Libya vesilesiyle ‘insani müdahale’ sezonu yeniden açıldı. ‘İnsani meselelerini’ çözmek için 42 yıllık hükümranlarına karşı ayaklanmış bir ahalinin arkasından ‘insani müdahale’ kılıfıyla hesap kitap çevirmece başladı!

Pazar günü ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Libya’nın doğusundaki rejim karşıtlarıyla ilişki kurduklarını söyledikten kısa bir süre sonra isyancılardan “ABD ile iletişim kurmadık. Yabancı müdahalesini kabul etmeyiz” açıklaması geldi. Nafile! Libya’yı Kaddafi’ye karşı isyan bayrağı açmış kabileler ‘kendi işlerini kendileri görmeye’ çalışırken, ABD yönetimi ‘tüm seçenekler masada’ buyuruyor.

İLK ASKERİ OPERASYONLAR

Britanya ordusu geçen hafta sonunda Libya içlerine vatandaşlarını tahliye gerekçesiyle SAS komandolarını kullanarak iki askeri operasyon düzenledi. Onu Almanya izledi. Guardian gazetesi cumartesi Kaddafi’ye 2004’te Trablusgarb’ı ziyaret ederek ilk kucak açan Batılı lider olan eski Başbakan Tony Blair’in Libya lideri ile telefonda görüşüp NATO güçlerinin ülkesine gönderilebileceği tehdidi savurduğunu aktardı. Son olarak Pentagon, ABD ordusunun deniz ve hava unsurlarını Libya civarında konuşlandırdığını duyurdu. Pentagon sözcüsü David Lapan bunun gerekçesini gayet güzel izah etti: “Herhangi bir karar alınması halinde uygulamak üzere esneklik kazanmak.”

TİMSAH GÖZYAŞLARININ SEBEM-İ HİKMETİ

Peki Batılı liderlerin ‘kan’, ‘banyo’, ‘zulüm’ kelimeleriyle süsledikleri hitaplarını yaparken döktükleri timsal gözyaşları aslında kimin için?
Daha kasımda IMF, Libya raporunda rejimin neoliberal, piyasa yanlısı politikalarına atıf yaparken, Kaddafi’ye ekonomiyi modernize etme ve özelleştirme çabalarından ötürü övgüler düzdüğüne göre, yoksul Libya halkı için olmasa gerek! Misal eğer Libya ve Cezayir petrol üretimini durdurmak zorunda kalırsa petrolün varil başına fiyatının 220 dolara çıkabileceği öngürülüyor. Öyle ya, bunların bedelini kim ödeyecek? Hele de küresel ekonomik krizin üstüne gıda fiyatlarındaki artış binmişken… Bölgedeki diğer petrol üreticisi ülkeler kaygılar içinde kıvranırken, Libya’da oluşabilecek iktidar boşluğunu bir düşünsenize...

DEZENFORMASYON

Hattızatında Libya’nın petrol yataklarına da ABD ve AB’nin jeostratejik emellerine de halel getirmeyecek bir çözüm bulunması icab ediyor. Sunulan ‘demokrasi’ ve ‘insani kriz’ retoriğinin arka planında da Kaddafi’nin zaten herkesin aşina olduğu acımasızlığını kuvvetle muhtemel ki bir dezenformasyon kampanyasıyla abartıp dünya kamuoyunun ‘insani müdahaleyi’ meşru görmesini sağlamak yatıyor. ‘İnsani müdahale’ kilit kelime. Değil mi ki Beyaz Saray’ın düzenlediği ‘Libya krizi’ toplantısında İnsan Hakları İzleme örgütünden temsilciler de katılıyor…

‘İNSANİ SORUMLULUK’ DENEYİ

New York Times gazetesi boşuna Pazar günkü birinci sayfasında ‘Kaddafi’den sonra boşluk’ başlığını münasip bulmamış olsa gerek. Makalenin satır aralarından ABD’nin Libya ordusu ve kurumlarında Mısır’ın aksine hiç hükmünün geçmediği anımsatılıp ‘insani krizden’ hareketle bir askeri işgali salık veren ‘tınılar’ işitiliyor… Zaten gazeteye konuşan uzmanlar, Libya’nın eğer gerçekleşirse ‘sivil ahaliyi koruma sorumluluğunun’ kullanılacağı ilk ‘deneyim’ olup olmayacağını pek merak etmektelermiş..

İSRAİL’İ UCM’YE SEVK ETMEYİ NEDEN DÜŞÜNMEDİLER?

‘İnsanilik’ diyoruz ya…ABD ve AB’nin kabul ettikleri yaptırım tasarıları bir yana, BM’den çıkarılan yaptırım kararında Kaddafi’nin ‘insanlığa karşı işlenen suçlardan’ ötürü Uluslar arası Ceza Mahkemesi’ne sevkine atıf da vardı. Libya’daki iç savaşta BM İnsan Hakları Konseyi’ne göre ölü sayısı 600-2 bin arasında. İnsan merak ediyor, İsrail Gazze Şeridi’ni enkaza çeviren 22 günlük Dökme Kurşun operasyonunda 400’ü çocuk 1200 kişiyi öldürdüğünde niye UCM devreye sokulmamıştı diye… Tabi bir de Amerikalı askerleri işledikleri pek çok savaş suçlarından yargılanmamasını garanti altına almış olan ABD yönetiminin kendisi dahi UCM’ye taraf değilken, insan ‘bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’ demekten kendisini alamıyor. ‘İnsani müdahele’ dediğiniz yerine göre değişiyor elbette. Doğru ya Afrika’nın en büyük ülkelerinden Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki iç savaştan bu yana tam 5.4 milyon insan öldü. ‘İnsani müdahale’ düşünen yok!

KADDAFİ’Yİ LİBYALILAR DEVİRMELİ

Tıpkı Mısır’da olduğu gibi isyan eden halka dışarıdan destek vermek; insani krize karşı uluslar arası toplum olarak Libya’nın sınırlarında önlemler almak başka; ‘insani müdahale’ kılıfıyla askeri işgale girişmek başka. Kaddafi adalet önüne çıkarılması gereken bir despottur. Bunu yapacak olan da Libya halkıdır. Sömürgeci savaşlarını ‘insani’ retorikler kullanarak dünyaya yaymaya çalışanların nice işgallerine tanıklık ettik, hala da ediyoruz. Bu işgallerin hiç birisinden kimselere hayır gelmiş değil. 1990’ların başından beri ‘insani müdahale’ adına girişilen askeri işgallerin ucu bucağı görünmüyor. Geriye Kosova, Bosna, Irak’taki gibi askeri üsler kalıveriyor…

ERDOĞAN’IN İKAZI: FATURASI ÇOK AĞIR OLUR

Sevin sevmeyin, beğenin beğenmeyin bu koşullarda en doğru gibi çıkışı Başbakan Tayyip Erdoğan yaptı. Almanya ziyaretinde NATO’nun Libya’ya ‘insani gerekçelerle’ müdahalesini soran gazetecilere açıkça şu yanıtı verdi: “Böyle saçmalık olabilir mi ya? NATO'nu ne işi var Libya'da? NATO, mensubu olan ülkelerden birine herhangi bir müdahale yapılması alinde böyle bir şeyi gündeme getirebilir. Bunun dışında Libya'ya nasıl müdahale edebilir? Bakın Türkiye olarak biz dedik ki, bunu karşısındayız. Böyle bir şey konuşulamaz, böyle bir şey düşünülemez… Ve şunu bilmeliyiz. Kendi mukadderatlarını o ülkelerin halkları belirlemelidir. Kimse değil. Kimse kalkıp da o ülkelerdeki petrol kuyularının hesabını yapmasın. Sıkıntı burada. Demokrasi adına, temel hak ve özgürlükler adına tavsiyelerde bulunalım ama petrolün hesabını yapmayalım. Çünkü bunu faturası, bunun bedeli çok ağır olur.”

KADDAFİ’NİN ZAVALLILIĞI

İnsanlarını buldozer gibi ezen Kaddafi’ye gelince… Kendine yansın! Televizyonlara çıkıp ABD’yi “Kaide burayı ele geçirecek” diye yaptığı yakarılar işe yaramıyor. ABC’den Christian Amanpour’a veryansın etmiş. “Obama aslında iyi adam ama yanlış bilgilendiriliyor”, “Batılılar beni terk etti” diye… Sayesinde Libya yabancıların işgaline uğramanın eşiğinde.

kaynak

Libya can derdinde, KASAPlar et derdinde..