• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4

    Kara Kuvvetleri örtmek istedi

    Askeri Savcılık: Yedi askeri şehit eden mayının Tuğgeneral Es'in emriyle döşendiği Kara Kuvvetleri tarafından saklandı.


    http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=77


    Hakkâri Çukurca’da 7 askerin şehit olduğu mayın patlamasıyla ilgili olarak Genelkurmay Askeri Savcılığı’nın hazırladığı iddianamede, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın “Patlama PKK mayını sonucu meydana geldi” görüşüne yer verilirken, bu şekilde olayın üstünün örtülmeye çalışıldığı savunuldu.

    Hakkâri Çukurca’da 28 Mayıs 2009 günü Hantepe bölgesine düzenlenen operasyon sırasında 7 asker mayına basarak şehit oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatan Askeri Savcılık hazırladığı iddianamede Tuğgeneral Zeki Es’in başkanlığındaki bir keşif heyetinin 1 Mayıs 2009 tarihinde 2 adet 120 mm’lik havan mühimmatı bulduğu belirtildi. Uzman Çavuş Taylan Çeker’in, Es’in talimatıyla bu mayınların Hantepe’de kuru dere yatığının içine gömüldüğünü belirttiği anlatıldı.

    İddianameye göre Yüzbaşı Nurettin Altay’ın komutasındaki komando bölüğünde, bir askerin ayağı burkulunca bir grup geride kaldı. Bu grup öndeki kolun gittiği yön/yolu bulmak için uğraşırken bir er 1 Mayıs’ta yerleştirilen tuzağa bastı ve çok büyük bir patlama oldu.
    Es’in söz konusu 120 mm’lik havan mühimmatına ilişkin üst komutanlıklarına bilgi vermek amacıyla ‘İç Güvenlik Olay Bildirim Raporu’nu gerçeğe aykırı hazırladığı belirtilen iddianamede “Raporda gerçeğe aykırı bir şekilde, bulunan El Yapımı Patlayıcının (EYP) imha edildiği yönünde bilgi verilmek suretiyle komutanlıklara gönderildi” denildi.

    Soruşturmadı
    İddianamede soruşturma inisiyatifinin tamamen 20. Jandarma Sınırı Tugay Komutanlığı’na bırakıldığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Bu komutanlık tarafından yapılan tahkikat neticesinde ise, patlamanın terör örgütü mensuplarınca döşenen bir EYP’nin patlaması sonucu meydana geldiği, personelin bir kusuru olmadığı yönünde bir değerlendirme/tespit yapıldı.” İddianamede ayrıca üst komutanlık makamındaki Tümgeneral Gürbüz Kaya’nın konuyla ilgili herhangi bir tahkikat yapmadığı da vurgulandı.

    İddianamede Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Tuğgeneral Zeki Es arasındaki telefon görüşmesinin internete düşmesinin ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından olaya ilişkin olarak idari soruşturma başlatıldığına dikkat çekilerek, “İdari tahkikat neticesinde de, patlamanın terör örgütünce hedef bölgesinde patlamamış halde bulunan mühimmatın kullanılması suretiyle döşenen parça tesirli bir düzenekten kaynaklandığı yönünde bir tespit yapılmıştır” denildi.

    Radikal’de dün yer alan haberde askeri bilirkişi raporuna yer verilmişti. Raporda PKK’nın patlamamış havan mermilerini toplayarak mayına dönüştürdüğü, bu mayınların bulunmasının ardından Zeki Es’in emriyle basma hareketiyle patlayan mayına dönüştürülerek bölgeye yerleştirildiği anlatılıyordu.

    ‘Tuğgeneral Es, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden çıkartılsın’
    İddianamede, internete düşen telefon görüşmesinde Tuğgeneral Zeki Es’in mayının emniyet maksadıyla bizzat kendilerince döşendiğini söylemesine karşın tahkikat yaptırmayan Tümgeneral Gürbüz Kaya’nın ‘Astının suçu hakkında kasten kanuni takibatta bulunmamak’ suçlamasıyla cezalandırılması istendi. Askeri savcılık, Tuğgeneral Zeki Es’i de ‘Hakikate muhalif rapor tanzim ve ita etmek’, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birlikte iki kişinin yaralanmasına neden olmak’ suçlarından cezalandırılmasını ve TSK’dan çıkartılmasını talep etti. Savcılık, Uzman Çavuş Taylan Çeker’in de ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birlikte iki kişinin yaralamasına’ neden olmak suçlarından cezalandırılmasını, Yüzbaşı Nurettin Albay’ın ‘Büyük zararlar veren itaatsizlik’ suçundan, Albay Rıza Erdoğan’ın, ‘İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan, Binbaşı Hakan Alaçam’ın da ‘İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan cezalandırılmasını istedi.


    Paşalarımız hiç öyle şey yapar mı?
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  2. #2
    Hissin uğultusu.... resital_007 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-07-2007
    Mesajlar
    1,754
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    gerekenin yapılmasını bütün halk bekliyor....suçlular elbet cezasını cekecektir...
    hayata mutlu bakabilmek senin elinde...

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    22-10-2010
    Mesajlar
    2,318
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    bak şimdi Radikal de yandaş medya oldu, ordumuzu yıpratmaya çalışyor
    amerikancı oldu bizim gibi

  4. #4
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    01-05-2010
    Mesajlar
    4,813
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    0
    Artık şaşırmıyorum.. Herşey beklerim bunlardan..

  5. #5
    Misafir dalamper adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-07-2009
    Mesajlar
    4,653
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    3
    İlk başta generallerin yanındaydım ancak sen hem askeri şehit et hemde ört olmaz yürümez bu iş askere güvencim sonsuz ancak bazı paşalar hak ediyor hapsi.

    Ad Astra Per Aspera

  6. #6
    AOG
    AOG çevrimdışı
    AOG adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-04-2009
    Mesajlar
    5,183
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    1993 yılında Bingöl’de 33 şehit verdik...
    erlerimiz silahsız bir bölükten başka bir bölüğe nakil ederken PKK tarafından şehit edilmiştir.
    o zmanın komutanı ve sorumlusu Org. Necati Özgen Paşadır...

    şimdi sıkı durun... mahkeme, bu olayı araştırılması için, kimde kusuru var diye tespit edilmesi için; sizce kimi görevlendirmiştir ....
    doğru, yine aynı komutana Org. Necati Özgen Paşaya...
    elbette kusuru kendinde görmeyecektir... bir kaç subay suçlandı ve iş unutulup gitti...
    arada bir işte böyle gündeme geliyor...

    TSK işte böyle bir kurum hale gelmiş... inşallah bu kurum düzeltirler, bu şekilde herhangi bir savaş kazanılmaz...
    Süheyl Batum çok doğru söylemiş...
    amerika bu kurumun içini boşaltmıştır...

    eskiden en güvenilir kurumdu... bu son üç yıldır çok aşağılarda bulunuyor...

    eğer siyasetine güveniyorsan ve dış işlerine de güçlüyse TSK'ya ilerde ihtiyaç duyulmayacaktır bence...
    Hümanist Demokrat Parti
    It's My Page....

    ‘insanlık onuru işkenceyi yenecek’

  7. #7
    dede 60 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-04-2007
    Mesajlar
    10,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    eğer siyasetine güveniyorsan ve dış işlerine de güçlüyse TSK'ya ilerde ihtiyaç duyulmayacaktır bence...
    Demek oluyor ki dünyada böyle bir ülke yok. Yani henüz örneği görülmedi.
    Kemal buradan kopya çekti!!!
    3- "Mahalli müşterek nitelikli hizmetleri sunmak konusunda 'Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'ndaki esaslara uygun olarak mahalli idareler tam yetkili hale getirilecektir." (AKP – 2011 Seçim Beyannamesi / Sayfa 28)

  8. #8
    <span style='color: #000000'>kafkaslar</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-10-2009
    Mesajlar
    5,451
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    bu da eski marifetleri;




    Şüpheli uçak kazasında hayatını kaybeden Eşref Bitlis`in ekibinde yeralan Albay Kazım Çillioğlu`nun intiharıyla ilgili dosyaya Yeni Şafak ulaştı. 16 yıl önceki şaibeli intiharın, çelişkilere rağmen oldu-bitti raporu ve takipsizlik kararıyla kapatıldığı ortaya çıktı.











    Dosyası `intihar etti` denilerek kapatılan Albay Kazım Çillioğlu`nun tartışmalı otopsi raporu ve `kovuşturmaya yer yoktur` kararını Yeni Şafak ele geçirdi. Dönemin Tunceli İl Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu 1994`te lojmanında ölü bulunmuştu. Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde görev yapan bazı subayların kısa aralıklarla şaibeli kazalarda öldüğü ya da suikasta kurban gittiği sırada gerçekleşen bu olayla ilgili şüpheler ve JİTEM ekseninde dönen tartışmalar hiç dinmedi. Otopsi raporu ve `kovuşturmaya yer yoktur` belgesinde kayıt altına alınanlar, bu tartışmaları güçlendirecek nitelikte.

    SORU İŞARETİ DOLU

    Her iki belge de akıllarda soru işaretleri uyandıran ayrıntılarla dolu. Olayda kullanılan silahın kriminal incelemesi sadece `çalışıyor mu?` diye yapılmış. Albay Çillioğlu`nun ölümüne sebep olan kurşunun parası bile ailesinden istenmiş. Bingöl`de şehit olan 33 er olayıyla ilgili iddianameyi hazırlayan askeri savcı İnayet Taş`ın imzasını taşıyan `kovuşturmaya yer yoktur` belgesinde Çillioğlu`nun ölümünden bir gün önce Jandarma Bölge Komutanlığı`na vekâleten atandığı bilgisi kayıt altına alınmış. `Bu mesele PKK ve Kürt meselesi değildir` değerlendirmesi de aynı belgede yer alıyor. Bu değerlendirmenin `derin yapıların parmağı var` denilen olaylarda ölen subaylarla aynı çizgide olması dikkati çekiyor.

    SADECE SİLAHA BAKILDI

    Albay Çillioğlu`nun ölümü, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 8. Kolordu Komutanlığı Elazığ Askeri Savcılığı tarafından karara bağlanmış. 1994/40 sayılı `Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı` Bingöl`de 33 erin şehit edildiği olayı da soruşturan Hakim Kd. Binbaşı İnayet Taş imzasını taşıyor. Üç sayfalık belgede, Albay Çillioğlu`nun silahı, sadece çalışıp çalışmadığı ve odadaki çekirdeğin o silahtan çıkıp çıkmadığı yönüyle kriminal incelemeye tabi tutulduğu anlaşılıyor. Çillioğlu ailesi, şu soruyu soruyor: "Savcı ve pratisyen doktorların çıplak gözle görebildiği barut izleri, silahtaki parmak izi, doku örnekleri neden kriminal raporunda yok?"

    TUGAY REVİRİNDE OTOPSİ

    Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı`nın 03.02.1994 tarihli ve 1994/64 numaralı `Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı`na göre Albay Çillioğlu`nun otopsisi tugay revirinde yapılmış. Merkez sağlık ocağından iki pratisyen hekim, bir zabıt kâtibi, otopsi yardımcısı iki er, bir hizmetli ve cumhuriyet savcısı tarafından imza altına alınan rapordaki; "Dış bulgulara göre ölüm nedeni hemen saptandığından klasik otopsiye gerek bulunmadı, otopsiye son verildi" kararı, yıllardır tartışma konusu.

    KURŞUNA ÇELİŞKİLİ TUTANAK

    Otopsi belgesinde bilirkişi ve savcı görüşleri farklılık arz ediyor. `Dış Bulgular` başlıklı savcı görüşünde kurşunun sağ kulağın 4-5 santim üstünden girip kafanın sol arka yanına yakın bölgeden çıktığı belirtilmiş. Bilirkişi beyanında ise kurşunun sağ kulağın 5 santim üstünden girip göz hizasında sol kulağın 10 santim üzerinden çıktığı kaydedilmiş. Çillioğlu`nun ailesi ise kurşunun çıktığı bölgenin ensenin sol kısmında bulunduğunu iddia ediyor.

    BİTİŞİK DEĞİL YAKIN MESAFE

    Ailenin dikkat çektiği başka nokta ise kurşun çıkış deliğinin küçük olması. Bu nedenle, otopsi raporunda geçen `Bitişik atış, ateşli silah yarası` tanısına karşı çıkıyorlar. Bitişik atış yaralanmalarında kurşun deliğinin çok daha büyük olacağını söyleyerek yaranın `yakın atış` kaynaklı olduğunu belirtiyorlar. Kurşunun sağ kulak üstünden girip enseden çıkması durumunda kişinin silah tutuş şekli açısından kendi kendisini vurmasının mümkün olmadığına dikkati çekiyorlar.

    Şüpheli intihar olayı üzerine düzenlenen `Kovuşturmaya Yer Yoktur` belgesindeki, Albay Çillioğlu`nun "Bu mesele, PKK veya Kürt meselesi değildir" sözleri ile `intihar notu` diye nitelenen notta da buna benzer ifadeler vardı. Çillioğlu`nun masasında bulunan o notta, `Bu Türklüğün var olma mücadelesidir. Bir an önce ve mutlaka geniş kapsamlı düşünmeliyiz.` yazılıydı.

    Aileden kurşun parası alındı

    Albay Çillioğlu`nun şüpheli ölümündeki karanlık noktalar dururken, askeri savcılık kurşunun parasını tahsilinde titiz davranmış. `Kovuşturmaya yer yoktur` belgesinde "Olayda harcanan bir adet mermi bedeli olan 11.709 (eski) TL`nin takip ve tahsili için Tunceli Muhakemat Müdürlüğü`ne ilgili evrakların tefrik edilerek gönderilmesine" ibaresi düşülerek Çillioğlu`nun ailesinden şüpheli ölüm sırasında kullanılan kurşunun parası istenmiş. Makbuzu hala sakladıklarını ifade eden aile, bu parayı yatırmış.


    Cenazede `ölmedi öldürüldü` mesajı

    Albay Kazım Çillioğlu`nun cenazesi Düzce`de düzenlenen törenle toprağa verildi. Cenaze törenine katılanların taşıdığı bir pankart, Çillioğlu`nun intiharına yönelik ilginç mesajlar içeriyordu. Pankartta, `Şehit albayımız Kazım Çillioğlu da Eşref Bitlis Paşa ve Bahtiyar Aydın Paşa gbi içimizdeki hainler tarafından öldürülmüşlerdir. Hesabı sorulacaktır` yazılı mesajla, Çillioğlu`nun intihar etmediği, öldürüldüğü savunulmuştu.

    Not defterinde ne vardı?

    Otopsi tutanağında Albay Çillioğlu`nun üzerinden 1 milyon 880 bin (eski) TL, 2 şarjör mermi ve bir adet küçük defter çıktığı kayıt altına alınmış. Çillioğlu ailesi, zapt altına alınan bu defterin ısrarlarına rağmen `TSK malıdır` denilerek kendilerine verilmediğini söylüyor. Albay Çillioğlu`nun bölgede yaşanan sıkıntılardan yapılan operasyonlara, görüşmelerinden fikirlerine kadar notlarını bu ajandada tuttuğunu belirten aile üyeleri, "Teslim edilmeyen dokümanlar birçok konuyu aydınlatabilir" diyor.

    Eşref Paşa`nın sırrını bilen öldü

    *1991-1994 arası Jandarma Genel Komutanlığı açısından karanlık yıllar olarak tarihe geçti. Bu dönemde özellikle yolu Diyarbakır`dan geçen subaylar ya suikast sonucu ya da şaibeli kazalar nedeniyle öldü. Dönemin Jandarma Genel komutanı Eşref Bitlis ve ekibinden birçok isim şüpheli şekilde öldü ya da öldürüldü.

    *Devletin Kürt politikasını eleştiren Jandarma Korgeneral Hulusi Sayın 30.01.1991`de taranarak şehit edildi. Cinayeti Dev-Sol üstlense suikastin devlet içindeki derin yapıların gerçekleştirdiği konuşuldu.

    *Jandarma Korgeneral İsmail Selen, PKK ile mücadele konusunda dönemin yöneticileriyle ters düştü. Görevinden alınmak istendi. Emekli olduktan sonra 23.05.1991`de taranarak şehit edildi. Aynı gün Adana Jandarma Bölge Komutanı Temel Cingöz de suikaste uğradı.

    *Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis şaibeli uçak kazasında şehit oldu. Ergenekon davasında Bitlis Paşa`nın ve Cem Ersever`in örgütün PKK`ya silah satışından haberdar olduğu için öldürüldüğü gündeme geldi.

    *Bitlis Paşa`nın emrinde çalışan Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın da terörün şiddetle bitirilemeyeceğini, bölge halkının kazanılması gerektiğini dile getiren subaylardandı. O da 22.10.1993`te Diyarbakır Lice`de hala açıklanamayan bir suikaste kurban gitti. Cinayet silahı Kanas ortadan kayboldu.

    *JİTEM`in kurucularından Binbaşı Cem Ersever, 04.11.1993`te Ankara`da ölü bulundu. Ersever, Diyarbakır JİTEM`in başındaki isimdi. Kürt sorunu ve PKK ile mücadelede devlet politikasına aykırı fikirler ortaya atmaya başlayınca hayatından oldu. Ersever`den sonra 03.02.1994`te Tunceli Jandarma Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu evinde ölü bulundu.

    *Bitlis Paşa`nın ekibinden Albay Rıdvan Özden, Mardin`de görev yaptığı sırada JİTEM`in PKK ile koordineli yürüttüğü kaçakçılık ve uyuşturucu ticaretini ortaya çıkardı. İki koruması ile 12.08.1995`te öldürüldü.

    Yeni Şafak
    http://www.turkforum.net/1108707044-...ma-kanunu.html

    http://www.turkforum.net/1108706906-...brikalari.html

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum: "Koca bir askeri yıktılar, meğer kağıttan kaplanmış, biz bunu asker zannedermişiz, meğer ABD içini oymuş"

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    17-10-2009
    Mesajlar
    373
    Karizma Gücü
    3
    TSK YI KOMPLE KAPAT
    Onsuz daha huzurlu oluruz heralde

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    17-02-2011
    Mesajlar
    92
    Karizma Gücü
    2
    artık güvenmiyorum.

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Tünelde ışık göründü, esnaf kara kara düşünüyor
    2005 Konuları bölümünde Harbiyeli tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 31.07.05, 21:58
  2. Turk Silahli Kuvvetleri
    2005 Konuları bölümünde nio tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 07.02.05, 19:13

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •