'Lan,bu canlı mı ne?' diye geçirdi içinden...
Fotoğraf,sanki onu dinliyordu.Aniden karı-
sına döndü;kadın,gözleri fal taşı gibi açılmış,
ona bakıyordu.Sol memesi,geceliğinden fır-
lamış;pespembe ucu öpülmeyi bekler gibi
dikleşmişti.'Edepli ol!' diye bağırdı kadına...
'Memeni ört kadın!' Karısı,birden toparlandı
ve muzipleşti.'Sen, önce önünü arkanı ört
herif...' Adam,'Ne halin varsa gör kadın;
benim hesabım onunla...' diyerek Sayın Baş-
bakan'a döndü.'Muhtemeldir ki,Kıvrıkoğlu bir
darbe tezgahladı;ama,sadece Jandarma Ge-
nel Komutanı kendisinden yanaydı...Diğer
kuvvet komutanları kendisini desteklemedi-
ler.Bak! Bu darbe olayından çok da emin de-
ğilim;ama,öyle görünüyor...Çünkü,Ecevit'e
ve Sezer'e, o sırada Kara Kuvvetleri Komu-
tanı olarak Genelkurmay Başkanlığ'ına hazır-
lanan Hilmi Özkök için 'O'nu Genelkurmay
Başkanı yapmayın' diyor.Gerekçesi de,'İrti-
caya karşı yumuşaktır' oluyor.Bu inandırıcı
değil;Özkök'ü çok eskiden beri tanıyordu ve
yükselişine tanıktı.'Olay',Özkök'ün kendisine
karşı çıkmasıydı.Kafasındaki plan,Özkök'ü tas-
fiye etmek ve Genel Kurmay Başkanlığı'na çok
kısa bir süre atama yaptırmamaktı.Kara Kuv-
vetleri Komutanlığı'na teamül gereği gelmesi
gereken 1.Ordu Komutanı Edip Başer'in emek-
liye ayrılmasını da sağlamalıydı.Jandarma Ge-
nel Komutanı Aytaç Yalman'ın Kara Kuvvetleri
Komutanlığı'na,Şener Eruygur'un da Jandarma
komutanlığı'na gelmesini sağlarsa 'Şam'da ka-
yısı' olurdu.'

9.Bölümün sonu