• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
36 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    20-09-2005
    Mesajlar
    101
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Bizler inancımızı işte böyle yaşıyoruz.

    Geçen gün yeni bir yazımı sitelere eklemeye çalıştığımda, bir siteden yasaklandığımı gördüm. Yasaklanma nedeni olarak da aynen şu sözler yazıyordu.


    (Aşağıdaki sebepten dolayı yasaklandınız:

    “Benim emrettiğim veya nefyettiğim bir konu kendisine iletildiğinde, sakın sizden biriniz, koltuğuna yaslanmış olarak, biz onu bunu bilmeyiz, Allahın kitabında ne bulursak ona uyarız, işte o kadar derken bulmayayım. ( Ebu Davud)


    Evet, beni sitelerine girmemi yasaklamalarının nedeni olarak, peygamberimizin bu hadisinin olduğunu söyleyip, benim buna muhalif yazı yazdığımdan dolayı, yasaklandığımı yazmışlar. Önce peygamberimiz böyle bir söz söylemiş midir, gelin onu düşünelim. Eğer gerçekten söylediğine kanıt kur’an dan ve peygamberimizin kendi sözlerinden onay alırsak, ben büyük bir yanlış yapmışım demektir. Yok eğer bu hadis, kur’an dan ve yine peygamberimizin diğer hadislerinden onay almıyorsa, benim siteye girişimi bu nedenle engelleyenler, toplumun kur’an ile kucaklaşmasını engellemiş olacakları gibi, içimize sokulan hurafelerin temizlenmesine de engel olduklarını bilmelidirler. Bunun vebali ve sorumluluğu çok çetin olacaktır hesap günü.


    Benim her zaman hatırlatmaya çalıştığım, peygamberimizin bazı hadisleri vardır ki, bizlere çok önemli yol gösterir. Şimdide onlara bakalım.

    Benden sonra, benim adıma söylenecek çok söz duyacaksınız, Bu sözleri KURAN İLE KARŞILAŞTIRINIZ ki, benim sözüm olup olmadığı hakkında delalete düşmeyesiniz. Her kim ki, ben söylemediğim halde bu sözü peygamber söyledi dese, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.

    Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.
    Ebu Davud K. Etime 39/Tırmizi K. Libas 6 İbni Mace K. Etime 60/ El-Müracaat sayfa 20

    Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.
    İbni Hişam Siret 4 sayfa 332


    Ne dersiniz, bu örnek hadisler, yazımızın başında, benim sitelerine yasaklanmama neden olan, peygamberimizin hadisidir diye naklettikleri düşünceye, sözlere ters düşmüyor mu? Onay alıyor mu peygamberimizden? Peygamberimiz, benim adıma uydurulacak sözleri kur’an ile karşılaştırınız ki, benim sözüm olduğunu anlayasınız diyecek, Allahın helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır, bunun dışında hiçbir hüküm vermediğini belirtecek açıkça, daha sonrada ben, kur’an ın dışından da, onun bahsetmediği hükümleri veririm, onlara da uyacaksınız diyecek, öylemi dostlar? İşin ilginci, benim yasaklanmama neden olan hadisi nakleden olarak aynı isim, yani Ebu Davud ismi var, tam tersi düşünceyi nakleden isimde aynı. Ne dersiniz hangisi doğru olabilir? Seçim sizin.

    Allah kur’an da Kefh suresi 26. ayetinde, Kendi hükmünde hiç kimseyi ortak kılmaz dediği halde, bizler Allahın elçisini hangi konuma getirip, İslam dininden nasıl uzaklaştığımızın farkında bile değiliz. Bakın peygamberimizin yalnız hangi kitaba uyacağını söylüyor Rabbim.


    Ahkaf 9: De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahye dilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim.


    Değerli din kardeşlerim, biz neler söylediğimizin, kendimizce nasıl bir inanç yarattığımızı biliyor muyuz dersiniz. Allahın elçisi ben, bana vah yedilenden başkasına uymam diyor, bizler ise peygamberimizin uyduğu, Rabbin tebliği kur’an dışından da vahiylerin olduğuna inandırılıp onların peşine düşerek, bir bilinmezin kapısını aralama çabasında olduğumuzun farkında bile değiliz.


    Ankebut 18: Eğer siz yalanlarsanız, bilin ki, sizden önce bir takım milletler de yalanlamışlardı. Peygamberin görevi ise açık bir tebliğden ibarettir.


    Allah elçisinin görev ve sorumluluğunu çok açık ve net onlarca kez söylediği halde, bizler hala yanlış hurafe inançlarımıza, nasıl da kılıflar arıyoruz. Allah yunus suresi 109 ayetinde ne diyordu elçisine hüküm verme konusunda hatırlayalım.


    Yunus 109: Sana vah yedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hâkimlerin en hayırlısıdır.


    Görüyor musunuz? Hüküm veren yalnız Rabbim olduğu çok açık değil mi? Yine Nisa 105. ayetinde Rabbim elçisine bakın toplumu hangi kitap ile hükmet diyor.


    Nisa 105: Doğrusu Biz sana gerçeğin ta kendisi olan kitap (Kur'an)'ı indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hükmedesin. Sakın hainlerin savunucusu olma.


    Allah elçisine sana indirdiğimiz kur’an ile hükmet diyor, fakat birileri çıkıp, peygamberimizin kur’an dışından hükümlerinin olduğunu söyleyerek, kur’an da adeta çelişki yaratmaya çalışıyorlar. İşte bunları yapanların, yani Rabbim e ve elçisine iftira atanların, hesap günü yüzleri kapkara olacağını, Allahın onların yüzlerine asla bakmayacağını söylüyor. Tabi ebedi gidecekleri yerin neresi olduğunu, söylemeye gerek yok sanırım.


    Allah bu ve buna benzer şeylerin olacağını bildiği için, çok açık uyarısını yapıyor ve bakın ne diyor.


    İsra 36: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.


    Hakkında emin olamayacağımız bilgi, neler olabilir dersiniz? Elbette Rahmanın koruması altında olan kur’an ın dışındaki bilgiler. Ona uyan her bilgi, ondan onay alan her konu, bizlerin başının tacıdır. Günümüzdeki mezhepleri düşünün. Bazen aynı konuda dört farklı hadisten bahsedilir, hepside farklı. Peki, hangisi peygamberimizin sözüdür. Bunu nasıl anlayacağız? İşte kur’an hükümlerinden başka hükümler ararsak, sonucu meçhul bir yöne doğru gideceğimizi unutmayalım. Sorduğumuzda her mezhep kendi inancının doğru olduğunu söylüyor, en kötüsü hiç kimse bu bilgilere kur’an dan onay almayı ve en doğru bilgiye ulaşmayı dahi düşünmüyor.


    Şimdi vereceğim ayet, acaba elçisinin kur’an dışından da hükümler koyup, tebliğler yapmasına izin veriyor mu dersiniz? Acaba elçisinin nereye sarılmasını istiyor Rahman?


    Maide 67: Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.

    Zühruf 43: Sen, sana vah yedilene sımsıkı sarıl! Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yol üzerindesin.


    Bakın ne kadar açık her şey. Allah elçisine, sana indirdiğimi tebliğ et diyor. Bunu yapmazsan görevini yapmamış sayarım diye de ekliyor. Şimdide şunu düşünelim. Allah elçisine benim hüküm vermediğim konularda da sen hüküm verebilirsin diyor mu, birde ona bakalım.


    Hakka 44; Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi, 45- Yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık. 46 Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.


    Lütfen ayet üzerinde çok dikkatle düşünelim. Allah elçisi için, biz söylemediğimiz halde, bunlarda Allah katından hükümlerdir demiş olsaydı, onun canını alırdık diyor. Peki, bizler bu ayetleri bu kadar açık seçik gördüğümüz halde, peygamberimizin kur’an dışından da hükümleri, yasakları vardır, buna uymayanları sakın bulmayayım der mi? Der diyenler, çok iyi düşünmelidir derim bende.


    Son olarak bir ayet daha hatırlatmak istiyorum. Bakın rabbim hesabın görüleceği gün bizleri nereden sorumlu tutacağını söylüyor. Sizce bunu söyleyen Rabbimin ayetini tebliğ eden elçisi, yazımın başında benim yasaklanma nedenim olarak verilen hadisi doğruluyor onaylıyor mu, yoksa bunu söyleyenler buna iman edenleri, iftiradan dolayı cehennem mi bekliyor, ne dersiniz? Doğrusunu Rabbim bilir, bizlere düşen kur’an a sarılıp, onu anlamaya çalışmak olmalıdır. Hesabın görüleceği gün, tüm gerçekleri göreceğiz. Hepimiz kendi imtihanımızı yaşıyoruz, elbette imtihan olduğumuz kitabın kur’an olduğunun tebliği de çok açık. Yorum ve karar sizlerin.


    Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.


    Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK
    Bu mesaj en son " 28.05.11 " tarihinde saat 12:16 itibariyle halukgta tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    zaten insanların bir çoğo şirk koşarak iman ediyorlar ve bu günlerde artık imanın her şartına yani amentüye şirk koşar hale geldiler.

    ALLAH'a şirk koşuyorlar ve öyle yaratamaz böyle yaratamaz, şunu yapmak istemiş yapamamış biz yardımcı olalım gib düşünceler içindeler o nedenle de vesilecileri iman vermeye ve şefaatçi olmaya başladılar hemde özel insanlar olduklarını söyleyerek.

    Kurana şirk koşuyorlar; kuran'ı ALLAH açıklayamadı o nedenle her devre açıklayıcı gönderiyor diyorlar ve böyle demeklede peygambere ortak koşuyorlar,

    KURANIN AYETLERİNİN DIŞINA ÇIKARLARSA, DÜŞÜNCELERİNİN TUTAR BİR YERİ KALMAZ.

    Güzel bir yazı çok teşekkür ederim. bizim forum tam islam dinindeki özgürlükleri sağlayan bir forum senin dinin sana benimki bana senin düşüncen sana benimki bana diyen ve her tür düşünceye sayğısı olan bir forumdur.

    Küfür ve hakaret içermedikçe müdahele olmaz.
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  3. #3
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Kur'an'da bazı meseleler yüzeyseldir.Bunları nasıl anlayacağız?.Kendi görüşümüze göre mi karar vereceğiz yoksa bir müfessirin yorumlarıyla mı öğreneceğiz?.Benim bildiğim ve inandığım tek şey, hangi konu olursa olsun Kur'an ve sünnete aykırı ise o kabul edilmemelidir.Müteşabih ayetlere dikkat edelim diyorum.Müteşabih ayetleri yüzeysel mealler taşır.Bunu ancak dinde derin ulema olanlar bilir.
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  4. #4
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Sünnet kulların icadıdır. Kuran ALLAH'ın kelamıdır ve her şey insanların anlayacağı şekilde açıklanmıştır. İnsanlar anladığı kadar da sorumludur. Her insanda kendi kapasitesine göre anlar ve bu yeterlidir.

    Zaten kuranın anlatığından anlamayan insan hiç bir yaratılmışın anlatığınıda anlayamaz. Sadece yaratılmışların takdirini kazanmak için anlamış gibi davranır.

    ALİ-İMRAN
    7 – Bu muazzam kitabı sana indiren O’dur. Onun âyetlerinin bir kısmı muhkem olup bunlar Kitabın esasıdır. Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak, insanları saptırmak ve kendi arzularına göre yorumlamak için müteşabih kısmına tutunup onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onların hakikatini, gerçek yorumunu Allah’tan başkası bilemez. İlimde ileri gidenler: “Biz ona olduğu gibi inandık. Hepsi de Rabbimizin katından gelmiştir.” derler. Bunları ancak tam akıl sahipleri düşünüp anlar ve şöyle yalvarırlar:
    8 – “Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!”

    bak bu ayet çok güzel bir şekilde açıklama getiriyor. ''8 – “Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla.'' diyor.

    Bu neye benziyor biliyormusun ben yasin 79 ncu ayette yaratmanın her türlüsünü bilir dediğim halde senin çıkıp öyle yaratmadı dediğine benziyor.
    Bu mesaj en son " 16.07.11 " tarihinde saat 10:42 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  5. #5
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı RAMAZAN TOPTAŞ tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sünnet kulların icadıdır. Kuran ALLAH'ın kelamıdır ve her şey insanların anlayacağı şekilde açıklanmıştır. İnsanlar anladığı kadar da sorumludur. Her insanda kendi kapasitesine göre anlar ve bu yeterlidir.

    Zaten kuranın anlatığından anlamayan insan hiç bir yaratılmışın anlatığınıda anlayamaz. Sadece yaratılmışların takdirini kazanmak için anlamış gibi davranır.

    ALİ-İMRAN
    7 – Bu muazzam kitabı sana indiren O’dur. Onun âyetlerinin bir kısmı muhkem olup bunlar Kitabın esasıdır. Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak, insanları saptırmak ve kendi arzularına göre yorumlamak için müteşabih kısmına tutunup onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onların hakikatini, gerçek yorumunu Allah’tan başkası bilemez. İlimde ileri gidenler: “Biz ona olduğu gibi inandık. Hepsi de Rabbimizin katından gelmiştir.” derler. Bunları ancak tam akıl sahipleri düşünüp anlar ve şöyle yalvarırlar:
    8 – “Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!”

    bak bu ayet çok güzel bir şekilde açıklama getiriyor. ''8 – “Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla.'' diyor.

    Bu neye benziyor biliyormusun ben yasin 79 ncu ayette yaratmanın her türlüsünü bilir dediğim halde senin çıkıp öyle yaratmadı dediğine benziyor.
    Sünnet kulların icadıdır. Kuran ALLAH'ın kelamıdır ve her şey insanların anlayacağı şekilde açıklanmıştır. İnsanlar anladığı kadar da sorumludur. Her insanda kendi kapasitesine göre anlar ve bu yeterlidir.
    Ramazan!.Gerçekten senin aklından sorunun mu var?.Yahu sen peygamberin sözlerini, yani hadislerini inkar mı ediyorsun?.Sana defalarca anlattık hala akıllanmadın mı? Sen sırf kendi kıt aklınla Kur'an'ı yorumlama demedk mi, kaç defa bunu tekararlayıp soruyorsun?

    Yeniden, ayeti kerimlerle bunu ispat edelim bakalım:

    Resûlüne imân ve itâat olmadan Allah'a imân ve itâat olmaz. Çünkü Allah, kendine itAati, bir çok âyette, Resûlü ile birlikte zikretmistir. Meselâ buyuruyor ki:

    Resûle itaat eden, Allah'a itaat etmiş olur. (Nisâ Suresi- 80)

    (Resûl, size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan sakının!) (Haşr Suresi- 7)

    (De ki "Eğer Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki Allah da sizi sevsin!) (Al-i İmrân Suresi- 31)

    Bu âyet-i kerîme inince, münâfiklar, şimdi ki mürted ve zındıklar gibi, "Muhammed kendine tapılmasını istiyor" dediler. Bunun üzerine aşağidaki ayet-i kerîme indi.

    De ki, "Allah'a ve Peygambere itaat edin! Eğer (Peygambere uymayıp) yüz çevirirlerse, kâfir olurlar. Elbette Allah kâfirleri sevmez. (Al-i-İmran Suresi-32)

    Allahü teâlâ, Peygamber efendimize itâati emrettigi gibi, ona muhalefeti, isyânı da yasaklamıştır.

    Kim Allah'a ve Resûlüne isyân eder ve Hududullahi aşarsa Allah onu, temelli kalacağı Cehenneme sokar. (Nisâ Suresi-14) [Hududullah, Allah'in emir ve yasaklarıdır.

    Doğru yol belli olduktan sonra, Peygambere karşı geleni ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyanı, o yolda bırakır ve cehenneme sokarız. (Nisâ Suresi- 115)

    Allah'a ve Resûlüne isyan hakkında;

    Allah ve Resûlüne karşı gelen, bilsin ki Allah'in azâbı çetindir. (Enfal Suresi- 13)

    Ey îmân edenler, sizi hayat verecek seylere (dinin emîrlerine) da'vet edince, Allah'a ve Resûlüne icâbet edin!(Enfâl Suresi- 24)

    Allah'a ve Resûlüne karşı gelen, apaçık sapıklığa düşmüş olur (Ahzâb Suresi- 36)


    Sünnet-i seniyyeye uymanin farz oldugunu yukarıda ayet-i kerîmelerle bildirdik. Bu konudaki hadîs-i serîflerden birkaçı da şöyledir:

    Bana uyan Cennete girer, isyân eden giremez. [Buhârî]

    Resûlün haram kılması, Allah'ın haram kılması gibidir. [Tirmizî]

    Allah'ın kitabına, Peygamberin sünnetine sarılan sapıtmaz.[Hâkim]

    Sünnetimden yüz çeviren benden değildir. [Müslim]

    Benden sonra ihtilâflar çikar. O zaman sünnetime ve hülefa-i raşidinin sünnetine uyun!) [Tirmizî]

    Kur'an-ı Kerim Peygamber efendimize inmiştir. Muhatabı odur. Ashâb-i kirâm, Peygamber efendimize, Kur'ân-i Kerîmin açıklamasını sual ederdi.. Açiklamayiı gerektirmiyen ayetler hariç, her âyetin açiklamasini bilen yalnız odur. Resûlullah efendimizin bildirdiğinden başka türlü açiklamak yanlış olmakla kalmaz, Allah'a ve Resûlüne iftira olur. Hiç bir kimse, Peygamber efendimizden daha iyi bildiğini söyleyemez. Çünkü Allahü teâlâ buyuruyor ki:

    Size kitabi, hikmeti getiren ve bilmediklerinizi öğreten bir Peygamber gönderdik. (Bakara Suresi- 151)

    Demek ki, Peygamber efendimiz, Kur'an'ın dışında , bir de hikmet getirmiştir.

    Ayrıca, Kurân-i Kerîm'e rağmen, insanlarin bilmediği şeyleri de öğretmiştir. Allah, hikmet ehlini de övmüştür:

    Allah, hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilmişse, muhakkak ona çok hayr verilmistir. (Bakara Suresi- 269)

    Hikmet, fen manasına geldiği gibi, fıkıh ilmi manasına da gelir. (Dürr-ül muhtâr)

    Peygamber efendimiz, İbn-i Abbas hazretleri için, (Yâ Rabbî, bunu fakîh kil, hikmet sâhibi eyle ve buna Kur'ân-i kerîmin bilgilerini ihsân eyle) buyurdu. (Buhârî)

    Kur'an'ı, ehli olan açıklar

    Peygamber efendimiz, fıkıh bilgilerini de Ashab-ı Kiram'a öğretmiştir. Peygamberimizin ögrettiklerine "sünnet" dendiği için, öğrettiğii fikh ilmine de sünnet de denir.

    İmam-i Şâfiî hazretleri, (Bu âyetteki hikmet'ten maksat, Resûlullah'ın sünnetidir. Önce Kur'an zikredilmiş peşinden hikmet bildirilmistir) buyuruyor. (Risâle s.78)

    Kuran-i Kerîm açiklamasiz ögrenilseydi, Peygamber efendimize, (teblig et yeter) denilirdi, ayrica (açikla) denmezdi. Halbuki, açiklanmasi da emredilmistir:

    Kur'an'ı insanlara açıklayasın diye sana indirdik. (Nahl Suresi-44)

    Biz bu Kitabı, hakkında ihtilâfa düştükleri için, herşeyi insanlara açıklayasın ve imân eden bir kavme de hidâyet ve rahmet olsun diye sana indirdik. (Nahl Suresi-64)

    Bu âyet-i kerîmeler, açiklamayı gerektiren ayetlerin bulunduğunu gösterdiği gibi, bunu açiklamaya Resûlullah efendimizin yetkisi olduğunu da göstermektedir.

    Kuran-i Kerîm'de her bilgi vardir. Ancak açik değildir. Peygamber efendimiz bunlari vahy ile ögrenmiş ve ümmetine bildirmiştir. Bir ayet-i kerîme meâli:

    Onun sözleri vahydir. (Necm Suresi- 4)

    Hz.Cebrâil, Peygamber efendimize gelip 5 vakit namazin her şeyini bizzat tatbîkî olarak ögretmistir.

    Peygamber efendimiz de "Namazı benim kıldığım gibi kılınız" buyurmustur. (Buhârî)

    BAK RAMAZAN, ŞİMDİ SANA BU KADAR AYET VE HADİSLER VERDİM.BU SAATTEN SONRA SIRF MİSİLLEME OLSUN VE POLEMİK OLSUN DİYE BURAYA YAZARSAN SENİN ART NİYETLİ OLDUĞUNU ANLAMIŞ OLURUM.TEKRAR EDİYORUM KUR'AN'DA ANLAŞILMAYAN MESELELERDE HADİS-İ ŞERİFLER CEVAP VERMEKTEDİR.KURU KURUYA SADECE MEALLERLE YETİNİRSEN SINIFTA KALIRSIN.KAFANDA Kİ ATGÖZLÜĞÜNÜ ÇIKAR VE İSLAM'A OBJEKTİF PENCEREDEN BAK O ZAMAN GERÇEKLERİ GÖRMEYE BAŞLARSIN...YİNE VERMİŞ OLDUĞUM HADİS-İ ŞERİFLER TAMAMEN SAHİH OLANLARIDIR.AKSİNİ İNKAR EDEN KAFİR OLUR.

    Altta ki imza yazımı bir kez daha iyi anla!...
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

  6. #6
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Hiç olmasa kuranın ayetlerini inkar etmiyorum.

    Hem sizlerinde dediği gibi peygamberin sözü olduğuna dair rivayetler.

    Hem sen kendi kıt aklın olduğunu idia ettiğin halde benim düşüncelerim hakkında nasıl böyle yorum yapabiliyorsun.

    Hem ben peygamberimizn sözlerine inanmıyorum demedim ki

    Örnek verecek olursam benim sözlerimi yazmayın demiş. Yazmamışlar ve 100 yıl sonra bu sözüne inanmayanlar onun sözü diye bir çok söz toplamışlar, içlerinden doğrusuda var eğriside var.

    Kuran yeterlidir derken ALLAH'ın bu sözünü bırakıpta doğruluğu şaibeli sözlerin arkasına mı düşeyim.
    Bu mesaj en son " 16.07.11 " tarihinde saat 12:22 itibariyle RAMAZAN TOPTAŞ tarafından düzenlenmiştir...
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    "Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak, insanları saptırmak ve kendi arzularına göre yorumlamak için müteşabih kısmına tutunup onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onların hakikatini, gerçek yorumunu Allah’tan başkası bilemez."

    Aklı olan bi insanın bu ayetlerden anladığı nedir?

  8. #8
    RAMAZAN TOPTAŞ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2009
    Mesajlar
    9,424
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    ..............................................Bunları ancak tam akıl sahipleri düşünüp anlar ve şöyle yalvarırlar:
    8 – “Ey bizim kerîm Rabbimiz, bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen!”
    CUMA6 – De ki: “Ey kendilerine Yahudi diyenler! İnsanlar arasında yalnız kendinizin Allah’ın dostları olduğunu iddia ettiğinize göre, bu iddianızda tutarlı iseniz, haydi hemen ölmeyi temenni edin de bir an önce O’na kavuşun.
    ENBİYA23 – O, yaptıklarından sorumlu değildir. O’nu sorguya çekecek kimse yoktur, ama insanlar mutlaka sorgulanacaklardır.
    30 – Hakkı, inkâr edenler görüp bilmediler mi ki göklerle yer bitişik (bir bütün) idi, onları Biz ayırdık, hayatı olan her şeyi sudan yaptık. Hâlâ inanmayacaklar mı?

  9. #9

    Kayıt Tarihi
    02-02-2011
    Mesajlar
    2,811
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    2
    Üzerinde konuşmak bile gereksiz...Allah,Kitap'ta ne kadar açık ve öz bir şekilde anlatmış.
    Bu mesaj en son " 16.07.11 " tarihinde saat 12:41 itibariyle Dostluk ve barış tarafından düzenlenmiştir...

  10. #10
    ÇOK GENİŞ FİKİRLİYİMDİR. DETEKTİF adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-03-2010
    Mesajlar
    6,659
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Dostluk ve barış tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    "Âyetlerin bir kısmı ise müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar sırf fitne çıkarmak, insanları saptırmak ve kendi arzularına göre yorumlamak için müteşabih kısmına tutunup onlarla uğraşır dururlar. Halbuki onların hakikatini, gerçek yorumunu Allah’tan başkası bilemez."

    Aklı olan bi insanın bu ayetlerden anladığı nedir?


    Müteşabih ayetlerin genel yorumlarında;bir yaklaşım, vahyin akıldan üstün olduğudur. Dolayısıyla vahyin akla rücu edilmesini ya da akılla vahyin ölçülmesini,akla uygun olup olmadığının ölçülmesini, vahye akıldan daha küçük bir seviye atfetmek manasına geleceğini, dolayısıyla vahiy eğer Kelamullah'sa, Allah’ın sözüyse o zaman buna insan aklına uygundur veya değildir diye yargılamanın ya da değerlendirmenin, vahyi, yani Kelamullah'ı, Allah’ın sözünü hiç şüphesiz insan aklından daha düşük bir düzeye indirgemek manasına gelir düşüncesiyle reddetmişlerdir.Anlayacağınız, açıklama cesaretini gösterememişlerdir.

    Vahiy akılla temellendirilmesi ya da vahyin (Allah’ın sözünü) Kur'anın insan aklıyla sorgulanması ya da meşrulaştırılması gibi meseleler söz konusu değildir, böyle bir şey söz konusu olamaz.
    Çünkü biri Kelamullahtır, öbürü insan aklıdır. Biz hangi cesaretle Kelamullah'ı, Allah’ın sözünü insan aklına uygundur ya da değildir diye değerlendirmeye kalkıyoruz? Böyle bir şey yanlıştır. Çünkü vahyin statüsü, onun var oluş düzeyi, hiç şüphesiz insanın var oluş düzeyinden çok daha yüksektir. O yüzden, vahyi akla uygundur ya da değildir diye yargılamak yanlıştır.

    Mesela Kur’an-ı Kerim’de , Allah’ın yüzünden söz edilir… Böyle bakılınca, Cenabı Allah’ın eli, yüzü ve belli bir yerde oturması babında insana teşbih edilebileceği gibi bir yaklaşım ortaya çıkar. Yani eğer biz lafızıyyen olarak okursak ki biz buna yüzeysel yani olduğu gibi mealle okuma diyoruz, sembolik okumanın karşıtı olarak böyle okunmaktadır.. Yüzeysel okuduğunuz zaman, hiç şüphesiz İslam literatüründe mücessime denilen yani Allah’ın bir tür cisimleştirilmiş insan biçiminde tasavvur edilmiş, tahayyül edilmiş bir kimliğini ortaya koyar.
    Kur'an böyle okunduğu zaman, mücessime anlayışın, yani Allah’ın insana cismi olarak teşbih edilebileceğini, insana benzetilebileceğini ama başka bir okuma söz konusu olduğunda eğer, sembolik okuma söz konusu olursa; o zaman yüzün, elin ve oturmanın farklı biçimde yorumlanabileceğini öne sürmüşlerdir… “Yoksullara yardım elinizi uzatınız” dediğimiz zaman oradaki el hangi manaya geliyorsa mecazi olarak, Kur'an’da kast edilen "Yedullah" da işte böylesine bir eldir. Yardım elini uzat denildiğinde elimizi böyle mi uzatıyoruz? Bir şeyler veriyoruz.
    Dolayısıyla bir kelimenin literal manası vardır… bir de onun yan anlamları vardır, mecazi anlamları vardır. “Başına taş düşsün” dediğimiz zaman, onun başına koca bir taş düşmesini kast etmiyoruz, başka bir şey kast ediyoruz. “Allah belanı versin” anlamında olup beddua ediyoruz, gibi....

    Müteşabih ayetlerinin izahı çok geniştir.Bizim Ramazan sadece Kur'an'ı yüzeysel meallerle okursa tabii ki yolunu sapıtacaktır.Bunun içindir ki gerçek mütefessir ve müctehid alimlere son derece ihtiyaç vardır.Ramazan bildiğini gerçek ve doğru sanır.Oysa çok yanıldığını defalarca söylediğimiz halde bir türlü inadından vazgeçmek istemiyor, bu da bizi üzmektedir...

    Ben kimseye zorla inandıracağım ve kabul ettireceğim diye bir derdim de olmaz.Maksadım, samimi olarak herkesi yanlış fikirlerden ve düşüncelerden arındırmaktır.Ben delilsiz hiçbir şey burada yazmak istemiyorum.Yanlış ve isabetsiz deliller gerçekleri anlatmakta hep karanlık yollları göstermiştir.Bu yüzden ben her seferinde bir çok hatalı yazışmaları dikkate alarak uyarıda bulunuyorum.Bana birisi kalksın desin ki "Ey arkadaş sen şunu yanlış söylüyorsun bak bunu buraya niye yazdın?" dese ben hemen harekete geçip, "hakikaten yanlış mı yazdım acaba?" diye kendi kendimi yoklarım.Yanlış yazmış isem onu düzeltmeye çalışırım.Kendi fikirlerimi zorla dayatmaya çalışmak bu bana ters düşer.Bu yüzden yazışmalarımda azami gayret göstermeye çalışıyorum...
    Bu mesaj en son " 16.07.11 " tarihinde saat 12:54 itibariyle DETEKTİF tarafından düzenlenmiştir...
    Adaleti çiğneyen devlet adamlarını cezalandırmayan milletler çökmek zorundadır. HZ. MUHAMMED (S.A.V.).

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Protesto böyle olur işte!!!
    2006 Konuları bölümünde attilahun tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 15.02.06, 22:44

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •