"Nefsim elinde olan Allah 'a yemîn ederim ki hiçbiriniz, ben kendisine babasından da, evlâdından da daha sevgili olmadıkça (kemâliyle) îmân etmiş olmaz"
(Sahih-i Buhari)
İmza:Hz.MUHAMMED (s.a.v.)
"Nefsim elinde olan Allah 'a yemîn ederim ki hiçbiriniz, ben kendisine babasından da, evlâdından da daha sevgili olmadıkça (kemâliyle) îmân etmiş olmaz"
(Sahih-i Buhari)
İmza:Hz.MUHAMMED (s.a.v.)
Bir Hadis
"Kıyamet günü ümmetimin bana en yakın olanları, bana en çok salatı selam getirenleridir."
Tirmizi Hadisi
Bir Hadis
-Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Ben sizin görmediğinizi görüyor, duymadığınızı duyuyorum; bir bilebilseniz, gök öyle bir gıcırdayışla gıcırdayıp inledi ki!.. Zaten öyle olması gerekirdi; zira, göklerde meleklerin secdegâhı olmayan dört parmak kadar bile boş yer yoktur. Allah’a yemin ederim ki, eğer azamet-i ilâhî adına benim bildiğimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız, hatta zevcelerinizle bir arada bulunmaktan kaçınır, dağ ve sahralarda çığlık çığlık Allah’a yalvarırdınız.”
Tirmizi,Zühd 9; İbn Mace,Zühd 19
Bu hadis Ebu Hureyre den rivayettir, Ebu Hureyre ki, Hz Ömer Hz Aişe ve Hz Ali tarafından Kezzap yani aşırı yalancı şeklinde anılmıştır
Bu sebeple bu hadisin pek sağlam olmadığı kanatindeyim
neden ?
Birincisi Peygamber efendimiz egoist ve bencil bir insan değil, bu rivayet öyle göstermiş, bunu okuyan bir gayrimüslim Peygamberimize karşı bir sepati duymaz aksine peygamberimizi egoist ve bencil olarak görür
İkincisi Peygamberi bir müslüman tabiki sevmeli, ancak bunu peygamberimiz iman meselesi yaptı diyemi yapacağız, bu hadise göre öyle
ancak gerçeği herkes biliyor, sevgi emirle yapılacak bir iş değildir. Sevmek duygusaldır ve "beni sev" şeklinde emreden bir insan aksine sevilemez
Peygamberimizin bu kadar çok sevilmesinin başlıca sebebide alçakgönüllü olmasıydı belkide, ama maşallah Ebu Hureyre boş durmamış peygamberimizin kişiliğini insanların nefret edeceği şekilde uydurma hadislerle değiştirmeye çalışmış
Bu kişiye hadis rivayet etmemesi için Hz Ömer tarafından çok zor kullanılmış ancak yinede hadsilerin bu güne gelmesi çok kötü, tabi sahte hadisleri kastediyorum yoksa peygamberimizin amcası ibn abbas gibi güvenilir insanlardan nakledilen sahih hadisleri mevcut
Sözde kitabın adı Sahih Buhari, ne kadar emin olabilirsinki kitabın adını sahih buhari koyasın, Sahih Buhari de gerçek hadisler olduğu gibi yalan hadislerde vardır dikkat etmek gerek
Sonuç oalrak kimin rivayet ettiğine bakmazsak Peygamberimzi insanlara yanlış anlatırız
Sevmek gönül işidir Peygamberi sevmekte öyle, Bu sevgi iman meselesi yapılırsa Allahda bunun hesabını sorar
''Peygamber, mü'minler için kendi nefislerinden daha evladır.''(ahzab suresi 6)
Ayrıca Ebu Hureyre hazretlerinden gelen hadisler olmasa idi şu an fıkıhtaki ve hukuktaki meselelerin yarısından çoğu boş kalırdı böle ilimsiz şeyler yazıp atıp tutmayalım Hazreti Ali nin (r.a.) ve Hazreti Ayşe'nin (r.a.) öyle bir şey dediğini kanıtlar mısın kanıtlasanda zayıf bır rivayet o![]()
ALLAH seni kurtarsın.
Verdiğin aytle o hadisin hiçbir ilgisi yok
Söz konusu olan problem peygamberimizi sevmek değil, Peygamberimizin bunu egoist bir ifadeyle söylediğini iftira etmektir
arkadaşım biraz gerçekçi ol, Peygamberimizin hayatını ve yaşantısını bilen biri bu hadise inanmaz
söylediklerimin kaynağı Yaşar Nuri Öztürk'ün İmamı Azam Fikirleri gölgelenen önder kitabından, ayrıca gayette sağlam tarihi kayıtlardır bunlar
şimdi gelelim ayeti kerimeye
sen ayeti kerimeyi neden tam olarak vermedin çünkü seni desteklemesi için cımbızla içinden çekip almışsın ifadeyi
şimdi görelim bi ahzab suresi 6. ayeti
6 O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır. Onun eşleri de o müminlerin anneleridir. Anne tarafından akraba olanlar da Allah'ın Kitabı'nda, birbirlerine diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak yakın dostlarınız için örfe uygun bir vasiyette bulunmanız müstesnadır. Bu, Kitap'ta satırlara geçirilmiştir.
heee neymiş o ifade
"O peygamber, müminlere öz benliklerinden daha dost, daha yakındır."
burda zorla peygamberi sevmekle ve bunu iman meselesi yapan bir ifade varmı soruyorum
yaw yalan yanlış bir hadisi desteklemek için Allahın kitabı Kuranı tahrif etmekten bile çekinmiyorsunuz Allah akıl fikir versin
bize Kuran yeter
gerisi sadece tarihi kayıtlardır
esas olan kurandır
Şimdi Ebu Hureyre en çok rivayette bulunan kişidir, mantıken peygamberimize daha yakın olanların rivayetlerinin daha çok olması gerekmiyormu ?
İşte bu adam yalan dolan uydurduğu için en çok rivayet eden kişidr, uydurursan sende en çok rivayet eden olabilirsin bu bir meziyet ayrıcalık değil.
Hz Ali Hz Ömer ve Hz Aişe anamız bu adama güvenmeyin dediyse sen elin yahudi Kab ın ayakçısı yerine peygamberimizin değer verdiği bu 3 mübarek insana inansana
Kab el Ahbar kimdir belki biliyorsundur, Hz Ömeri katlettiren kişidir, Ebu Hureyre ise Kab ın en yakın arkadaşıdır. Bu ikiside Tevrat uydurmalarını islama sokmak çabasındaydılar
Hz Ebu bekrin torunu Kasım Bin Muhammed rivayet ediyor bak ne demiş
"Halife ömer zamanında hadisler çoğalmıştı. Ömer herkesin elindeki hadisleri getirmesini istedi. Hepsini bir araya toplayınca da tümünün yakılmasını emretti. Gerekçe olarak şöyle diyordu "Bunlar Ehlikitap ın elindeki mişnalara benzer mişnalardır"
eğer islam tarihini bilen biriysen Hz Ömerin Ebu Hureyre ile ne kadar çok uğraştığını ve ona kezzap dediğini bilmen gerekir
sen deyince uydurma olmuyor aksi bi fikir gelince uydurma öylemi
kendi kendini durduk yere rezil etmesen olmazmıydı, sadece bilgi olsun diye verdim, ayrıca ben 10 yıldan uzun bir süredir ilahiyatla ilgiliyimdir, benim bilgimi yargılamak sana düşmez
verdiğin hadislere dikkat et bunun hesabını Allah sorar
son olarak şu yazdığın şey
Kuranda o boş kalır dediğin yerleri dolduran ayetler zaten varAyrıca Ebu Hureyre hazretlerinden gelen hadisler olmasa idi şu an fıkıhtaki ve hukuktaki meselelerin yarısından çoğu boş kalırdı
sen önce hadis ilminin altyapısında ne olduğunun bir farkına var
Kuran ve hadisler paralellik içinde olmalıdır, neden ?
Peygamberimiz Allahtan aldığı vahiyleri açıklardı insanlara, yani hadislerin temelinde kuran vardır zaten
bu durumda kuran ve hadis birbirine zıt ise yada kuranda yeri olmayan bir bilgi hadislerde herhangi bir şeyi örneğin haram kılıyorsa
biz kuranı tercih etmemiz gerekir
hadisler için böyle bir güven söz konusu değil, sahte hadislerin varlığından bi haber olmak yanlış biraz uyanın
hemde biraz gerçekçi olmanı rica ediyorum, bana açıkça söyle, sana peygamberimizin "en çok beni sevin yoksa iman etmiş olmazsınız" dediği inandırıcı geliyormu
ayrıca bir insanı sevebilmek bir duygusal olaymıdır yoksa sevgi emirle yapılanbilen bir şeymidir
esas olan peygamberimize itaat etmektir
ona itaat eden zaten esasında Allaha itaat etmiş olur
4/4 Biz hiçbir resulü, Allah'ın izniyle kendisine itaat edilmesi dışında bir amaçla göndermedik. Eğer onlar, öz benliklerine zulmettiklerinde sana gelip Allah'tan af dileseler, resul de kendileri için af dileseydi, elbette ki Allah'ı tövbeleri cömertçe kabul eden bir Rahîm olarak bulacaklardı.
şimdi tercihini yap bakalım hadismi yoksa ayetmi ???????
Bu mesaj en son " 19.03.11 " tarihinde saat 04:18 itibariyle XLEONX tarafından düzenlenmiştir...
Bir Hadis
Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz, bazı hadîs-i şeriflerinde, ümmetinin düşeceği ihtilaflara dikkat çekmektedir. Bu hususta rivâyet edilen birçok hadîs-i şerif vardır. Bunların en genişi, Tirmizî ve İbn-i Mâce’de rivâyet edilen hadîslerdir. İbn-i Mâce’de geçen hadîs-i şerifte Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyururlar:
“Yahûdiler, yetmiş bir fırkaya ayrıldı. Bunlardan biri cennette, yetmişi ateştedir. Hıristiyanlar yetmiş iki fırkaya ayrıldı. Onlardanda yetmiş bir fırka ateşte, bir fırka cennettedir. Muhammed (s.a.v.)’in nefsi kudret elinde olan Allâh’a yemin ederim ki, benim ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir fırka cennette, yetmiş iki fırka ise ateştedir.” Sahâbîler, “Yâ Resûlüllah! Cennette olan fırka kimlerdir?” diye sordular. Resûlüllah (s.a.v.), “Cemaat” diye cevap verdi.
S.İbn-i Mâce, Fiten 17
İmam Tirmizî (rh.)’nin rivâyetinde ise şöyle buyurulmaktadır:
“İsrailoğulları yetmiş iki fırkaya ayrılmıştır. Ümmetim ise yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir tanesi hariç, bunların tamamı ateştedir.” Sahâbîler, “Yâ Resûlüllah! O kurtuluşa eren fırka kimlerdir?” diye sorunca, Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurdu: “Benim ve ashâbımın yolunda olanlardır.” S. Tirmizî, Îman 18
Böylece Peygamber-i zîşân (s.a.v.) Efendimiz, ümmetinin başına gelecek hâdiseleri, mu’cizevî bir şekilde haber vermektedir.
Hadis âlimleri, hadîs-i şerifte geçen cennetlik olarak vasıflandırılan fırkadan maksadın, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat olduğunu kaydetmektedir. Çünkü ifrat ve tefrit ortasında, i’tidâl üzere Resûlüllah (s.a.v.)’ın ve ashâb-ı kiramın yolunu tâkip etmeyi kendilerine şaşmaz ölçü edinenler, bu fırka mensuplarıdır.
Cehennemlik olan fırkalar ise, i’tikadî mes’elelerin birçoğunda, Ehl-i sünnet’e aykırı inançlarda bulunan mezheplerdir.
Belki peygamberimiz, bu sözü ALLAH için söylemiştir. İnsanlarda kendisi için söyledi diye çevirmişlerdir. Bende ALLAH'ı en çok seveceksin ve en çok ondan korkacaksın diyorum. Belkide bunu kastetmek için söylemişte olabilir.
Kendisi için bunu söylemesi, ALLAH ile birlikte benide ilah edinin demekten başka manaya gelmez. Peygamberin bunu söylemesine imkan yok.
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?
''Kul namaza durduğunda, bütün günahları getirilir.Başı ve omuzları üzerine konulur. Rüku ve secdeye gittikçe dökülür, o insandan ayrılır.''
Hadis-i Şerif (Taberani)