'Ne var?' bile diyemedi;çünkü,Sayın Başbakan
o yaldızlı çerçevesinden kendisine sırıtıyordu....
Ve Allah sizi inandırsın,parmağını 'Olmaz;karını
ş'etmene izin vermem...' der gibi sallıyordu.
Adam,öyle boş boş bakıyordu fotoğrafa...Çırıl-
çıplaktı;elini önüne götürdü...Bir an,Sayın
Başbakan'dan utanmıştı;perdeyi önüne doğru
çekiştirdi...Bir sivrisineğin, giderek büyüyen
göbeğini ısırmasıyla kendine geldi...'Sen,Hilmi
Özkök'e dua et....' diye bağırdı,duvara doğru...
Ayağa fırlamış,o da parmağını sallıyordu.'Hatır-
lar mısın? 2001'in sonbaharında,ülke ekonomik
krizle boğuşmakta,Başbakan Bülent Ecevit
de yaşlılığı ve bazen sözcükleri karıştırması
nedeniyle 'gözden' düşmekteydi.30 Ağustos'
ta emekli olmuş 'çok üst düzey' bir grup subay,
Genelkurmay Başkanı'nın bilgisi dahilinde,önce
iş dünyasıyla 'gerekli' temasları yaptılar;sonra
da,Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'la
Bodrum Orduevi'nde görüştüler...Önerilen şey,
Ecevit'in sağlık gerekçesiyle çekilmesi ve yerini
Özkan'a bırakmasıydı.Ecevit çekilmedi;Özkan,
90 kadar milletvekiliyle partiden ayrıldı.Herşey
birbirine girdi değil mi? Mesut Yılmaz Cumhur-
başkanı olmak istiyordu;Kıvrıkoğlu,Ecevit'e
yekten 'Olmaaazzzz!!!' dedi.Zaten,ülkemizde
Genelkurmay Başkanları Cumhurbaşkanlığı se-
çimlerinde hep söz sahibi olmuşlardır.Yılmaz,
bunu hiç hazmedemedi;intikamını acı bir şekil-
de aldı.Sineğin ısırdığı yer fena halde yanıyor-
du;göbeğini kaşıdı...'Kıvrıkoğlu'nun görev süre-
sinin uzatılmasına cigarasından derin bir nefes
'salarak' ve hatta sırıtarak 'Olmaz!' dedi....'
Fotoğraf ona bakıyordu;o da fotoğrafa...

8.Bölümün sonu