “Birileri Türk halkını Kürt halkına, Kürt halkını da Türk halkına düşman edici bir kanlı tuzak kuruyor. Yakında yayınlanacak bir yayınımda Kürt milliyetçileri ile istihbarat ajanları arasındaki ilişkilere ışık tutacak ilginç belgeler açıklayacağım.”

    Kesire Avrupa’ya kaçtı

    ABDULLAH, Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okurken tanıştığı Elazığlı Kesire Yıldırım ile 24 Mayıs 1978′te evlendi. Çift, 3 ay Diyarbakır’da yaşadı. Onları Ankara’dan Diyarbakır’a götüren “Pilot Necati” ordudan ayrılmış ve Diyarbakır’da kum ticareti yapıyordu. (Pilot Necati 1982′de esrarengiz bir şekilde kullandığı zirai ilaçlama uçağının düşmesi sonucu öldü.) Öcalan bir süre sonra Suriye’ye kaçtı ve Kesire’yi de yanına aldı. Fakat Kesire, baskıcı politikalarına karşı çıkıp Avrupa’ya kaçtı, hakkında ölüm kararı çıkartan Apo’dan korunmak için kardeşi Hüseyin Yıldırım’la birlikte kimlik değiştirdi.



    http://w9.gazetevatan.com/Oldurulmes...28514/1/Gundem

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9




    Mumcu, Öcalan`la Görüşeceği İçin Öldürüldü!`.


    PKK`nın kurucularından Şükrü Gülmüş, çok tartışılacak açıklamalarda bulundu. Abdullah Öcalan`ın derin güçlerle irtibatının 1972`de başladığını belirten Gülmüş, bugün gündemi meşgul eden çok sayıda konu ile ilgili açıklamalar yaptı...

    Gülmüş, iki subay arasında geçen ve PKK`lılara zaiyat verdiği için düşürülmesi planlanan Heron olayına benzer hadiseler yaşadığını anlattı.

    Gülmüş, "İki üç olayda Heron gibi karşılıklı paslaşma olduğunu hissettim. Aktütün ve Tokat eylemleri sırıtıyordu. Birbirlerinin elini rahatlatan eylemler. Karşılıklı birbirini tamamlama var. 1991`de 20 kişilik bir grup olarak Suriye`den geçecektik. Geçişimizi yapan Murat Karayılandı. Süleyman Demirel, `Sınırlarımızda kuş uçmuyor` diyordu. Bizimkiler kuledekilere işaret verdi. Telsizden dinliyoruz, askerlere `yat komutu` verdiler. Karayılan mayın tarlasını iyi biliyordu. Elimizi kolumuzu sallayarak girdik" şeklinde konuştu.

    ÖCALAN 72`DE ÇÖZÜLDÜ!
    Gülmüş, PKK`daki 15 yıllık yanılgısını Öcalan`ın 1972`de yakalandığında çözülmesi`ne bağladı. Gülmüş, şöyle devam etti: "Ergenekon mevcut askeri kast içerisindedir. Ama iki departmandır. Emekli olan askerler Veli Küçük ve JİTEM`cilerden giderek bir takım oluştu. Bunlar yeni bir devletleşme şekline girmiştir. Bunun içerisinde PKK`nın olması mümkündür. Mustafa Karasu, Ali Haydar Kaytan, Cemil Duran gibi kurucular hapiste. Bunlar çatışmalardan uzak kaldılar. Öcalan`ın 72`den beri bir ilişkisi var. Süreç içerisinde bu takım birlikte hareket etti."

    Gülmüş, Öcalan`ın örgütü avukatları vasıtasıyla yönettiğini belirtirken bu ilişkinin kesilmesi halinde PKK`nın `başı kesilmiş tavuk` gibi kalacağını ileri sürdü. Bu iddiasını sistemin tek bir kişiye endeksli olmasına bağladı.

    YALÇIN KÜÇÜK `ÇiFTE KULAKTI`
    Gülmüş, Öcalan`la samimi fotoğrafları basına yansıyan Ergenekon sanığı Yalçın Kuçük`ün örgütü yönlendirdiğini belirtti. Gülmüş, şunları kaydetti:

    "Benim raporlarımı yazıyordu. Çifte kulaktı, hem bize hem devlete çalışıyordu. Ama karşı çıkarsam Öcalan`ı karşımda bulacağım için ses etmiyordum. Bütün raporlarımızı Öcalan onun üzerinden alıyordu. O kadar etkiliydi. Ben Özgür Gündem`in Genel Yayın Yonetmeni iken, Küçük Öcalan`la yaptığı `Dirilişin Öyküsü` adlı röportajı sürmanşetten vermemi istedi. Vermeyince beni Öcalan`a rapor etti`. Haftada 5 gün Öcalan`la görüşüyordum. Bu olaydan sonra Öcalan gazetenin kapatılmasını emretti."

    `Özgür Gündem`i Öcalan kapattı, `devlet kapattı` dedik`
    Şükrü Gülmüş,“Öcalan paraşütüyle” oturduğu Özgür Gündem gazetesi genel yayın yönetmenliğinin nasıl son bulduğunu anlatırken de aynı şiarla hareket ediyor; “Gerçekleri konuşmazsak, bu pilav daha çok su kaldırır!”

    “Yalçın Küçük’ün Bekaa’da Öcalan ile yaptığı 250 sayfalık ‘Dirilişin Öyküsü’ röportajını basmadığım için, Öcalan gazeteyi kapattı. Zaten bu, bizim çatışmamızın ete kemiğe bürünmesidir. Gazetede oturuyoruz, misafirlerim var. Hâlâ hayatta olanlara da sorabilirsiniz. İsmail Beşikçi, Fikret İlkiz şahittir. Odaya pat diye Yalçın Küçük girdi. Kalpağı da kafasında, ‘Başkan’dan selam getirdim sana, şunu hemen sürmanşetten gireceğiz’ dedi. Oda kalabalık, ben o gazetenin yayın yönetmeniyim. Tavrına çok bozuldum ama ‘Hocam buyurun oturun, bakarız’ dedim. ‘Olur mu, hemen manşetten gireceksin’ diye devam ediyor Yalçın Küçük. Bu arada Bekaa’dan dönüşünü Avrupa üzerinden yapmış. Bunu da Mustafa Karasu, çantasında kasetlerle, fotoğraflarla uğurlamış. Atatürk Havalimanı’na inişte, elinde ne varsa savcıya teslim etmiş. O esnada Yalçın Küçük’le ayaküstü tartıştık. Misafirlerim gittikten sonra Avrupa’ya telefon ettim. Durumu anlattım, ‘Doğrudur. Yaptığı röportajın bir nüshası var bizde’ dediler. Fakslamalarını istedim. 250 sayfa yazı, ertesi gün önüme geldi. Redaksiyon vs. derken arkadaşlarla müzakere ettik, nihayetinde 15 gün boyunca röportajı vermedim. Hem böyle bir dayatmayı içime sindiremiyordum, hem de günlerce sürecek böyle bir yayınla, devlete hedefe olmak istemiyorum. Son olarak arkadaşlara ‘Kellem gitse de yayımlamayacağım’ dedim. 15 günlük sürecin ardından gazeteye Avrupa’dan faks geldi. Gazetenin kapandığı ifade ediliyordu. Hemen telefon ettim. ‘Önderlikten gelen talimat yazısıdır. Gazeteyi kapatıyoruz’ dediler. Sistemi biliyorum; tek adamlık, röportajı basmadım, gazeteyi kapattı. Tabii biz bunu o dönem böyle söylemedik. Tabiri caizse, ‘Alçak devlet gazetemizi kapattı’ dedik. Fakat içime sinmedi, çok sert bir kapanma yazısı yazdım. Yazıda topu devlete atıyormuş gibi yapıp kendi sistemimize, Öcalan’a çuvaldızı batırıyorum. Başyazarımız Haluk Gerger yazıyı okudu. ‘Şükrü senden sonra da bu arkadaşlar gazetede çalışacak. Yazını biraz yumuşat’ dedi. Ben de yeni bir kapanma yazısı yazdım.”

    `Uğur Mumcu, Öcalan ile görüşmek istedikten sonra öldürüldü`

    Şükrü Gülmüş, “Kürt Dosyası” adlı kitabında da yer alan iddiaları hayli ilginç:
    “Uğur Mumcu ‘Abdullah Öcalan ile görüşmek istiyorum’ diyerek Avrupa PKK’sına müracaat etti. Ben yıllar sonra, Uğur Mumcu’nun talebini ilettiği bu adamı tespit ettim. Onunla konuştum. Öcalan’a Uğur Mumcu’nun görüşme talebini Avrupa’daki bu kişi iletiyor. Avrupa üzerinden yaptığı müracaat sonucunda, Öcalan ‘tamam’ diyor. Avrupa’daki PKK’lılar yardımcı olacaklar, Uğur’u Şam’a götürecekler, Öcalan ile karşılaştıracaklar. Uğur Mumcu Türkiye’ye döneceğini, oradan Şam’a uçacağını söylüyor. ‘Bunu kendisine haber verin’ diyor. Uğur geliyor, bir süre sonra arabası uçuruluyor. Abdullah Öcalan ile Uğur Mumcu’nun karşı karşıya gelseydi, başka şeyler de ortaya çıkacaktı. Bu görüşmeden rahatsızlık duyan derin güçler devreye girdi.”

    `Mumcu`nun bağlantısı Avrupa`da, araştıran olursa elimden geleni yaparım`
    “Nasname’de yazdım bunları ben. O yazımı birkaç yer alıntıladı. Ama üzerine araştırma yapıldı mı; bilmiyorum. Benim görüştüğüm kişi de hayatta. Şu anda PKK dışına düşmüş biri. Halen Avrupa’da. Mumcu’nun Avrupa’da müracaat ettiği bu adamın bende her türlü bağlantısı var. Araştırmak isteyen olursa, bana anlattıklarını açıklaması için elimden geleni de yaparım.”

    Şükrü Gülmüş Kimdir?
    PKK`ya 1978`de katılan Gülmüş, `PKK ana davasında` 8 yılı Diyarbakır Cezaevi`nde olmak üzere toplam 11 yıl hapis yattı. Öcalan`ın talimatı üzerine PKK medyasının yöneticisi oldu. Ardından Özgür Gündem`in Genel Yayın Yönetmenliği`ne getirildi. 1993`te Öcalan`ın fikirlerini eleştirerek örgütten ayrılarak Almanya`ya yerleşti



    http://www.haberiniz.com/index.php?o...030&Itemid=172

  4. #4
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    devletin eli işin içinde olduğu kesin...
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  5. #5
    Berxwedan Jiyane Bedirhan. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-11-2009
    Mesajlar
    751
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    ne rastê ev xeber..
    mîrove kurd jı bo azadîya xwu çû ser çiya.
    Bu ülkede her Kuş Leylek mi ki, bende Türk olayım !
    meselemiz şu : kürtlüğümüz ile ilgili sorunlar var!
    Tu dojehi nebini behişt bi te xwes nabe--Cehennemi görmezsen cennet sana tatlı gelmez.
    Feqir çûn xwe daliqinin ditin ku dewlemend li ba dibin--Fakir kendini asmaya gitti , zenginlerin ipte sallandıklarını gördü.
    Aqlê sıvık barê gıranê--Hafif akıl ağır yüktür..

    http://fizy.com/#s/16js0d

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    14-08-2009
    Mesajlar
    308
    Karizma Gücü
    0
    tüm bunlara ben şaşırmıyorum,bugün ortaya çıkarılan derin yapılanmalar hep yılanın başının içeride olduğunu gösteriyor
    Çete ihanet heron aktütün dağlıca balyoz batı çalışma grubu 28 şubat turgut özal ölümü eşref bitlis ölümü uğur mumcu ölümü hrant dink cinayeti,danışday baskını p k k hepsi aynı adresi işaret ediyor..

  7. #7
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı bedirhan. tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    ne rastê ev xeber..
    Mîrove kurd jı bo azadîya xwu çû ser çiya.
    bıjı kurdı bıjı kurdı kurdıstan alalalalalalalalala

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-05-2010
    Mesajlar
    4,813
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Buradaki devlet dediğimiz kısım derin devlet yani ergenekon yapılanmasıdır Bunu herkes biliyor. Ama gelde bunu chp kafalılara anlat

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    03-11-2010
    Mesajlar
    71
    Karizma Gücü
    2
    Alıntı Çelebi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    tüm bunlara ben şaşırmıyorum,bugün ortaya çıkarılan derin yapılanmalar hep yılanın başının içeride olduğunu gösteriyor
    Çete ihanet heron aktütün dağlıca balyoz batı çalışma grubu 28 şubat turgut özal ölümü eşref bitlis ölümü uğur mumcu ölümü hrant dink cinayeti,danışday baskını p k k hepsi aynı adresi işaret ediyor..
    biraz ondan biraz bundan katıp ortalığı bulandırdıktan sonra sonuç beklemek saçma
    ne demişler kurt puslu havayı severmiş.
    "çiçeklerimizi koparabilirler ama baharın gelişini engelleyemezler."

    leyla halid

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Uğur Mumcu
    2005 Konuları bölümünde PaSTaFaRYaN tarafından açılmış
    Yanıt: 25
    Son Mesaj: 24.01.07, 19:33
  2. Uğur Mumcu Dosyası
    2005 Konuları bölümünde hakdin tarafından açılmış
    Yanıt: 12
    Son Mesaj: 30.04.06, 17:51
  3. Uğur Mumcu...
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 09.02.05, 22:26

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •