Yıkılan hayallerin oluşturduğu kırıklar acı verir muhakkak…
Her kalp atışında kendine kızmak ve her kızgınlığını hayatından çıkarmak…
Zordur yaşamak ama mecburidir… Nefes almadan devam edebilmek gibidir, gidenin ardından beklenen her saniye… Akciğerlere eziyet bir sıkışmışlık içinde…
Elden gelen pek birşey yoktur yazmaktan başka…
İnsan titrer geçmişinin soğukluğuyla, ya da yanmaktadır olduğu alev deryasında…
Ve bu yüzdendir belki gidişler…
Hep gelmesi beklenen vuslat baharında…
Her güzel aşk hikayesinde bir kavuşamamak vardır mesela… Hep bir çetrefilli yol ve hep ütopik zorluklar çıkar insanın karşısına… Hiç bir Mecnun kavuşamaz, sadece bir gül alıp giderek Leyla’nın kapısına… Değeri olmaz sanılır çilesiz sevişlerin. Ve hiç bir hikâye kitabı yazmaz zorluk çekmeden seveni..
Kim bilir, bu sebeple çıkarırız zorlukları insanların karşısına? Sanılan odur ki zor olursa güzel olur… Güzel olansa uzakta…
Hiç bir ateş yoktur ki yakmayan aşk dışında, ama hep biz körükleyerek bu ateşi en sıcak haline getiririz her defasında…
Zorlaştırmak için değil hayatını, birlikte gelebilmek için her güçlüğün üstünden, sevmeli insan…Aşk şayet varsa da mutlu olmak için vardır...
Eğer yakıyorsa karşıdakini o aşk değil azaptır...
Eğer altında kalıyorsa “yaşanan ve yaşanamayanların” uzaklaşmalı…
İşte tam da bu yüzden “bazen gitmek gerekir”…


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla
