• Reklam
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    A Serious Man adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-09-2006
    Mesajlar
    13,362
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8

    AKP'li vekilden Hizbullah itirafı

    AKP Batman Milletvekili Ahmet İnal, Mustazaf-Der'i ziyaret ettiğini ancak derneğin Hizbullah'a ait olduğunu bilmediğini söyledi.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün partisinin grup toplantısında dile getirdiği "AKP'li vekiller Batman ve Van'da Hizbullah'ın derneğini ziyaret etti" iddiasının ardından AKP Batman Milletvekili Ahmet İnal, Mustazaf-Der'i ziyaret ettiğini itiraf etti. Ancak İnal, “Gittiğimiz legal bir dernek. Biz bunları tahkikat etmeyiz. Onu devlet bilir” diye ekleyerek dernek hakkında bilgisini olmadığını iddia etti.
    "Hizbullah'ın derneği mi, onu bilemeyiz"
    Mustazaf-Der’i ziyaret ettiğini doğrulayan İnal, şöyle konuştu: “Mustazaf-Der Hizbullah’a yakın bir dernek olarak telakki ediliyor ama Hizbullah’ın derneği mi değil mi biz onu bilemeyiz. Özellikle seçim arifelerinde, bayramlarda belirli zeminlerde sivil toplum örgütleri ziyaretleri içersinde bu dernekler de ziyaret edilmiş olabilir. Legaldir ve resmidir sonuçta. Devletin resmi müsadesi doğrultusunda kurulmuş dernektir. Her milletvekili kendi ilindeki gerek kendine yakın gördüğü gerek görmediği bütün dernekleri ziyaret etmekte. Bazen bu sivil toplum örgütleri toplu halde etkinlikler yapabiliyor. Bu tip toplantılara milletvekilleri de davet edildiğinde sadece Ak Parti değil, çeşitli partilere mensup il başkanları, belediye başkanları ziyaret edebiliyor. Başka partilerin gidip gitmediğini bilmiyorum. Bizimki bir çay içimlik ziyaret. Biz bu çerçevede ziyaret ettiğimiz derneklerin kime tandaslı olduğunu bilmeyiz. Ayrım yapmadan tüm sivil örgütlerini ziyaret ediyoruz. Ama özellikle vurgulamak istiyorum, biz bu dernekler kime ait, mazisi kime dayanıyor, kimle irtibatlıdır bilmeyiz. Onu ancak devlet bilebilir.”
    (soL - Haber Merkezi)

    Nah başkakana kanıt.

    'Eğer Tanrı dj olsaydı kesinlikle bu gemide olurdu; RADYO ROCK!'
    - The Boat That Rocked -



  2. #2
    --- avanti besiktas --- cumartesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-02-2005
    Mesajlar
    24,711
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Öğlen basın toplantısında Arınç Chp'liler de aynı derneği ziyaret etmişliği var gibisinden birşeyler söyledi.
    bazen sert biri oluyorum ama tadima bakarsaniz hala tatli. butun mesele soylemeye korkuyor olmam. hani sevgiliniz size beni sevdigini soyle der de soyleyemezsiniz ya, aynen oyle.




    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186

    hoşçakal kardeşim öner...

  3. #3
    A Serious Man adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-09-2006
    Mesajlar
    13,362
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı cumartesi tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Öğlen basın toplantısında Arınç Chp'liler de aynı derneği ziyaret etmişliği var gibisinden birşeyler söyledi.
    Doğruysa Kılıçdaroğlu fena morarır.Ayrıca yine aynı yolun yolcusu olduklarını gösterirler.

    'Eğer Tanrı dj olsaydı kesinlikle bu gemide olurdu; RADYO ROCK!'
    - The Boat That Rocked -



  4. #4
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı A Serious Man tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    AKP Batman Milletvekili Ahmet İnal, Mustazaf-Der'i ziyaret ettiğini ancak derneğin Hizbullah'a ait olduğunu bilmediğini söyledi.
    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün partisinin grup toplantısında dile getirdiği "AKP'li vekiller Batman ve Van'da Hizbullah'ın derneğini ziyaret etti" iddiasının ardından AKP Batman Milletvekili Ahmet İnal, Mustazaf-Der'i ziyaret ettiğini itiraf etti. Ancak İnal, “Gittiğimiz legal bir dernek. Biz bunları tahkikat etmeyiz. Onu devlet bilir” diye ekleyerek dernek hakkında bilgisini olmadığını iddia etti.
    "Hizbullah'ın derneği mi, onu bilemeyiz"
    Mustazaf-Der’i ziyaret ettiğini doğrulayan İnal, şöyle konuştu: “Mustazaf-Der Hizbullah’a yakın bir dernek olarak telakki ediliyor ama Hizbullah’ın derneği mi değil mi biz onu bilemeyiz. Özellikle seçim arifelerinde, bayramlarda belirli zeminlerde sivil toplum örgütleri ziyaretleri içersinde bu dernekler de ziyaret edilmiş olabilir. Legaldir ve resmidir sonuçta. Devletin resmi müsadesi doğrultusunda kurulmuş dernektir. Her milletvekili kendi ilindeki gerek kendine yakın gördüğü gerek görmediği bütün dernekleri ziyaret etmekte. Bazen bu sivil toplum örgütleri toplu halde etkinlikler yapabiliyor. Bu tip toplantılara milletvekilleri de davet edildiğinde sadece Ak Parti değil, çeşitli partilere mensup il başkanları, belediye başkanları ziyaret edebiliyor. Başka partilerin gidip gitmediğini bilmiyorum. Bizimki bir çay içimlik ziyaret. Biz bu çerçevede ziyaret ettiğimiz derneklerin kime tandaslı olduğunu bilmeyiz. Ayrım yapmadan tüm sivil örgütlerini ziyaret ediyoruz. Ama özellikle vurgulamak istiyorum, biz bu dernekler kime ait, mazisi kime dayanıyor, kimle irtibatlıdır bilmeyiz. Onu ancak devlet bilebilir.”
    (soL - Haber Merkezi)

    Nah başkakana kanıt.


    Bu da hepinize kanıt


    http://www.radikal.com.tr/Default.as...&CategoryID=97


    Türkiye’de Hizbullah’ın arkasında devlet mi var” sorusunu biz gazeteciler yıllarca sorduk durduk. Komplo teorileri, varsayımlar havada uçuştu. Dün bir kitap okudum, kafamdaki resim netleşti. Kitabın yazarı daha birkaç gün önce Ergenekon mahkemesinde verdiği ifadesine dikkat çektiğim Arif Doğan. Kendini orgeneral zanneden emekli Albay Arif Doğan’ın JİTEM’İ BEN KURDUM adlı övünerek yazdığı kitabında anlattıkları, Türk ordusunun kirli çamaşırlarının bir dökümü gibi. Özellikle Hizbullah’ın öldürülen lideri Hüseyin Velioğlu’nun devletle işbirliğine yönelik Doğan’ın anlattıkları ise tek kelimeyle korkunç. Arif Doğan, ‘Hizbulkontr’ dediği örgütü bizzat devlet adına kendisinin kurduğunu bakın fütursuzca nasıl anlatıyor:
    “Biz de karşı propaganda faaliyetlerinde bulunmak amacıyla o sıralarda Batman bölgesinde ajan ve muhbir olarak kullandığımız Hüseyin Velioğlu adlı çok akıllı bir kişiyi görevlendirdik. Çok dindar ve donanımlı bir kişiydi. Ülkücü tandanslıydı. Milliyetçiydi. Bunun üzerine Velioğlu’nun kendi seçtiği adamlardan oluşan bir kadro ile faaliyetlerine başlamasına imkân verdik. Gercüş bölgesinde istihdam edilmeye başlandılar, eğitimlerini de Hüseyin Velioğlu veriyordu... Gittikleri yerde çalışırken emniyetlerini GKK yürütüyordu. O zaman Hizbulkontr içinde Geçici Köy Korucuları’nın da olması gerekiyordu. Çünkü biz onları oraya gönderip ayrıca koruyamazdık ama onların içinde silahlı unsur olursa bir iki defa karşılık verirse unun üzerine GKK da Hizbulkontr’un içine katıldı, bunu kimse bilmez.”
    Arif Doğan’ın anlattıklarından sonra artık Hizbullah’ın devlet eliyle kurulduğunu hepimiz öğrendik. Anlatılanlar bu kadarla kalsa yine iyi. Siirt İl Jandarma Komutanı Temel Cingöz ile Hüseyin Velioğlu’nun Siirt’te buluşması var ki tarihe geçer. Velioğlu bile bir generalin kendisini tebrik etmek için buluşacağına inanamıyor, buluşmaya giderken öldürülmekten korkuyor. Oysa Arif Doğan’ın deyimiyle tuğgeneral buluştuklarında Hizbullah liderini kutlamak
    için öpüyor.

    Generalin liderini kutlamak için öptüğü bir Hizbullah’ı hadi tut tutabilirsen. Bu, yalnızca bir kitap değil, aynı zamanda Hizbullah-devlet bağlantısının ilk kez itiraf edildiği bir belgedir. Dört dörtlük bir suç belgesi.

    Silivri’den Meclis’e giden yol
    Bugün sokaktan çevirip herhangi birine sorsanız ‘Türkiye’de tutuklamaların bir cezalandırmaya döndürüldüğünü’ söyleyecektir. Böyle bir ortamda seçimlere giderken yavaş yavaş Silivri tutuklularının Meclis’e taşınması meselesi ısıtılıyor. CHP ne yapacağını tam olarak bilemiyor. Kararlar günlük değişiyor. Bir bakmışsınız Kılıçdaroğlu “Yok böyle bir şey” diyor. Daha sözcükler yere düşmeden Süheyl Batum “Neden olmasın” diye lafı değiştiriyor. Bu ülkede PKK davasından mahkûm olanların cezaevinden Meclis’e sokulduğunu gördük. Muhtemelen davul zurnayla, halaylarla cezaevinden kaçırtılan Hizbullahçıların da Meclis’e gireceğini bu seçimlerde göreceğiz. Peki o zaman neden Tuncay Özkan, Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay Meclis’e giremesin? Görünen tek engel CHP’nin kafa karışıklığı. Balyoz ya da Ergenekon davasında AK Parti’nin duruşu ve tutumu net. Gerçi Baykal döneminde de CHP’nin durumu ve duruşu netti ama şu aralar ne şiş yansın ne kebap tarzı bir geçiştirme pozisyonundalar. Oysa bu isimlerin Meclis’e taşınmaları için çok basit bir demokratik duruş yeterli. Silivri’de birbirine karıştırmamamız gereken iki ayrı durum var. İlki Ergenekon’dan yargılanmaları ki, zaten kimse bu isimler yargılanmasın demiyor. İkincisi ise aklın almadığı, vicdanların kabul etmediği tutukluluk sürelerinin uzunluğu. Bu üç ismin Meclis’e taşınması çok sürpriz olmaz. Ama aralarına yıllarca cezaevinde kalması beklenen Hanefi Avcı da eklenirse işte CHP’nin asıl sürprizi bu olur.

    JİTEM kitabından Seda Sayan çıktı
    Arif Doğan’ın kitabı sadece Hizbullah-devlet ilişkisini belgelemiyor, dönemin kahramanlarının mafya, devlet ve sanat dünyasıyla ilişkilerinin de bir itirafnamesi gibi. Mesela Arif Doğan bir mafya liderinin imam nikâhlı eşinin mirastan alacağını tahsil etmek için devreye girdiği bölüm tam evlere şenlik. Türk ordusunun böyle bir görevi yok biliyoruz ama Arif Doğan için bu, sıradan bir racon kesme olayı. Olayın karşı tarafı kim dersiniz? Veli Küçük. Şaşırdınız mı? Durun şaşırmakta acele etmeyin, iki emekli asker tam racon meselesini görüşürlerken aniden kapı açılıyor ve Veli Küçük’ün ofisine kim giriyor dersiniz? Seda Sayan ve Hakan Şükür’ün kardeşi, o zamanki eşi Gökhan Şükür. Arif Doğan bile kitapta şaşırdığını yazıyor. Hatta şaşkınlığını sitemle Seda Sayan’a da iletiyor. Peki Seda Sayan ve eşi, Veli Küçük’ün ofisinde ne arıyor? Arif Doğan hiddetle kapıyı vurup gittiği için o kısmı öğrenemiyoruz.
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    MUstazaf-der zaman zaman çok geniş katılımlı protestolar vs. yapan birdernek. Mesela danimarkadaki karikatür olayında böyel bir miting yapmıştı, bu şekilde faaliyet gösteren LEGAL bir derneğin ziyaret edilmesi kadar normal bir şey yoktur.

  6. #6

    Kayıt Tarihi
    03-11-2010
    Mesajlar
    71
    Karizma Gücü
    2
    bu derneğin arkasında kimin olduğu gayet açıkken derneği savunmaya filan kalkışmayın.
    "çiçeklerimizi koparabilirler ama baharın gelişini engelleyemezler."

    leyla halid

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    savunan yok, sadece LEGAL bir dernek diyoruz, legal olan bir yere girilmesinde ne mahzuru var diyoruz, siyasetciler her türlü yere gidiyorlar.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    20-01-2011
    Mesajlar
    77
    Karizma Gücü
    2
    savunurlar merak etme. çünkü bunlar vatandaş seçmen değil Akp'nin fedaileri. ya tükürdüğümü yalarsam korkusu ile hareket ediyorlar.

  9. #9
    A Serious Man adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-09-2006
    Mesajlar
    13,362
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    @ kafkaslar. ben senin ekledigin haberdekinin aksini mi iddaa ediyorum da bana kanıt getiriyorsun?

    'Eğer Tanrı dj olsaydı kesinlikle bu gemide olurdu; RADYO ROCK!'
    - The Boat That Rocked -



 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Eşi başörtülü vekilden köşk formülü
    2005 Konuları bölümünde nburakt tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 31.10.05, 12:25

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •