Bugün "SÖZCÜ"nün sürmanşeti dikkatinizi çekti mi?
Emin ÇÖLAŞAN'ın köşe yazısını büyük puntolarla sürmanşete çekmişler.
Geri tarafını "POSTMEDYA" sitesinden aşağıya aldığım şu yazıyla öğrenelim:
======================================================
Gazeteci Emin Çölaşan, Fethullah Gülen'in kendisine gönderdiği "özel" bir mektubu açıkladı...
Emin Çölaşan'ın bugün Sözcü gazetesinde çıkan yazısının ilgili bölümü:
Günün birinde Fethullah'tan bir mektup aldım. ABD'den yazıp göndermişti. Bu mektubu lütfen bir kez daha okuyun ve içindeki her sözcüğü beyninize dikkatle yerleştirin. Hayatım boyunca beni seven, arkamdan gelen okuyucularımdan övgü dolu yüz binlerce mektup ve mesaj aldım ve alıyorum. Ancak içlerinden hiçbiri beni böyle yağlamıyor, hak etmediğim övgüler düzmüyordu.
Uygulanan taktik çok basitti
"Emin Çölaşan'a Kurban Bayramı'nı firsat bilip böyle bir mektup gönderelim, bu yolla onu da kafakola alıp susturalım."
Herkese bu gibi girişimlerde bulunup hedefi 12 den vurmayı başarmış ve pek çoğunda amaca ulaşmışlardı. Ama ben yemedim! Ektikleri tohum bende, başkalarında olduğu gibi tutmadı!.. Çünkü oynanan büyük oyunu kurulan siyasi tezgahı biliyordum.
Bu mektubu niçin açıkladım? İnsanları, çeşitli olanaklar sunarak, gerekirse yağlayıp ballayarak kendi saflanna nasıl çektiklerini göstermek ve belgelemek için. Bilmeyenlere, bilmek ve olanları anlamak istemeyenlere bir ders olmasını dilerim. Sevgili okuyucularım, bu yazıyı yazan kulunuz "Değerli gazeteci yazar, kıymetll insan, Saygıdeğer aydın, Emin Çölaşan Beyefendl" olarak hepinize saygılar sunar, bu vesile ile Fethullah Bey'in tam 11 yıldan bu yana Amerika'da bulunan ellerinden ve gözlerinden öperim!
===============================
Bu da o mektubun fotokopisiymiş..
Çok güldüm bu yazıyı okuyunca.
İlk önce o imza Hocefendinin imzası değil.
Her gün Mehtap TV'de yayınlanan "BAMTELİ" sohbetleri vardır. O sohbetlerin başlama ve bitiş jeneriği içinde Hocaefendi'nin imzası da canlı animasyon olarak verilir. 7'den 70'e herkes bilir Hocafendi'nin imzasını. Ama demek ki bu dümeni-tezgahı kurmaya çalışıp ellerine yüzlerine bulaştıranlar bilmiyorlarmış ki, böylesine komik bir duruma düşmüşler.
İkincisi; Hocaefendi'nin yazılarında konuşmalarında kullandığı terminolojiyi, kelimeleri, terkipleri, benzetmeleri herkes çok iyi bilir. Önüne arkasına isim-imza yazmadan bir yazıyı getirip önümüze koyalım, hemen Hocaefendi'ye ait olup olmadığı anlaşılr Bu zavallıların hazırladığı bu mektupta kullanılan dil-üslup ise asla ona ait değildir. Mesela Hocaefendi uydurukça kelime kullanmaz ve hele hele aynı satır içinde hem "değerli", hem "kıymetli" demez.
Bir başka şey de; Hocaefendi müthiş bir ediptir. Yazılı metinlerde asla cümle düşüklüğü yapmaz. Bugüne kadar 62 kitap yazmıştır. Hiç bir kitabının tek satırına musahhihler müdahale etmemiştir. Kendi kitaplarının musahhihi de yine kendisidir. Bu kısacık mektupta ise tüm cümleler sakat.
Kısacası; Emin ÇÖLAŞAN ve şürekası bu kez fenersiz yakalandılar.


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla



