• Reklam
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-02-2011
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0

    Yürüyerek namaz, vasıta üzerinde namaz endise ve yolcu namazı

    Yürüyerek namaz, vasıta üzerinde namaz endise ve yolcu namazı

    (Kurtubi Tefsiri)

    Bakara 239- Şayet korkarsanız o halde yürüyerek veya binerek kılın.
    Emin olduğunuz zamanda da Allah'ı anın. Nitekim bilmedi¬ğinizi sizlere öğretmiştir.

    1- Şayet Korkarsanız..
    Yüce Allah'ın: "Şayet korkarsanız o halde yürüyerek" namaz kılınız.
    "Veya binerek kılın" buyruğu da ona atfedilmiştir.
    Âyet-i kerimede geçen "rical" kelimesi binecek vasıtası olmayıp ayakla¬rı üzerinde yürüyen kimse hakkında kullanılan "recil, racil ve racul" kelime¬sinin çoğuludur. "Racul" şeklindeki kullanım, -Taberî ve başkalarının nakli¬ne göre- Hicazlıların şivesidir. "Reclân, recîl ve reci" şeklinde de kullanılır. Çoğulu: "Rical, reclâ, ruccâl, reccâle, rucâlâ, ruclân, ricletun, riceletun, erci-letin, erâcilun ve erâcîl" diye gelir. (Erkek anlamına gelen ve) cins isim olan "racul" kelmesi de aynı şekilde "rical" şeklinde çoğul yapılır.

    2- Korku Halinde Namaz:
    Yüce Allah önce namazda kendisi için kunut ile ayakta durmayı emretti. Kunut ise vakar, sükûn, azaların hareketsizliği demektir. Bu ise güvenlik ve özür bakımından en ileri derecede olma halidir. Bu durumu zikrettikten son¬ra, kimi zaman ortaya çıkan korku halini sözkonusu etti ve bu ibadetin, du¬rum ne olursa olsun kuldan sakıt olmayacağını beyan etti.
    Kullanna ayaklar üzerinde yürüyerek atlar, develer ve benzeri binekler üze¬rinde ima ile, başla işarette bulunarak hangi tarafa dönerse dönsün namaz kıl¬ma ruhsatını vermiştir. İlim adamlarının görüşü budur. Göğüs göğüse kılıçla çarpışma halinde yahut peşine takılmış yırtıcı bir hayvan ya da arkasından ge¬len düşman veya kendisine doğru hücum eden bir sel olması halinde; canı¬nın tehlikede olduğundan korkup tazyik altında bulunan bir kişinin namazı bu şekildedir. Özetle; hayatî tehlike doğuracağından korktuğu her bir iş, bu âyet-i kerimenin ihtiva ettiği şekilde namaz kılmayı mubah kılar.

    3- Bu Ruhsatın Kapasamına Giren Diğer Hususlar:
    İnsanın kendi görüşüne göre kendisini ne şekilde kurtarabileceğine ka¬naat getirirse, o tarafa yönelebileceği, (namaz esnasında) oraya doğru döne¬bileceği ve buna uygun olarak tasarrufta bulunabileceği hususunun da bu ruh¬satın kapsamında olduğuna dair ilim adamlarının icmaı vardır»

    4- Yürüyerek ve Binek Üzerinde Namazı Caiz Kılan Korku Hali:
    Yürüyerek ve binek üzerinde namaz kılmanın caiz olduğu korku halinin mahiyeti hakkında farklı görüşler vardır.
    Şafiî der ki: Korku hali, düşmanın onlara hep birlikte görünüp müslüman-ların korunmak üzere sığınabilecekleri bir kalelerinin bulunmaması, bundan dolayı da atılan okların, hatta daha ileri bir derecede olmak üzere düşmanın mızrak ya da darbelerinin müslümanlara ulaşıp isabet edebilme hali ya da ver¬diği haber doğru kabul edilen bir kimsenin gelip düşmanın kendilerine pek yakın olduğunu ve kendilerine doğru ısrarla ve tam bir gayretle yürümekte olduklarını haber vermesi halidir. Şayet bu iki husustan birisi sözkonusu de¬ğilse o kimsenin korku namazı kılması caiz değildir. Eğer aldıkları habere uy¬gun olarak korku namazı kılar, sonra da düşman giderse namazlarını iade et¬mezler. İade edecekleri de söylenmiştir. Bu Ebu Hanife'nin de görüşüdür.
    Ebu Ömer (İbn Abdi'1-Berr) der ki: Korkan kimsenin yayan ya da binek-li olarak kıbleye yönelmiş olarak yahut yönelmeksizin namaz kılmasını ca¬iz kılan durum ileri derecedeki korku durumudur. Kendisine dair rivayetle¬rin varid olduğu durum ise; bundan başka bir durumdur. Rivayetlerin varid olduğu durum, imam ile birlikte korku namazı kılıp insanların iki kısma ay¬rılması namazıdır ki; bunun hükmü bu âyet-i kerimede değildir. Buna dair açıklama yüce Allah'ın izniyle Nisa Sûresi'nde (4/101-103. âyetlerde) gelecek¬tir. İmam Malik savaşan düşmandan korku ile yırtıcı hayvan ve ona benzer saldırgan deve, sel yahut çoğunlukla ölüme sebep teşkil eden hallerden kor¬ku arasında ayrım gözetmektedir. O, düşman dışındaki şeylerden korku halinde, eğer vakit içerisinde güvenliğini elde ederse namazın iade edilme¬sini müstehap görmüştür. Değişik bölgelerin fukahasının çoğunluğuna gö¬re ise her ikisi arasında bir fark yoktur.

