İçlerinden kendini çıkarıp saymaya başladığında,^^AlınTı^^
Eksik kaldığını fark ettin mi yalanların?
Söylenmemiş en büyük yalanı kendime sakladım. Zira mutlu sonların var olduğu aldatmacasıyla büyüyen çocuklardık biz. Oysa sonu olan bir şeyin mutluluk getirmeyeceğini, daha çocukken öğrenmeliydik. Kendi önyargılarını bize mutluluk diye yutturdukları günden beri; suda değil, artık kanalizasyon çukurundaydı düşlerimiz!
Tanrım ağlamayı keser misin( ? ) boy veriyorum işte en dipteyiz!
Komaya soktuğu çocukluk düşlerimin vicdan azabı olsa gerek, uykularımı bölen şeytanın yerli yersiz yakarışları. (Duymazlıktan geldiğim kadar görmezlikten gelebilseydim bazı şeyleri. Belki o zaman...) Sonra sessizlik oluyor, masumiyet müzesinde gezintiye çıkıyor işgüzar melekler. Yontma taş devrinden kalma bir acıyı, ortaçağ karanlığında unutulmuş bir sevdaya gözyaşı yapıyorlar. Ben güldüğüm zaman, onlar ağlıyorlar. Onlar gülüyor, ben öldüğüm zaman...
Tuzunu fazla kaçırırsan, ölüme sebebiyettir ağlamak.
Ben ne zaman ölsem, imarına izin verilmezdi cennetin. Cehennem yeteri kadar sıcak olmazdı. İnşaat halindeydi sırat köprüsü. Ve mahşer alanının temel atma töreni Tanrı huzurunda yapılırdı. Yakılacaklar listesinden adımı silerken yakalanırdı bir melek. Ceza olarak yeryüzünde bir ayrılığa tanıklık ettirilirdi. Bütün kutsal kitaplar yeniden yazılır ve ben ne zaman ölsem Azrail bana hep geç kalırdı...
Bana hep geç kalındı. Erken gelen onca yıkımın ardından...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
