Nükleer Karşıtı Platform Sekreteri Erdal Apaçık
Nükleer karşıtlarının biraraya geldiği mitingde NKP temsilcileri ve diğer nükleer enerji karşıtları mücadelelerini anlattılar.
Erdal Apaçık (Nükleer Karşıtı Platform Sekreteri):
NKP nükleer karşıtı mücadeleyi dünden bugüne yürüten bir yapıdır. Merkezi ve yerel anlamda örgütlü bir yapısı var. Başta meslek örgütleri olmak üzere birçok yapı platformda yer almaktadır.
Şu anda ikili anlaşmalarla nükleer santral kurulması planlanıyor. İkili anlaşmalar da meclis onayıyla yürürlüğe girer. Şu anda ana muhalefet partisi tarafından anayasa mahkemesine götürülen bir dava var. Gerektiğinde biz NKP olarak yer lisansı ve santral inşaatı gündeme geldiğinde hukuki anlamda gerekli mücadeleyi yürüteceğiz. Ancak bu meseleyi sadece hukuk mücadelesine indirgeyemeyiz. Her yerde örgütlü mücadele yürütmek önemli. Örneğin Akkuyu halkının santral iş olanağı yaratacakmış diyerek ikna etmeye çalışıyorlar. 17 Nisan’da Akkuyu’da 10 bini aşkın insanla zincir oluşturduk. Sinop’ta da aynı şekilde mücadeleyi yükseltmeye çalışıyoruz. Hükümet şu an İğneada’da üçüncü bir santral için hazırlık çalışmalarını sürdürmekte. Şu an İğneada’da da nükleer karşıtı platform kurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Türkiye enerjide yüzde 72-73 dışa bağımlıdır. Nükleer santralle beraber dışa bağımlılığın biteceği koca bir yalan. Dünyanın hiçbir yerinde bir ülkede başka bir ülkenin kurmuş olduğu nükleer santral bulunmuyor. Akkuyu’da kurulması planlanan santral Rusya tarafından kurulacak. Sahibi Rusya’dır santralin. Nükleerle beraber dışa bağımlılık daha da artacak. Nükleerin yakıtı olan uranyum ve toryum ülkemizde üretilmemekte, onlar da dışarıdan alınacak. Bu proje ile toplam 71 milyar dolar Rusya’ya gidecek. Bu da enerjinin ucuza mal edileceğinin yalan olduğunu gösteren diğer bir kanıt. Türkiye, güneş ve rüzgar enerjisinden faydalandığında, yüzde 20 enerji kaybını engellediğinde enerji sorununu halletmiş olacaktır.
Metin Gürbüz (NKP Sinop Yürütme Kurulu Üyesi):
Nükleer santral kazalarını tüp gaz patlamalarına benzeten, yıllar önce Çernobil için “radyasyon kemiklere iyi gelir” diyen zihniyete karşı buradayız. Daha bugün 40 yaşında bir arkadaşımızı toprağa verdik. Kimse bizi nükleer santralin yararlı bir şey olduğuna ikna edemez. Bugüne kadar Amerika’da, Çernobil’de ve Fukuşima’da yaşanan nükleer felaketler bize ne tür bir tehlike ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Türkiye bir deprem ülkesi ve biz de bir nükleer santral kurduğumuz takdirde bu riski almış olacağız.
Nükleer santral insalık için büyük bir tehlikedir. Sinop ve Mersin NKP’nin mücadelesi oldukça önemli. Türkiye’nin dört bir yanından nükleer karşıtları burada, Türkiye halkının iradesi burada.
Sabahat Aslan (Mersin NKP Dönem Sözcüsü):
17 Nisan’da Mersin – Akkuyu arasında binlerce insanın katıldığı bir zincir oluşturduk. Otuz noktada insanlar tüm renkleriyle kardeşçe el ele ‘Nükleer santrale hayır!’ dedi. Mersin halkı ve Akkuyu halkı nükleer santral yaptırmama konusunda oldukça kararlı. Önümüzdeki günlerde de iyi bir şekilde örgütlediğimiz eylemlerimizi sürdüreceğiz. Mayıs ayında Silifke’de bir miting yapmayı planlıyoruz. Tüm Türkiye’yi davet ettiğimiz bir miting olacak.
Pelin Batu:
Nükleer enerji gündemini uzun süredir takip ediyorum. Ama özellikle son günlerde daha yakından takip ediyorum. Fukuşima’dan sonra birçok ülke nükleer enerji kullanımı meselesini gözden geçirmeye başladı. Türkiye’de yapılması planlanan nükleer santraller 1950’lerdeki fizibilite raporlarına dayandırılıyor. Birçok arkadaşım “Nasıl olsa hükümet yapacak” diyor. Oysa bizim buna karşı çıkmamız ve mücadele etmemiz gerekiyor. Özellikle Sinop ve Mersin’de eylemler yapılmalı. Biz burada İstanbul’un sessiz kalmadığını gösteriyoruz. Ancak santrallerin yapılacağı bölgelerde eylemler yapılması daha önemli.
(soL – Haber Merkezi)


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