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-02-2011
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    5- Savaşmak Namazı İfsad Eder mi?
    Ebu Hanife, savaş namazı ifsad eder, der. Fakat İbn Ömer'in hadisi onun bu görüşünü reddetmektedir. Âyetin zahir ifadesi de ona karşı ileri sürülen en güçlü delildir. Bu husus da yüce Allah'ın izniyle Nisa Sûresi'nde gelecek¬tir. Şafiî der ki: Şanı yüce Allah'ın, bazı şartların terkedilmesinin caiz oldu¬ğu hususunda ruhsat vermesi, namazda savaşın namazı ifsad etmediğinin de¬lilidir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır.

    6- Korku ve Yolcu Namazlarının Rekat Sayısı:
    Malik, Şafiî ve bir grup ilim adamına göre korku halinde rekat sayısı, yol¬cunun namazının rekat sayısından eksik değildir. el-Hasen b. Ebi'l Hasen, Ka-tade ve başkaları ise der ki: İma ile tek bir rekat kılar.
    Müslim ise Bukeyr b. el-Ahnes'ten, o Mücahid'den, o İbn Abbas'tan şöy¬le dediğini rivayet etmektedir: Allah ikamet halinde namazı Rasûlullah (sav)'ın dili üzre dört rekat, yolculukta iki rekat, korku halinde de bir rekat olarak farz kılmıştır.
    İbn Abdi'1-Berr de der ki: Bu hadisi Bukeyr b. el-Ahnes tek başına riva¬yet etmiştir. Tek başına rivayet ettiği hususlarda delil olamaz. Namaz ise ih¬tiyatlı davranmaya en değer olan bir ameldir. Korkusu halinde de yolculu¬ğu halinde de ikişer rekat namaz kılan kimse bu konudaki ihtilaftan kurtu¬lup yakın olan hükümle amel etmiş olur. ed-Dahhâk b. Müzahim der ki: Gö¬ğüs göğüse kılıçla çarpışma halinde ve diğer durumlarda korkan bir kimse tek bir rekat namaz kılar. Eğer buna da gücü yetmiyor ise iki tane tekbir ge¬tirsin. İshak b. Raheveyh der ki: Şayet bir tek tekbir getirmekten başkasına güç yetiremez ise, bu da onun için yeterlidir. Bunu da İbnu'l-Münzir zikret¬miştir.
    Yüce Allah'ın: "Emin olduğunuz zamanda da Allah'ı anın. Nitekim O bil¬mediğinizi size öğretmiştir" buyruğu, daha önceki halinizde size emrolun-muş bulunan rükünleri tamamlamaya dönün, demektir. Mücahid der ki: "Emin olduğunuz zaman" yani yolculuk ve sefer yurdundan ikamet yurdu¬na çıktığınız zaman, demektir.
    Taberî ise bu görüşü reddetmektedir. Bir kesim ise: "Emin olduğunuz za¬man" demek, sizi bu şekilde namaz kılmak zorunda bırakan korkunuz zail olup ortadan kalktığı zaman demektir -demişlerdir.

    7- Korku Namazı Kılarken Güvenliğe Kavuşanın Durumu:
    İlim adamları, korkulu halde namaza başlamışken namazı esnasında gü¬venliğe kavuşan kimsenin namazını ne şekilde devam ettireceği hususunda farklı görüşlere sahiptirler.
    Malik der ki: Güvenlik içerisinde bulunan bir kimse bir rekat namaz kıl-sa sonra da korkuya kapılsa bineğine biner ve önce kıldıklarını esas alarak namazını sürdürür. Aynı şekilde binek üzerinde korkulu halde iken tek bir rekat namaz kılsa, sonra da güvenliğe kavuşsa bineğinin üzerinden iner ve namaza kaldığı yerden devam eder. Bu Şafiî'nin de iki görüşünden birisidir. el-Müzenî de bu görüşü benimsemiştir.
    Ebu Hanife ise der ki: Namaza güvenlik içerisinde olduğu halde başlayıp sonra da korkuya kapılsa (kıbleye) istikbal eder ve o kıldığı namaza kaldı¬ğı yerden devam etmez. Ancak korkulu halde namaza başlar, sonra da gü¬venliğe kavuşsa namazına kaldığı yerden devam eder.
    Şafiî de der ki: Bineğinden inen kaldığı yerden devam eder, fakat binen kaldığı yerden devam etmez. Ebu Yusuf da der ki: Bütün bu hallerde nama¬za kaldığı yerden devam etmez.

    8- Allah'ı Zikretmek Emri:
    Yüce Allah'ın: "Allah'ı anın" buyruğunun şu anlama geldiği söylenmiş¬tir: Kabule elverişli olacak şekilde size bu namazı öğretmesi ve namazlardan birisini dahi böylelikle kaçırmamanızı öğretmesi suretiyle üzerinizdeki bu ni¬mete şükrediniz. İşte bu, sizin bilmediğiniz birşeydi. Buna göre ": Ni¬tekim" buyruğundaki "kâf" harfi şükür anlamına gelir. Günlük konuşma es¬nasında da: Mükâfat ve teşekkür olmak üzere ben sana nasıl böyle yaptım-sa sen de bana öyle yap, denir.

    9- Namaz Mükellefiyetinin Kalktığı Haller Olabilir mi?
    Bizim (mezhebimize mensup) ilim adamlarımız (Allah'ın rahmeti üzerle¬rine olsun) derler ki: Namazın (es-salât) asıl anlamı duadır. Korku hali ise ön¬celikle duayı gerektiren bir durumdur. O bakımdan korku sebebiyle namaz düşmez. Korku sebebiyle namaz düşmediğine göre hastalık veya buna ben¬zer başka bir sebep dolayısıyla düşmemesi öncelikle sözkonusudur. Şanı yü¬ce Allah, sağlık veya hastalık, ikamet ya da yolculuk, güçlülük yahut acizlik, korku veya güvenlik gibi bütün hallerde namaza gereken dikkat ve riâyeti gös¬termeyi emretmiştir. Namaz hiçbir durumda mükelleften düşmez. Ve onun far-ziyetine hiçbir şekilde halel gelmez. Yüce Allah'ın izniyle Âl-i İmran Sûresi'nin sonlarında (3/190-200. âyetler, 3. başlıkta) bu açıdan hastanın hükmüne da¬ir açıklamalar gelecektir. Bundan maksat namazın mümkün olduğu şekilde ye¬rine getirilmesidir. Ve herhangi bir halde namazın düşmeyeceğidir. Öyle ki, eğer namaz ancak gözle işaret ile kılınabilecekse o şekilde kılmak gerekir. Bu¬nunla namaz sair ibadetlerden ayrı bir özellik taşımaktadır. Çünkü sair bütün ibadetler özürlerle sakıt olur ve birtakım ruhsatlar sözkonusu olur.
    İbnu'l-Arabî der ki: Bundan dolayıdır ki ilim adamlarımız şöyle demiştir: Namaz büyük bir mes'eledir. Namazı terkeden bir kimse öldürülür, çünkü na¬maz hiçbir halde sakıt olmayan imana benzemektedir. Yine onun hakkında şöyle demişlerdir: Namaz, İslâm'ın temel direklerinden birisidir. Beden ile de mal ile de namazda vekâlet caiz değildir. Namazı terkeden öldürülür. Buna dair asıl delil ise kelime-i şehadete dair hükümdür. Yüce Allah'ın izniyle Tev-be Sûresi'nde (et-Tevbe, 9/5. âyet, 5. başlıkta) namazı terkeden kimse hak¬kında ilim adamlarının görüşlerine dair açıklamalar gelecektir.

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-02-2011
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    Yürüyerek yada vasita üzerinde endise ve yolcu namazi

    (Taberi Tefsiri.)

    Bakara 239- Eğer korku içinde bulunursanız, yaya olarak yahut binckli iken namazınızı kılın. Emniyet İçinde olduğunuzda da, bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allahı zikredin.
    Eğer savaş sırasında düşman korkusundan dolayı, durup ta namazı ayakta kilamıyorsanız, yürüken yahut bineklerin üzerinde kılın. Düşmanlarınızın saldı¬rısından emin olur da korku kalmazsa, namazınızı, Allanın size öğrettiği şekilde ona şükür ve övgüde bulunarak kilin. Yani namazı, rükuu ile, secdesi ile ve di¬ğer erkânı ile tam olarak kılın.
    İbrahim en-Nehai, Zühri ve Rebi' b. Enesten nakledilen bir görüşe göre, düşmanla çarpışmakta olan kişi kıbleye tam olarak yönelme şartı olmaksızın, dilediği yöne doğru, yürüyerek veya bineğinin üzerinde namazını kılabilir. Bu durumda namaz iki rekattır ve ima ile kılınır. Yani secdeyi rükudan biraz daha fazla eğilerek yapar.
    Said b. Cübeyr, Hasan-i Basri, Mücahid, Süddi ve Ata da, korku içinde olan kimsenin, bineğinin üzerinde veya yürüyerek ve ima ile namazını kılacağı¬nı söylemişlerdir.
    Dehhak ise dilediği yöne doğru, bineğinin üzerinde veya yürüyerek na¬maz kılabileceğini söylediği gibi, ima ile namaz kılma imkânı bulamaması ha¬linde de iki kere tekbir alarak namaz kılmış olabileceğini söylemiştir.
    Katade, Hasan-ı Basri ve Cabir b. Abdullah ise, korku anında iki rekat kı-lamayanm tek rekat kılması halinde bunun yeterli olacağını söylemişlerdir.
    Taberi ise, âyette zikredilen korkunun insanı helake sürüklemesi ihtimali kuvvetli olan hertürlü korku olduğunu, düşman korkusu, yırtıcı hayvan saldırısı, evcil hayvanların saldırması ve sel baskını gibi bütün korkuların bu âyette zik¬redilen korkuya dahil olduğunu, zira âyetin genel olarak korkuyu zikrettiğini söylemiştir. Ayrıca korku namazı hakkında Abdullah b. Ömerin şöyle dediği ri¬vayet edilmiştir:
    Resulullah (s.a.v.) korku namazını şöyle kıldırdı. (Müslümanlar iki guru¬ba ayrıldı). Resulullah bir guruba bir rekat namaz kıldırdı. Diğer gurup düşma¬nın karşısında duruyordu. Resulullah birinci guruba bir rekat namaz kıldırınca onlar ayrılıp arkadaşlarının yerine düşman karşısına gittiler. Düşmanın karşısın¬da bulunan gurup geldi. Resuiullah bir rekat da onlara kıldırdı. Somu selam ver¬di. Bundan sonra ise her gurup, eksik kalan birer rekatlarını kendi kendilerine tamamladılar

    Ayet-i kerimede zikri geçen namaza "Korku namazı" denmektedir. Ebu Hanifeye göre, muharebe sırasında namazı nomıal şekilde durup kılma imkanı olmazsa, yaya olanlar namazı tehir edip sonra kaza ederler. Eğer binekli iseler binekleri üzerinde kılarlar. Çünkü Resulullah (s.a.v.) Hendek muharebesinde öğle, ikindi ve akşam namazlarını, güneş battıktan sonra hep birlikte kılmıştır.
    Bu hususta Cabir b. Abdullah diyor ki:
    "Hendek savaşında Ömer b. Hattab gelip Kureyş kâfirlerine fena sözler söyledi ve "Ey Allanın Resulü, ben daha ikindiyi kılmadım, güneş neredeyse batmak üzere." dedi. Resulullah da: "Vallahi ben de kılmadım." dedi. Sonra bir düzlüğü indi, abdest aldı, güneş battıktan sonra, önce ikindiyi, daha sonra da ak¬şam namazmı kıldi.

    İmam Şafıiye göre ise, savaşın kızıştığı zamanlarda, binekli olsun yürü¬yerek olsun, kıbleye karşı olsun veya başka tarafa doğru olsun, namaz işaretle kılınır.
    İmam Şafii, Ebu Hanifenin delil gösterdiği hadîsi şerife mukabil şöyle demektedir: "Hendek savaşı zamanında henüz bu âyet nazil olmamıştı ve korku namazı da yoktu. Âyet-i kerime daha sonra nazil oldu. Korku namazı hakkında daha geniş bilgi için Nisa suresinin yüz bir ve yüz üçüncü âyetlerinin izahına bakınız.

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    13-02-2011
    Mesajlar
    53
    Karizma Gücü
    0
    Yaya yürüyerekde namaz kilinabilecegini imamlar insanlardan neden gizlerler acaba.?

    Halbuki Allahin verdigi izinleri helalleri insanlardan gizlmeyin diyen Ayet var.

    Helalleri nefsinize haram etmeyin diyen ayet var.

    helali haram harmida helal yapandan daha zalim kim olabilir diyen ayet var.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •