'Hah şimdi Tayyip bitti'
Salih TUNA - Yeni Şafak
25.02.2011
Ne olursa olsun yeter ki gitsin diye her yolu denediler. O kadar ki, bir yağmur duasına çıkıp "Ya Rab! Bizi Tayyip'ten kurtar!.." demedikleri kaldı.
Gelgelelim ne yapsalar, ne etseler olmadı.
"Vatan mevzubahisse gerisi teferruattır" diskuruyla yola çıkıp, Cumhuriyet Mitinglerinden İrtica Eylem Planlarına, suikast teşebbüslerinden Balyozlara kadar yapmadıkları rezillik kalmadı.
Olmadı.
"Malezyalaşmak", "mahalle baskısı", "sivil dikta" veya "korku imparatorluğu" lakırdılarını dillerinden düşürmediler.
Yemedi.
Davos'ta "One minute" çekince, "Hah şimdi Tayyip bitti" diyerek havalara uçtular.
İsrail ve ABD'li neocon dostları bunun hesabını mutlaka sorar; bu saatten sonra Tayyip Bey iktidarda kalamaz, dediler.
İşin tuhaf tarafı, hem Tayyip Bey'i "Musa'nın Çocuğu" olmakla itham ediyorlar, hem de "halledilmesi" için "İsrail terör devleti"nden medet umuyorlardı.
Umdukları kursaklarında kaldı.
"One minute" resti, Tayyip Bey'i Türkiye'deki iktidarından düşürmek şöyle dursun, bütün bir Ortadoğu halklarının gönül iktidarına yerleştirdi.
"Ekonomik kriz" çıkınca, "İşte bundan kurtuluş yok; bu sefer bittin Tayyip!" yollu bayram etmeye başladılar.
Yerel ekonomik kriz Ecevit, Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ı yerle yeksan ettiğine göre, küresel ekonomik kriz Tayyip Bey'i haydi haydi bitirir, düşüncesindeydiler.
Başbakanımız 'ekonomik kriz bizi teğet geçecek' dedi.
Dalga geçtiler!
O kadar edepsizleştiler ki, kendisiyle alay ettiğim iddiasıyla beni mahkemeye veren adı lazım değil bir köşe yazarı, işaret parmağıyla başparmağını birleştirerek elde ettiği "çember" üzerinde "teğet" ve "delip geçti" işaretini tarif eden bir yazı yayımlamıştı.
Dünya gerçekten de büyük bir ekonomik krizle boğuşuyordu. Mesela komşumuz Yunanistan'ın hali tastamam içler acısıydı.
Lakin "Türkiye batacak, Tayyip gidecek" hayalleri gerçekleşmedi. Dahası, kalkınma hızında Avrupa'nın ikinci büyük ülkesi olduk.
Hepten abandone oldular!
Tekel işçileri grev yapınca ilkin "Acaba?" diye umutlandılar, sonra işçilerin Tayyip Bey'i götüreceği zehabına kapıldılar.
Yürümedi...
Yumurtalı öğrenci eylemleri sahne alınca, eylemlerin her yere yayılacağı düşüncesiyle "sevindirik" oldular.
Tutmadı...
Tayyip Bey'den kurtulmak için neler yaptılar neler!
Kasetten Kılıçdaroğlu bile çıkardılar: "İşte Gandi", "İşte Karaoğlan", "İşte Tayyip'i Bitirecek Aslan Parçası" diye allayıp pulladılar!
N'oldu?
Adamcağız "hesap uzmanıydı" çok geçmeden "fıkra" oldu.
Yani, yine olmadı.
Tayyip Bey'i yalnızlaştırmak isteyen çok uluslu şebekenin fitne fesat hareketine umut bağladıklarında da hayallerinin boşa çıkacağını dercetmiştim: "Tayyip Bey, Büyükşehir Belediye Başkanı olur olmaz susuzluktan kavrulan İstanbul'u nerdeyse sel götürüyordu. / Ne mi demek istiyorum? / Valla 'Reis' çok güzel şiir okur diyorum Şinasi. / Necip Fazıl'ın 'Zindandan Mehmet'e Mektup'unu bi okuyuşu var ki, olursa o kadar olur: Beni Allah tutmuş kim eder azat..." (14 Mayıs 2010, Yeni Şafak)
Bir ara da, "Eksenimiz kayıyor!" heyulasına kaptırıp, "Hah şimdi Tayyip bitti; Batı, eksenimizin kaymasına asla izin vermez..." diyorlardı.
Şimdi de kalkmış Ortadoğu'daki ayaklanmalardan kendilerine pay çıkarmak gayretiyle çağdaş, modern, laik ve Batılı bir ülke olduğumuz için bizi model alıyorlar, mavalını okuyorlar!
Şayet Ortadoğu halkları bizi model alacaksa, bu biraz da "eksenimiz kaydığı" içindir, haberleri yok...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


