• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
30 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Kur'anda anlatılan zekat, mezheplerde öğretilen zekat.....

    Bir sitede zekât ile ilgili bir konu okumuştum, doğrusu bu yazıyı kur’an ile karşılaştırdığımda bizlerin hadis adı altında her konuya hemen inanmayıp, Kur an ile karşılaştırmamız ve onun süzgecinden geçirmemiz gerektiğini daha iyi anladım. Yazımı yazarken kur’an dan ayetlerle izah edip, okuduğum yazıdan da alıntılar yapacağım konunun daha iyi anlaşılması için. Allah kur anda;

    Kamer Suresi 17: Andolsun biz, Kuran'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur? Kamer Suresi 22: Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?

    Kur’an da ki bu iki ayeti okuduğumuzda Rabbim in bizlere gönderdiği İslam dinini, yani kur’anı bizler için kolaylaştırdığını açık bir şekilde belirtiyor. Bahsettiğimiz zekât konusunu bahsettiğim sitede okuduktan sonra çok düşündüm, önce neden düşündüğümü okuduğum yazıların ışığında anlatmak istiyorum.
    Yazıda en güzel sözlerin ( Zekâtı verilen malın üreyeceği, bereketleneceği ve temizleneceği Kuran-ı Kerim’de beyan olunmuştur.) bu sözler olduğunu söyleyebilirim. Doğrudur zekâtı verilen malın, ya da paranın üreyeceği, bereketleneceği esas önemlisi, hayrının görüleceğidir. Gelelim yazılan yazının anlatmak istediği özet kısmından alıntı yapalım. Yine yazıda;
    ( Fıkıh lisanında ise; “Bir malın, dini usullere göre tayin edilen miktarını, Müslüman zenginin seneden seneye, zekât alabilecek sekiz sınıftan birine temlik etmesi; yani hiçbir menfaat ve istifade alâkası olmamak üzere vermesi demektir.”) diye belirtmişler. Yine yazıda zekâtın miktarı konusunda bir bilgi verilmiş;
    ( Tüccarlar, satmak için bulundurdukları malı senede bir defa sayıp, değerini hesap ederler. Borçlarını düşer, alacaklarını ilave ederler ve kalan miktarın kırkta birini zekât olarak verirler. (% 2.5), Öşür arazisinde yetişen mahsul senenin çoğunda yağmur ve nehir suyu ile sulanıyorsa onda birini (%10), eğer kova, dolap ve hayvan gibi vasıtalarla sulanıyorsa yirmide birini (%5) öşür (zekât) olarak vermek icap eder. )
    Yazının devamında da yine (Zekât, malla alakalı bir ibadettir. Senede bir defa, Kuran-ı Kerim’de bildirilen yerlere verilir. (Tevbe;60)

    Yazının son kısımlarında da;

    ( «Menâr Tefsiri» cild 1, sahife 585 ve 587’de deniliyor ki: “Bu zamanda Allah yolunda infak edilenin en mühimi, İslâm’a davet edici insanların yetiştirilmesi ve onların gayri Müslim memleketlerine cemiyetler, kuruluşlar tarafından gönderilmesi ve bu kişilerin gayri Müslimlerin yaptığı gibi mali imkânlarla desteklenmesidir”.)

    Değerli kardeşlerim bu yazdıklarım bir sitede zekât ile ilgili yazının özetidir. Aslında yıllardır bizlere anlatılanların da aynısıdır diyebilirim.

    Gelelim Rabbim in Kitabına, o ne diyor acaba. Bazı yerlerde verilen Kur’an ayetleri ya da bu konuda verilmeyen Kur’an ayetlerine bir bakalım. Yazımın başında Rabbim in İslam ı ve Kur’an ı öğüt alabilmemiz için kolaylaştırdığını söylediği ayetlerini hatırlattım sizlere. Yazdıkları yazıda Fıkıh lisanında zekâtın, zenginin seneden seneye verilecek bir farz görev olduğu yazılıyor. Bu bilgi asla ve asla Kur an da yoktur, yani zekât yılda bir kez verilen bir farz görev değil, her zaman gerektiği her vakitte verilen bir görevdir. Bunu hiç kimse bu şekilde sınırlayamaz, çünkü Allah ın sınırlamadığını biz kulları hiç sınırlayamayız. Yılda bir fakiri hatırlamak Kur an öğretisine ve de Rabbim in Kur an da bizlere anlattığı hiçbir ayetine uymaz. Bu ifade olsa olsa devlete verilen vergiyi anlatıyor olabilir, oda konumuz dışı. Zekât ise kazancından yani bizzat kazandığından fakirlere, olmayanlara vereceğin para ya da maldır. Burada kar zarar hesabı kesinlikle yapılmaz. Çünkü bir verip bin almak bu dünya hesabına da uymaz zaten. Rabbim yazıda da söylediği gibi zekâtın kimlere verilmesi gerektiği yazar. Her konuda olduğu gibi bunu da kimseye bırakmamıştır rabbim. Ayeti aynen hatırlayalım.


    Tevbe Suresi 60 Ayet; Sadakalar; Allah'tan bir farz olarak yalnızca şunlar içindir: Yoksullar, düşkünler, görevli olanlar, kalpleri ısındırılacaklar, özgürlüğünü kaybetmişler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmış kişi. Allah bilendir, hâkimdir.


    Gelelim zekâtın ne kadar verileceği konusuna. Bakın Allah kazancımızın zekât olarak nasıl dağıtılacağını yazdığı halde, sırf inandıkları hadislere ters düşmesin diye Kur an ayetini hadislere feda edebiliyorlar, Rabbim affetsin. Hemen hatırlatayım.


    Bakara Suresi 215. Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Verdiğiniz hayır (mal), ana-baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmış(lar) içindir. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.


    Yaradan ne güzel açıklıyor sana soruyorlar Allah yolunda ne harcayayım diye oda cevap veriyor. Verdiğiniz yani kendi iradenizle verdiğiniz hayır diyor ve kimlere verilebileceği açıklamasında da bulunuyor. Nedense bu ayette o yazıda yoktu, göremedim. Şimdi şu ayet iyi bakın ve üzerinde çok iyi düşünelim.


    Bakara Suresi 219. ayet; ." Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını.


    Gördünüz mü dostlar, ne diyor Rabbim, kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin. Hani yılda bir gelir gider hesabı nerede? Ama birileri güzelim dini ne hala getirmiş çok yazık. İşte Rabbim in adaleti, ne güzel açıklamış. Ama hala bu ayeti gördükleri halde, eeee ne kadar vereceğiz peki, bak belli değil, deme gafletini göstermektedirler. Demek ki Rahman ne kadar vereceğimizi kendimize bırakmış, ama bol bol vermemiz içinde kur’anda birçok tavsiyelerde bulunmuş. İşte buda imtihanımızın en zor kısmı olsa gerek.


    Gelelim kendi inandıkları adalete. Yazıda tüccar kazandığı net paranın %2.5 (1/40) ını zekat olarak verecek, köylü ekip biçtiği mahsulün eğer yağmur sulamışsa %10 unu (1/10) eğer kendi sulamışsa %5 ini (1/20) zekat olarak verecek diyordu. Basit hesapla zengin tüccar, köylüden dört kat eksik, yani köylü kardeşim tüccardan dört kat fazla zekât verecek öylemi? Doğrudur, bu Allahın adaleti değil, insanların adaleti çok normal. Şimdi devlet bile bu adaleti uygulamıyor, hiç şaşırmamak gerek. İşin en kötüsü de her kez bir yılın sonunda yaptığı bilânçoya göre yılda bir vereceği konusu. Doğrusu 364 gün fakiri düşünme 1 gün hatırla. Bu şekilde Rabbim in huzuruna gidersek ne olur dersiniz dostlar. Bence hiç ama hiç hesap veremeyiz derim. Bu bilgiler Kur an adaletine sığmadığı gibi, mantığa da sığmaz. Bu bilgiler Kuran dışı bilgilerdir, yine birkaç ayeti hatırlatmakta yarar var.


    İsra Suresi 36. Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.


    Ankebut Suresi 51. Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.


    Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.


    Yaradan, hakkında bilgin olmayan şeylerin ardına düşme diye bizlere öğüt veriyor. Devamında da, doğrusu bize kızgınlığını belli edercesine, Karşınızda okunan kitap sizlere yetmiyor mu diyor. En son yazdığım ayette de son noktayı koyuyor aslında Rabbim. Bu Kitaptan sorumlusunuz. Peki, dostlar bizler hangi kitaplara çalışıyoruz, evet söyleyin lütfen hangi kitaplara? Biliyorum söyleyemiyorsunuz, ama aklınızdan geçenleri biliyorum. Herkes kendisinden sorumludur, kim nereye çalışırsa iman ederse hesabını kendisi verecek. Bakın yukarıdaki adalete Rabbim ne diyor, insanların adaleti ne diyor.

    Rabbim ibadet konusunda bizlere Kur’an da ne yaparsan onun karşılığını kat kat veririm diyor ve başak örneğini veriyor. Yani bana 1 verirsen 700 misli sana iade ederim diyor. Anlayacağınız zekâtı ve vereceğimiz yardımı Rabbim insanların öz iradesine bırakıyor. İnfak etmeyi, yani zekât vermeyi hayır yapmayı, Rabbim kendisine bir borç vermek olarak gösteriyor bizlere kur’an da. Demek ki kefenin cebi varmış. Yaşarken malımızı hayırlarda kullanırsak, huzura gittiğimizde geri alacağımızı Rabbim bu şekilde müjdeliyor, tabi anlayana anlamak isteyene. Ama insanlar sanki Kur’anın eksikliğini gösterircesine, eeee ne kadar vereceğimiz yazmıyor diye diretebiliyor, Allah ıslah etsin.


    Bazı gerçekleri görebilmemiz için Allahın ipine sarılmalıyız, Rehberimiz kur’an ise gözler aydınlıktır doğruyu görür, eğer rehber beşer ise şaşması da çok normaldir. Şaşmak istemiyorsan Rahman a, üzülmek istemiyorsan rehbere sarılınız diyor Rabbim. Kur anı anlayarak okuyan tebliği bizzat alır, anlamadan okuyan aracı koyan kesinlikle yanılır. Allah oku ve düşün doğruyu bulacaksın diyor da, bizler bunun tersini yapıyorsak, kusura bakmayın gözlerimiz gerçeği göremediği gibi, kulaklarda doğruları asla duymayacaktır.

    SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

  2. #2
    egdt1970 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-04-2007
    Mesajlar
    1,176
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Rabbim yazıda da söylediği gibi zekâtın kimlere verilmesi gerektiği yazar. Her konuda olduğu gibi bunu da kimseye bırakmamıştır rabbim. Ayeti aynen hatırlayalım.
    Tevbe Suresi 60 Ayet; Sadakalar; Allah'tan bir farz olarak yalnızca şunlar içindir: Yoksullar, düşkünler, görevli olanlar, kalpleri ısındırılacaklar, özgürlüğünü kaybetmişler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmış kişi. Allah bilendir, hâkimdir.


    Gelelim zekâtın ne kadar verileceği konusuna. Bakın Allah kazancımızın zekât olarak nasıl dağıtılacağını yazdığı halde, sırf inandıkları hadislere ters düşmesin diye Kur an ayetini hadislere feda edebiliyorlar, Rabbim affetsin. Hemen hatırlatayım.
    Bakara Suresi 215. Sana (Allah yolunda) ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Verdiğiniz hayır (mal), ana-baba, yakınlar, öksüzler, yoksullar ve yolda kalmış(lar) içindir. Yaptığınız her hayrı muhakkak Allah bilir.

    Yaradan ne güzel açıklıyor sana soruyorlar Allah yolunda ne harcayayım diye oda cevap veriyor. Verdiğiniz yani kendi iradenizle verdiğiniz hayır diyor ve kimlere verilebileceği açıklamasında da bulunuyor. Nedense bu ayette o yazıda yoktu, göremedim. Şimdi şu ayet iyi bakın ve üzerinde çok iyi düşünelim.

    Bakara Suresi 219. ayet; ." Ve sana neyi infak edeceklerini de soruyorlar. De ki: "Helal kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını.

    Gördünüz mü dostlar, ne diyor Rabbim, kazancınızın size ve bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olanından artanını verin. Hani yılda bir gelir gider hesabı nerede?
    Not: Mavi ile renklendirdiğim kısımların orijinalinde "İNFAK" kelimesi vardır.
    Bu kadar saçmalamak için bayağı emek sarfetmişsin.İşin bu mu senin?..
    İNFAK/SADAKA ayetlerini alıp ZEKAT yorumu yapmanın yorumunu okuyanların dikkatine sunuyorum.
    Bu zat daha infakın ve zekatın,kelime ve uygulama olarak farkında değil..Görülüyor. Neden acaba?..Sakın icraatlarıyla ilgilenmediğinden olmasın?..
    Lafla şöyledir/böyledir demek kolay nasıl olsa.
    Bu zevata göre "namazın da şekli yoktur" muhakkak..Hani günde beş vakit kılınan namazdan.. Nasıl olsa kuranda detaylı yazmıyor ya!?..
    Yahu açıkça yazsanıza: "İNANMIYORUZ AMMA BÖYLE GÖRÜNÜP MİDE BULANDIRIYORUZ" diye.
    "Aklı ile öğünen kişi, hücresinin genişliği ile gururlanan mahkuma benzer."





  3. #3
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Mosmor etmişsiniz . İstediğiniz kadar hırpalayın cevap veremez .

    Adam geceleri çalışıyor . Konuyu açıp buharlaşıyor .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  4. #4

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Elbette cevap veririm ama cevap verenlerin kur'andan haberdar olması şartıyla. Başka sitelere bakın anlarsınız, cevap verip vermediğimi. Eğer kafalar beşeri bilgilerle doldurulmuş, gerçek rehberin bilgileri dışarıda kalmış ise, bu insana ne anlatırsan anlat boştur. Çünkü gözler perdeli, kulak ve gönül mühürlüdür.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    24-10-2005
    Mesajlar
    14,356
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Elbette cevap veririm ama cevap verenlerin kur'andan haberdar olması şartıyla. Başka sitelere bakın anlarsınız, cevap verip vermediğimi. Eğer kafalar beşeri bilgilerle doldurulmuş, gerçek rehberin bilgileri dışarıda kalmış ise, bu insana ne anlatırsan anlat boştur. Çünkü gözler perdeli, kulak ve gönül mühürlüdür.
    Sen bu konu başlığını burada açmışsın, sorulan sorulara da buradan cevap vermen gerekmez mi? burda açılan bir başlık ile ilgili sorulara huluk efendi nerede cevap vermiş diye insanlar site site dolaşmak zorunda mı?

  6. #6
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Elbette cevap veririm ama cevap verenlerin kur'andan haberdar olması şartıyla. Başka sitelere bakın anlarsınız, cevap verip vermediğimi. Eğer kafalar beşeri bilgilerle doldurulmuş, gerçek rehberin bilgileri dışarıda kalmış ise, bu insana ne anlatırsan anlat boştur. Çünkü gözler perdeli, kulak ve gönül mühürlüdür.

    Siz kimsiniz a kuzum ..? İlm-i tedrisatınız nedir , ne ile iştigal edersiniz ..? Siz , ilm-i konulardaki yeterliliğinizi nasıl ispat edebilirsiniz ..?

    Kişi karşısındakini kendisi gibi zannedermiş ..! Yani kör , yani perdeli , yani bilmeyen cahil , gafil , anlamayan bomboş birisi ..! Kendin gibi ...!

    Sen insanlara beşeri olmayan bilgiler mi enjekte edeceksin ..? Kendi anladığını , anladığını zannettiklerini , başkalarından aldıklarını satmayacakmısın ..?

    Allah 'ın ilmini sen kim oluyorsun ki anladığını , anlatabileceğini sanıyorsun ..?

    Kuran-ı Kerim 'i , yani Hakk Kelamını siz hangi akıl ve mantığınızla açıklayabileceğinizi , doğruyu ifade edebildiğinizi iddia edebiliyorsunuz ..?

    Öncelikle Evliyaullah 'ı kabul etmeyen , edemeyen bu zihniyetinizle neyi bilip , neyi bilmediğiniz gayet aşikar değilmi ..?

    Açmış olduğunuz konularda vurgu yapmak istediğiniz şey gayet açık değilmi..?

    Lafı eveleyip , geveleyip Evliyaullah 'a getiriyorsun . Kuran ayetlerine kendi aklınca tefsirler üretiyorsun , yalanlıyorsun . Allah 'ın Evliya 'm dediği Evliyaullaha karşı tutum sergileyebilmek için ayetleri yalanlıyorsun .

    Hadi gerçek rehberi bir anlat da bilelim . Hadisleri kabul etmeyen , mezhepleri kabul etmeyen , Kuran ayetlerini yalanlayan , değiştiren olarak açıkla bakalım . Kimmiş gerçek rehber ..?

    ‘‘Onlar ki, söz verip bağlandıktan sonra, Allah'a verdikleri sözü bozarlar. Allah’ın ziyaret edilip, hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler. Ve yer yüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.’’
    Bakara 27

    Muhakkak ki, Sana Bi'at edenler, gerçekte Allah'a bi'at etmektedirler. Allâh'ın eli, onların ellerinin üzerindedir Kim ahdini bozarsa, kendi aleyhine bozmuş olur. Ve kim Allah'a verdiği sözü tutarsa Allâh ona büyük bir mükâfât verecektir.
    Fetih 10

    Allâh şu mü'minlerden râzı olmuştur ki onlar, ağacın altında sana bi'at ediyorlardı, Allâh onların gönüllerinden geçeni bildiği için onların üzerine huzûr ve güven indirdi ve onlara yakın bir fetih verdi.
    Fetih 18

    Hadi ramazan uşağın gibi sen de çeviri yap bakalım . Hadi yalanla bakalım . Hadi akıl hocası olarak yukarıdaki ayetleri Kuran süzgecinden geçir bakalım . O dar kafalı süzgeçten arta ne kalacak , hep beraber görelim .

    Var zannettiğin süzgeç , aslında tek bir delik . Hem de kocaman . Süzdüğünü zannettiğin şey aslında kenarına bulaşmış olan bir kaç damla . Bunlara da kendi zann ların ile cevabı yapıştırıyosun , olduda bitti maaşallah ..

    Sen ve yancıların , Abdulkadir Geylani hz. , Mevlana Celaleddin-i Rum-i hz. , Seyyid Ahmed-el Kebir Rufa-i hz. , Seyyid Ahmed-el Bedevi hz. , Ahmed-el Yesevi , Hacı Bayram-ı Veli hz. , Hacı Galip Hasan Kuşçuoğlu ve daha niceleri ...!

    Bu Evliyaullah 'lardan da daha iyi bildiğinizi iddia edebiliyormusunuz ..?

    Bu zatların vermiş olduğu ilim ve tedrisattan daha iyisini ,daha doğrusunu verebileceğini mi zannediyorsun ..? Sen ne olduğunu , kim olduğunu , nerede olduğunu , nasıl olduğunu anlamaktan aciz , zavallı şahsiyet ...!

    İnsanlığa sen ve senin zihniyetindekilerin vermiş olduğunuz zararı kimse vermemiş , verememiştir .

    Himmet dede , himmet dede ,
    Kendisi himmete muhtaç , kime himmet ede ..!

    Evvela kendi aczini , kendi muhtaçlığını , kendi düşkünlüğünü , ihtiyaç sahibi olduğunu anlaman gerek . Bu benlik , kibir , ücub ile , az gititin , uz gittin , dere tepe düz gittin , bir de bak ki bir arpa boyu yol alamamışsın ...! Alamazsın da .

    Herkes kendi üzerine düşen görevini bilsin . Bu senin harcın değil . Bu fil lokmasını sen yiyemezsin . Bırak , yemek isteyenin önüne set kurma . Git başka işlerle uğraş .

    Şimdiye kadar yapılmış olan tefsirlerden uzak , hiç bilinmeyen , hiç bahsedilmeyen , hiç anlatılmamış olan bir şey bildireceksen , buyur ..! Yok , sen de aynı şeyleri geveleyeceksen , başka pazara ..!

    Asırlardır süre gelen , yılda bir verilen zekatı da kaldırdın ya yazıklar olsun sana zındık .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  7. #7
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Oku da İslam 'ın , Kuran 'ın neresindesin ,
    Ne kadarına vakıfsın gör ..!


    Bakara Sûresinin 43 . Ayetinde

    Namazı kılın, zekatı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

    Bakara Sûresinin 83 . Ayetinde

    Hani, biz İsrailoğulları’ndan, “Allah’tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese güzel sözler söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız, zekatı vereceksiniz” diye söz almıştık. Sonra pek azınız hariç, yüz çevirerek sözünüzden döndünüz.

    Bakara Sûresinin 277 . Ayetinde

    Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı kılan vezekat ı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır.

    Nisâ Sûresinin 162 . Ayetinde

    Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü’minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.

    Mâide Sûresinin 12 . Ayetinde

    Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. Allah şöyle demişti: “Sizinle beraberim. Andolsun eğer namazı kılar, zekatı verir ve elçilerime inanır, onları desteklerseniz, (fakirlere gönülden yardımda bulunarak) Allah’a güzel bir borç verirseniz, elbette sizin kötülüklerinizi örterim ve andolsun sizi, içinden ırmaklar akan cennetlere koyarım. Ama bundan sonra sizden kim inkar ederse, mutlaka o, dümdüz yoldan sapmıştır.”

    A’râf Sûresinin 156 . Ayetinde

    “Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik.” Allah şöyle dedi: “Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım.”

    Tevbe Sûresinin 60 . Ayetinde

    Sadakalar (zekatlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler, zekât toplayan memurlar, kalpleri İslam’a ısındırılacak olanlarla köleler, borçlular, Allah yolunda cihad edenler ve yolda kalmış yolcular içindir. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

    Tevbe Sûresinin 103 . Ayetinde

    Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

    Meryem Sûresinin 31 . Ayetinde

    “Nerede olursam olayım beni kutlu ve erdemli kıldı ve bana yaşadığım sürece namazı ve zekatı emretti.”

    Meryem Sûresinin 55 . Ayetinde

    Ailesine namaz ve zekatı emrederdi. Rabb’inin katında da hoşnutluğa ulaşmıştı.

    Enbiyâ Sûresinin 73 . Ayetinde

    Onları bizim emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlar işlemeyi, namazı dosdoğru kılmayı, zekatı vermeyi vahyettik. Onlar sadece bize ibadet eden kimselerdi.

    Hac Sûresinin 41 . Ayetinde

    Onlar öyle kimselerdir ki, şâyet kendilerine yeryüzünde imkan ve iktidar versek, namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, iyiliği emreder ve kötülüğü yasaklarlar. Bütün işlerin âkıbeti Allah’a aittir.

    Hac Sûresinin 78 . Ayetinde

    Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim’in dinine uyun. Allah sizi hem daha önce hem de bu Kur’an’da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit olsun, siz de insanlara şahit olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!

    Mü’minûn Sûresinin 4 . Ayetinde

    Onlar ki, zekatı öderler.

    Nûr Sûresinin 36,37 . Ayetinde

    Allah’ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alış verişin kendilerini, Allah’ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekatı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar buralarda sabah akşam O’nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar.

    Nûr Sûresinin 56 . Ayetinde

    Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Resüle itaat edin ki size merhamet edilsin.

    Neml Sûresinin 2,3 . Ayetinde

    Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

    Rûm Sûresinin 39 . Ayetinde

    İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.

    Ahzâb Sûresinin 33 . Ayetinde

    Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah’a ve Resülüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.

    Fussilet Sûresinin 7 . Ayetinde

    Onlar zekatı vermeyen kimselerdir. Onlar ahireti de inkar ederler.

    Mücâdele Sûresinin 13 . Ayetinde

    Başbaşa konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da, sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekatı verin, Allah’a ve Resülüne itaat edin. Allah bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    Müzzemmil Sûresinin 20 . Ayetinde

    (Ey Muhammed!) Şüphesiz Rabbin, senin, gecenin üçte ikisine yakın kısmını, yarısını ve üçte birini ibadetle geçirdiğini biliyor. Beraberinde bulunanlardan bir topluluk da böyle yapıyor. Allah gece ve gündüzü düzenleyip takdir eder. Sizin buna gücünüzün yetmeyeceğini bildi de sizi bağışladı . Artık Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun. Allah, içinizde hastaların bulunacağını, bir kısmınızın Allah’ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacağını, diğer bir kısmınızın ise Allah yolunda çarpışacağını bilmektedir. O halde, Kur’an'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, Allah’a güzel bir borç verin. Kendiniz için önceden ne iyilik gönderirseniz onu Allah katında daha üstün bir iyilik ve daha büyük mükafat olarak bulursunuz. Allah’tan bağışlama dileyin. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Mâ’ûn Sûresinin Açıklamasında

    107 - MÂ'ÛN SÛRESİ

    Mekke döneminde inmiştir. 7 âyettir. Mâ’ûn, yardım ve zekat demektir

    http://www.diyanet.gov.tr/kuran/resu...=4&Submit.y=13

    Zekat ile ilgili bu kadar ayet seni ilgilendirmiyor değil mi ..?

    Hadi neyse , sen bunlardan muafsın .! Vermeme gibi özgürlüğün var .
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  8. #8
    hughe adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-01-2007
    Mesajlar
    2,031
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Elbette cevap veririm ama cevap verenlerin kur'andan haberdar olması şartıyla. Başka sitelere bakın anlarsınız, cevap verip vermediğimi. Eğer kafalar beşeri bilgilerle doldurulmuş, gerçek rehberin bilgileri dışarıda kalmış ise, bu insana ne anlatırsan anlat boştur. Çünkü gözler perdeli, kulak ve gönül mühürlüdür.
    Şaşırmışlık alameti bu olsa gerek.

    Sen kimsin ki bize cevap vereceksin kardeşim. Hem Allahın kitabından başka bir şeye inanmayın diyeceksin hemde çıkıp güya insanlara din öğretmeye kalkacaksın. . Başka yerlerde yazdığın yazılarada bakmaya gerek yok buradaki yazılarına bakınca bile senin ne olduğunu anlamak mümkün.

    Sen açıkça;

    Mezhepleri kabul etmiyorum
    Tarikatleri kabul etmiyorum
    Tasavvufu kabul etmiyorum
    Alimleri kabul etmiyorum
    Fıkhı kabul etmiyorum diyemeyecek kadar cesaretten yoksunsun.

    Açıkça söylesene kardeşim korkma biz adam yemiyoruz.
    Bir sürü konu açmışsın hepsinde anlatılmak istenen aynı teraneler.
    Ramazana kızıyorduk ama hiç olmazsa o açıkça itiraf ediyor. Sende oda yok.
    Kendini laflarının arasına saklamaktan vazgeç korkma açıkça söyle ne olduğunu.
    Tartışmalardan kaçmak içinde laf ebeliği yapma yok Kur'an bilecekmişiz falan filan sen bildiklerini açıkça söyleyebilecek cesareti kendinde bulunca gel tartışalım Kur'andan.

    Kimse senin başka yerlere yazdığın yazılara bakmak zoruda değil. İlla okuyacaksam Kur'anı alır okurum sen kimsin ki senin yazılarının peşinden koşayım.
    Hem Kur'an okuyun diyorsun ondan başka rehber yok diyorsun. Hemde çıkıp yazılarımı okuyun diyorsun. Bune tutarsızlık böyle. Senin buralarda yazı yazman bile senin inancınla çelişiyor. Ortaya attığın fikirle çelişiyor. Düşüncenle çelişiyor. Kur'andan başka rehber yoksa eğer ayetleri koyar gidersin kendince anlamlar çıkartıpta bu böyledir şu şöyledir demezsin. Önce kendi içindeki bu tutarszılıkları gider ondan sonra gel. Biz hep buralardayız.
    Allah'ın ismiyle başlarım ki, O'nun ismine sığınmış kişiye ne yerdeki ne de gökteki hiç bir şey zarar veremez. ''O'' işitendir bilendir.

  9. #9
    cano.062 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-01-2009
    Mesajlar
    1,681
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Aşağıdaki cümlende kendini ne kadar güzel bir dille ifade etmişsin . Lüzumsuzluğun bu kadarına da pes denir .

    Bre çok bilmiş ..! Ölmüş adamı neden imama yıkatırlar ..? Hortumu çeşmeye takıp senin gibiler yıkayamaz mı ..?

    Neden musalla taşına koyup , cenaza namazı kılarlar ..? Namaz 'a ihtiyacı olduğundan mı , yoksa geçmişte kılamadığı cenaze namazlarının yerine geçsin diye mi ..?

    Neden imamsız defnedilmez , neden defnedilirken dua okunur ..?

    Sen her işten menfaat , çıkar sağlamaya , avanta yemeye alışmışsın . Allah 'ın rahmetine, mağfiretine , merhametine , lütuf ve ihsanına , kendi cürmün yerine koyup sınır çizmekten de edep , haya , sıkılma duymuyorsun .

    Alıntı halukgta tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Allah bilmeden, anlamadan okuduğumuz kitabın örneğini, merkebin taşıdığı kitaplara benzetir. Bizler İslam ı yaşamaya o kadar yanlış bir yerden başlamışız ki, anlamadan kuran 'ın tamamını hatim etmeyi bir meziyet görüp, daha sonrada yine anlamadan okuduğumuz bu hatim in sevabını da, ölmüşlerimize bağışlarız. Düşünebiliyor musunuz, kendimize bile anlamadan okuduğumuz için fayda sağlamadığı halde, yine amel defteri kapanmış, ölen birisine bağışlamayı ona fayda sağlayacağını, akıl ve mantığımıza sığdırabiliyoruz.
    Sen Allah 'ın rahmetini , merhamet ve mağfiretini ne sanıyorsun terbiyesiz ..?

    Kaç kişinin iman etmesine , inanmasına sebep vesile oldun ..? İnsanların samimiyetle okudukları , karşılığını Allah 'dan bekledikleri Kuran 'a hakaret etmeye utanmıyormusun ..? Allah 'ın yeryüzündeki sözcüsü senmisin ..?

    Kendi anlamadığın bir şeyi karşındakine nasıl anlatmayı , ifade etmeyi düşünüyorsun ..?

    Zekat neden tüm ayetlerde namaz ile birlikte anılmış ..? Bir bilgiye sahipmisin ..?

    Önce Kıyamet kopacak , ondan sonra amel defteri , tövbe kapısı kapanacak .

    Adam Camii yaptırmış , çeşme yaptırmış ,okul yaptırmış ,hastane yaptırmış. Milyonlarca kişi buralardan faydalanıyor . Bu kişinin amel defterini sen mi kapatacaksın ..? Rabbim açık kalacak buyuruyor .

    İnsanları dinden , imandan uzaklaştırıyorsun . Çek git buralardan .

    Allah 'ın rameti de , mağfireti de , merhameti ve lütfu ihsanı da namütenai . Senin buna aklın yetebilirmi ..?

    '' Namütenai '' ....! Ne demek ..? Şu demek ki , Rabbim ;

    Kulum bana dünya dolusu günah ile gelse ve bana şirk koşmasa , ben o kulumun bütün günahlarını affederim ..!

    Peki buna senin aklın yeter mi ..?

    '' Ey kendi nefisleri uğruna haddi aşan kullarım ..! Benden umudunuzu kesmeyin ''.

    Ya buna getireceğin bir açıklaman var mı ..?

    Peki ,kişinin amel defterinin kapanıp ,kapanmaması seni ne ilgilendiriyor ..?

    Zorlaştırmayın , kolaylaştırın , ikrah ettirmeyin , sevdirin . Bu seni ilgilendirir mi ..?

    Bırak kardeşim bırak bu safsataları , kendine ait olanları insanlara satmaktan vazgeç.

    Allah 'ın ilmini , kendi ilminle çözebileceğini zannediyorsun .

    Yeter ki sen kafaları bulandırma , kişi kendi anladığı ile daha doğru , daha samimi yol alır . Bu ölçü senin ölçün değil . Hakk 'ın ölçüsü , yaradan 'ın ölçüsü .

    Sen kaç kilosun ..?
    ''' Ummandan katre '''


    Sizden ücret istemeyen kimselere tabii olun , onların sözlerine kulak verin . Onlar hidayete ermiş kimselerdir.
    ( Yasin suresi , 21 )

  10. #10
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı hughe tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Şaşırmışlık alameti bu olsa gerek.

    Sen kimsin ki bize cevap vereceksin kardeşim. Hem Allahın kitabından başka bir şeye inanmayın diyeceksin hemde çıkıp güya insanlara din öğretmeye kalkacaksın. . Başka yerlerde yazdığın yazılarada bakmaya gerek yok buradaki yazılarına bakınca bile senin ne olduğunu anlamak mümkün.

    Sen açıkça;

    Mezhepleri kabul etmiyorum
    Tarikatleri kabul etmiyorum
    Tasavvufu kabul etmiyorum
    Alimleri kabul etmiyorum
    Fıkhı kabul etmiyorum diyemeyecek kadar cesaretten yoksunsun.

    Açıkça söylesene kardeşim korkma biz adam yemiyoruz.
    Bir sürü konu açmışsın hepsinde anlatılmak istenen aynı teraneler.
    Ramazana kızıyorduk ama hiç olmazsa o açıkça itiraf ediyor. Sende oda yok.
    Kendini laflarının arasına saklamaktan vazgeç korkma açıkça söyle ne olduğunu.
    Tartışmalardan kaçmak içinde laf ebeliği yapma yok Kur'an bilecekmişiz falan filan sen bildiklerini açıkça söyleyebilecek cesareti kendinde bulunca gel tartışalım Kur'andan.

    Kimse senin başka yerlere yazdığın yazılara bakmak zoruda değil. İlla okuyacaksam Kur'anı alır okurum sen kimsin ki senin yazılarının peşinden koşayım.
    Hem Kur'an okuyun diyorsun ondan başka rehber yok diyorsun. Hemde çıkıp yazılarımı okuyun diyorsun. Bune tutarsızlık böyle. Senin buralarda yazı yazman bile senin inancınla çelişiyor. Ortaya attığın fikirle çelişiyor. Düşüncenle çelişiyor. Kur'andan başka rehber yoksa eğer ayetleri koyar gidersin kendince anlamlar çıkartıpta bu böyledir şu şöyledir demezsin. Önce kendi içindeki bu tutarszılıkları gider ondan sonra gel. Biz hep buralardayız.
    Korkmayın korkmayın pirin dervişim demiyor adam. Derse o zaman korkun, gerçi deyincede ne yapacağınız belli olmaz. Siz ona aldırmayın, gidin böyle böyle diyenler var pirim ne diyorsun diye bir sorun.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ne kadar Zekat vereceginizi hesaplayin
    2005 Konuları bölümünde Sabit tarafından açılmış
    Yanıt: 18
    Son Mesaj: 04.02.06, 01:29

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •